{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1819 <br>KARAR NO\t: 2024/2019                                                 T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/198 E.  -  2022/154 K.<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2022 tarih ve 2021/198 E. - 2022/154 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin \"TÜRKSAT\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bununla <br>birlikte müvekkilinin 2015/40486 sayılı “...”, 2015/40488 sayılı “...” ve 2015/38348 sayılı “...” esas unsurlu seri markalarının da bulunduğunu, “...-...” ibaresinin görsel ve yazılı basında, çok fazla ve yoğun reklamı <br>yapılan bir marka-tanıtma vasıtası olması sebebi ile tüketiciler nezdinde refleks olarak <br>algılanan markalar arasında olduğunu,  davalı ...’in “...” markasını 42.sınıf mal/hizmetlerde <br>kullanmak üzere gerçekleştirdiği 2019/118581 sayılı \"...\" ibareli başvurunun ilanına karşı müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile “... ve ...” markalarının çok yakın derecede benzer olduğunu,  iltibas (karışıklık) yaratma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin öncelikli hak sahibi olduğu tanınmış markalarının benzerinin tesciline izin verilmesinin davalı lehine haksız kazanç sağlayacağını  ileri sürerek, Türk Patent YİDK’nin 10.06.2021 <br>tarih ve 2021-M-4267 Sayılı kararının iptaline, 2019/118581 sayılı <br>marka başvurusu tescile bağlanmış ise marka sicilinden terkinine,  hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  davalının  \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait (2015/40486) sayılı  \"... \"  ibareli tescilli markası  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında başvuru konusu hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas /karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, ancak bunun SMK 6/1.maddesindeki iltibas durumunu  ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Türk Patentin 2021-M- 4267 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markaların bütünü itibariyle bıraktıkları intiba açısından görsel, anlamsal ve fonetik yönden benzer olduklarının söylenemeyeceğini, bununla birlikte, davalı başvurusunun tescil olunmak istendiği 42.sınıf hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli tüketiciler olduğunu, her iki markayı birbirinden kolaylıkla ayırt edebileceklerini, anılan hizmetlerin yararlanıcısı durumundaki kişilerin, hemen iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlayabileceklerini, bu iki markanın aynı kişiye ait bulunduğunu sanmalarının yahut bu hizmetleri sunan işletmeler arasında idari-ekonomik anlamında bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmalarının ihtimal dahilinde olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" ibareli 2015/40486 sayılı markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği gerçekleştiği gibi, ibareler yönünden de vurguyu üzerinde toplayan ilk hece ve son harflerindeki ortaklıktan kaynaklanan benzerlik bulunduğu, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı, markaların benzerlik düzeyi göz önüne alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç düzeylerinin de iltibas ihtimalini bertaraf etmediği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f6e6954f68cf821","SID":"cc876426756d6f18"}}