{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2964 - 2024/2992<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2964 <br>KARAR NO\t: 2024/2992<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/06/2023<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/12/2024<br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>                                            GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, kazanın  yaya olan davacıya ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedeni ile uzun bir dönem yatağa mahkum kaldığını, tedavi dönemi süresince birçok masraflar yaptığını, gerek kendisi gerek ailesinin zor duruma düştüğünü, yatalak kaldığı dönem nedeniyle iş ve gücünü yapamaması nedeniyle de ayrıca maddi zarara uğradığını, olay nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma dosyası mevcut olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın KZMMS poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından keşide edildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın KZMMS poliçesini keşide eden ... Sigorta AŞ.'ye  yasa gereği gerekli belgeler ile birlikte başvuru yapılarak davacı ...'un 10.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan maluliyet kaynaklı maddi zararlarının tespiti ve tazmini talep ettiklerini, başvuru neticesinde davalı ... Sigorta AŞ. tarafından hasar dosyası oluşturulduğunu ancak davalı sigorta şirketi tarafından taleplerinin karşılanmadığını belirterek fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile ve tespit edilecek miktarlara temerrüt (18.12.2017) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere kalıcı iş göremezlik yönünden 15.000,00 TL, geçici iş göremezlik yönünden 100,00 TL tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap diekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, davanın ceza yargılaması aşamasında yapılan uzlaşmanın tazminat davası bakımından da feragat anlamı taşıması nedeniyle reddine, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; sigorta tahkim komisyonu kararının davanın açılmamış sayılması niteliğinde usulden red kararı olduğunu, esasa ilişkin bir karar olmadığını, bu nedenle kesin hükmü niteliğinde olmadığını, ayrıca hukuka aykırı olarak davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, sigorta şirketinin sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün yitirmesinden doğan (kalıcı maluliyet) maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, karar karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.<br>Dava; 29/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.  <br>Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Tahkim Komisyonunun verdiği kararlar, mahkeme kararları gibi ilam niteliğinde olup; ilama konu alacak yeniden bir davaya konu edilemez. <br><br>01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 114. Maddesinde aynı davanın daha  önceden kesin hükme bağlanmamış olması sayılmış olup, somut olayda sigorta tahkim komisyonun 02/09/2019 tarihli ve ... Esas sayılı kararıyla davaya konu uyuşmazlık konusunda  karar verdiği verilen hükmün kesinleştiği anlaşılmakla, 114/1-i maddesinde, aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olması dava şartları arasında sayılmış olup, aynı yasanın 115/2. maddesinde dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/1315 esas ve 2020/3363 karar sayılı kararında da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ile birlikte verilen kararın kesinleşmesi durumunda bu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. <br>Bu açıklamalara göre eldeki dosyaya baktığımızda davacı ... tarafından dosyamız davalısı ... Sigorta aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonunda geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklı olarak işbu dosyaya konu trafik kazası nedeni ile uğramış olduğu zararın tazminini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının talebi kabul edilmiş, bir miktar geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>Söz konusu bu karara karşı dosyamız davalısı tarafından İtiraz Hakem Heyetine başvuru yapılmış, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının itirazı vekalet ücreti yönü ile kabul edilerek geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararlarından davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından bu kez temyiz yasa yoluna başvurulmuş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... - ... Esas Karar sayılı kararı ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılamada ise davacı vekiline ilk olarak verilen kesin süre ile Yargıtay bozma kararlarında belirtilen şekilde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre başvuran adresine en yakın bir Üniversite Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'den başvurucunun muayenesi yaptırılmak sureti ile alınacak maluliyet raporunu sunması için 1 aylık kesin süre verilmesine, geçici iş göremezliğe ilişkin zarar bakımından Yargıtay ilamında belirtilen gerekli belgeleri sunması için 15 gün kesin süre verilmesine karar verilmesine ilişkin ara karar kurulmuştur. Söz konusu bu ara karar  davacı vekiline usulünce tebliğ edilmiş ne var ki, davacı vekili bu ara kararın gereğini yerine getirmemiştir. <br>İtiraz Hakem Heyeti tarafından süresi içerisinde davacı başvuranın gerekli evrakları sunmaması nedeni ile verilen ikinci bir ara kararı ile davacı vekiline bu kez aynı konuda 15 günlük ikinci kere kesin süre verilmiştir. Kesin süreye rağmen davacı vekili yine gerekli maluliyet raporunu ibraz etmemiştir. Bunun üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından \"Yargıtay bozma kararı uyarınca işlem yapılması imkanı kalmamış, başvuran vekili tarafından verilen süre ve kesin süre içerisinde Yargıtay bozma kararı gereği kaza tarihi itibarı ile yürürlükte olan yönetmeliğe uygun bir biçimde düzenlenmiş başvuranın maluliyetini belirleyen karar vermeye elverişli ve yeterli yeni bir maluliyet raporu sunulmamış olduğundan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun reddine\" şeklinde karar verilmiştir. Buna göre, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonunda eldeki bu dosyaya konu trafik kazasından kaynaklı yaralanması nedeni ile aynı davalıya karşı aynı poliçeye dayanılarak geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı isteminde bulunulmuş ve söz konusu yargılamada kendisine verilen kesin süreye rağmen kalıcı iş göremezlik bulunduğuna ilişkin maluliyet raporunu ibraz etmediği gibi geçici iş göremezlik zararına ilişkin olarak da gerekli evrakları sunmamış olduğundan netice olarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Şu halde, Sigorta Tahkim Komisyonuİtiraz Hakem Heyeti tarafından başvurunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmadığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmış olmakla, davanın kesin hüküm sebebiyle 6100 sayılı 114/1-i ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında bir yanlışlık . Mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince kesin hüküm nedeni ile davanın dava şartı eksikliği nedeni ile reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  427,60 TL istinaf karar harcı peşin ve tam alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy çokluğu ile karar verildi.19.122024<br><br> <br> Başkan                              Üye                          Üye                          Katip  <br>                                    (Muhalif Üye)<br><br><br><br>                                                           MUHALEFET ŞERHİ     <br><br>Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün yitirmesinden doğan (kalıcı maluliyet) maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>Hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.<br>Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.   <br>Davacı vekilinin istinafının incelenmesinde:<br>Davacı tarafından 10.10.2016 tarihinde davalının ZMS ile sigortalısı ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde yaya olan davacının yaralandığı gerekçesiyle kalıcı ve geçici maluliyet tazminatı için eldeki dava açılmıştır.<br>Mahkemece; \"Görülmekte olan davadan önce davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine, 07.12.2018 tarihli dilekçe ile  daimi ve geçici maluliyet ve geçici bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesi istemiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulmuştur.<br>Davacı tarafça dosya arasına sunulan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının incelenmesinde; Davacı tarafça yapılan başvuru üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin başvurunun kısmen kabulüne ilişkin kararına itirazının, İtiraz Hakem Heyeti'nin 02/09/2019 - ... sayılı kararı ile Uyuşmazlık Hakem heyetince verilmiş kararın düzeltilerek icrasına karar verilmiş olup, verilen karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/06/2021 gün ve ... Esas  ... Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, İtiraz Hakem Heyetince, bozulan karara uyularak yeniden yargılamaya devam edilmiş ve sonuç olarak 'Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 03/05/2019 tarih ...  Esas, K-... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, başvurunun reddine' karar verildiği ... bu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğu\" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İtiraz Hakem Heyetinin 18.06.2022 tarihli, ... sayılı kesinleşen kararının incelenmesinde; \"Süre uzatımına muvafakat edilip edilmediği konusunda bir beyanda bulunulmadığı gibi, Yargıtay bozma kararı uyarınca sunulması gereken belgeler ve yeni bir maluliyet raporu temin edilerek dosyaya sunulmamış ya da Yargıtay bozma kararında belirtilen nitelikte yeni bir maluliyet raporu temini için yetkili hastane veya Üniversite Adli Tıp ABD ne başvurup başvurulmadığı, başvurulmuş ise raporun ne kadar sürede düzenlenebileceği konularında bir beyanda da bulunulmamıştır. ... Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. ...\" gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararı kesinleşmiştir.<br>Yargıtay 21. Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında; \"...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen hüküm ile davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık esastan çözülmemiş olduğundan, anılan karar yönünden maddi anlamda bir kesin hükümden bahsedilemez. Başka ifadeyle, anılan davanın mahkemece verilen ara kararın yerine getirilmemesi nedeniyle usulden red edilmiş olduğu açık olup, usulden reddin ilgilileri yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı açıktır. Dolayısıyla mahkemece, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... sayılı dosyası yönünden davanın kesin hüküm oluşturduğu saptaması yapılmış ise de, yapılan tesbit yerinde değildir. Anılan red kararı esastan değil aslında usulden red kararı olduğundan davacı yönünden kesin hüküm sonucunu doğurmaz.\" denilmiştir.<br>Bu durumda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının usulen verilen red kararı niteliğinde olduğu ve kesin hüküm oluşturmadığı açık olup mahkemece kesin hükme dayalı olarak davanın reddedilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmekir. <br>Tüm bu anlatılanlar ışığında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının usulen verilen red kararı niteliğinde olduğu ve kesin hüküm oluşturmadığı anlaşılmakla mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden  davacı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan dairemizin sayın çoğunluğuna katılmamaktayım. <br><br>                                                                                                   <br>                                                                                               Muhalif Üye  <br>                          İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbe4857e88faaf1f","SID":"789ca37487e86797"}}