{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/1437 Esas 2024/1205 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1437 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1205<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t: 04/06/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2024/636 Esas <br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP <br>EDEN DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>KARŞI TARAF <br>DAVALILAR\t:<br><br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir<br>TALEP TARİHİ\t: 29/05/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacağın tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların bu sözleşmede müteselsil kefil olduklarını, müvekkili ile ... şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde ise diğer davalıların müteselsil kefil olduklarını, kredi borçlarının ödenmediğini, davalıların konkordato başvurusu yaptıklarını, davalılar hakkında kesin mühlet kararı verildiğini, konkordato borçlularının bildirdikleri alacağa kısmen itiraz ettiklerini, konkordato komiserliğince alacaklarının bir kısmının kabul edildiğini, büyük kısmının ise reddedildiğini, konkordato projesinin tasdik edilmesi üzerine İİK'nun 308/b maddesi uyarınca işbu davanın açıldığını belirterek davalı ... şirketi yönünden bakiye 339.612,61 TL, davalı ... şirketi yönünden bakiye 16.759,82 TL, diğer davalıların her iki firmaya kefaletleri nedeniyle ayrı ayrı 356.372,43 TL alacağın anılan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca müvekkilinin hak kaybına uğramaması yönünden İİK'nun 308/b-2 maddesi gözetilerek çekişmeli hale gelen dava konusu alacağa isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlular tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacının dava konusu alacağın bir banka hesabında bloke edilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin, alacağın varlığı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda İİK 308/b-2 fıkrasının ve HMK'nun 389 vd maddelerindeki ihtiyati tedbirin koşullarının gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi, gecikmesi halinde ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi, dava dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebinin ve türünün açıkça belirtilmesi ve davanın esası yönünden haklılığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiğini, konkordato komiserlerinin yaptığı ilandan sonra süresi içerisinde bilgiler ve belgeler de sunulmak suretiyle müvekkilinin geçici mühlet tarihi itibari ile konkordato talep eden borçlulardan alacağının bulunduğun bildirildiğini ve konkordatonun reddinin talep edildiğini, konkordato borçluları bildirilen bu alacağa kısmen itiraz ettiğini, çok küçük bir kısmını kabul ettiklerini, borçlularca herhangi bir bilgi, belge ve gerekçe sunulmadan müvekkilinin kayıtlarla sabit olan alacağının reddedildiğini, komiserliğin de borçluların bu beyanlarını esas aldığını, müvekkilinin alacağının banka kayıtları, taraflar arasında imzalanmış sözleşmeler ve hesap hareketleri ile sabit olduğunu, bu nedenle ve üstelik taraflarınca alacağa ilişkin tüm bilgi ve belgeler dosyaya sunulmasına rağmen, borçlularca alacağın büyük bir kısmının kötü niyetli reddedilmesinin kabul edilebilir olmadığını, bildirilen tutarların dikkate alınması gerekmekte iken mahkeme tarafından verilen ara karar akabinde alacaklarının çekişmeli hale geldiğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmesi güçleşeceği hatta imkansız hale geleceği dikkate alındığında İİK'nun 308/b-2 fıkrasındaki koşulların ve ihtiyati tedbirin koşullarının oluştuğunu, alacağın çekişmeli hale geldiğini, çekişmeli hale gelen ve taraflarına ödenecek payın kararın kesinleşmesine kadar borçlular tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılması gerektiğini, bunun alacakların korunması gereği elzem olup, konkordatonun temel ilkesi gereği olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; HMK'nun 389 vd., İİK'nun 308/b-2 maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tHMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>\tHMK'nun 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tSomut olayda, davacı yanın dava dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbir talebi üzerine, mahkemece 06/06/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİstinaf incelemesinin yapılabilmesi için usulüne uygun olarak görevli ve yetkili mahkemece verilen bir ihtiyati tedbir kararı bulunması gerekir.  <br><br>\tHMK'nun 390. madde hükmü kesin ve emredici niteliktedir. Bu nedenle mahkeme tarafından re'sen dikkate alınmalıdır. İhtiyati tedbir talep edildiğinde öncelikle uyuşmazlıkta mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığı hususu (yargı yolu yönünden de) incelenmelidir. Görevli olmayan ya da kesin yetkinin söz konusu olduğu hallerde yetkisiz mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmiş olması halinde mahkemece bu talep re'sen usulden reddedilecektir (Adem Albayrak, 6100 Sayılı HMK'ya göre Hazırlanmış Açıklamalı, Örnekli, İçtihatlı, Uygulamaya Yönelik İhtiyati Tedbir, Ankara 2017, s.16). <br>\tYargılamanın herhangi bir safhasında ihtiyati tedbir kararı veren mahkemenin daha sonra görevsiz ya da yetkisiz olduğunun anlaşılması üzerine görevsizlik ya da yetkisizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesi halinde mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına da karar verilmesi gerekir. Görevsiz veya yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı kaldırıldıktan sonra görevli ve yetkili mahkemece bu konudaki talebin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 22/01/2013 tarih ve 2012/13597 Esas 2012/688 Karar sayılı ilamında \"...  HMK 390. maddesine göre ihtiyati tedbirin, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği gözetildiğinde tedbir kararının görevsiz mahkemeden talep edildiği ve verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu yoldaki belirlemesi doğrudur. Ancak  ihtiyati tedbir görevsiz mahkemeden istenmiş ve verilmiş bulunduğuna göre yine itiraz üzerine mahkemece görevsiz olduğu anlaşıldığına göre görevsizlik kararı verilmekle birlikte, görevsiz olarak verdiği ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına da karar verilmesi gerekirken  yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.\" ifadelerine yer verilerek bu hususa işaret edilmiştir (Mehmet Özdemir, Yargıtay ve İstinaf Uygulamasında Geçici Hukuki Korumalar, İhtiyati Tedbir, İhtiyati Haciz, Delil Tespiti, Ankara 2018, s.71 vd.). <br>\tİİK'nun 308/b-2 maddesi uyarınca, çekişmeli hale gelen dava konusu alacağa isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlular tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya depo edilmesi yönünde davacı tarafından ihtiyati tedbir talep edilmiştir. <br>\tKarşı taraf davalılar tarafından yapılan konkordato başvurusu nedeniyle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1412 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapılarak konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. İİK'nun 308/b-2 maddesi uyarınca talep edilecek ihtiyati tedbir talebinin konkordato davasına bakan mahkemeden talep edilmesi gerekmektedir. <br>\tBu durumda ihtiyati tedbir talebi yönünden konkordato davasının yürütüldüğü mahkeme dosyasının işbu dosyadan farklı bir esas dosyası olduğu, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/636 Esas sayılı dosyası ile konkordato nedeniyle çekişmeli hale gelen alacağın tahsilinin talep edildiği, bu dosya üzerinden İİK'nun 308/b-2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep edilemeyeceği, konkordato davasının görüldüğü dosya üzerinden verilen bir ara karar bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ara karar, anılan iddia karşısında, usulüne uygun olarak yetkili mahkemece verilen bir ara karar niteliği taşımadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde ihtiyati tedbir talep eden davacıya iadesine,<br>\t3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 362/f. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 08/11/2024<br><br>Başkan -           Üye -                    Üye -               Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac6d8711d241eb56","SID":"5a644a1f2d42fb60"}}