{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">        T.C.<br>    GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: .....<br>KARAR NO\t:...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:....<br>ÜYE\t\t:...<br>ÜYE\t\t: ..<br>KATİP\t\t:....<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ..<br>NUMARASI\t\t: ..<br>DAVACI\t\t:.....<br>VEKİLLERİ\t\t: Av....<br>DAVALI\t\t:......<br>VEKİLLERİ\t\t: Av...\t  <br>\t\t  Av....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ                    :..<br>GEREKÇE  TARİHİ\t:.....<br> <br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olup, ön inceleme aşaması tamamlandıktan ve incelemenin duruşma yapılmadan karar verilmesi mümkün bulunan hallerden olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; <br> I. DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalıya ait aracın müvekkili tarafından sigortalandığını, kaza yerinden ayrılan sürücü ..' ın sevk ve  idaresindeki aracın yolcu indirmesi yapan diğer aracın arka kısımların çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazada asli kusurlu olduğunu, dava dışı zarar görenin açtığı davada sulh olunarak ...... TL ödemenin yapıldığını, kaza yerini terk eden davalının ilgili maddeler  gereğince sigortalısından talep hakkına sahip olduğunu beyanla ... TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.<br>II. CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, aracın........ davalı tarafından yapıldığını, müvekkilinin kaza yerini terk etmediğini, alkolünün bulunmadığını, ayrıca kaskosunun bulunduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.<br> IV. İSTİNAF:<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>B. İstinaf Sebepleri:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Eksik inceleme ile karar verildiğini, sürücü değişikliği için de olay yerinin terk edilmiş olabileceğini, olayın aydınlatılması için araştırma yapılması gerektiğini, sigırtalı aracın sürücüsünün herhangi bir sebep olmamasına rağmen olay yerini terk ettiğini, rücu sebebinin mevcut olmasına rağmen verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>C. Gerekçe:<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:<br>Uyuşmazlık, olay yerini terk etme nedeniyle kazada yaralanan dava dışı 3. kişiye trafik sigortası kapsamında (ZMMS) ödenen bedelin sigortalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. <br>2. İlgili Hukuk:<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, 2918 sayılı .. Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 83 üncü maddeleri, .......Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk  Sigortası Genel Şartları, B-4 maddesi (f) bendi. 6098 sayılı TBK m. 49-55; 6100 sayılı HMK m.341, 353, 355, 359;<br>3. Değerlendirme:<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;<br><br>cesinde;<br>3.1. KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.<br>3.2.Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; \"Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>3.3. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı \"B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı\" başlıklı maddesinde \"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesi  (f) bendinde \"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin,  tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali\" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.<br>3.4.Bu çerçevede,......tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması   rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. ..... bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez.<br>3.5. Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi,  bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Söz konusu maddeki bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilmesi için zorunlu hallerin neler olduğunun açıklanmasıdır. Dolayısıyla; olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bir hal bulunmamaktadır.<br>3.6. Davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği ve kaza sonrasında araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığı, terkin yanında alkollü araç kullanmak yahut ehliyetsiz araç kullanmak gibi şartların gerekip gerekmediğine ilişkindir. <br>3.7.Somut olayda, Mahkemece, rücu şartlarının oluşup oluşmadığının  mahkeme araştırıldığı sürücünün kaza sonrası tedavi amaçlı olarak sağlık kuruluşuna gittiği ve orada alkol ölçümününde yapıldığının ve alkolsüz çıktığının tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece verilen kararda bir aykırılık bulunmadığından istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasının anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince verilen hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmamış ve davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br> KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken  427,60  TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL' nin mahsubu ile eksik 373,2  TL harcın davacıdan  alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin ilgilisi  üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde ilgilisine  iadesine,<br>6-Kararın kesin olması nedeniyle tebligatların ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. .\t\t<br><br>        Başkan\t\t  Üye\t                    Üye\t         Katip<br>  .<br>         e-imza                             e-imza                                e-imza                         e-imza<br>İ.S. <br><br><br> <br><br> <br> <br><br><br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e431443f5ba0dee","SID":"edbdc8fb80265756"}}