{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1532 <br>KARAR NO:2024/1534 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:27/04/2021<br>NUMARASI:2018/270 (E) - 2021/296 (K) <br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın karşıdan karşıya geçmek istediği sırada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın kendisine çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, zarar gören müvekkilinin maddi zararlarından davalının sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce davalı kuruma yazılı başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 250 TL tedavi gideri, 250 TL geçici iş göremezlik ve 500 TL sürekli maluliyet olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 15/09/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep ettiği miktarı 55.254,62 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 13.813,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden açılmış olan davanın başvuru şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacı ...'ın ifadesi dışında kamera kaydı, tanık beyanı gibi deliller bulunmadığından olayın oluş şekli hakkında değerlendirme yapamayacağını, kazaya neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ispatı gerektiğini, davacının anne ve babasının gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile asli kusurlu sayılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olup faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Dosyada mevcut Batman Bölge Devlet Hastanesinden gelen belgelerde yaralanan davacı küçüğün hastaneye başvuru sebebinin trafik kazası nedeniyle yaralanma olduğu, hastanede 07/10/2017 tarihli trafik kazası giriş kaydı bulunmaktadır. Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davalı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.Ancak davalı vekilince eksik belge nedeniyle işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup, eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü gerekeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Ayrıca davalı ... Hesabına 09/03/2018 tarihli dilekçe ile başvuru yapılmış olup; başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 22/03/2018 tarihinin faiz başlangıcı olarak alınmasına ilişkin Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosya kapsamında talimat yoluyla keşif yapılarak alınan 30/03/2021 tarihli bilirkişi kusur raporunda dava konusu olayda çarpılmaya maruz kalan çocuk yaya ..'nın %75 oranında asli, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece oluşa uygun, çelişki içermeyen, denetlenebilir bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 943,61 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 235,90 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 707,71‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2888ff601860b1d","SID":"967458de3f2fc3f7"}}