{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/532 <br>KARAR NO: 2024/1692<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2021<br>NUMARASI: 2017/338 Esas - 2021/592 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; davalı ..Ltd. Şti. yetkilisi ve ortaklarından olan ... ile müvekkili firma yetkilisi ...r arasında taşınmaz satışı için bir protokol yapıldığını, bu protokol kapsamında davalı firma yetkilisi ...'a Bakırköy ... Noterliği' nin 03/11/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesinin verildiğini, vekalete aykırı hareket edilmesi nedeniyle ve Bakırköy ... Noterliği'nin 20/01/2017 tarih, 985 sayılı ihtarnamesi ile azledildiğini, ...'nun azledilmeden önce yaptığı bir takım usulsüz ve muvazaalı satışlar nedeniyle Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davalılar aleyhine tapu iptali ve alacak davası açıldığını, ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirkete ait ... Bankası, ... nolu, 325.000-TL bedelli davaya konu çekin hatır çeki olarak verildiğini, protokole uygun olarak taşınmaz satışının gerçekleşmemesi ve davalı şirket yetkilisinin protokole aykırı hareket etmesi nedeni ile davaya konu çekin taraflarına iadesinin gerektiği halde ...'nun akrabası olan ...'nun sahibi ve yetkilisi olduğu diğer davalı ...Ltd. Şti.'ne ciro edilerek, bu firma aracılığı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, akabinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, ayrıca bahsi geçen çekte davalı ...Ltd. Şti'ne ait kaşe üzerine atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı. ...Ltd. Şti. vekili; müvekkilinin dava konusu çekin meşru, haklı ve iyi niyetli hamili olduğunu, müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden takibe konu çekin müvekkili şirkete verildiğini, müvekkili şirket sahibi ve yetkilisi ... ile ... arasında akrabalık bağı dışında herhangi bir bağ bulunmadığını, keşideci olan davacının, çek üzerindeki müvekkili şirkete ait imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını iddia edemeyeceğini, kambiyo senetlerinde imzaların istiklali prensibinin geçerli olduğunu, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, bu sebeple davacının, diğer davalı ile arasında var olan ilişkiye dayanan defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davacı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatının haksız  olduğunu, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Paz. Ltd.  Şti. tarafından davaya cevap verilmemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava konusu çekin davalı ... Şirketi'ne hatır çeki olarak verildiğine dair ispata elverişli yazılı delil sunamayan, verilen kesin süre içerisinde karşı tarafa bu konuda yemin teklif edip etmeyeceğini beyan etmeyen,  kesin sürenin ihtar olunan sonucu olarak yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılan davacı tarafın, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı takip dosyası dayanağı 325.000-TL bedelli çekin hatır çeki olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalı ...Ltd.  Şti.'nin yetkilisi ... aleyhinde muvazaaya dayalı olarak açılan davaların lehlerine sonuçlandığını, bahsi geçen çekin davalı şirket yetkilisi ...'a duyulan güven nedeniyle hatır çeki olarak verildiğini, taşınmaz satışı gerçekleşmediğinden çekin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, daval. ...Ltd. Şti.'ne ait çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, davalı ...Ltd Şti firmasının temel ilişkiye dayalı olarak açılacak menfi tespit davasından kurtulmak amacıyla çeki diğer davalı şirkete devrettiğini, . ...Ltd. Şti.'nin kaşesinin üzerine sahte imza atılarak çekin tahsil edilmeye çalışıldığını, ...Ltd Şti ile olan ticari ilişkiden doğan şahsi defilerin kötüniyetli olan diğer davalı şirkete karşı ileri sürülebileceğini, yemin teklifinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili; dava konusu çekin davalı  ...Ltd Şti firmasına yetkili ...'a duyulan güven nedeniyle hatır çeki olarak verildiğini, ayrıca bu firma tarafından 17/10/2016 tarihli protokol kapsamında devri kararlaştırılan taşınmazın devredilmediğini, diğer davalının iyiniyetli hamil olmadığını, davalı hamil şirket adına çekin tahsili için atılan imzanın davalı hamil şirkete ait olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.  Bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu  ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsizlik veya teminat çeki olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu kapsamda çekin teminat çeki olduğunu veya bedelsiz kaldığını iddia eden davacının, öncelikle bu iddiasını yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da çeki elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, çeki iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Diğer taraftan hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.  Somut olayda, dava konusu 25/01/2017 keşide tarihli, 325.000-TL bedelli çekin keşidecisinin davacı, lehdarının davalı  ...Ltd Şti olduğu, çekin lehdar tarafından diğer davalı şirkete ciro edildiği ve diğer davalı şirket tarafından bankaya ibraz edildiği, banka tarafından keşideciye ait imza hakkında kuşku doğması nedeniyle herhangi bir işlem yapılamadığına dair şerh düşüldüğü, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, senet metninde çekin hatır çeki veya teminat çeki olduğuna dair herhangi bir ibareye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından çekte yer alan keşideci imzasına yönelik bir itiraz bulunmamaktadır. Davacı, dava konusu çeki, hatır çeki olarak verdiğine, çekin bedelsiz olduğuna veya bahsi geçen sözleşme kapsamında düzenlediğine ilişkin iddiasını doğrulayan yazılı bir delil sunmamıştır. Küçükçekmece C Başsavcılığı'nın 2017/13986 soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.Yine davacı tarafından davalı ...Ltd Şti ve yetkilisi ... ile diğer davalı şirketin yetkilisi ... hakkında Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/171 esas sayılı dava dosyasında vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan tapu iptali tescil davası açılmış ise de bahsi geçen dava dosyasında dava konusu senedin taşınmaz satışı kapsamında verildiğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Bunun dışında davacı, hamil firma adına çekin tahsili için atılan imzanın hamil firma yetkilisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de TTK'nın 818/1(c) maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak 677. maddesinde  düzenlenen \"imzaların istiklali (bağımsızlığı)\" ilkesine göre, çek lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle çekin asıl borçlusu olan keşidecinin çekten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davacı keşideci kendi imzasından sorumlu olup, hamilin imzasına yönelik iddialarla sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Davacı yemin delilinin kullandırılmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de konusu suç teşkil eden hususlarda (bedelsiz senedi kullanma suçu) yemin deliline başvurulamayacağı gözetildiğinde davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76685ef92bde1cfc","SID":"468bf2024b0b8978"}}