{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 15/10/2024<br>NUMARASI\t: Esas <br><br>DAVACILAR\t: 1-<br>\t\t2-<br>\t\t3-<br>\t4-<br>\t\t5-<br>VEKİLİ\t:Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 09/12/2024<br>Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali davasında 15/10/2024  tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında ilimizin değişik bölgelerinde hayvancılık ve özellikle süt vs. üretim işleri yapan çitçilerin/ortaklarının hak ve menfaatlerini koruyan ve faaliyet gösteren kooperatifler olduğunu, davalının ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 70 vd. hükümlerine tabi olarak kurulmuş ve faaliyetini sürdüren bir Birlik Kooperatifi olduğunu, müvekkillerinin, davalı Birlik Kooperatifinin ortakları olduğunu, davalı Birlik Kooperatifinin kendi internet sitesindeki ortak listesine göre 163 ortağının bulunduğunu, davalı Birliğin, 26.06.2022 tarihli genel kurulunda yapılan seçimlerde 4 yıllığına yeni yöneticileri seçildiğini, son seçilen yöneticilerin, kendilerine oy vermeyen veya seçimlerde rakip olan ortaklara karşı anlaşılmaz ve eşitliğe aykırı tutum ve davranışlarda bulunmaya başladıklarını, bu tutum ve davranışları nedeniyle müvekkilleri olan kooperatiflerin ortağı/üyesi olan yaklaşık 12.000 (onikibin) üreticinin mağdur edildiğini, sütlerini pazarlayamaz ve devletçe sütün litre başına ödenen destekten yararlanamaz vs. noktasına getirildiklerini, davalı Birlik tarafından, ortaklarından birine dahi ödenti borçlarınızı ödeyin diye nezaketen bir telefon dahi edilmemesinin dikkat çekici olduğunu, davalı Birliğin, kendi kafasına göre ve keyfe keder alan (mıntıka) temizliğine giriştiğini, davalı Birliğin, dava konusu ettikleri 11.07.2024 günlü genel kurul toplantısına müvekkillerinin ve benzer durumda olan toplam 67 ortağın genel kurula alınmadıklarını  ve böylelikle yaklaşık 650 delegeden yaklaşık 370 delegenin toplantıya katılması ve oy kullanmalarının engellendiğini, bunun da gerekçesinin 370 kadar delegesi olan 67 ortak hakkında Haziran 2024 ayında Birlik yönetimince verildiği söylenen ortaklıktan ihraç/düşme prosedürünün kesinleştiği iddiası olduğunu, Haziran ayı içinde değişik tarihlerde verilmiş ihraç kararları şayet varsa bu kararlar usul ve yasaya aykırı oldukları (yok hükmünde oldukları) gibi ihraç kararlarına karşı 3 aylık itiraz ve dava süreci dolmadan ve aslında kısa bir süre sonra alelacele 11.07.2024 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmasının hukuken geçersiz ve iyi niyete de aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449.maddesindeki; (1)Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.\" hükmü gereğince; dava konusu 11.07.2024 tarihli genel kurul kararlarının uygulanması ve özellikle davalarının kabulü halinde hem davalı Birlik için hem ortaklar ve müvekkilleri için hem de Devletimiz ve kooperatif üyesi üreticiler/çiftçiler için içinden çıkılmaz ağır hukuki sonuçlar doğacak ve pek çok davanın açılmasına ve adliyenin iş yükünün artmasına ve dava ve usul ekonomisine aykırılığa sebep olacağını, bu durumların önlenmesi, haklılıklarının yaklaşık ispattan öte olması, davalının kanun ve ana sözleşme ve uygulamayı görmezden gelmesi, dava ve iş yükünün önlenmesi, gibi nedenler de gözetilerek; davadaki iddialarını ve delillerini ve müvekkillerinin uğradığı mağduriyet nazara alınarak mümkünse kanunda teminat da öngörülmediğinden takdiren teminatsız olarak değilse müvekkillerinin karşılayabileceği makul bir miktar teminat karşılığı davalı Birliğin yaptığı 11.07.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının tedbiren yürütülmelerinin (uygulanmalarının) geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince 10/09/2024 tarih  ........... Esas sayılı ara karar ile; \"...İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; \"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;\" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.\" şeklinde, HMK.392. maddesinde;\" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir.\" şeklinde düzenlemelerin yapıldığı,  davacı tarafça davalı aleyhine açılan davada kooperatif genel kurul kararının yok hükmünde olduklarının tespiti, uygun görülmemesi halinde genel kurur kararının iptali istendiğinden 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. Maddesi yollaması ile 6102 sayılı TTK'nın 449.maddesinde düzenlenen\" genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir\" şekline düzenlendiği, Yargıtay 11. H.D'nin 09/05/2016 tarih, 2015/10644 Esas 2016/5228 Karar sayılı ilamı ile  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi'nin 18/07/2024 tarih ve 2024/859 Es.2024/867 Kar. Sayılı ilamı ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin 28/02/2019  tarih ve 2019/224 Es. ve 2019/189 Kar. Sayılı ilamlarının aynı doğrultuda olduğu, mevcut delil durumu ve dosya kapsamı göz önünde bulundurularak ilerde telafisi güç muhtemel zararların önlenebilmesi içi davacının tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; HMK nun 389. ve devam eden maddeleri gereğince ihtiyati tedbire konu; davalı S.S. ......Kooperatifleri Birliği'nin 11/07/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Kararının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. Maddesi atfı ile aynı kanunun 449. maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına, 6100 sayılı HMK'nun 393/1. maddesi gereğince verilen tedbir kararının, kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde infazının talep edilmesinin zorunlu olduğu, aksi halde verilen tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalkacağının tedbir isteyen tarafa hatırlatılmasına, infazının talep edilmesinden sonra bu hususta İlgili Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne yazı yazılarak; \"Davacılar Sınırlı Sorumlu................. Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Sınırlı Sorumlu ............... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Sınırlı Sorumlu .................Kooperatifi, Sınırlı Sorumlu ............ ve .............. Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Sınırlı Sorumlu...............Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile davalı S.S. ......... Kooperatifleri Birliği arasında mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ............. Esasına kaydedildiği, dava konusu edilen  S.S. ............... Kooperatifleri Birliği'nin 11/07/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Kararının 6102 sayılı TTK'nın 622. maddesi atfı ile aynı kanunun 449. maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verildiği\" yönünde ilan yapılmasının istenilmesine karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacıların üyelikten çıkarılma işleminin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesi ve kooperatif ana sözleşmesinin 11. maddesine uygun olarak yapıldığını, davacıların yükümlülüklerini yerine getirmediğini, taahhütlü ihtarname ve ilanlara rağmen borçlarını ödemediklerini, üyelikten çıkarma işleminin, genel kurul kararı gerekmeksizin yasal dayanaklara uygun şekilde gerçekleştirildiğini ayrıca davacılar, üyelikleri sona erdiği için toplantıya katılma hakkına sahip olmadıklarını ve bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, konuyla ilgili Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ........ Esas sayılı dosyasında üyeliğin  düşürülmesi kararının iptali için açılan davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 15/10/2024 tarihli ara kararı ile özetle; \"...davacılar vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunulan 11.08.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkememizce davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilerek 10.09.2024 tarihli ara karar ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin 19.09.2024 tarihinde UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunulan dilekçesi ile mahkememizin 10.09.2024 tarih ve....... Esas sayılı  ihtiyati  tedbir kararına karşı itiraz ederek  ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiği, mevcut delil durum ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalının mahkememizin 10.09.2024 tarih ve ........ Esas sayılı ihtiyati tedbir kararına itirazının  reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davalı vekilinin mahkemenin 10.09.2024 tarih ve ........ Esas sayılı ihtiyati tedbir kararının yapılan itirazının reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davacıların üyelikten çıkarılma işleminin, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesine uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin tüm usul işlemlerini yasaya uygun şekilde gerçekleştirdiğini, davacı taraflar ise iddialarını çarpıtarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, ana  sözleşmeye göre parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların üyeliğinin genel kurul kararına gerek kalmadan düşeceğini, müvekkilinin, davacılara taahhütlü ihtarname gönderdiğini, sürelere uygun olarak iki ilan yaptığını ve borç detaylarını açıkça belirttiğini ancak davacıların yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu davayı açtıklarını, davacıların ana sözleşmeyi imzalaması ile ilk ilana uymayan ve ikinci ilandan sonra da yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatiflerin genel kurul kararına gerek kalmadan üyeliklerinin düşürüleceğini kabul ettiklerini, davacıların birlik üyeliğinden düşme işleminin, Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin 11. maddesi ve ilgili mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiğini, mahkeme tarafından yapılacak inceleme, üyelikten düşme kararının usulüne uygun ve yasal dayanaklara uygun olduğunu göstereceğini, davacı taraflar her ne kadar ödenmesi  gereken bir ödenti borcu bulunmadığını iddia etseler de bu iddianın ispatlanması görevi kendilerinde olduğunu,  davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını çünkü üyelikten düşme işlemi Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin 11. maddesine ve yasal düzenlemelere uygun olduğunu, üyelikleri sona erdiği için genel kurula katılma haklarının olmadığını ayrıca Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde üyelikten düşme kararının iptali davası açılmış olduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, medeni usul hukukuna göre davacının dava açabilmesi için hukuki, güncel ve meşru bir yararı olması gerektiğini, davacılar ihtiyati tedbir için teminat da göstermediğini, bu nedenle verilen tedbir kararının ölçüsüz olduğunu açıklananlar ışığında davacıların üyelikleri kendiliğinden düştüğü için toplantıya katılma hakları ve dolayısıyla bu davayı açmada hukuki yararlarının bulunmadığını, bu nedenle yerel mahkemenin \"ihtiyati tedbir kararına itirazların reddine\" dair kararının kaldırılmasını aksi halde verilen tedbirin teminatsız olması nedeniyle, ölçülülük ilkesi gereği davacılar için uygun bir teminata hükmedilmesini talep ettiklerini beyanla ilk derece mahkemesinin 15.10.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu F) Anonim şirket hükümlerine atıf: Madde 98– Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.<br>6102 sayılı TTK'nın  449.maddesinde \"Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.\"<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünün, aynı yasanın 390/3. maddesi ise \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükümleri yer almaktadır.<br>Dava, davalı kooperatifin dava konusu edilen genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, bu talep uygun görülmezse iptali istemine ilişkin olup, ihtiyati tedbir şartlarının somut olayda gerçekleştiği, davalı her ne kadar istinaf dilekçesinde teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek teminat konusunu da istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davalının ihtiyati tedbir kararına itirazında teminata yönelik itirazda bulunmadığı, HMK'nın 357/1 maddesi gereğince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında dinlenemeyeceği, davalının istinaf aşamasında ileri sürdüğü  teminat konusunun resen göz önüne alınacak bir husus olmadığı, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve bu karara yapılan itirazın da reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf  sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davalının tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın  362/1.f  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>     Başkan                    Üye                  Üye                  Katip               <br> e-imzalıdır                         e-imzalıdır                   e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf292e4227875dc8","SID":"f3e34afd8f4be848"}}