{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1999 <br>KARAR NO\t:2024/1600<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/10/2022<br>NUMARASI:2020/798 Esas, 2022/863Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:04/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; restorasyon ve temizlik sektöründe faaliyet gösteren davacı firmanın, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiye dayalı olarak restorasyon ve temizlik hizmeti sunduğunu, davalı şirkette meydana gelen yangın sonrasında müvekkili ile bir anlaşma yapıp restorasyon ve temizlik konusunda anlaştıklarını, bunun akabinde müvekkilinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkilinin yaptığı işlerin bedeli olarak KDV dahil 67.614,00 TL bedelli 15.08.2019  tarihli ... seri  sıra numaralı  bir fatura kesildiğini, fatura bedelinin ödenmesi için davalılara gönderilen Bakırköy ... Noterliği'nden 23.10.2019 tarihli  ihtarnameye ... tarafından 25.09.2019 tarihinde verilen cevabında, sorumluluk bedellerinin 21.125,64 TL tutarında olduğu iddia edildiğini, ... isimli firma ise 01.11.2019 tarihinde verdiği cevapta böyle bir borcu olduğunu tamamen reddederek kendi şirketinin sorumluluğunun olmadığını ileri sürdüğünü,  borçlu davalılar talep edilen borcun bulunmadığını belirtmişseler de ilgili fatura, ticari defter ve kayıtlarda yapılacak basit bir inceleme ile davalı şirketin müvekkiline borcu bulunduğu hususunun tespit edileceğini, öyle ki müvekkili tarafından ibraz edilen, kalem kalem tutulmuş  hizmetler ve  karşılığındaki  bedellerini gösterir evrakı mahkemeye sunduklarını, taraflarınca ... Sayılı dosya ile başlatılan icra takibine ... tarafından 20/02/2020 tarihinde, ... tarafından ise 14/02/2020 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, Bakırköy arabuluculuk bürosunca ... başvuru numarası ile 21/02/2020  tarihinde  gerçekleştirilen  arabuluculuk görüşmesinden de olumlu  sonuç alamadığını, bu sebeple müvekkili adına iş bu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu, borçlunun  yerinde  olmayan itirazının  iptali ile alacağın haksız yere sürüncemede bırakılması sebebiyle de borçlu davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... A.Ş  vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil sigorta şirketinin takip konusu faturadan sorumlu olmadığı gibi diğer davalı ile müvekkili arasındaki sigorta  poliçesindeki muafiyetler/müşterek sigorta kapsamında müvekkilinin sigortalısına karşı sorumlu olduğu hasar tazminatının 21.152,64-TL olduğunu, davacı tarafça her ne kadar müvekkil sigorta şirketinin aleyhine icra takibine geçilmiş ise de anılan takibin müvekkiline yönetilmesinin somut olayın özüne aykırı olduğunu, zira, somut olay irdelendiğinde diğer davalı ....Şti' nin müvekkili nezdinde ... Poliçe numaralı 29/08/2018-29/08/2019 vadeli Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortası bulunduğu anlaşıldığı, 26/07/2019 tarihinde sigortalının iş yerinde yangın çıkması neticesinde maddi hasarın meydana geldiğini, davacı yan sigortalı iş yerinde meydana gelen yangın sonrasında temizlik ve restore hizmeti sunduğunu, bu kapsamda müvekkili adına 15/08/2019 tarihli ... sıra nolu 67.614,00-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, işbu faturaya istinaden davalı müvekkilinden ödeme talebinde bulunduğunu, işbu talebe istinaden  müvekkili sigorta şirketinin 25/09/2019 ve 01/11/2019 tarihli yazıların da özetle; faturanın sigorta şirketine değil sigortalı adına düzenlenmesi gerektiği, poliçedeki koasürans ve muafiyet bedelleri düşülmesinden sonra hesap edilen sigorta bedelinin, sigortalının muvafakatinin ibrazı halinde 21.125,64-TL olarak ödeneceği açıkça beyan edildiğini, ancak tüm beyanlara rağmen davacı taraf, ısrarla faturayı iptal ederek sigortalı adına düzenleme ve anılan bedelinin ödenmesi için muvafakat yoluna gitmeden huzurdaki davanın dayanağı olan haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine geçtiğini, ...  poliçe numaralı ... Poliçesinin \"muafiyetler/müşterek sigorta\" başlığı altında yer alan düzenlemeler kapsamında özetle; plastik eşya ve PVC imalatı faaliyet kolunda her bir yangın-infilak hasarında, tazminat bedelinin %90'ı sigortacı %10'u sigortalı üzerinde kalacak şekilde müşterek sigorta uygulandığını, ayrıca sigortacının sorumlu olduğu toplam sigorta bedelin üzerinden (%90), %2'si oranında tenzili muafiyet uygulanacağı şeklinde olduğunu, sigorta poliçesinin içeriği nazara alındığında, davacı yanca takibe konu edilen bedelin de davalı müvekkilinden talep edilemeyeceğinin gerçeğinin ortaya çıktığını, diğer davalı ....Şti' nin iş yerinde meydana gelen hasar akabinde, müvekkili tarafından eksper ataması yapılarak rapor düzenlendiğini, ...Şti. tarafından hazırlanan eksper raporunda müvekkil ile sigortalı arasındaki sigorta poliçesi kapsamında ödenecek tazminat tutarı olarak 21.152.64 TL hesaplandığını, başka bir anlatımla müvekkilinin davacıya değil diğer davalı sigortasına ödemekle yükümlü olduğu bedel 67.614,00-TL'nin aksine sadece 21.152,64 TL olduğunu, davacı taraf müvekkilinin muhattabı dahi olmamasına rağmen haksız ve hukuksuz şekilde aleyhine icra takibine geçildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini talep etmiştir.Davalı  ... vekili cevap dilekçesi ile; davacının bahse konu iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin, 26.07.2019 tarihinde yaşanan yangın hadisesinden sonra müvekkilinde meydana gelen hasarların giderilmesi ve zararların tazmini için işyeri sigortasını yapan ... A.Ş. şirketine başvurduğunu ve hasar dosyasını açtığını, hasar dosyası ve poliçe kapsamında müvekkilinde  meydana gelen hasarların giderildiğini ve tüm restorasyon ve temizlik işleri de yine bu kapsamda ... şirketi tarafından poliçe kapsamında yaptırıldığını, sigorta poliçesi kapsamında yaptırılan tüm onarım ve temizlik işleri ...'nın bizzat anlaştığı firmalarca yapıldığını, müvekkil şirketin yapılan tadilat, onarım, temizlik ve benzeri her türlü iş ve işlemi ... şirketi'nin bizzat anlaşmaya vardığı şahıs ve şirketlerce yapıldığını, müvekkilinin herhangi bir dahili olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi taraflar arasında bir anlaşma bulunduğu ifadesinin gerçek olmadığını, zira müvekkilinin  “yangın hadisesinin meydana getirdiği hasarların giderilmesi sırasında hiçbir şekilde herhangi bir firma ya da şahısla görüşüp anlaşmadığını, aksine tüm firmalar ... tarafından müvekkiline yönlendirildiğini,  davacının da müvekkiline ... tarafından gönderildiğini, bu kapsamda müvekkilinin davacı şirket ile yazılı veya sözlü herhangi bir  sözleşmesi ya da anlaşması mevcut olmadığını, bahse konu işlerin yapılması için ... A.Ş. ile davacı taraf arasında yapılan anlaşmalar müvekkil şirketi bağlamadığını, böyle bir alacağının bulunması halinde muhatabının ... A.Ş. olduğunu bu nedenle herhangi bir dahili bulunmayan müvekkiline  karşı alacak yaratarak icra takibi başlatması haksız ve kötü niyetli olduğunu, kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkil lehine haksız icra takibi nedeniyle kötü niyet tazminatı ödenmesine hükmedilmesinin gerektiğini beyanla haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle, aksi taktirde de davanın esastan reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \" Taraflar arasında davacı tarafından davalı ...'e ait iş yerinde çıkan yangın sebebiyle dava ve takibe konu faturaya konu işlerin yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki ihtilaf; dava konusu yangın sebebiyle sigortalısı tarafından kendisine hasar ihbarı yapılması üzerine sigorta şirketinin açtığı hasar dosyası kapsamında aldığı teklif üzerine anlaştığı davacı firmanın davalı iş yerinde yapılan işler sebebiyle iş bedelini kimden talep edebileceği, faturayı kim adına düzenleyebileceği hususlarındadır. Davacı firmanın davalı iş yerinde faturaya konu işleri yaptığı sabittir. Her ne kadar davacı firmayı, davalı sigorta şirketi, davalılar arasında akdedilen sigorta poliçesine istinaden açtığı hasar dosyası kapsamında davalı firmaya yönlendirilmiş ve işin yapılması için davalı ... doğrudan davacı firma ile muhatap olmamış ise de,  hasar dosyası kapsamında davalı şirket sigorta şirketine hitaben yazdığı 01/08/2019 tarihli dilekçede de onarım yapan firmalara kendilerinin onayı alındıktan sonra ödeme yapılmasını talep etmiş ve yine hasar dosyası kapsamında bulunan davalı ... tarafından sigorta şirketine hitaben yazılan 09/08/2019 tarihli onay dilekçesinde davacı şirketin düzenlediği faturaya onay verdiklerini ve ödemenin doğrudan davacı şirkete yapılmasını beyan etmiştir. Dava konusu sözleşmenin geçerli olması için tarafların yazılı sözleşme yapmaları şart değildir. Davacı tarafından davalıya ait iş yerinde dava konusu işlemlerin yapılması ile taraflar arasında dava konusu işlerin yapılmasına ilişkin sözleşmenin kurulduğu açıktır. Bu nedenle davalı ...vekilinin taraflar arasında doğrudan bir sözleşme olmadığına ilişkin beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından dava ve icra takibine konu faturaya konu işin yapıldığı da tarafların kabulündedir. Davacı tarafça sözleşme kapsamında edimleri yerine getirildiğinden karşı edim muaccel olmuş ve karşı edimi talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Her ne kadar davacıyı, davalı şirkete sigorta sirketi yönlendirmiş ise de; sigorta şirketi, diğer davalı ile arasında yapılan sigorta poliçesi teminatı kapsamında davalıya sorumlu olduğu miktar oranında davacıya karşı sorumludur. Gerek davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda, gerekse Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar  21.125,64-TL olarak tespit edilmiştir. Söz konusu tutarın davacı şirkete ödenmesi hususunda da davalı ... hasar dosyasında bulunan dilekçe ile onay vermiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğu 21.125,64-TL bedelin, diğer şirketin ise bu bedel dışında kalan ve onay verilen ve rayice uygun olan fatura bedelini ödemesi gerektiğinden her bir davalı yönünden sorumlu olduğu bedeller üzerinden takibin devamına, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak üzerinden davacı lehinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek \" davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı borçlular tarafından Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin davalı ...A.Ş. yönünden 21.125,64-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, davalı ... Şti. yönünden 46.488,36-TL asıl alacak üzerinden takibin kaldığı yerden aynen devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20 oranında davalı ... A.Ş.'den 4.225,12-TL, davalı .... Şti.'den 9.297,67-TL icra inkar tazminatının tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... Şti vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; dosyada birbiri ile çelişen iki rapor bulunduğunu, raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yaşanan olayda hiçbir kusur tespit raporu alınmamış olup, sigortanın kendi anlaştığı firma ya da şahısların belirlediği fiyatlarla, kendi belirlediği fiyatlar arasındaki farklardan sigortalı sorumlu tutulamayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigortalı işyerine yangın sonrası verilen hizmetten kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir... sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 1 adet faturaya istinaden 67.614,00 asıl alacak,  3.572,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.186,89 TL  alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalıların  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamına göre; davalı ... şirketine ait iş yerinin,  29/08/2018 -2019 tarihleri arasında diğer davalı ... (... Sigorta) nezdinde \"Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi\" kapsamında sigortalandığı, 26/07/2019 tarihinde sigortalı işyerinde meydana gelen yangın sonucunda açılan hasar dosyası kapsamında davalı sigorta şirketince yangın sonrası sigortalı işyerinin temizlik ve restore hizmetinin davacı şirketçe yaptırıldığı, faturaya konu davalı sigortalı işyerinde verilen hizmete ilişkin bir ihtilaf bulunmadığı dosya kapsamı ile sabittir. İstinafa konu uyuşmazlık; davacı şirketinin, hasar dosyası kapsamında sigortalı şirkete yangın sonrası vermiş olduğu hizmetten dolayı, sigortalı davalı şirketin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı vekilince  iki rapor arasında çelişki olduğu ve çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 27/10/2021 tarihli raporda, davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle  davalının, davacıya borcu olduğuna dair bir kayda rastlanmadığı, uyuşmazlığın çözümü, davalılar ... ve... arasında akdedilmiş olan sigorta poliçesinin kapsamı ve bu kapsamda borcun kim tarafından ödenmesi gerektiği noktasında toplandığı, bu hususun mahkemeye ait olduğu, 30/05/2022 tarihli heyet raporunda ise davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu miktar tespit edilmiş, davalı sigortalı ... şirketinin, diğer davalı sigorta şirketine hitaben 09/08/2018 tarihli yazısı raporda belirtilmiş ancak davalı sigortalı şirketinin sorumluluğu noktasında bir değerlendirme yapılmamıştır.Somut olayda uyuşmazlık yukarıda ifade edildiği üzere davacı şirketinin, hasar dosyası kapsamında sigortalı şirkete yangın sonrası vermiş olduğu hizmetten dolayı, sigortalı davalı şirketin sorumlu olup olmadığına ilişkin olup sorumluluğun belirlenmesi ve ilgili yasa hükümlerinin uygulanması, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerektiği gibi bu hususta raporlarda arasında bir çelişki bulunmadığı, raporlarda sorumluluk konusunda bir değerlendirme yapılmadığından davalı vekilinin  bu konudaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı... vekili;  davacı ile davalı sigortalı arasında dava konusu işlerin yapılmasına ilişkin bir sözleşme yapılmadığını, sigorta poliçesine istinaden açılan hasar dosyası kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından anlaşmalı firmalara yaptırılan işlerden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, sigorta şirketi ile anlaşmalı firma arasındaki hukuki ilişki davacı sigortalıyı bağlamayacağını ileri sürmüştür. Somut olayda; sigortalı işyerinde meydana gelen yangın sonrasında  işyerinin temizlik ve restoresi konusunda davacı ile davalı sigorta arasında yapılmış bir anlaşma olmadığı, sigorta poliçesine istinaden açılan  hasar dosya kapsamında söz konusu işlemler diğer davalı sigorta şirketince davacıya yaptırıldığı, davalı sigortalı,  sigorta şirketine hitaben yazdığı 01/08/2019 tarihli dilekçede, onarım yapan firmalara kendilerinin onayı alındıktan sonra ödeme yapılmasını talep ettiği ve yine davalı sigortalı ... tarafından sigorta şirketine hitaben yazılan 09/08/2019 tarihli onay dilekçesindeki \" İstanbul Beylikdüzü ilçesinde yer alan ...Sanayi fabrika işletmemizde, 26 Temmuz  2019 tarihinde çıkan yangın sonrası ekte detayları yer alan temizlik restorasyon çalışmalarını ... üstlenmiştir. Hasar dosyamızdaki eksperimizin de onayıyla verilen hizmet bedeli 57.300 TL +10.314 TL KDV olmak üzere 67.614,00 TL tutarındaki fatura bedelinde mutabık kalınmıştır. Hizmet bedeli ödemesinin doğrudan, söz konusu onarımcı firmaya ait aşağıdaki banka bilgilerine yapılmasını kabul ve beyan ederiz. \" şeklindeki beyanından davacı şirketin düzenlediği faturaya onay verdiği ve ödemenin doğrudan davacı şirkete yapılmasını kabul ettiği anlaşılmıştır.Bu durumda, takibe dayanak yapılan faturaya konu hizmetlerin verilmesi konusunda davacı ile davalı sigortacı şirket arasında diğer davalı sigortalı şirket yararına  düzenlenmiş bir sözleşmenin varlığı söz konusudur.  Üçüncü kişi yararına sözleşme Türk Borçlar Kanununun 129’uncu maddesinde düzenlenmiştir. TBK'nin 129. maddesinde, kendi adına sözleşme yapan kişinin, sözleşmeyi üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebileceği, üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanların da tarafların amacına veya örf ve adetlere uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebileceği belirtilmiştir.Yasada ifade edildiği gibi, bir sözleşmede ifanın taraflarca üçüncü kişiye yapılmasının kararlaştırılmasına, üçüncü kişi yararına sözleşme denir. Burada sözleşmenin alacaklı ve borçlu tarafı, sözleşmeye taraf olmayan üçüncü kişi yararına bir edim kararlaştırmaktadır. Üçüncü kişi yararına sözleşmede sözleşmenin taraflarından biri, borçlu; diğer tarafa, alacaklıya, üçüncü kişi yararına bir edimde bulunmayı üstlenmektedir. Ancak \"Üçüncü kişiye sözleşmenin tarafı olmadığı için bu sözleşmeden onun aleyhine hiçbir borç doğmayacağı gibi herhangi bir yükümlülük de doğmaz\" (Prof. Dr. Fikret EREN, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, 26. Baskı, sh:1291) Bu itibarla davalı sigortalı yararına verilen hizmetten kaynaklanan hukuki ilişkide davalı sigortalı, sözleşmenin tarafı olmadığından söz konusu faturadan dolayı da sorumluluğuna gidilemeyecektir. Her ne kadar davalı sigortalı şirketçe, davacının düzenlediği faturaya onay verilmiş ve ödemenin doğrudan davacı şirkete yapılması kabul edilmiş ise de söz konusu onay, sigortalıyı, davacı ile davalı sigortacı şirket arasındaki hukuki ilişkinin tarafı haline getirmeyeceği, akabinde davalı sigortalı ile sigortacı arasındaki rücu ilişkisini ilgilendirdiğinden mahkemenin bu konudaki hukuki değerlendirmesi hatalı olmuştur. Öte yandan davalı sigorta şirketinin, sigortalı yararına  davacı ile yapmış olduğu anlaşmadan dolayı, sigorta poliçesinden bağımsız olarak davacının vermiş olduğu hizmet nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğundan davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı ile sınırlı olmak üzere sorumluluğuna gidilmesi hukuka aykırı ise de bu husus davacı tarafça istinaf konusu yapılmadığından eleştiri konusu yapılmıştır. Sonuç olarak davalı sigortalı yararına verilen hizmetten dolayı TBK 129. Maddesi uyarınca davalı sigortalı firmanın sorumluluğu bulunmadığından davalı sigortalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı ... Şti  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca kazanılmış haklar gözetilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine oy birliği ile varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere 1-Davalı ... Şti vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/798 Esas - 2022/863 Karar ve 04/10/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davalı ... Şti yönünden açılan davanın esastan REDDİNE, 3-Davalı .. A.Ş. aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE, davalının ... Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin davalı ... A.Ş. yönünden 21.125,64.TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 4-Hüküm altına alınan alacağın (21.125,64-TL) %20'si üzerinden hesaplanan 4.225,12-TL icra inkar tazminatının davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.443,09 TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 798,75-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 644,34-TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen 798,75 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 48,50 TL tebligat ücreti (davalı ... A.Ş.yönünden yapılan), 2.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.001,65 TL yargılama giderinin davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 gereğince hesap ve takdir olunan 21.125,64 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... Şti kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00- TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak  davalı ....Şti.'ye verilmesine, 9-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, İstinaf giderleri yönünden; 1-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 1.154,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 727,15 TL'nin istemi halinde davalı ... Şti.'ye iadesine, 3-Davalı... Şirketince istinaf aşamasında sarf edilen 647,6‬0 TL (220,00 TL başvuru harcı + 427,60 TL karar harcı)  istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e01cefc0a6bfb3f2","SID":"394e32f33a15d2f8"}}