{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 25/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 25/11/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Müvekkil ... Ticaret Limited Şirketi ile davalı/borçlu  arasındaki anlaşmaya nazaran, davalı şirkete ait konteynerin nakliyesi hususunda toplam 31.200 TL'ye anlaşma sağlandığını, anlaşmaya istinaden müvekkil şirkete ait araçla nakliye işlemleri gerçekleştiğini ve konteynerin davalıya teslimi akabinde 27/09/2023 tarihli 31.200 TL bedelli fatura düzenlendiğini, bunun üzerine davalı hakkında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki anlaşmaya binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 27/10/2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu davalı şirket böyle bir borçlarının olmadığını iddia etmekte ise de; anlaşmaya dair taraf şirket arasında yapılmış mail yazışmaları dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı şirket nakliyesi sağlanan konteynerin nakliyesi sırasında müvekkil şirkete ulaşarak taşınmakta olan konteynerin kendilerine ait olduğunu, konteyner bilgilerinin bir başkası tarafından ele geçirildiğini ve  eğer İzmir'de bulunan ... limanına tesliminin sağlanması halinde  yaşanan mağduriyeti de gidereceğini beyan ettiğini, müvekkil şirket tarafından da yapılacak olan nakliye işlemlerinin 26.000 TL ve KDV olarak ücretlendirileceğini davalı şirkete sunduğunu, davalı şirkette anlaşmanın sağlanması üzerine nakliye akabinde ödeme yapılacağını belirttiğini ve cari bilgilerini mail olarak müvekkile ilettiğini, konteynerin davalı şirketin belirttiği üzere İzmir'de bulunan ... limanına teslim edilmesine rağmen telefonla ve mail yazışmaları ile yapılan görüşmelerde kabul etmiş oldukları toplam 31.200 TL ödemeyi yapmadığını, davalı şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davrandığını beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  cevap dilekçesinde özetle; hem icra müdürlüğünün hem de mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili yerine Bursa olduğunu, müvekkilinin uluslararası alanda faaliyet gösteren ... şirketi ile anlaşma yaparak ... , ... ve ... numaralı 3 adet 40 hc konteynerın 13.09.2023 tarihinde beş gün süreyle kiralanması konusunda anlaştığını,  müvekkil şirketin anlaşmalı olduğu nakliye firması olan ... Lojistik şirketinin, 19.09.2023 tarihinde ... Liman İşletmeciliği A.Ş.’nin işletmekte olduğu İzmir ... Limanı’ndan  anılan konteynerları almak üzere gittiğinde konteynarların yetkisiz kişilerce teslim alındığını bilgisi edindiğini, normal işleyişte söz konusu konteynarların ... Liman İşletmeciliği A.Ş.’nin işletmekte olduğu İzmir ... Limanı’ndan teslimi esnasında, liman görevlilerince, müvekkil şirket ile ... şirketi arasında tanzim edilen booking föyünde yer alan referans numarasının söylenmesi, buna müteakip teslimin gerçekleştirilmesi cereyan ettiğini, zira; bu referans numarasının, yalnızca müvekkil şirket, ... şirketi ve liman görevlileri tarafından bilindiğini, fakat müvekkil şirket ile ... şirketi arasındaki booking föyünde yer alan referans numarasının bir takım kişiler tarafından teknik yöntemler kullanılmak suretiyle ele geçirildiğini, bu referans numarası liman görevlilerine söylenmek suretiyle müvekkil şirkete ait konteynerler müvekkil şirketin bilgisi ve rızası olmaksızın yetkisiz kişilerce hırsızlandığını, müvekkil şirketin, kendisine ait konteynarların başkaları tarafından teslim alındığı bilgisini edinmesi üzerine bu kişilerin ve konteynarların tespiti amacıyla yapmış olduğu araştırmalarda ... numaralı konteynarın ... araç tarafından ... limanından teslim alındığını, söz konusu aracın sürücüsünün ... isimli şahıs olduğu, bu şahsın almış olduğu konteynarı ... Köyü No:... ... adresine ve ... isimli şahsa teslim ettiğini, bu işi ve taşıma talimatını da ... Lojistik Ltd.Şti.’nden aldığı bilgisini edindiğini, müvekkil şirketin, ... numaralı konteynarın ise ... plakalı araç tarafından ... limanında teslim alındığını bilgisini edindiğini ancak sonraki sürece dair bir bilgi edinmesi tüm çabalara rağmen mümkün olmadığını, ... numaralı konteynarın ise ... plakalı araç tarafından ... limanında teslim alındığını, söz konusu aracın sürücüsünün ... olduğunu, konteynarı ... Ticaret Ltd.Şti. adına taşıdığı bilgisini edindiğini, bu hususların tespiti üzerine müvekkil tarafından söz konusu konteynarları teslim alan şoförlerin, şoförlerin adına taşıdıkları şirketlerin ( davacı da bu kapsamdadır. ), konteynerları bu şirketlerden satın alan kişiler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, ... sayılı dosya üzerinden soruşturmaya başlandığını, yukarıda nitelikleri belirtilen üç adet konteynarın müvekkil şirkete teslimi amacıyla kolluk kuvvetlerine müzekkere yazıldığını, müvekkil şirketin çabaları ile kolluk görevlileri tarafından konteynerlara el konularak konteynerların müvekkil şirkete teslim edildiğini, bu olaylar esnasında ... numaralı konteynarın ... plakalı araç ile ... Ticaret Ltd.Şti. adına taşıdığı bilgisi üzerine, davacı olan söz konusu şirket ile irtibata geçildiğini, konteynarların müvekkil şirkete ait olduğu, ... limanında hırsızlandığı ifade edildiğini, davacı tarafından konteynerın halihazırda Antalya'da olduğu ifade edilerek, söz konusu eyleme iştirak edilmediğini göstermek ya da iştirak edilmekle birlikte etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sağlamak amacıyla konteynerın kolluk tarafından zor alımı gerçekleştirilmeden önce söz konusu konteyner İzmir ... limanında teslim edildiğini, hal böyleyken davacı tarafından sanki müvekkil şirket ile aralarında rızai bir taşımacılık anlaşması yapılmış gibi, özellikle de müvekkil şirket İzmir'den Antalya'ya konteynerı taşıtmış gibi gidiş dönüş olarak fatura tanzim edilerek haksız taleplerde bulunulduğunu, oysa müvekkil şirkete ait olan konteyner şüpheliler tarafından hırsızlandığını, şüpheliler adına Antalya'ya taşındığını, müvekkil şirketin savcılık müracaatı ile davacı tarafından Antalya'da bulunan konteyner İzmir ... limanına getirildiğini, anılan gerekçe ile müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi davacı tarafın hırsızlanana konteynerı iade etmesi yasal zorunluluk olduğundan bu iadenin karşılığı olan ücretten özellikle de İzmir'den Antalya'ya taşınmasına ait ücretten müvekkil şirketin hukuken sorumluluğu bulunmadığını,  davacı tarafından dava dilekçesi ekinde bir kısım mail yazışmaları sunulmuş ise de söz konusu belgelere icra takip dosyasında dayanılmadığından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.02.2020 tarih ve ... E ., ... K. sayılı ilamında da ifade edildiği üzere itirazın iptaline ilişkin açılan davalarda ispat yükünün davayı açan alacaklıda olduğu ve alacaklının alacağını ispatla yükümlü olduğu, itirazın iptali davasında ispat edilecek olan hususların, icra takibine ve borçlunun itirazına konu alacağın sebebinin itirazın iptali davası için değiştirilme olanağının bulunmadığı, alacaklının takipte dayanmadığı belgeler dışındaki belgelere dayanamayacağı gerçeği karşısında söz konusu mail yazışmalarına itibar edilmemesi gerektiğini, söz konusu yazışmalara itibar edilse dahi mail içeriklerindeki konuşmalarda yalnızca konteynarın Antalya'dan İzmir'de getirilmesi ilişkin talep olduğu anlaşılmakta olup, bu da bir rica ya da anlaşma değil, konteynarın çalınmasından dolayı davacının sorumluluktan kurtulmasının gereği olduğunu, bu hususlara rağmen kabul anlamında gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumlu olacağına kanaat getirilmesi halinde şüphesiz ki bu sorumluluk yalnızca Antalya-İzmir ... limanı arasındaki taşımadan ibaret olacağını, zira; konteynarı İzmir ... limanından Antalya'ya taşıtan müvekkil şirket olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Somut olayda, davalı, icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde özetle; yetkili icra dairesinin müvekkilinin yerleşim yeri olan Bursa icra daireleri olduğunu beyan etmiştir.<br>Yukarıda belirtilen ifa yeri mahkemesine ilişkin hükümlerin uygulanması için taraflara arasındaki sözleşme ilişkisinin/borç dayanağına ilişkin ilişkinin uyuşmazlık dışı olması gerekir. Somut olayda ise, davalı özetle; akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; konteynırların hırsızlandığını, olaylar esnasında ... numaralı konteynarın ... plakalı araç ile ... Ticaret Ltd.Şti. adına taşıdığı bilgisi üzerine, davacı olan söz konusu şirket ile irtibata geçildiğini, konteynarların müvekkil şirkete ait olduğu, ... limanında hırsızlandığı ifade edildiğini, davacı tarafından konteynerın halihazırda Antalya'da olduğu ifade edilerek, söz konusu eyleme iştirak edilmediğini göstermek ya da iştirak edilmekle birlikte etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sağlamak amacıyla konteynerın kolluk tarafından zor alımı gerçekleştirilmeden önce söz konusu konteyner İzmir ... limanında teslim edildiğini,  hal böyleyken davacı tarafından sanki müvekkil şirket ile aralarında rızai bir taşımacılık anlaşması yapılmış gibi, özellikle de müvekkil şirket İzmir'den Antalya'ya konteynerı taşıtmış gibi gidiş dönüş olarak fatura tanzim edilerek haksız taleplerde bulunulduğunu, oysa müvekkil şirkete ait olan konteyner şüpheliler tarafından hırsızlandığını, şüpheliler adına Antalya'ya taşındığını, müvekkil şirketin savcılık müracaatı ile davacı tarafından Antalya'da bulunan konteyner İzmir ... limanına getirildiğini, anılan gerekçe ile müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi davacı tarafın hırsızlanana konteynerı iade etmesi yasal zorunluluk olduğundan bu iadenin karşılığı olan ücretten özellikle de İzmir'den Antalya'ya taşınmasına ait ücretten müvekkil şirketin hukuken sorumluluğu bulunmadığını beyan etmiştir. Akdi ilişkinin olmadığı iddia edildiğinden, sözleşmenin ifa yerinde davanın görülmesi usulen mümkün değildir. Somut olayda, HMK m. 6 hükmünün uygulanması gerekir. Ancak, davalı icra dosyasında ilk olarak usule uygun yetki itirazında bulunduğu için öncelikle oradaki yetki hususunun dikkate alınması gerekir. Takip, yetkili yer icra dairesinde yapılmadığından, davalının yetki itirazı yerinde olduğundan, davanın iş bu nedenle, usulden reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekilinin taraflar arasında sözleşme bulunmadığına ilişkin soyut beyanının mahkemece dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, TBK'nun 1. maddesine göre sözleşmenin açık veya örtülü irade açıklaması ile kurulabileceğini, davalı tarafın da gönderdiği mail içeriklerinden taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğunun açık olduğunu, davalı şirketin borçtan kurtulmak adına bu yönde itirazda bulunduğunu, müvekkili şirketin kara taşımacılığı işi ile uğraştığını, taraflar arasında sözleşme bulunduğunu, sözleşmeden kaynaklı borcun para borcu olduğunu, para borçlarının ifa yerinin alacaklının ikametgah adresi olduğunu, davacı şirketinin merkezinin Antalya ili olması nedeni ile Antalya İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, mahkemenin usulden ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; AAÜT'nin 13. maddesi gereğince belirlenecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında olmayacağı hususunun ilk derece mahkemesince gözden kaçırıldığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasında taşımacılık sözleşmesi bulunup bulunmadığı ihtilaflıdır. TBK'nun 1.maddesinde \"sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.\" hükmü yer almaktadır. Taraflar arasındaki mail yazışmalarının incelenmesinde; davalı tarafın, davacı taraftan taşımaya konu konteynırın ... deposuna teslimatını ve konteynırın limana teslim edilmesinden sonra fatura düzenlenebileceğini beyan ettiği, davacının konteynırı ... geri bırakacaklarını, nakliyesinin 26.000,00+KDV üzerinden fatura edileceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu mail yazışmalarının içeriği ise taraflarca inkar edilmemiştir. Bu durumda artık taraflar arasında taşıma hususunda sözleşmenin kurulduğunu kabul etmek gerekmektedir. <br>Taraflar arasındaki sözleşmede davalının borcu para borcu olup TBK'nun 89. maddesine göre para borçlarının ifa yeri alacaklının ikametgahıdır. Davacı tarafın adresi Antalya ili olduğundan somut olayda Antalya İcra Dairelerinin de yetkili olduğu anlaşılmakla mahkemenin icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesi ile yukarıda yazılı şekilde davanın usulden reddine karar vermesi hatalı olmuştur. <br>Takibe konu faturanın nakliye bedeline ilişkin olduğu görülmekle, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek söz konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın gidiş- dönüş için mi kesildiği, sadece Antalya- İzmir arasındaki tek seferlik taşıma için mi kesildiği, taşıma sözleşmesi nedeni ile davacının  tek yön için mi, çift yön için mi talepte bulunabileceği, taşıma nedeni ile davacının talep edebileceği bedelin ne olduğu  hususunda tarafların delilleri toplandıktan sonra değerlendirilme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. <br>Kabule göre ise , AAÜT'nin 7/2. fıkrasında davanın dinlenebilmesi için kanunda ön görülen ön şartın yerine getirilmemesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi halinde hükmedilecek vekalet ücretinin tarifenin 3. Kısmına göre belirleneceği, ancak bu miktarın tarifenin 2. kısmının 2. bölümündeki yazılı miktarları geçemeyeceği belirtilmekle mahkemenin kararı yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2- Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/04/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>4-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacının istinaf başvurusunun kabul edildiğinden  peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalının istinaf başvurusu reddedildiğinden  alınması gerekli  427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>8-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b72453b975ce0f83","SID":"4d7c13f0f8f74d75"}}