{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/310 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/921<br><br>DAVA\t: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t: 27/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 27/09/2024<br>Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı arasında 14/11/2019 tarihinde ..... no'lu ürün tedariği sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmemesi üzerinde Belarus Cumhuriyeti Vitebsk ili Ticaret Mahkemesi'nde taraflar arasında ..... esas sayılı davanın görüldüğünü, görülen davada Belarus Mahkemesi'nin 08/07/2021 tarihli kararı ile davalı şirketin müvekkiline toplamda 81.395,70-TL tutarındaki paranın ödenmesine karar verdiğini, bahsi geçen mahkeme kararı 30/07/2021 tarihinde kesinleştiğini ve icra kabiliyeti kazandığını, borcun halen ödenmediğini,  arabuluculuk sürecinin tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, iki ülke arasında 19/04/2018 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Belarus Cumhuriyeti arasında hukuki, ticari ve cezai konularda adli yardımlaşma anlaşması düzenlendiğini, Möhuk 1. Ve 2. maddesi gereğince iki ülke arasında ikili sözleşme bulunması nedeniyle yabancı mahkeme kararının tenfizi gerektiğini, tenfiz ve tanıma için usulü şartların tümünün gerçekleştiğini, beyanla Belarus Cumhuriyeti Vitebsk ili Ticaret Mahkemesi'nin 08.07.2021 tarih ve №..... Esas sayılı ilamının Türkiye’de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA:  davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Möhuk 51 gereğince, davalı şirketin yerleşim yeri ve merkezi Başakşehir olduğundan dolayı, davanın Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kararın kendilerine tebliğ edilmediğini, kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını,  kesinleşmiş ve icra edilebilir olmaya ilişkin Möhuk 50/1 karşılığının gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Belarus Mahkemelerinin değil, Türkiye Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı şirket merkezinin Türkiye'de olduğunu, Belarus Mahkemesi'nde görülen davada usulüne uygun bir yargılama yapılmadan karar verildiğini, davaya cevaplarını ve itirazlarını sunduklarını ancak itirazlarının nazara alınmadığını, gerekli inceleme yapılmadan ve delilleri irdelenmeden hüküm tesis edildiğini, adil yargılanma haklarının zedelendiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın haksız ve hukuksuz olarak açılmış olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:<br>Dava konusu tanıma ve tenfizi istenilen mahkeme kararının onaylı kesinleşme ve gerekçeli karar evrakları, ve onaylı tercümeleri.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu uyarınca Belarus Cumhuriyeti Vitebsk İli Ticaret Mahkemesi'nin 08.07.2021 tarih ve №..... Esas sayılı ilamının Türkiye’de tanınması ve tenfizine karar verilmesi talebinden ibarettir.<br>5718 sayılı MÖHUK'un yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi ve tanınmasını düzenleyen 50. vd. maddelerine göre, Türkiye'de bir yabancı mahkeme kararının infaz edilebilmesi veyahut kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi bu karar hakkında tanıma veya tenfiz kararı verilmesine bağlı olup, yabancı mahkeme  ve hakem kararının tanınması veya tenfizi ise bu kararın usulünce kesinleşmiş olmasına bağlıdır.<br>Tenfiz; yabancı mahkeme kararının Türkiye'de icra olunabilmesini sağlayan mahkeme kararıdır. Tenfiz usul ve esasları 2675 sayılı MÖHUK'un 34 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup Türk Mahkemeleri'nin yabancı ülke mahkeme kararlarının tenfizi davasında yerindelik denetimi söz konusu değildir. Tenfizden amaç yabancı ülke mahkeme kararının aynen Türkiye'de herhangi bir mahkemenin verdiği bir kararmış gibi kabul görmesidir. Bu amaçla Türk Mahkemeleri'nin yabancı ülke mahkeme kararında tenfize konu hükmü değiştirme hak ve yetkisi dahi bulunmamaktadır. Yargılamada sadece tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmesi yapılır.<br>5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesine göre yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için; Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması,  hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması koşullarının varlığı gerekmektedir. <br><br>Davacı vekilinin dava konusu yabancı mahkeme kararının ve kesinleşme, icra kabiliyeti kazandığını bildirir evrakının onaylı çevirilerini dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.<br>Davalı şirketin merkezinin Başakşehir/İstanbul olduğu, Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetki alanına girdiği, mahkememizin dosyada yetkili olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yetki itirazları yerinde bulunmamıştır. <br>Dava, tanıma ve tenfiz talebinden ibaret olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tenfizi talep olunan yabancı  ülke kararının  ve kesinleşmiş aslı ve noter tercümesi ile tüm dosya kapsamına binaen,<br>Somut olayda; dava konusu kararın 30/07/2021 tarihinde yasal olarak yürürlüğe girdiği ve icra kabiliyeti kazandığı, tenfizi talep olunan yabancı ülke ilamının ülkemiz kamu düzenine aykırı bir yönünün bulunmadığı, yargılama sırasında tenfizi talep olunan ülkenin usül hükümlerinin uygulanmasının doğal ve yargılama safhasında adil yargılama hakkının ihlal edilmediği, usulüne uygun kesinleştiği ve 5718 Sayılı Kanunu'nun 54. maddesinde belirtilen tüm tenfiz şartlarının gerçekleşmiş olduğu, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanunu'nun ilgili maddelerinde belirtilen şartları taşıyan dava konusu verilen kararının Türkçe onaylı tercümesiyle aslının sunulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın KABULÜ ile;<br>Belarus Cumhuriyeti Vitebsk İli Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2021 tarih ve №: ..... Esas sayılı, 30/07/2021 tarihinde yasal olarak yürürlüğe girmiş ve icra kabiliyeti kazanmış ilamının Türkiye’de TANINMASI VE TENFİZİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ‭5.560,15-TL harcın, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik ‭5.132,55‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan ‭72‬,00-TL posta masrafı ile toplam harç gideri ‭855,2‬0-TL olmak üzere toplam ‭927,2‬0-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, <br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>6-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342. Maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024<br><br>Başkan .....<br> e-imzalıdır<br>Üye .....<br> e-imzalıdır<br>Üye ....<br>e-imzalıdı .....<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e9c259ffc59d1d8","SID":"5204936b7890f34b"}}