{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ        <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br><br>ESAS NO\t: 2020/902 <br>KARAR NO\t: 2024/1753<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE \t: ... \t\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 01/10/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/944 E.-2019/768 K.<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının beş yılı aşkın süre ödeme yapmaması üzerine Aralık 2015-Haziran 2017 dönemi için hakkında Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2017/13451 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/676 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, sonraki dönemde de ödeme yapılmaması üzerine Temmuz 2017-Ekim 2018 dönemi için Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/12443 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; müvekkilinin davacıya böyle bir borcu olmadığını, yapılan takibin haksız ve yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine, %20 oranında icra tazminatına karar verilmesini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kooperatifin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamak olup kooperatifin bu amacını gerçekleştirebilmesi için, ortakların parasal katkıları gerekir. Bunun için de kooperatif ana sözleşmesinin 21. ve 23. maddelerine göre kooperatif ortakları, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılacak miktardaki arsa, altyapı, inşaat ve benzeri gider taksitlerini, yine genel kurulca belirlenen esaslar dahilinde ödemek zorundadırlar. Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklar KK’nın 27. madde hükmü uyarınca ortaklıktan çıkarılabileceği gibi, aidat borcunu yerine getirmeleri için haklarında icra takibi de yapılabilmektedir. Kooperatif ortaklarının, ortaklık nedeniyle üstlenmiş oldukları yükümlülüklerini yerine getirmeleri olağan işlemdir. Aidat borçları için faiz yürütülebilmesi için ana sözleşmede bu konuda hüküm bulunması veya bu konuda genel kurul kararı alınmış olması gerekir. Keza, aidatlarını zamanında yatırmayan ortaklardan gecikme faizi alınmasına ilişkin genel kurul kararları genel nitelikteki kararlar olup, geçerli oldukları sürece tüm ortakları bağlar ve genel nitelikte olan bu kararların uygulanabilmesi için ortaklara tebliğine gerek olmadığı gibi, bu kararlar, genel kurula gelmeyen ortaklar yönünden de bağlayıcıdır. Aynı şekilde talep edilen aidatlar için de genel kurul kararı ihdas edilmelidir. 01.07.2012 günü yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun temerrüt faizlerine ilişkin 120. maddesi ile; \"Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakta birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.\" hükmü getirilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda; yukarıda belirtilen hususlara uygun olarak yapılan tespit sonucu davacı kooperatifin davalı taraftan Temmuz 2017 - Ekim 2018 ayı aidatları toplamı 7.500,00 TL aidat asıl alacağı ile 887,08 TL işlemiş faiz alacağının belirlendiği alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile 7.500,00 TL asıl alacak, 887,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.387,08 TL üzerinden takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık % 1,50 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit nitelikte olduğundan İİK'nun 67/2-5 maddesi gereğince %20 oranında icra inkâr tazminatına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/257 E. sayılı dosyasının karara çıktığını ve istinafa başvurulduğunu, taraflar arasındaki temel sorunu çözecek olan bu davanın bekletici mesele yapılması gerekirken davanın karara çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, başka bir bilirkişiden rapor alınmadan alelacele karar verildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; 24.06.2019 tarihli rapora itiraz dilekçelerinde bilirkişi tarafından aidat alacağının faiz başlangıcının izleyen ayın birinci günü olarak esas alarak hesaplama usulünün hatalı yapıldığını ve bu nedenle taleplerinin bir kısım altında hesaplama yapıldığını belirterek itiraz ettiklerini, mahkemece bu husus dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararında yer alan müvekkili aleyhine maddi hataya dayalı kararın düzeltilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.                   <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, aidat alacağının faizi ile birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>UYAP kayıtları kapsamından; davacı ... tarafından, davalı S.S. ... K.Y.K. aleyhine, 31.03.2016 tarihinde Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davada, 10.000,00 TL. şerefiye bedelinin tahsilinin istendiği, Mahkemece 02.02.2018 tarih ve 2016/257 E., 2018/45 K. sayılı kararla, kooperatifin 22.02.2015 tarihinde yapılan genel kurulunda mart ayı sonuna kadar her üyeden 10.000,00 TL alınacağı kararı bulunmasına rağmen, her üye için 30.11.2015 tarihinde 10.000,00 TL ek tahakkuk yapıldığı, bunun için bir genel kurul kararı olmadığı, ancak 24.01.2016 tarihli genel kurulun 7. gündem maddesinde kooperatif yönetimince 30.11.2015 tarihinde ek tahakkuk yapılmasına karar verildiği, davacının 10.000,00 TL ödemesinin varlığının kabulü halinde bakiye şerefiye alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 15.02.2023 tarih ve 2019/826 E., 2023/281 K. sayılı kararıyla, davalı kooperatifçe, 22.02.2015 tarihli genel kurulda, 2015 yılı mart ayı sonuna kadar her üyeden 10.000,00 TL alınması kararlaştırılmış ise de bunun dışında ayrıca bir genel kurul kararı bulunmaksızın 30.11.2015 tarihinde 10.000,00 TL ek bir tahakkuk daha yapıldığı, bilirkişi çoğunluğu tarafından 24.01.2016 tarihli genel kurulun 7. gündem maddesinin bu ek tahakkuk ile ilgili olduğu benimsenmiş ve mahkemece bu görüşe göre karar verilmiş ise de bilirkişi raporunun azınlık görüşünde isabetli olarak belirtildiği gibi işbu ek tahakkukun önceden alınan bir genel kurul kararına dayanmadığı, bu belirlemeye göre  davacının toplam  borcunun 20.650,00 TL olduğu, bunun tahakkuk eden 23.266,30TL şerefiye bedelinden mahsubu ile davacının dava tarihi itibariyle 2.516,30 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kısmen kabulüne, 2.516,30 TL.'nin dava tarihi olan 21.03.2016 tarihinden itibaren davalı kooperatiften tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair kesin olarak yeniden esas hakkında karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Anılan dosyada mahsubuna karar verilen davalı ortağın borcu, o davanın tarihi olan 21.03.2016 tarihinden önceki borcu olup; iş bu davanın dayanağı olan ve 31.10.2018 tarihli  icra takibinde, davalı tarafından ödenmeyen Temmuz 2017-Ekim 2017 tarihleri arasındaki aylık 500,00 TL. ve aylık 400,00 TL. olarak belirlenen toplam 16 aylık aidat alacağı ve işlemiş faizi talep edilmiştir. Buna göre İlk derece Mahkemesince Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/257 E., 2018/45 K. sayılı kararının kesinleşmesinin beklenmemesi doğru olmuştur.   <br>Davacı kooperatifin genel kurulunca aidatların ödeme gününün belirlenmemesi nedeniyle, bilirkişi tarafından ayın son gününün ödeme günü olarak kabulü ile bu doğrultuda hesaplama yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. <br>Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, taraf vekillerinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubuyla kalan 373,20 TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken, 572,92 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 144,00 TL.'nin mahsubuyla kalan 428,92 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak yatırana iadesine, <br>4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>19.12.2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  19/12/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd625e4d096f82bf","SID":"1e1545e37d0d103a"}}