{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  KARAR <br>ESAS NO:2022/940 <br>KARAR NO:2024/1935<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:20/01/2020<br>NUMARASI\t:2017/186 Esas - 2020/12 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:20/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirkete kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 29.07.2016 tarihli trafik kazası sonucu hasar gördüğünü, yapılan ekspertiz incelemesi sonucu tamir şirketine 32.500,00 TL ödeme yapıldığını, kazaya ilişkin tutanağa göre ... plakalı ambulans sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmekten %100 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle ödenen hasar tazminatının TTK 1472 ve BK 183. maddeleri gereğince %100 kusurlu olan ... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... A.Ş.’ye başvurulduğunu ancak ödeme yapılmadığını belirterek  ödenen tazminatın 23.11.2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın  zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini,Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde görülen işlerin ticari iş olmadığını, bu nedenle davanın ticaret mahkemesinde görülmemesi gerektiğini, kamu hizmeti verdiklerini, olayda davalı idareye yüklenebilecek bir kusurun olmadığını, itfaiye, ambulans gibi araçların trafiğe kamu yararına çıktıklarını, bu nedenle bu tür araçlar için yasal düzenlemeler yapıldığını, hasta ihbarı yapıldığında ambulansın geçiş üstünlüğünün olduğunu, hız sınırının diğer araçlardan farklı olduğunu, bu durumda davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, dava dilekçesinde, davacıya ait araçta kazadan sonra oluşan hasarların kasko sigortası kapsamında olduğunu, davalı idareden talep edilemeyeceğini, zararın hangi kalemlerden oluştuğunun açıklanması ve yasal delillerle ispatının gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazayla ilgili tutanağın incelenmesinde, ... plakalı aracın sirenleri ve ışıklarının açık şekilde ambulans görevini yaptığı ve bu nedenle geçiş önceliğini kullandığı sırada kazanın meydana geldiğinin görüldüğünü, bu nedenle ambulansa izafe edilen % 100 kusurun kabul edilemeyeceğini, KTK’nın 71.maddesinde geçiş üstünlüğünün tanımlandığını, görevi başında geçiş üstünlüğünün kullandığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 8.075,00 TL tazminatın 23/11/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı  Sağlık Bakanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Sağlık Bakanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde görülen işlerin ticari iş olmadığını, davanın ticaret mahkemesinde görülmemesi gerekmekte olduğunu, kamu hizmeti verildiği için ve olayda davalı idareye yüklenebilecek bir kusur olmadığından kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, bu durumda davalı Bakanlığın sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, sağlık sektörünn niteliği itibariyle içinde risk barındıran bir hizmet verdiğini, müvekkili idarenin bu hizmeti verirken ambulansları sigorta ettirmekte ve kapsamını geniş tuttuğunu, her türlü zarar sigorta şirketince tanzim edilebilir durumda olduğundan müvekkili idare yönünden verilen sorumluluk kısmı hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 29/07/2016  tarihinde ...üzerinde Gökkuşağı Kavşağı istikametinden İller Bankası istikametine seyir halinde olan davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı ambulansın sol ön köşe ve yan kısmının kırmızı ışıkta giriş yaptığı ... Kavşağında gidiş istikametine göre sol tarafından yeşil ışıkta kavşağa giren sürücü ...nıl sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ ön köşe ve yan kısmıyla çarpışmasıyla ... plakalı aracın savrularak gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan orta refüje çıkıp ön kısmıyla yön levhası ve reklam direğine çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.Dava, kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın rücuen tazmini istemine  dayanmaktadır.Dava konusu uyuşmazlık, 5521 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık değildir. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 6. kitabında 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd.  maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda zorunlu trafik sigorta poliçesinden dolayı oluşacak ihtilafın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda hükümler uygulanacağından başka bir ifadeyle ihtilafın TTK'da düzenlenen hususlardan olması nedeniyle mutlak ticari bir dava söz konusu olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir (Yargıtay kapatılan 17. Hukuk Dairesinin  2015/5763 E. - 2017/3414 K. ve  2014/20096 E. - 2017/3049 K. sayılı kararları).Yargıtay'ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir.Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz. KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" Somut olayda, trafik kazası nedeni ile oluşan maddi hasar 29/07/2016 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı kasko sigorta şirketi tarafından kasko sigortalı aracın onarım bedeli  23/11/2016 tarihinde ödenmiş, eldeki dava ise 27/02/2017 tarihinde açılmıştır. Dava iki yıllık süre içerisinde açıldığından zamanaşımı dolmamıştır. Kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü ışık ihlali yaptığından asli kusurlu bulunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, davalının tali ve %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. İtiraz üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ikili ayrım yapılmış ve \"...Mevcut verilere göre; 1. Olay davalı sürücünün ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini vererek yönetimindeki ambulansla kavşağa girmesi durumunda meydana gelmiş ise;Davalı sürücü ... olay yerinde seyri sırasında geçiş üstünlüğü hakkı sevk ve idaresindeki araca ait olsa da kavşağa kırmızı ışıkta giriş yaptığını da dikkate alarak kavşak mahallinden geçişini kontrollü şekilde yapması, sol tarafından kavşağa giren araç nedeniyle etkili fren tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki ambulansın sol tarafından gelen otomobille çarpıştığı olayda tali kusurludur.  Sürücü ... kavşağa giriş yaptığı sırada yolu kontrol etmesi, ışıklı ve sesli uyarı işaretleri açık halde kavşağa giren ambulansı dikkate alıp, ambulansa geçiş üstünlüğü hakkını tanıması gerekirken bu hususlara riayet etmeden giriş yaptığı kavşakta sevk ve idaresindeki otomobilin sağ tarafından gelen ambulansla çarpışmasıyla orta refüje çıktığı olayda asli kusurludur.Olay davalı sürücünün ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini vermeden yönetimindeki ambulansla kavşağa girmesi durumunda meydana gelmiş ise;  Davalı sürücü ... olay yerinde seyri sırasında kavşakta geçiş üstünlüğü hakkına sahip olması için ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini bir arada vermesi gerektiği dikkate alındığında bu hususa riayet etmeyip kırmızı ışıkta giriş yaptığı kavşakta sevk ve idaresindeki ambulansın sol tarafından kavşağa giren otomobille çarpıştığı olayda asli kusurludur. Sürücü ... kavşağa yeşil ışıkta giriş yapmakta ise de sağ tarafından gelen ambulansın seyir durumunu dikkate alması gerekirken sevk ve idaresindeki otomobilin sağ tarafından gelen ambulansla çarpışmasıyla orta refüje çıktığı olayda tali kusurludur...\" belirlemesi yapılmıştır.Mahkemece dosya kapsamına uygun olacak şekilde ve davalı lehine ATK raporu ile değerlendirme yapılarak karar verilmiş olduğundan kusura ilişkin istinafın reddi gerekmiştir. KTK'nın 3. maddesinde, \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un  85/1. maddesine göre \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. \" maddenin son fıkrasına göre ise \"işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur.2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı) Davalı Adana İl Sağlık Müdürlüğü ... plaka sayılı ambulansın maliki olduğuna göre, malik ve işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacılara karşı müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece davalı  yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde  isabetsizlik yoktur.Yargıtay  17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2017 tarih, 2016/11886 E. ve 2017/6732 K. Sayılı emsal kararında da \"... Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendiği, davacı kusursuz olduğundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; somut olayda davalı sürücünün %25 oranında ve dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu; davalı ve dava dışı 3. kişinin kusur oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müştereken ve müteselsilen tahsili talep edildiğinden davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK 88. ve TBK 61. maddesine aykırı olarak davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmalarının hatalı olduğu\" yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12443 E. ve 2022/6192 K.,02021/11174 E. ve 2022/4055 K.  sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren işleten, sürücü ve trafik sigortacısı ile kazaya karışan tüm araç sürücüleri ve işletenleri zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalıların zararın tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Davalı harçtan muaf olduğundan harç  alınmasına  yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.20/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a110648b366b1f62","SID":"bf6e56c9fd0302c0"}}