{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1313 <br>KARAR NO:2024/1642<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:02/03/2021<br>NUMARASI:2020/529 (E) -  2021/284 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:25/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/07/2013 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı yana sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucunda 03/06/2016 tarihinde %8 maluliyet oranı üzerinden 56.892 TL ödeme yapılmış ise de zaman içerisinde müvekkilinin maluliyet oranında artış meydana geldiğini, nitekim Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28/01/2019 tarihli adli tıp raporuna göre müvekkilinin maluliyet oranının %23 olarak tespit edildiğini, 18/04/2019 tarihinde ödemenin düşük olduğundan bahisle davalı sigortaya yeniden başvuru yapıldığını, ancak talebin reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu ancak Sigorta Tahkim Komisyonunun 2019.E.58220 - 2019/75219 Karar sayılı kararı ile ibranamenin üzerinden iki yıl geçtiğinden bahisle başvurunun reddedildiğini, huzurdaki dava ile artan maluliyet oranı üzerinden müvekkilinin bakiye tazminatının talep edildiğini, müvekkilinin artan maluliyeti nedeniyle bakıcı ihtiyacının da oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik bakiye/ödenmeyen 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri ve artan maluliyete bağlı olarak 800 TL sürekli iş göremezlik alacağı olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından işbu dava açılmadan önce Balıkesir Devlet Hastanesinden alınan %8 maluliyetinin bulunduğunu gösterir 01/10/2015 tarihli rapor ile yapılan başvuru sonucunda 56.892 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03/06/2016 tarihinde ibraname karşılığında davacıya ödendiğini, daha sonra davacı tarafından Sakarya Üniversitesi tarafından düzenlenen 28/01/2019 tarihli rapor ile %23 maluliyet oranı üzerinden bakiye sakatlık tazminatı istemi ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu, Tahkim Komisyonu tarafından başvurunun KTK'nin 111. maddesi uyarınca reddine karar verildiğini belirterek kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"Davanın kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine\" karar verilmiştir.Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatı talepleri ile ilgili karar verilmediğini, sürekli iş göremezlik tazminatı konusuna ilişkin kesin hüküm bulunmadığını, ilk derece mahkemesinde ikame edilen dava ile artan maluliyet oranı üzerinden müvekkilinin bakiye tazminat ödemesinin talep edildiğini, nitekim sürekli iş göremezlik oranında her artışın yeni bir olgu ve yeni bir dava konusu olduğunu, mahkeme tarafından müvekkilinin tedavi ve muayene evrakları celp edilerek maluliyet oranında artış olup olmadığının tespiti gerekir iken Sigorta Tahkim Komisyonunun 2 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle verdiği ret kararı dayanak yapılarak usulden ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  ortada kesin hüküm mahiyetinde uyuşmazlığın esasını sonlandıracak bir karar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her halükarda işbu ikame edilen dava ile geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatı da istendiğini, kesin hüküm oluşturduğu iddia edilen Sigorta Tahkim Komisyonu kararının sadece sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu, müvekkiline maluliyet tazminatı olarak %8 üzerinden 03/06/2016 tarihinde ödeme yapılmışsa da zaman içerisinde müvekkilinin maluliyet oranında artış meydana geldiğini, müvekkilinin maluliyet durumunda artış olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin maluliyet oranı karşısında yapılan ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı motosikletin  31/07/2013 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığı anlaşılmıştır. HMK’nin 114. maddesinin (i) bendinde aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması  dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kesin hüküm nedeniyle davanın reddi için, iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12.maddesinde \"Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.Dosya içerisinde bulunan Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasına ilişkin CD'nin incelenmesinde; davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce 03/07/2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı ... (Eski unvan ... AŞ) aleyhine 31/07/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle malul kaldığı, sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmesi için davalıya yapılan ilk başvuruya istinaden yapılan ödemenin sonradan tespit edilen % 23 maluliyet oranı dikkate alındığında gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğu, bu hali ile  tazminatın eksik ödendiği iddiası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı isteminde bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince 2019.E.58220  K-2019/75219 sayılı karar ile \"Başvuranın 31/03/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan maluliyetine ilişkin olarak davalı ... kuruluşu tarafından 03/06/2016 tarihinde ödeme yapıldığı, başvuranın maluliyet durumunda zaman içinde ilerleme meydana geldiğinin ispatlanamadığı ve 2918 sayılı Kanunun 111. maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu tespit edildiği\" gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 04/12/2019 tarih 2019/İHK-18007 Karar sayılı kararı ile davacının itirazının reddine miktar yönünden kesin olmak üzere karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı için başvurulmuş, eldeki davada ise bu taleple birlikte geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri de talep edilmiştir.Davacı tarafın  geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine yönelik olarak Sigorta Tahkim Komisyonunda başvurusu bulunmamaktadır. Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararı eldeki dava bakımından sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden kesin hüküm oluştururken  geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatı yönünden kesin hüküm oluşturmayacaktır. İlk derece mahkemesince  geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatı  talebi yönünden yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tüm talepler yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince  yatırana  iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e7d89924a18b3d3","SID":"de8042c24f929912"}}