{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2484 - 2024/1444<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2484 <br>KARAR NO\t: 2024/1444<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/17 Esas 2022/640 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13/12/2024<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 17.07.2021 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla direksiyon hakimiyetini yitirerek takla atması sonucu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını davacının 18 yaşında öğrenci olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince 8.000 TL sürekli işgöremezlik tazminatı,  500 TL geçici işgöremezlik tazminatı 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.600 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.09.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatını 9.811,38 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatını 420.188,62 TL’ye bakıcı giderini 9.540 TL’ye yükselterek toplam 439.540 TL maddi tazminatın kaza tarihinden avans faiziyle tahsilini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davadan önceki başvuru üzerine davacıdan maluliyet raporu istenmesine rağmen sunulmadığından davanın usulden reddini, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, sürekli işgöremezlik zararı yönünden yeni genel şartlara göre aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, SGK tarafından yapılan ödemeler sorularak zarardan mahsubunu, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece davanın,  meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının uğradığı cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarına göre; davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı bulunan dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yoldan çıkması ve takla atması sonucunda 17.07.2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araç içinde yolcu olan davacının yaralandığı ve yaralanma nedeniyle vücut genel çalışma gücünden %21 oranında kaybederek, 120 gün süre ile iş göremez halde kaldığı ve 80 gün süre ile bakıcı ihtiyacı oluşturacak şekilde maluliyet yaşadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olmayıp, davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre davacının maluliyeti nedeni ile 10.230,36-TL geçici iş göremezlik, 9.540,00 TL bakıcı zararı, 448.362,14 TL sürekli (kalıcı) maluliyet zararı hesaplandığı, ne var ki davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sorumlu bulunduğu anlaşılmakla, davacının talep artırım dilekçesi de gözetilerek (9.540,00 TL bakıcı giderinin sağlık gideri kapsamında kaldığı gözetilerek) davanın kabulüne dair karar vermek gerektiği, kazaya neden olan aracın hususi niteliği nazara alınarak yasal faize hükmedilmesi davalı sigorta şirketine davacı tarafça dava tarihinden evvel müracaat edildiği anlaşılmış ise de, usulüne uygun bir müracaatın bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirketin dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden davanın kabulüne 439.540,00-TL'nin 07.01.2022 dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemece poliçe teminat limitleri nazara alınmadan karar verildiğini, ayrıca bakıcı gideri talepleri trafik sigortası teminatlarında olmayıp buna ilişkin itirazları nazara alınmadan hatalı olarak kabul kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu,  kaza tarihi itibariyle trafik sigortası poliçe teminatı şahıs başına 430.000,00-TL olup davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin bu tutar ile sınırlı sorumlu olduğunu, mahkemece sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı ayrı teminatlardaymış gibi poliçe teminat limitlerini aşacak tutarlarda karar vermiş olup ancak sürekli iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri zararları tek teminatta olup işbu teminat limitinin 430.000,00-TL olduğunu, poliçe teminat limitlerinin üzerindeki tutarlar yönünden şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının bakıcı giderine ilişkin talepleri trafik sigortası teminatları kapsamında olmayıp sağlık sigortası olup olmadığına bakılmaksızın şahısların bakıcı gideri ve tüm tedavi giderleri SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının bakıcı giderine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle husule gelmiş olan maluliyet oranı çelişkili olup rasyonel olmadığını, kaza tarihi 17.07.2021 olup yerel mahkeme kararına esas maluliyet raporu tarihinin 16.06.2022 olduğunu,  '' ortopedik olarak kalıcı araz bildirimi yapılması için zaruri olan on sekiz aylık stabilizasyon sürecinin henüz tamamlanmamış olmasından hareketle beklenmesi lazım gelen muhtemel iyileşmeler'' göz önüne alınmaksızın maluliyet hesabı yapıldığını, bu durum davacının trafik kazası ile illiyet bağı olan sürekli maluliyet oranını rasyonel olarak göstermemiş olması sonucunu doğurduğunu, davacının dava konusu kaza sebebiyle oluşan arazları ortopedik olup bu halde kaza tarihinde geçerli maluliyet yönetmeliğinde belirlenen sürenin bitmesi beklenmeden alınan maluliyet raporuna göre verilen kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, 19.06.2021 tarihinde 31516 sayılı Resmi Gazetede aynı gün yürürlüğe girecek şekilde yayınlanan kanun değişikliği itibariyle devam eden tüm yargılamalarda uygulanmak üzere teknik faiz iskontosu yapılması gerektiği kararlaştırılmış olup ancak karara esas alınan bilirkişi raporunda teknik faiz nazara alınmadan hesaplama yapılmış olup kabul edilemeyeceğini, bu sebeple yerel mahkeme kararının kaldırılması ile teknik faiz yöntemine göre yeni bir hesap raporu alınması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br> HMK’nın 355 maddesi gereğince davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, yaralamalı trafik kazasında kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 17.07.2021 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici –sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş ;mahkemece davacının kusursuz davalı sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacının %21 maluliyeti 120 gün iyileşme süresi 80 gün bakıcı ihtiyacı karşılığı davanın kabulü ile 439.540,00-TL'nin 07.01.2022 dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili maluliyet oranına, bakıcı giderinin teminat dışı olmasına, poliçe limitinin aşılmasına ve hesaplama yöntemine ilişkin istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br> 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).<br>Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazada davacı ...’in yaralandığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince bedensel zararlar için 8.000 TL sürekli işgöremezlik, 500 TL geçici işgöremezlik 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.600 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.09.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de geçici işgöremezlik tazminatını 9.811,38 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatını 420.188,62 TL’ye bakıcı giderini 9.540 TL’ye yükselterek toplam 439.540 TL maddi tazminatın kaza tarihinden avans faiziyle tahsilini istemiştir. Mahkemece davacının maddi tazminat talebi yönünden davasının kabulü ile; 439.540-TL'nin 07.01.2022 dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de davacı vekili gerek dava dilekçesinde gerekse bedel arttırım dilekçesinde talep konusu alacakları miktar olarak belirttiğinden ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da her talep ayrı ayrı hesaplandığından mahkemece davacı ... ... için hükmedilen 439.540 TL toplam maddi tazminatın hangi alacaklara (Sürekli –geçici –bakıcı ) ilişkin verildiği hükümde açıklanmadığı ve talepler konusunda ayrı ayrı hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda mahkemece davacı ... ... yönünden dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi ile talep edilen zarar kalemleri ve miktarları yönünden HMK'nın 297/2. maddesine uygun şekilde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, davacının her bir talebinin ayrı ayrı belirtilerek hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi kararın denetlenebilmesi, zarar kalemlerin belirlenmesi kesin hüküm yönünde de zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılmasına, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin davacı ...’in talepleri ayrı ayrı değerlendirilerek tazminatların ayrı ayrı sıra numarası verilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğinden davalı vekilinin açıklanan yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir. <br>2-Kabule göre; davalı vekili davacının maluliyet oranı ve maddi tazminat miktarına itiraz etmiştir. <br>Mahkemece, davacı ... ...’ın daimi maluliyet oranı yönünden hükme esas aldığı İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 30.05.2022 tarihli raporunun incelenmesinde; 11.05.2003 doğumlu ... ...'ın17.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan yaralanmasına ilişkin maluliyet oranının ve bakıcı ihtiyacı oluşup oluşmadığının tespitine yönelik kişi hakkında gönderilen tıbbi belgelerin incelenmesinde; Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nin; “Covis 19 Servisi 17.07.2021 yatış 25.07.2021 çıkış tarihli Epikriz fotokopisinde; spinal anestezi altında steril boyanıp örtüldüğü, yaranın eksplore edildiği, parapatellar lateral bölgede kapsülde 4 cm açık yara kenarları ezik ve düzensiz bulunduğu, yaranın debride edilip bol SF ile yıkandığı, diz içine 2 adet subkutan loja 1 adet emici dren konulduğu, katların onarıldığı, diz ekstansiyonda uzun bacak atel uygulandığı, 17.07.2021 tarihli Sağ Diz BT raporu fotokopisinde; femur distalde suprapatellar düzeyde cilt ve cilt altı hiperdens yabancı cisme ait olabilecek görünüm izlendiği, bu düzeyde ciltte defektif görünüm dikkat çektiği, diz eklem aralığında posttravmatik hava dansiteleri ve effüzyon izlendiği (hemartroz), 17.07.2021 tarihli Ortopedi ve Travmatoloji Konsültasyon Notu fotokopisinde; trafik kazası tanısı olduğu, sağ diz anterior yüzde 10 cm çaplı ezik, kenarları nekrotik ve kirli yara olduğu, lokal anestezi ile yaranın debride edildiği, yaralar dikilmeden pansuman yapıldığı, İV profilaktik antibiyotik ve tetanoz aşılarının yapıldığı, yatarak tedavisinin planlandığının” kayıtlı olduğu, kişinin 20.05.2022 tarihinde Adli Tıp Anabilim Dalı Polikliniğinde yapılan değerlendirilmesinde; öyküsünde: “araç içi trafik kazası olduğunu, Fethi Sekin Şehir Hastanesine götürüldüğünü, sağ dizindeki kaslarının parçalandığını, ameliyat olduğunu, 1 hafta yattığını, 1 ay fizik tedavi aldığını, ağrılarının devam ettiğini, alaturka tuvalet kullanamadığını” söylediği muayenesinde; genel durumu iyi, bilinçsaçık, oryante ve koopere olduğu, tek koltuk değneği ile mobilize olduğu, yürüyüşünün antaljik olduğu, sağ diz üzerinde 11*5 cm'lik düzensiz sınırlı hiperpigmente skar olduğu, gonyometre ile ölçülen eklem hareket açıklıkları; sağ diz; fleksiyon 30 derece (N: 120), ekstansiyon O derece (N: 0) olduğu görüldü, şahsın yapılan muayenesi ve tıbbi belgelerinin incelenmesi sonucunda; kişide mevcut olan trafik kazası sonrası sağ dizde hemartroza bağlı sağ diz eklem hareket kısıtlılığı şeklindeki arızası; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin Engel Oranları Alan Kılavuzu, Tablo 3.9 ve Tablo 3.2 kullanılarak kişinin engellilik oranının%21 olarak bulunduğu,  11.05.2003 doğumlu ... ...'ın 17.07.2021 tarihindeki yaralanması sonucu oluşan arızasının; tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 120 (yüz yirmi) gün süre ile geçici iş görmezliğe neden olduğu, trafik kazası nedeniyle kişini tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 80 (seksen) gün olduğu, 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin Engel Oranları Alan Kılavuzu kullanılarak kişinin kaza ile illiyetli ve sürekli engellilik oranının %21 (yüzde yirmi bir) olduğu belirtilmiştir.<br>Olay tarihinde Yargıtay uygulamasına göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık sürenin geçmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden  alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.<br>Mahkemece dava konusu kazanın gerçekleşme biçimi, davacının yaralanmasının niteliği, davalı şirketin rapora itirazları da değerlendirilerek davacının kazaya ilişkin yaralanmasıyla ilgili gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirilmesi, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinden olay tarihinde Yargıtay tarafından uygulanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre göre rapor alınması gerekirken eksik ve yetersiz rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>3-Hükme esas alınan 29.08.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin ilgili yazısında; davacıya 15546367 numaralı hasar dosyasında 14.01.2020 tarihinde kaza nedeniyle 33.050,25-TL ödeme yapıldığının, hasar dosyasında ibraname bulunmadığının bildirdiği belirtildiğinden davalı sigorta şirketinden hasar dosyası istenerek dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise ödeme tarihi itibarıyla davacının zararının karşılanıp karşılanmadığı, karşılanması halinde ise hükme esas rapor tarihindeki verilere göre davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş değerinin mahsubu ile davacının bakiye zararının belirlenmesi için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunda bahsi geçen ödeme araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına,<br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2cecd021dc9f0ffe","SID":"1a2b8a7ea0405233"}}