{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1619 <br>KARAR NO:2024/2008<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/07/2024<br>NUMARASI:2024/138 Esas- 2024/757 Karar<br>DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar murisi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/81085 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, hazırlanan iddianameyi takiben İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilen dosyada yapılan yargılama kapsamında davacılar murisi hakkında 21/02/2020 tarihinde mahkumiyet kararı verildiğini, istinaf edilen dosyada eksik incelemeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ... Ceza Dairesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davacı müvekki... 20/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, bu doğrultuda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/01/2023 tarih, 2021/134275 sayılı tebliğnamesinde, sanığın karar tarihinden sonra öldüğünün anlaşıldığından ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına kararı verildiği, davacıların murisinin vefatından sonra Büyükçekmece ... Noterliğinin 09/12/2022 tarih, ... yevmiye nolu mirasçılık belgesi alındığını, Beyoğlu.... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 10/11/2023 tarihli ihtarnamesi ile söz konusu durumun şirketlere bildirildiğini, ihtar ve ihbar edilen ihtarnamenin tebliğ olmasına rağmen şirketlerce işlemin yerine getirilmediğini belirterek, davacıların mirasçılık payları oranında hisselerinin şirket pay defterine işlenmesine, davalı şirketin 2022 yılı bilanço suretinin davacı tarafa bildirilmesin, pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının hesaplanmasını, reeskont faizi ile birlikte davacılara ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar murisinin, davalı şirket hissedarlarından olduğunu, 20/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, ancak murisin hisselerine el konulduğunu ve müsadere edildiğini, davacıların taleplerine ilişkin kayyım heyeti tarafından alınan herhangi bir karar olmadığını, iş bu sebeple dava şartının oluşmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, davalının şirkete TMSF tarafından kayyım atandığını, taraflarca husumet konusu olmadığını, şirketin yönetiminin genel kurul yetkilerine haiz olmadığını, murisin vefatı sebebiyle ceza davasının düşürülmesine karar verilmesinden dolayı, suça konu şirket hisselerine ilişkin verilen müsadere kararının ortadan kaldırılması gerektiğine ilişkin iddiaların hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 09/07/2024 tarih ve 2024/138 Esas - 2024/757 Karar sayılı kararında;\" Dava, Davacıların mirasçılık payları oranının hisselerinin şirket pay defterine işlenmesi ve veraset intikal vergisinin tayin ve ödenmesi için 2022 yılı bilanço suretinin davacılara bildirilmesi ile pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının haplanarak ayrı ayrı davacılara ödenmesi isteminden ibarettir.TTK'nın 494/4. maddesinde payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin hakların derhâl devralana geçeceği düzenlenmiş, TTK'nın 493/6. maddesinde payların miras vs. gibi kanun gereği iktisabı halinde şirkete payları gerçek değeri ile ile satın almayı önererek devre onay vermeyi reddetme hakkı tanınmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 408/2-d. fıkrasında finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil kullanılmasına dair kararların alınmasının genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğu düzenlenmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacıların murisi olan ...'nin davalı şirket ortağı olduğu, İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli, 2017/353 D.iş sayılı kararı ile 647 sayılı KHK'nın 19. Maddesi kapsamında davalı şirkete TMSF tarafından kayyım atandığı, davacıların murisi olan ... hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/40 Esas, 2020/53 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet ve şirket hissesi üzerinde müsadere kararı verildiği, karar temyiz aşamasındayken murisin öldüğü, ceza yargılamasının halen devam ettiği anlaşılmakla davacıların şirket hissedarı olduklarının tespiti bakımından Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olan herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, kaldi ki yukarıda anılı hüküm gereği TTK'nın 494/4. maddesi uyarınca mirasa dayalı pay geçişlerinin derhal geçeceğinin düzenlendiği, şirket tarafından satın alma teklif edilerek ancak devre onayı reddetme hakkının bulunduğu, davalı şirket tarafından davacıların mirasçılığına veya pay sahipliklerine ilişkin itirazda bulunulmadığı, uyuşmazlığın ceza mahkemesince şirket yönetimine TMSF'nin kayyım olarak atanmasının ve müsadereye ilişkin kararın henüz kesinleşmemesinden kaynaklandığı, ayrıca kar payı dağıtılması kararının münhasıran anonim şirket genel kuruluna ait olduğu buna ilişkin bir karar alınmadan mahkemeden tüm geçmiş dönem kar paylarının dağıtılmasının da talep edilemeyeceği, davacıların bu aşamada; ceza dosyası kesinleşmeden ve kar payı dağıtılmasına ilişkin genel kurul kararı olmaksızın dava açmalarında hukuki yararları bulunmadığından davanın usulden reddine ve davalı yararına maktu vekalet ücretine (emsal olarak Yargıtay 11. HD. 10/04/2023, 2021/7762 Esas, 2023/2193 Karar sayılı ilamı) karar vermek gerekmiştir. \"gerekçesi ile,'' Davanın usulden reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/81085 numaralı dosyası ile soruşturma  başlatıldığını, akabinde iddianame hazırlanarak dosya İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi   edildiğini, yapılan yargılama kapsamında hakkında 21.02.2020 tarihli mahkûmiyet kararı verildiğini, iş bu kararın taraflarınca istinaf edilmiş olduğunu, eksik incelemeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi tarafından düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiğini, yine ...nın 20/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, Türk Ceza Kanunu md. 64 de sanıgın ölümü durumunun düzenlendiğini, ''(1) Sanıgın ölümü halinde kamu davasının düsürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi esya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.'' denildiğini, Bu doğrultuda; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26/01/2023 tarihli ve 2021/134275 sayılı tebliğnamesin de özetle; \"  \"Sanık ...'nın UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, karar tarihinden sonra, 19/11/2022 tarihinde öldügü anlaşılmakla, TCK'nın 64/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, bu itibarla sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde oldugundan,CMK'nın 302. maddesi geregince hükmün BOZULMASI,\" şeklinde belirtildiğini, Bu nedenle de Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararı hakkında düşme kararı verileceğini, hem de müsadere kararı yönünden bozulmasına karar verileceğini düşündüklerini, Dolayısı ile müsadere mümkün olmayan hisselerin müvekkillerine intikalinin gerçekleşmesinin kanuni zorunluluk olduğunu, Müvekkillerinin murisi ... (T.C. ...) 19.11.2022 tarihinde vefat etmiş olduğunu, Büyükçekmece .... Noterliği 09.12.2022 tarihli ... yevmiye nolu mirasçılık belgesi alındığını, Buna göre; Mirasçılarının davacılarla birlikte dava dışı ... ile birlikte ... olduğu, taraflarınca Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 10.11.2023 tarihli ihtarnamesiyle söz konusu durumun şirketlere bildirildiğini, ihtarnamenin tebliğ olduğu halde gereğinin bilinçli biçimde yerine getirilmediğini, Müvekkillerinin ortaklıktan doğan haklarını kullanabilmesi için deftere kayıt edilmesinin zorunlu olduğunu, bu durumun aynı zamanda 3. kişilere karşı hak sahipliğini belgelediği gibi müvekkillerinin şirkete karşı haklarını kullanması için de önemli olduğunu, MADDE 375 yönetim kurulu görevleri arasında; \" Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi. \" şeklinde olduğunu, 6758 sayılı Kanunun 19/3 maddesi hükmüne göre; \"20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve ... Genel Müdürlüğüne 5 veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketler, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde,Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetilir. Bu şirketlerin yöneticileri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır ve görevden alınır. Bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının veya 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından karar verilebilir. <br>Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan onayıyla belirlenir.\" 6758 Sayılı Kanunun 19. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esasların 7. maddesinde; \"…Mali durum, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sebepler nedeniyle şirketin mevcut halinin sürdürülebilir olmaması halinde şirketin, şirket varlıklarının veya malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine Bakan tarafından karar verilebilir.\" Ayrıca 15 Temmuz 2018 tarihli ve 2018/1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre; TMSF, Cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır. Bu bakımdan; TMSFnin kayyım olarak atandığı Şirketlerde mali durum, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sebepler nedeniyle şirketin mevcut halinin sürdürülebilir olmaması halinde şirketin, şirket varlıklarının veya malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSFnin bağlı bulunduğu ilgili Bakan (2018/1 Sayılı Genelge doğrultusunda Cumhurbaşkanı) tarafından karar verilebilir.Kayyım sıfatı ile TMSFnin ve Şirketlere atanan yöneticilerin Şirketleri satma yetkileri olmadığını, kayyım ve yöneticilerin görevi şirketi basiretli tacir gibi yönetmek ve şirket varlıklarını korumak olduğunu, buna aykırı bir şekilde tesis edilen işlemlerin hukuka açıkça aykırı olduğunu, 6758 sayılı Kanunun 19/3 maddesi hükmüne göre; \"20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve ... Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketler, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetilir.\"  bu bakımdan kayyım sıfatı ile TMSFnin ve ayrıca şirketlere atanan yöneticilerin şirketleri satma hakları bulunmadığını, kayyım ve yöneticilerin görevi müvekkilinin malvarlığı değerlerini basiretli bir tacir gibi yönetmekten ibaret olduğunu, bu bakımdan kayyım ve yöneticiler sınırsız bir yetkiye sahip olmadığını, ortada haklı bir neden bulunmadan müvekkilinin malvarlığı değerlerini satmaları, yetkileri dışında ver kötü niyetli bir şekilde tesis ettiklerini gösterdiğini, kayyım olan TMSFnin yetkilerini aşmak sureti ile tesis ettiği 4 Ekim 2019 tarih ve 2019/483 Sayılı kararın iptali gerektiğini, Müvekkillerinin mirasçılık payları oranında hisselerinin şirket pay defterine işlenmesi ve  veraset intikal vergisinin tayin ve ödenmesi için 2022 yılı bilanço suretinin taraflarına bildirilmesini, Pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının hesaplanarak ayrı ayrı müvekkillerinin hesaplarına ödenmesi gerektiğini, İleri sürerek; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/138 Esas - 2024/757 Karar sayılı 09/07/2024 tarihli kararının istinaf mahkemesince yapılacak inceleme sonucunda  kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, davacıların mirasçılık payları oranında hisselerinin şirket pay defterine işlenmesi ve pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının hesaplanarak ödenmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın  usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarih ve 2017/353 D. İş numaralı kararı ile 647 Sayılı KHK' nın 19. Maddesi uyarınca davalı şirkete TMSF kayyım olarak atanmıştır. Davacı tarafça, davalı şirketteki muris ... hissesinin davacıların mirasçılık payları oranında şirket pay defterine işlenmesi ve Pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının hesaplanarak ödenmesi talep edilmiştir. Dosya arasında bulunan murise ait veraset ilamı incelendiğinde; Murisin davacılar dışında ... ve ... isminde mirasçılarının da olduğu anlaşılmıştır. Davacı ve dava dışı diğer ortaklara mütevaffa ...'nın payı miras olarak intikal etmiş davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, mirasçılar adına kaydedilebilmesi için müşterek mülkiyete dönüşmesi gerekir. Bunun için ise mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmalıdır.Davacıların murisi ...'nin, davalı şirket hissedarlarından olup,  davacıların murisi olan ... hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/40 Esas - 2020/53 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet ve sanığın ortağı olması nedeniyle kayyım atanan ve kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen tüm şirketlerdeki hisselerinin müsaderesine, soruşturma aşamasında sanıkların ortaklıklarındaki şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanması kararlarının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına karar verildiği, kararın temyiz aşamasındayken davacıların murisi ...'nın 20.11.2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.TCK'nın 64. madde uyarınca sanığın ölümü nedeniyle ceza davasının ölüm nedeniyle  ortadan kaldırılması söz konusu ise de şirket hisselerinin müsaderesi hakkında yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. UYAP sisteminden yapılan sorgulamada Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2023/6208 Esas - 2024/9383 Karar sayılı 19/07/2024 tarihli kararı ile ;''....örgütün amaç ve faaliyetlerine özgülenip örgüte tahsis edildiği kabul edilerek, ...Şirketi'nin, iyi niyetli pay sahipleri ile üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin yazılması suretiyle,hükmün düzeltilerek onanmasına, karar verilmiştir.Davacıların murisi ...'ya ait şirket hisseleri üzerinde halihazır durum itibariyle müsadere kararı  bulunduğu, bu durumda, davacıların murisine ait iken müsaderesine karar verilen şirket hisselerinin müşterek mülkiyete dönüşmesi mümkün olmadığından, davacıların eldeki davayı açmakta hukuki yararları bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 6758 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 19/10 maddesi; \".. Fonun, yönetim organı yetkilerini ya da yönetim organı yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerini haiz kayyım olarak görevlendirildiği şirketlerde ana sözleşmelerine bağlı olmaksızın, kayyım atanmasından önceki dönem bilanço ve kâr/zarar hesaplarını tasdik ile bu dönemlerde görev yapan yönetim/müdürler kurullarını ibra etmek anlamına gelmemek kaydıyla, bu maddenin dokuzuncu fıkrası çerçevesinde, şirketlere kayyım atanan faaliyet dönemini izleyen dönemden başlamak üzere kısmen ya da tamamen kâr dağıtımına karar verilebilir. Dağıtımına karar verilen kâr; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında mahkûmiyet kararı bulunmayan hissedarlara payları oranında ödenir.Soruşturma veya kovuşturması devam edenlerin hissesine isabet edecek kâr payı; kovuşturmaya yer olmadığına, beraate, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ödenmeyerek Fon hesaplarında tutulur. Hakkında soruşturma, kovuşturma bulunmama veya müsadere kararı verilmemiş olma koşulu, borsada işlem gören hisseler bakımından aranmaz. Kâr dağıtımı kararı ilişkili olduğu faaliyet dönemi mali verilerinin ve tablolarının tasdiki anlamına gelmez. Dağıtıma ilişkin hususlar Fon Kurulu tarafından belirlenir...,\" şeklinde hükümler içermektedir. Anılan düzenleme uyarınca  TMSF kararı ile, kar payı dağıtılabileceği düzenlenmiştir.Düzenleme uyarınca, dağıtımına karar verilen karın hissedara ödenebilmesi için; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında mahkûmiyet kararı bulunmaması gerekir. Soruşturma veya kovuşturması devam eden hissedarların hissesine isabet edecek kâr payı; kovuşturmaya yer olmadığına, beraate, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ödenmeyerek Fon hesaplarında tutulacaktır.Dava tarihi itibariyle, davacıların murisi hakkında verilmiş bir düşme kararı bulunmadığından, kar payının dağıtılmasını talep etmeleri mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacıların  istinaf başvurularının  6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince   ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cfc1d02320da5588","SID":"ade4cc2c77aa5089"}}