{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1786 <br>KARAR NO\t: 2024/2059<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/277 E.  -  2022/81 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/03/2022 Tarih ve 2021/277 Esas - 2022/81 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2020 yılında \"...\" adlı bir yayın serisi başlattığını, bu seri için görselli ve sloganlı karma bir logo/marka oluşturulduğunu, oluşturulan bu markanın stilize edilmiş özgün bir marka olduğunu ve ABD bayrağını doğrudan yansıtmadığını, ayrıca oluşturulan bu markanın menşe ülkesi de dahil bir çok ülkede tescil edildiğini, bu sebeple de dava konusu 2020/124765 sayılı \"Şekil+...\" ibareli marka tescil başvurusunun Paris Sözleşmesinin 2. mükerrer 6. maddesi kapsamına bir aykırılık teşkil etmediğini, TÜRKPATENT’in 2021 tarihli Marka İnceleme Kılavuzunda devletlere ait bayrakları içeren marka başvurularının değerlendirilmesi için üç aşamalı bir test uygulandığını, son aşamada \"yetkili merciden izin alınıp alınmadığının kontrol edilmesi\" gerektiğini, ABD'deki tescilin gereken iznin alındığı anlamına geldiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK 2021-M-5299 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, marka olarak tescili talep edilen \"...\" logosunda yer alan grafik unsurların, ABD bayrağındaki renkler ve figüratif ögelerle benzer bir düzenle ve eşit parçalarla yer aldığını, ayrıca markada bulunan \"...\" ibaresinin de ABD bayrağına yönelik güçlü bir algı oluşturduğunu, dolayısıyla dava konusu edilen markanın 6769 s. SMK'nın 5/1-g bendi uyarınca tümden reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, marka olarak tescili istenen logonun 6769 sayılı SMK’nın 5/1-g atfı sebebiyle Paris Sözleşmesi 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi 1-a hükmü uyarınca; \"koruma altındaki devlet ambleminin aynısının münhasıran veya markanın bir unsuru olarak marka başvurusuna konu edilmesi\", \"ilgili amblemin hanedan/hükümranlık armacılığı yönünden her tür taklidi olarak kabul edilebilecek nitelikteki benzerinin münhasıran veya markanın bir unsuru olarak marka başvurusuna konu edilmesi\", \"amblemin ait olduğu devletin yetkili mercilerinden işaretin tescili için izin alınmamış olması\" kriterlerince üçlü bir değerlendirmeye tabi tutulduğu, bu değerlendirmede: İşaretin zemininde ABD bayrağının tüm unsurlarıyla birlikte, ABD haritası üzerine konuşlandırıldığı ve bu unsurların üzerine de mavi renkli büyük puntolu harflerle “...” ibaresi ile daha düşük puntolu beyaz renkli harflerle “...” ibaresinin yazıldığı, işareti oluşturan zeminde ABD bayrağının aslına uygun olarak temsil edildiği ve kuvvetli/özel bir stilizasyon içermediğinden, orijinal ABD bayrağının görünümünü veya etkisini veren bir unsur olarak kullanıldığı, bayrak unsurunun esas/baskın karakter olarak kullanılıp kullanılmaması kriterinin de SMK 5/1-g uyarınca değerlendirme bakımından bir gereklilik arz etmediği, “işaretin bir unsuru” olarak kullanılmasının yeterli bulunduğu, davacı tarafça işaretin ABD'de 88886314 sayı ile tescile bağlandığı, bu sebeple de üçüncü kriter olan \"amblemin ait olduğu devletin yetkili mercilerinden işaretin tescili için izin alınmamış olması\" kriterinin karşılandığı öne sürülse de söz konusu iznin alındığını gösterir belgenin dosya kapsamına sunulmadığı, kaldı ki USPTO (Amerikan Marka ve Patent Ofisi) tarafından tescil edilen markaların, Türkiye'deki tescil sürecine doğrudan etkisinin olmadığı, Türkiye'deki tescil için özellikle bayrak gibi resmi işaretler için, Türk mevzuatına uygun izinlerin alınmasının gerektiği, sadece UPSTO'nun dava konusu işareti \"marka\" olarak tanımasının ABD nezdinde de izin verildiği anlamına geldiğinin kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca Paris Sözleşmesi uyarınca da marka tescil başvurularında, her ülkenin yerel yasalarına uyulması gerektiği, mevcut durumda işaretin Türkiye'de marka olarak tescili için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  2020/124765 sayılı tescili talep edilen logonun özgün bir marka olduğunu, ABD bayrağının bir gösterimi olmadığını, bu haliyle SMK 5/1-g kapsamına bir aykırılık teşkil etmediğini, kaldı ki işaretin menşei ülkesi dahil pek çok ülkede marka olarak tescil edilmesinin Paris Sözleşmesi 2. mükerrer 6. maddesine bir aykırılık teşkil etmediğini gösterdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 14.10.2020 tarihinde 2020/124765 sayılı \"Şekil+...\" ibareli işaretin 41. sınıfta bulunan “Televizyon, internet ve ağ tabanlı uygulamalar tarafından erişilebilen siyaset, haber, güncel olaylar ve güncel ilişkileri içeren süregiden televizyon proğramları şeklinde eğlence ve eğitim hizmetleri.” için tescil başvurusunda bulunduğu, 2020/124765 sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında Markalar Dairesi Başkanlığı'nca SMK m.5/1-g hükümü uyarınca reddine karar verildiği, davacının bu karara itirazının 2021-M-5299 sayılı YİDK kararı ile reddedildiği, bu kararın davacı marka vekiline 27.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde 24.09.2021 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıya ait 2020/124765 sayılı \"Şekil+...\" ibareli marka başvurusunun 6769 sayılı SMK m.5/1-g hükmü uyarınca mutlak tescil engeli barındırıp barındırmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.<br>6769 sayılı SMK m.5/1-g hükmüne göre, Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler, marka olarak tescil edilemezler. SMK m.5/1-g ve bu madde hükmünün atıfta bulunduğu Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer 6. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, anılan düzenlemeler ile taraf devletlere veya uluslararası kuruluşlara ait resmi amblem ve kontrol damgalarının, diğer taraf devletler nezdinde tescil başvurusuna konu edilemeyeceği öngörülmektedir. Üye devletler bu konuda gerekli önlemleri almak, bu tür başvuru taleplerini reddetmek ve tescil edilmiş ise bunları iptal etmek için uygun ve gerekli tedbirleri almak zorundadırlar. Bu düzenlemelerle bir marka başvurusu reddedilirken, işaretin \"herkesin kullanımına açık bırakılmasındaki\" üstün menfaat gerekçesi amaçlanmamakta, aksine \"taşıdığı kamusal değer\" sebebiyle işaretin herhangi bir kimse tarafından izinsiz kullanılması, başlı başına hukuka aykırılık nedeni teşkil etmektedir. Başka bir deyişle işaretin sahip olduğu bu kamusal değer, onun \"ticarileştirilmemesi\" zorunluluğunu yaratmaktadır. <br>SMK m.5/1-g ve Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer 6. madde hükümlerine göre; Paris Sözleşmesi'ne taraf devletlere ait flama, mühür, damga, bayrak, arma, fors, resmi kontrol, garanti amblemi, damgası ve diğer hükümranlık göstergesi olan işaretlerin, ortalama tüketicilerin algısında bire bir aynılarının veya armacılık sanatı açısından taklitlerinin \"izinsiz\" tescili mümkün değildir. Yasağın kapsamına bu işaretleri münhasıran, esas unsur veya yan unsur olarak içeren tescil başvuruları girmektedir. Yasağa ilişkin değerlendirme, tescilin istendiği mal veya hizmet sınıfları göz ardı edilerek yapılacaktır. Ayrıca başvuru konusu markanın içerdiği diğer unsurlar da Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer 6. maddesinin 1. fıkrası hükmü çerçevesindeki değerlendirmede dikkate alınmaz. Başka bir deyişle devlet amblemleri açısından, başvurunun kapsadığı mal veya hizmetlerin niteliği, karıştırılmaya mahal verip vermemesi yasağın uygulama şartlarından biri değildir. Dolayısıyla tescili istenen işaretin, devlet amblemlerinin bire bir aynısı veya hanedan armacılığı açısından taklidi olduğu tespit edildiğinde yasak, karıştırılma ihtimaline bakılmaksızın tüm mal ve hizmetleri kapsayacak biçimde uygulanmalıdır.<br>Taraf devlet egemenlik sembollerinin ve uluslararası örgüt amblemlerinin SMK m.5/1-g hükmü anlamında mutlak tescil engeline tabi tutulması, iki şekli şarta bağlanmıştır. Bunlardan ilki ilgili resmi makamın (devlet, topluluk, uluslararası kuruluş, birlik, bölgesel yönetim vb.) izninin alınmamış olmasıdır. Diğer şart ise; bu işaretlerin bildirilerek WIPO listesinde ve veri tabanlarında yer almasına ilişkindir. Ancak, taraf devlet bayraklarının korunması açısından bu bildirim zorunluluğu bulunmamaktadır.<br>Bir marka başvurusu kısmen dahi devlet armasının doğrudan kendisini veya hanedan armacılığı yönünden taklidini teşkil ediyorsa, bağlantı şartı aranmaksızın, tesciline izin verilmez. Bu incelemede genel kuraldan ayrılmak suretiyle, tescili istenen işaretin bir bütün olarak yarattığı izlenime değil, resmiyet taşıyan amblemin aynısının veya taklidinin bir unsur olarak kullanılıp kullanılmadığına odaklanılır. Buna göre, uyuşmazlık konusu işaret unsuru, tek başına, ilgili çevrede, hükümranlık işareti veya böyle bir işaret ile bağlantılı olduğu algısı yaratıyorsa, diğer grafik veya kelime unsurlarının yeterli ölçüde ayırt edicilik sağlamadığı kabul edilmelidir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa bakıldığında, davacının 2020/124765 sayılı marka tescil başvurusu kelime ve şekil unsurundan oluşan karma bir marka olup, 41. sınıfta yer alan \"Televizyon, internet ve ağ tabanlı uygulamalar tarafından erişilebilen siyaset, haber, güncel olaylar ve güncel ilişkileri içeren süregiden televizyon programları şeklinde eğlence ve eğitim hizmetleri.\" bakımından tescil başvurusuna konu edilmiştir.<br>Davaya konu hizmetler, ülke ve dünyada gerçekleşen siyasi, toplumsal, güncel olaylara ilgili kimselere hitap etmekte olup, bu kimseler toplumun birbirinden farklı bir çok kesiminin bütününü oluşturan \"halk\"tır. Bu halk kesimi; makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlıdır. Davaya konu marka başvurusunu oluşturan kelime unsuru, \"...\" ibaresi olup, \"Amerika Birlikte Çalışır\" anlamına gelmektedir. Bu kelime unsurunun şekil unsuru ile birlikte soyut ve somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, kelime unsurunun bir bütün halinde Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer 6. maddesi uyarınca reddedilecek işaretlerden olmadığı, esasen somut uyuşmazlığın da kelime unsurundan değil, kelime unsurunun arkasında bulunan şekil unsurunun Amerika Birleşik Devletleri bayrağını içermesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. <br>Amerika Birleşik Devletleri, Paris Sözleşmesi'ne taraf ülkelerden birisidir. Amerika Birleşik Devletleri bayrağı; kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşur. Toplamı 13 olan şeritlerin altısı beyaz, yedisi kırmızıdır. Bunlar ülkenin kuruluş döneminde Birleşik Krallık'a başkaldıran Onüç Koloni'yi simgelerler. Sol üst köşedeki mavi dikdörtgenin içinde ülkenin eyaletlerini simgeleyen 50 adet beyaz yıldız vardır.<br>Somut olayda davaya konu marka başvurusunda yer alan \"şekil\" unsuru incelendiğinde; Amerika Birleşik Devletleri'nin hakimiyet alanını gösterir siyasi haritası ile bir çerçeve biçiminde oluşturulduğu, bu çerçeve içinde sol üst köşede, gri bir çerçeve içinde çok sayıda beyaz yıldız figürünün bulunduğu, çerçevenin geri kalan iç kısmında kırmızı ve beyaz renkli yatay düzlemde uzanan sıralı şerit figürlerinin bulunduğu tespit edilmiştir. <br>Davaya konu marka başvurusunda yer alan \"Şekil\" unsuru, Amerika Birleşik Devletleri'nin bayrağı ile bire bir aynı değildir. Ancak yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca davaya konu marka başvurusunun, Amerika Birleşik Devletleri bayrağının, hanedan armacılığı bakımından taklidi niteliğinde olup olmadığı da ayrıca incelenmelidir. Bu inceleme armacılık alanında uzman bir kimse gözü ile yapılmayacak olup, davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin algısı ile yapılacaktır. Somut uyuşmazlıkta da davaya konu marka başvurusu ile karşılaşan bu tüketici kesiminin, marka başvurusunda yer alan \"Şekil\" unsurunu, ABD bayrağının taklidi olarak algılaması kaçınılmazdır. Zira ABD bayrağının karakteristik unsurları, kırmızı ve beyazlı yatay şeritler ile beyaz renkli çok sayıda yıldızların bir arada bulunmasıdır. Dava konusu marka başvurusunda yer alan şekil unsurunda da ABD bayrağının karakteristik unsurları bir arada bulunmakta olup, \"Şekil\" unsurunda yer alan ve ABD bayrağından farklı olan unsurlar, ortalama tüketici kesimince ufak farklılıklar olarak algılanacak, bu farklılıklar davaya konu marka başvurusunu, ABD bayrağının taklidinden farklılaştırmaya yetmeyecektir. Sonuç olarak davaya konu marka başvurusunun, ABD bayrağının hükümranlık armacılığı bakımından taklidi nitelinde olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Yukarıda açıklandığı üzere, bir marka başvurusunun SMK m.5/1-g hükmü uyarınca reddedilebilmesi için, bu marka başvurusunun ilgili devletin yetkili mercii tarafından verilmiş bir izni de içermemesi gerekmektedir. Başka bir deyişle SMK m.5/1-g hükmü uyarınca mutlak tescil engeli barındıran bir işaret, menşe ülke tarafından marka olarak tescil edilebilir kabul ediliyorsa, bu marka başvurusu, ülkemizde de SMK m.5/1-g hükmü uyarınca reddedilemez. <br>Bu açıdan davalı TÜRKPATENT vekilinin cevap dilekçesinde vurguladığı, müvekkili Kurumun vereceği kararlarda, yurtdışındaki ulusal veya bölgesel bir marka tescil otoritesinin kararı ile bağlı olmayıp, yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde kendi değerlendirmesini yapmakla yükümlü bulunduğuna, zira marka tescil sistemlerinin, diğer ülkelerin marka tescil sistemlerinden farklı olduğuna ilişkin savunmasına itibar edilemeyeceği açıktır. <br>Somut olayda bu açıdan yapılan değerlendirmede, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, dava konusu marka başvurusunun bire bir aynısının, menşe ülke olan Amerika Birleşik Devletleri'nde tescile bağlandığı tespit edilmektedir. Yine İngilizce'nin ülkemiz ortalama tüketicisine göre daha çok bilindiği ve fiilen yaygın olarak kullanıldığı Avustralya'da da davaya konu markanın ulusal merci tarafından tescil edildiği marka işlem dosyası evrakından anlaşılmıştır. Buna göre menşe ülke olan ABD'nin yetkili merciinin (United States Patent and Trademark Office [USPTO]) kendi ülkesinde, davaya konu marka başvurusu ile aynı, başka bir işaretin tesciline izin verdiği, vermiş olduğu bu izin dolayısıyla söz konusu marka başvurusunun ülkemizde de SMK m.5/1-g hükmü uyarınca yasaklanamayacağı kanaatine varılmıştır. O halde davacının dava konusu YİDK kararının iptali talebinin bu nedenle kabulü gereklidir. <br>\tBu durum karşısında mahkemece, davacının başvurusuna konu işaretin 6769 sayılı SMK m.5/1-g hükmü uyarınca mutlak tescil engeli barındırmadığı, dolayısıyla iptali istenilen YİDK kararının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 10/03/2022 gün ve 2021/277 Esas - 2022/81 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile; TÜRKPATENT YİDK 2021-M-5299 sayılı kararının İPTALİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.300,00 TL bilirkişi ücreti, 94,50 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 117,00 TL tebligat masrafı, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.732,20 TL yargılama giderine, 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.850,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>8-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49f569f00c5f274e","SID":"797533340fc8c37b"}}