{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi  35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/989 - 2024/1487<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/989 <br>KARAR NO\t: 2024/1487<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/573 Esas 2023/493 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili  tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 27.06.2020 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle çarpıştıklarını ve müvekkilinin yaralandığını, davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacının doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını,  müvekkilinin dava konusu kazada yaralandığından zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, HMK'nın 107/2. maddesi uyarınca başlangıçta belirttikleri taleplerini artırım hakları saklı kalmak üzere şimdilik,  kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 9.000,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 500,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın 27.06.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan (teminat limiti ile  sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavacı vekili 12.01.2023 tarihli dilekçesiyle davasını ıslah ederek dava değerini 274.506,47-TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartını usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini, bu kazanın oluşunda asli ve tam kusurlu olan tarafın davacı ... olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin tedavi gideri tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını belirterek, dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın esastan reddine,  karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri uyarınca trafik kazası sonucu uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, Eskişehir 7. Asliye Ceza mahkemesinin 2021/166 E sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 07.04.2021 tarih ve 3121 sayılı raporunda, sürücü ...'nün alt düzeyde tali kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'nin asli kusurlu olduğunun bildirildiği,\tAdli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 27.01.2022 tarih ve 2022/1570/545 sayılı raporunda, davacı sürücü ...'nün %15 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nin %85 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği,\tDokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 21.06.2022 tarih ve 2022/259 nolu raporunda, davacının kazaya bağlı yaralanması \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" ekinde ölçütler kapsamında değerlendirildiğinde, kişinin engellilik oranının %11(onbir) olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğu, hastanın arızaları nedeniyle mutad işgaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb. işleri) engel teşkil eden 15  gün süreyle başkasının (bakıcı) sürekli bakımına muhtaç olduğunun bildirildiği,\taktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 02.01.2023 tarihli raporda  davalının geçici iş göremezlik zararından sorumluluğunun 7.903,98 TL, sürekli iş göremezlik zararından sorumluluğunun 265.351,72 TL, bakıcı giderinden sorumluluğunun 1.250,77 TL olabileceğinin bildirildiği, alınan raporun dosya kapsamına uygun olduğu, davacının bilirkişi tarafından belirlenen %11 maluliyet durumuna göre  hesaplanan miktarda zararını, davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle;“Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE, 274.506,47 TL maddi tazminatın 06/08/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" karar verilmiş, karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının eksik evrak ile müvekkiline müracaat etmiş olması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,\tdavacının maluliyet raporunun 9 Eylül Üni. Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD’den alındığını, Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini, söz konusu hasatanenin Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen rapor düzenlemeye yetkili hastanelerden olmadığını, heyetin yönetmeliğe uygun teşekkül etmediğini, ayrıca davacının daha önce kişisel müracaatı ile  talebi ile sevk edilerek, talep edilen yerden rapor alınmasının da uygun olmadığını, hukuka aykırı olduğunu, davacının geçici veya sürekli iş göremezliği ile bakıcı gideri oluşmadığını, ayrıca müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri  zararlarından sorumlu olmadığını, kazanın oluş şekli itibariyle müvekkili tarafından sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, %85 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu,\taktüer raporunun da eksik incelemeye dayalı olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hesaplamanın teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde; davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını istinaf taleplerinin reddini talep ettiklerini, ancak kazanın meydana gelmesinde müvekkiline %15 kusur verilmesinin kabul etmediklerini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, ayrıca davada maluliyet, kusur ve hesaplama yöntemi açısından farklılık olması durumunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutuklarını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tOlay tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, olay yerinde bulunan kavşağa girişinde, solundaki kavşak kolundan gelen davalı tarafından sigortalı araç ile kavşak içerisinde çarpışması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydan geldiği Kaza Tespit Tutanağı, ceza dosyası ve ceza dosyasında alınan ifadeler ve beyanlardan anlaşılmıştır.<br>\tKaza Tespit Tutanağında, kazanın bu oluş şekline göre, davalı tarafından sigortalı aracın işaretleme olmayan kavşakta sağındaki yoldan kavşağa giren araçlara geçiş önceliğini vermediğinden tam kusurlu olduğu, davacının ise kusuru bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür.<br>\tCeza mahkemesi tarafından taksirle yaralama suçundan, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsü hakkında açılan ceza davasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, kazanın bu oluş şekline göre kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur oranlarının tespiti açısından alınan raporda da, davacının tali %15 oranında, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. <br>\tMahkemece Dokuz Eylül Üni. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının tedavi evrakları incelenerek ve son durum raporları değerlendirmek suretiyle tanzim edilen raporda, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle engel oranının %11 olduğu, iyileşme süresinin 120 günü bulacağı, 15 gün bakıma muhtaç olduğunun belirlendiği görülmüştür. <br>\t1-Davalı vekili, müvekkiline usulüne uygun müracaat olmadığını ileri sürmüş ise de davacının KTK'nın 97. maddesine uygun şekilde yazılı başvuruda bulunmuş olmasına göre davalı vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davacı vekili ve davalı vekili kusur  raporunun uygun olmadığını ileri sürümüş iseler de, kaza kavşak içerisinde meydana gelmiş olup, Kaza Tespit Tutanağına göre, davacının solundaki yoldan kavşağa giriş yapan araca göre geçiş önceliği bulunmaktadır. Kazanın oluş şekline ilişkin Kaza Tespit Tutanağının aksine bir iddia ve delil de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kavşak içerisinde davacının geçiş önceliği bulunmakla birlikte, kavşak içerisinde kat ettiği mesafe ve davalının aracının sol yanına çarpmış olması nedeniyle davacının da kavşaklara girişinde gerekli dikkati göstermediği anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemece alınan rapor yanı sıra ceza mahkemesi tarafından alınan raporda aynı sebeplerle davacıya da kusur verildiği görülmüştür.  Bu durumda, kazanın oluş şekline göre kazanın meydan gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli %85 oranında, davacının ise tali %15  kusurlu kabul edilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t3-Davalı vekili tarafından davacının maluliyet raporuna itiraz edilmiş ise de, maluliyet raporunun, davacının tedavi evrakları değerlendirmek suretiyle, mevcut yaralanmasına yönelik olarak ortopedi uzmanından son durum raporu da alınmak suretiyle tanzim edilmiş olmasına, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, mahkemece alınan rapor bilirkişi raporu mahiyetinde olup idari bir işlem kapsamında aranan Engelli Sağlık Kurulu raporu niteliğinde olmadığından söz konusu yönetmelikte belirtilen sağlık kuruluşlarından alınmasına yönelik yasal zorunluluk bulunmamasına, nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından da  Adli Tıp Kurumu yahut üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından rapor alınabileceği kabul edilmiş, olmasına göre davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalmayan geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararlarından davalının sorumluluğu bulunmasına, kanun ile belirlenen davalının sorumluluğunun ikincil norm olan Genel Şartlar ile kaldırılamayacak olmasına  göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin  tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden,  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar  verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gereken 18.751,54 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.687,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.063,66 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf edenler  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\t6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f11190611847a7be","SID":"64a1756b000de4b4"}}