{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/930 <br>KARAR NO\t:2024/1934<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:10/02/2022<br>NUMARASI:2019/98 Esas - 2022/132 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:05/03/2019<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/342<br>ESAS 2021/507 KARAR SAYILI DOSYASINDA:<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:05/03/2019<br>KARAR TARİHİ:02/06/2021<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.09.2008 tarihinde sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile gece TEM otoyolunda yolun yağışlı ve kaygan olduğu halde Ankara'dan İstanbul istikametine seyrettiği sırada aydınlatması bulunmayan ... daha önceden sürücüleri ... ve ... olan iki kamyonun çarpışarak yolu kapadığı mahalde ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin arkasına kendi aracının önü ile çarpması neticesi ... plaka sayılı araç yolcusu ...'in vefat ettiğini, davacının ...'in yasal mirasçısı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Daire Başkanlığı tarafından 23.03.2011 tarihinde düzenlenen raporda davaya konu kazada çarpışarak yolu tamamen kapayan kamyonların bu duruma asli derecede etkili oldukları belirtildiğini, kazaya karışan ve trafikte ...adına tescilli olan ... plakalı aracın davalı ... tarafından sigortalı olduğunu, daha önce İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/507 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve davalı ...ile ... A.Ş.'nin bu bedelden müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verildiğini ve bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda tespit edilen maddi zarar miktarı müteveffanın eşi ... için 168.948,00-TL, çocuk ... için 12.984,00-TL, diğer çocuk ... için 40.244,00-TL toplamda 222.176,00-TL olarak hesaplandığını, sigortanın limit miktarı olan 100.000,00-TL'nin içinde kalan 90.000,00-TL'lik kısmının davalıdan kaza tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen davada vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 20.09.2008 günü meydana gelen aynı trafik kazasında  ... plakalı araçta bulunan ve yolcu olan ...'in yasal mirasçısı olan davacılar için İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/98 Esas sayılı dosyasıyla desteğin eşi için aynı olay ile ilgili maddi tazminat talepli dava açtıklarını, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davacı ... için 5.258,76-TL, ... için 16.299,57-TL maddi tazminat tespit edildiğini, bu rapora istinaden iş bu davanın açıldığını, iş bu dosyanın İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/98 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalı ... şirketinin sigorta teminatının 100.000,00-TL olduğunu,10.000,00-TL'lik kısmının mahkeme kararı ile tahsil edildiğini, kalan 90.000,00-TL'lik kısmın davacılar için talep edilen 21.558,33-TL'nin kaza tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; davalı ... tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün dava konusu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ile kayıt altına alınmış bu hususa rağmen davacı tarafça huzurdaki davanın açılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kaza tarihinin 20/09/2008 olduğunu, zamanaşımının dolduğunu,  davaya konu edilen olaya ilişkin tüm zararların davalı ... tarafından davacıya ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 68.441,67-TL'nin 12/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,Birleşen davanın kabulü ile, davacılardan ... için 5.258,76-TL'nin 12/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ...Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, gerekçeli kararın HMK 297. maddesine  aykırılık teşkil ettiğini, gerekçesi kanuna uygun olarak belirtilmeyen kararların bozma sebebi olduğunu, dosyada eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi hususları dikkate alınmadığını  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 20.09.2008 günü,21:45 sıralarında sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki kamyonla Bolu istikametinden İstanbul istikametine doğru seyrettiği sırada ..., havanın yağışlı ve yolun kaygan olduğu bir anda kamyonun kontrolünü kaybettiği ve aynı istikamette seyretmekte olan sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonun sağ arka kısmına çarptığı, bu olay nedeniyle her iki kamyonun yola savrulduğu ve tüm şeritlerin ulaşıma kapandığı,arkadan gelen araçların da kazaya karışması nedeniyle zincirleme trafik kazasının meydana geldiği, yine aynı istikamette saat 22:00 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile seyretmekte olan sürücü ...'ın da önünde seyretmekte olan ...'in yönetimindeki ... plakalı otomobilin arkasına kendi aracının ön kısmıyla çarptığı, çarpmanın etkisiyle ...”in yönetimindeki ... plakalı aracın ön kısmıyla ... plakalı kamyonun sol yan kısmına çarptığı,bu esnada sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile aynı istikamette seyretmekte olan, ...'nin kaza yapan araçları görünce sağa doğru manevra yaptığı ve aracın sol ön kısmı ile ... plakalı kamyonun arka kısmına çarptığı,aracın arka kısmının ise savrularak ...'in yönetimindeki ... plakalı otomobilin ön kısmına çarparak durduğu, bu kaza nedeniyle ... 'in yaralandığı, araçta yolcu olarak bulunan asıl ve birleşen dava davacılarının desteği olan ...'in vefat ettiği anlaşılmıştır.Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu'nun 16.04.2019 tarih, 2017/17-1099  E. ve  2019/460  K. sayılı kararında \"Somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği; aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesi ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybının miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır.\" yönünde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davaya konu tazminat istemine ilişkin olarak daha önceden İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/507 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, ilgili dosyada karar verilerek mahkeme ilamının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve kesinleşen mahkeme ilamına göre; davacının dava dilekçesinde dava değerini 10.000,00 TL olarak talep ettiği, davacıların maddi zararı 30/06/2016 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ... için 168.984,00 TL, davacı ... için 12.984,00 TL, davacı ... için 40.244,00 TL hesaplandığı ve davalı ... şirketinin sorumluluğu 100.000,00-TL ile sınırlı tutulmuş ise de davacının davasını ıslah etmediği için dava dilekçesindeki talep miktar  ile bağlı kalınarak davacılar lehine 10.000,00 TL maddi zararın ödenmesi ve 20/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine yönelik hüküm kurulduğu ayrıca kesinleşen hükümde davalı ...Ş.'nin sorumluluğunun 100.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına karar verildiği, eldeki asıl ve birleşen davanın bakiye teminat limitine göre ek dava olarak açıldığı,  asıl ve birleşen dava dilekçesinde açıkça  belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmemiş olduğundan bu yöndeki istinaf yerinde bulunmamıştır. Mahkemece, davanın dayanağı olan kesinleşmiş İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/507 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile birlikte eldeki davanın bilirkişi raporunu karşılaştırılarak dosya kapsamına verilen hükmü  açıklayıcı şekilde  yeterli gerekçe yazılmış olduğundan bu yöndeki istinafın reddi gerekmiştir.Davalının asıl ve birleşen davaya verdiği cevap dilekçesinde davacıların desteğinin hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürülmemiştir. Hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalı tarafın cevap dilekçesinde, bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Bu doğrultuda davalı vekilinin hatır indirimi yapılmasına yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir.Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582) Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş  ilama esas alınan kusur raporunda desteğin hangi zincirleme kaza ile vefat ettiği  belirlenemediği ve emniyet kemerinin takılı olup olmadığı da belirlsiz olduğu,  davalının aksini ispat edemediği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında  usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ...Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 6.147,90 TL harçtan peşin alınan 1.537,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.610,9‬0 TL harcın  davalı ...Ş.'nden  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.20/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebb222b7ec9ce510","SID":"4b819201c6f96550"}}