{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br>KARAR TARİHİ\t: 16/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>KARAR TARİHİ\t: 02/04/2024<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar <br><br>DAVACILAR \t: 1- <br>\t  2- <br>\t  3- <br>\t  4- <br>\t  5- <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>DAVALILAR \t: 1- <br>VEKİLİ\t: Av. <br> \t  2- <br>\t  3- <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 16/12/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/12/2024<br><br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 16/08/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ve .......'in sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ile müvekkillerinin aracına çarpması nedeniyle meydana gelen kazada müvekkillerinin yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalılar ile arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin yaralanması nedeniyle şimdilik ........, ......, ......, ....., ve ...... için 50,00'şer TL olmak üzere toplam 250,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, ........, ...... ve ...... için 50,00'şer TL olmak üzere toplam 150,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, ........, ......, ......, ..... ve ...... için 50,00'şer TL olmak üzere toplam 250,00'şer TL bakıcı gideri tazminatı, ........, ......, ......, ..... ve ...... için 50,00'şer TL olmak üzere toplam 250,00'şer TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatının kaza tarihinde itibaren işleyecek değişken oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ........ için 60.000,00 TL, ...... için 30.000,00 TL, ...... için  20.000,00 TL, ..... için 40.000,00 TL ve ...... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlarda avans faiziyle davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, davacılarının maluliyetinin belirlenmesi gerektiği, müvekkilinin geçici işgöremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığı, bahisle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas .... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ AÇISINDAN NETİCE:  6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 56/2. Maddesinde; \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.\" amir kanun hükmü yer almaktadır. Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında ifade edildiği üzere; Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, 6098 Sayılı TBK'nın 56/1. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 Sayılı TMK'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. <br>(a) ..... Açısından Yapılan Değerlendirmede: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde 16/08/2020 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde zararın artmasında herhangi bir dahli ve kusuru bulunmaması, kaza sebebiyle davacıda meydana gelen kalıcı maluliyet oranı, tıbbi tedavi süresinin uzunluğu, 3 aylık tedavi süreci, geçirmiş olduğu tıbbi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 25.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına, bu tutar üzerinden emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacının manevi tazminat davasının 20.000,00 TL'sinin kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerinden 5.000,00 TL yönüyle müterafik kusur indirimi yapılması sebebiyle davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 15.000,00 TL'nin ise reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. <br>(b) ...... Açısından Yapılan Değerlendirmede: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde 16/08/2020 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde zararın artmasında herhangi bir dahli ve kusuru bulunmaması, kaza sebebiyle davacının geçirmiş olduğu 3 aylık tedavi süreci, geçirmiş olduğu tıbbi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine müterafik kusur indirimi dahil olmak üzere takdir edilecek 20.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına kanaat edilmekle davacının manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. <br>(c) ........ Açısından Yapılan Değerlendirmede: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde 16/08/2020 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde zararın artmasında herhangi bir dahli ve kusuru bulunmaması, kaza sebebiyle davacıda meydana gelen kalıcı maluliyet oranı, tıbbi tedavi süresinin uzunluğu, 6 aylık tedavi süreci, geçirmiş olduğu tıbbi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 60.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına kanaat edilmekle davacının manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. <br>(ç) ...... Açısından Yapılan Değerlendirmede: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde 16/08/2020 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde zararın artmasında herhangi bir dahli ve kusuru bulunmaması, kaza sebebiyle davacıda meydana gelen kalıcı maluliyet oranı, tıbbi tedavi süresinin uzunluğu, 1,5 aylık tedavi süreci, geçirmiş olduğu tıbbi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 20.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına, bu tutar üzerinden emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacının manevi tazminat davasının 16.000,00 TL'sinin kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerinden 4.000,00 TL yönüyle müterafik kusur indirimi yapılması sebebiyle davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10.000,00 TL'nin ise reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. <br>(d) ...... Açısından Yapılan Değerlendirmede: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde 16/08/2020 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde zararın artmasında herhangi bir dahli ve kusuru bulunmaması, kaza sebebiyle davacıda meydana gelen kalıcı maluliyet oranı, tıbbi tedavi süresinin uzunluğu, 3 aylık tedavi süreci, geçirmiş olduğu tıbbi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine müterafik kusur indirimi dahil olmak üzere takdir edilecek 20.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına kanaat edilmekle davacının manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuş ve; <br>1-Davacı ......'ın davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>(a) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı sürekli iş göremezlik maddi zararı olmadığından bu kalem yönüyle davasının HER BİR DAVALI AÇISINDAN AYRI AYRI REDDİNE, <br>(b) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 5.049,53 TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>(c) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 2.354,40 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>(ç) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 800,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>(d) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 20.000,00 TL manevi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>(e) Davacının, DAVALI ...... SİGORTA A.Ş. açısından açmış olduğu maddi tazminat davasının REDDİNE,<br>2-Davacı ......'in davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>\t(a) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı sürekli iş göremezlik maddi zararı olmadığından bu kalem yönüyle davasının HER BİR DAVALI AÇISINDAN AYRI AYRI REDDİNE, <br>\t(b) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 2.354,40 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>\t(c) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 800,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>\t(ç) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 20.000,00 TL manevi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>\t(d) Davacının, DAVALI ...... SİGORTA A.Ş. açısından açmış olduğu maddi tazminat davasının REDDİNE,<br>3-Davacı ......'in davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>\t(a) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı sürekli iş göremezlik maddi zararı olmadığından bu kalem yönüyle davasının HER BİR DAVALI AÇISINDAN AYRI AYRI REDDİNE, <br>\t(b) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 671,98 TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>\t(c) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 1.177,20 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>\t(ç) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 800,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>\t(d) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 16.000,00 TL manevi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>\t(e) Davacının, DAVALI ...... SİGORTA A.Ş. açısından açmış olduğu maddi tazminat davasının REDDİNE,<br>4-Davacı ........'in davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>\t(a) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 319.706,00 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>\t(b) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 7.148,29 TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>\t(c) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 5.886,00 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>\t(ç) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 3.500,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>\t(d) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 60.000,00 TL manevi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>\t(e) Davacının, DAVALI ...... SİGORTA A.Ş. açısından açmış olduğu maddi tazminat davasının REDDİNE,<br>5-Davacı .....'ın davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>\t(a) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 422.518,15 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,   <br>\t(b) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 2.354,40 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>\t(c) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 800,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu kalem yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,  <br>\t(ç) Davacının 16/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 20.000,00 TL manevi zararının DAVALILAR ....... İLE ....... OTOMOTİV İNŞAAT EMLAK GIDA TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'den kaza tarihi olan 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>\t(d) Davacının, DAVALI ...... SİGORTA A.Ş. açısından açmış olduğu maddi tazminat davasının REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalılar ....... ve ....... Otomotiv İnşaat Emlak Gıda Tarım Ltd. Şti vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın incelenmesi ile kusur belirlemelerine ve bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı müvekkilin %100 kusurlu olduğuna dair kanaat bildirilen raporun esas alınması dava konusu kaza ile uyuşmamakta olup, taraflar arasında vuku bulan 16.08.2020 tarihli kazanın gerçekleşmesinde tüm kusurun tek başına müvekkillere yükletilmesinin mümkün olmadığını, Konya .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin.... E. sayılı dosyasında belirlenen kusur oranının, Mahkemeniz tarafından bağlayıcı nitelikte olmadığını, mevcut olayda davacı tarafın istemi olan manevi tazminat miktarının olması gerekenin üzerinde olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas .... Karar sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının bozularak ortadan kaldırılmasına, davanın müvekkil yönünden reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davacılar vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...... Sigorta A.Ş yönünden tüm davacılar açısından maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiller için tespit olunan geçici iş göremezlik süresi, bakıma muhtaç olduğu süre ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin tespitlerin oldukça düşük olup tespit edilen oranlara katılmadıklarını, müvekkil davacıların, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralandığını, defalarca muayeneden geçtiklerini, müdahale, tahlil ve işlemlere maruz kaldıklarını, davaya konu trafik kazası neticesindeki yaralanmaları nedeniyle müvekkillerin hem fiziken hem de manen telafisi güç ve imkânsız acı, elem ve üzüntüler yaşadıklarını, dava konusu kaza nedeniyle vücut fonksiyonlarının tam olarak eski kuvvetinde bulunmaması nedeniyle de derin bir acı ve elem yaşamakta olup kazanın meydana getirdiği iz ve emareleri halen daha atlatamadığını, müvekkillerin dava konusu trafik kazasının izlerini yaşamı boyunca taşıyacak olması da dikkate alındığında talep edilen manevi tazminat miktarlarının müvekkillerin uğramış olduğu manevi zarar karşısında son derece cüzi kaldığını, tüm bu nedenlerle 07/05/2024 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına, davalılar ....... ve ....... Otomotiv Ltd. Şti'nin istinaf taleplerinin reddine, istinaf taleplerinin kabulü  ile Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamının talepleri doğrultusunda tüm davacılar yönünden kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesine talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Mahkemece verilen karar, davacılar ve sigorta dışındaki davalılarca aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiş bulunmaktadır.  <br>Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmalar nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>-Davacının ve istinaf eden davalıların, davalı sigortanın sorumlu olduğu itirazında; <br>Sigorta sözleşmelerinde, sigorta ettirenin borcu sigorta primini ödemek, sigortacının borcu da rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat ödemektir. 6102 sayılı TTK'nın 1424 ve devamı maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketi kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalıya ulaştırmak ve özellikle primi veya ilk taksidi de poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlüdür.<br>Sigorta hukukunda kural olarak, sigorta sözleşmesinin akdedilmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. Sigorta sözleşmesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için, 6102 Sayılı TTK'nun 1410, 1421, 1430 ve 1431. maddeleri (6762 sayılı TTK'nın 1282 ve 1295. maddeleri) hükümleri uyarınca kazadan önce primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması gerekmektedir. TTK'nın 1295. maddesi emredici nitelikte bir düzenlemedir.(YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2019/6164 E 2021/665 K)<br>  Somut olayda ise, kazanın 16/08/2020 tarihinde, saat 08:15'te meydana geldiğinin kaza tespit tutanağı ve tüm delilerle sabit olduğu, davalı ...... sigorta poliçesinin 16/08/2020 başlangıç tarihli olup poliçenin son sayfasının alt kısmında, \"işbu poliçe 16/08/2020 tarih, 01:26'da tanzim edilmiştir. Her şartta poliçe bitiş tarihi olarak yazılı gün saat 12:00'de sona erer. İşbu sigorta poliçe başlama ve sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde aksi kararlaştırılmadıkça Türkiye saati ile öğlen saat 12:00 de başlar ve öğlen saat 12:00'de biter\" ibarelerinin yazılı olduğu, bunun dışında Mahkemece gerekçesinde kaza tarihini kapsar biçimde kaza tarihi öğlen 12:00'de bittiği belirtilen dava dışı... Sigorta ile  sigortalılığın bulunduğu belirtilmesi, ayrıca davalı sigorta cevap dilekçesinin 10 nolu bendindeki ibarelerin genel olarak poliçede yazılı tarihlerdeki sigortalılığa vurgu yapma amacıyla yazıldığının anlaşılması karşısında, trafik sigortası ile sigortalı bu ibarelerden poliçenin kaza saatini kapsar nitelikte olup olmadığı konusunda tereddüt oluştuğu görülmüştür. <br> Bu durumda Mahkemece, gerekçede belirtilen ancak dosya kapsamında görülemeyen önce yapıldığı ve kaza saatini kapsadığı belirtilen .... Sigorta'ya dair poliçenin getirtilerek ve  uzman bilirkişiden rapor alınarak davalı  sigorta şirketinin ticari defter ve kayıtlarında poliçe başlangıç saati, poliçenin tanzim ve prim ödemesinin saati ve dakikasının belirlenmesi, sigorta priminin yatırılıp yatırılmadığı, hangi tarihte ilk taksidin/veya tamamının ödendiği tespiti ile neticeten  kaza tarihi ve saatinde sorumluluğun hangi sigortanın kapsamı alanına girdiği tam olarak delilleri ile ortaya konulup karar yerinde tartışılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı tarafın buna ilişkin itirazının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. (Bkz. YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2019/4651E  2020/6981 K. ilamı)<br>-  İstinaf eden davalıların, kusura yönelik itirazında;  <br>Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür\", yine aynı kanunun 50.maddesinde, \"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır\" denilmektedir.<br>Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, \"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur\"  denilmektedir.<br>Birbirini teyit eden nitelikteki kaza tespit tutanağı ile gerek Mahkemece gerekse ceza soruşturmasında alınan kusur raporlarına göre,  davalıya sigortalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu dosya kapsamınca sabit bulunduğundan, hükme esas alınan raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun, ayrıntılı ve gerekçeli, hükme elverişli bulunması nedeniyle davalı taraf vekilinin buna yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>-Kamu düzeni yönünden ve tarafların maluliyet ve aktüer hesaplamasına itirazlarına yönelik yapılan incelemede;<br>             AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir.<br>           Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.<br>Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.”<br>Şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.<br>Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler.<br>T.C Anaysası’nın 153 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir (Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve 2011/2546 E., 2011/3384 K. sayılı kararı).<br>          Bu konudaki Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarih ve 1989/11-48 sayılı kararında;“Anayasanın 152. maddesine göre, itiraz yoluna başvuran mahkemeler, Anayasa Mahkemesi'nce verilecek kararlara uymak zorundadırlar. Bu durumda, itiraz eden mahkeme, elinde bulunan ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce açılmış olan bir davayı Anayasa Mahkemesi kararına göre çözecek ve doğrudan iptal kararının etkisini önceye uygulayacaktır. Ayni durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa'nın, \"Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.\" yolundaki 153. Maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur. …” gerekçesine yer verilmiştir.<br>           Yine, 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da;“Sonradan çıkan içtihattı birleştirme kararının, Temyiz Mahkemesinin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak esasının istisnası olarak henüz mahkemede veya Temyiz Mahkemesinde bulunan işlere tatbiki gereklidir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında da aynı ilke geçerlidir.” şeklinde açıklama yapılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.<br>            Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usulî müktesep hakkın istisnası olduğu ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>           Anayasa’nın 153. maddesinin birinci fıkrasında herhangi bir denetim yolu tanınmamış ve Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, beşinci fıkrada  \"İptal kararları geriye yürümez\" kuralına yer verilmiştir.<br>          Türk Anayasal sisteminde, \"Devlete güven\" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır. Bir kural işlemle kurulan statünün Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ya da bir başka kural işlemle kaldırılması durumunda, bu statüye bağlı öznel (sübjektif) işlemlerin de geçersiz duruma düşmesi doğaldır. Dolayısıyla bu öznel işlemlerle, ortadan kalkan statüye dayanarak ileriye dönük haklar elde edilemez. Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulama alanı bulmasını kesinlikle önler. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının zaman içerisindeki etkisi böylece çıkmakta ve \"İptal kararlan geriye yürümez\" kuralı belirtilen anlamı taşıyarak geçerli olmaktadır. Anayasa’nın 153. maddesindeki “İptal kararları geriye yürümez” kuralının, geriye yürümezlik kuralının, yalnız lafza bağlı kalınarak yorumlanması hukuk devleti ilkesine ve bu ilke içinde var olan adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi itiraz yoluyla yapılacak denetimin amacına da ters olduğu aşikârdır. Ayrıca iptal kararının geriye yürümezliği kuralı çoğu zaman iptal kararlarını işlevini ve etkinliğini azaltmaktadır.<br>               Yukarıda yapılan tespit, açıklama ve değinilen uyulması zorunlu yargısal içtihatlara göre somut uyuşmazlık ele alındığında;<br>             AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre  sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar\"ın  sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir.<br>               Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri,KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile  bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtay'ın genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki  yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerekecektir.<br>              Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu  sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.  Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır. <br>                 Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. Bu da zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine buna karşılık sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açabileceği gibi aksi durum da söz konusu olabilecektir. İşleten sorumluluk sigortası yaptırmış olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan zarar görene karşı sorumlu olmaya devam edecektir. Zarar görenin sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen zararı ise ancak işletenin ekonomik durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması hâlinde tazmin edilebilecektir. Şeklinde tezahür eden AYM İPTAL GERKÇESİNDE VURGULANDIĞI ÜZERE  AYNI KAZA İLE İLGİLİ OLMAK ÜZERE  İŞLETEN VE FİİLİ YAPAN KİŞİYE YÖNELİK AÇILAN DAVA İLE SİGORTANIN DAVALI OLMASI DURUMUNDA  UYGULANACAK Yönetmelik ve hesaplama tablolarındaki farklılık sorumlular arasında eşitsizliğe ve idarenin tek taraflı olarak düzenleyici olan işlemlerin sonucunda sorumlu olacak tazminat miktarlarında farklılık oluşturacaktır.<br>                Bu halde Aym'ce verilen  iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların bu halde genel şartlarla belirlenen özürlülük ölçütü yönetmeliği ile engelliler yönetmeliğinin  uygulanma imkanı kalmadığından;<br>              Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre ,haksız fiil tarihi  11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde  haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme  yapılması gerekmektedir.Nitekim Yargıtay 17 HD nin  2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas  2019/6853 karar sayılı ilamları.<br>                  Keza Düzenlenecek aktüerya raporlarına ilişkin olarak da  genel şartlar ile getirilen TRH 2010 ve 1,8 teknik faizin ve bu genel şartlarla belirlenen  vergilendirilmiş  belgeli gelir, olmadığı takdirde asgari ücretin kazanç olarak nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığı gözetilerek ;<br>                   Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk ve 4 Hukuk  dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın  muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın  kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir. <br>Bu halde, davalının da ıslahında göz önüne alındığı, mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara  göre PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant sisteminin esas alındığı en son hükme yakın verilerin kullanıldığı aktüer raporunun ve  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin baz alındığı maluliyet raporunun  esas alınmasının usul ve yasaya uygun olup, buna yönelik taraf taraf itirazları yerinde değildir. <br>- Davacı ve istinaf eden davalıların,  emniyet kemerine dair müterafik kusura yönelik itirazda; <br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. <br>Somut olayda,  davacılardan sürücü ....'ın emniyet kemeri takılıp takılmadığı kaza tespit tutanağında \"belirsiz\" olarak işaretlenmiş, aksi tüm delillerce ispatlanamamış olup, .... dışındaki yolcuların emniyet kemeri takmadıkları trafik tespit tutanağında belirtilmiş olup, bu tespiti değiştirecek nitelikte aksi, ön koltukta oturduğu anlaşılan davacı ... tarafından ispatlanmamış bulunmakla birlikte,  davacılar ..., ... ve ...'ın aracın arka koltuğunda oturdukları ceza soruşturması dosyasındaki beyanlarla anlaşılmış bulunmakla, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesi düzenlemesine göre bu davacı yolcuların arka koltuk için emniyet kemeri zorunluluğunun bulunmadığı da dikkate alındığında (bkz. aynı yönde YARGITAY\t4. Hukuk Dairesi 2021/3759 ESAS, 2021/4961  KARAR sayılı ilamı) bu davacılara yönelik tazminattan bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde müterafik kusur indirimi yapılması hatalı olmuş; davacı ... yönünden yapılan müterafik kusur indirimi ile emniyet kemeri takılmadığı ispatlanmayan davacı .... için  bu sebeple indirim yapılmamasında ise bir isabetsizlik görülmemiştir.   <br>Kabule göre de tavzihe yönelik davacı taraf itirazında;<br>Hükmün tavzihi HMK’nın 305. Maddesinde de;<br>\"(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir\"; <br> Düzenlemesine göre, davanın sigorta yönünden reddine karar verilmesi karşın yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı sigortanın, müteselsil sorumlular içerisinde gösterilmesi nedeniyle hüküm tereddüt uyandırması nedeniyle Mahkemece bu nedenle tavzih kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından buna yönelik itirazın yerinde olmadığı görülmüştür.<br>-Davacı ve davalıların manevi tazminata yönelik itirazlarında; <br>Davacı taraf manevi tazminatın az olduğu yönünden istinaf talebinde bulunmuş olup buna yönelik incelemede; <br>6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.  <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir. <br>Somut olayda; davacının da tazminat hesabında esas alınması gereken kusur, yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, trafik kazası sonucu davacılarda  oluşan sürekli ve geçici maluliyet durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, davacı ... dışındaki davacılar için belirlenen manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete göre bir miktar yetersiz olup, davacı ... haricindekiler için tam kabulle istenilen manevi tazminatlara hükmedilmesi, davacı ... için ise hükmedilen miktarın yeterli olması nedeniyle reddi gerektiğinden, ... dışındaki davacıların buna yönelik itirazlarının kabulüne, davacı ...'nın ve davalılar ... ile ... Ltd. Şti.'nin itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br><br> Bu nedenlerle, davacılar ile davalılar ....... ve ....... Otomotiv İnşaat San. Tic. Ltd. Şti vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar ile davalılar ....... ve ....... Otomotiv İnşaat San. Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar ile davalılar ....... ve ....... Otomotiv İnşaat San. Tic. Ltd. Şti  tarafından peşin olarak yatırılan, başvuru harcı dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine,  <br>4-İstinaf eden taraflarca istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>7-Konya ...İcra Dairesinin ....Esas sayılı dosyasına davalı ....... Otomotiv İnşaat San. Tic. Ltd. Şti tarafından sunulan;.... numaralı,  2.250.500,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br>e-imzalı<br><br>Üye<br><br> e-imzalı<br><br>Katip<br><br>e-imzalı <br> <br><br>                 Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"131a0360c45e31ef","SID":"08deb1e209ad3f06"}}