{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/312 <br>KARAR NO: 2024/3195<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2023<br>NUMARASI: 2022/481 E - 2023/689 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 26/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete ait bir otomobilin tamiratının yapılabilmesi için araç makine ve parça satışı yaptığını ve aracın tamiratını gerçekleştirdiğini, karşılığında fatura düzenlendiğini, ancak 14.10.2021 tarihli 27.258,00 TL'lik fatura bedeli müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı banka tarafından icra müdürlüğüne verilen  itiraz dilekçesinde \"...   Finansal Kira süresi içerisinde kira konusu malda meydana gelen hasardan, kira konusu mala yapılan tamirat, servis işçiliği vs. Masraflardan bankanın sorumlu olmadığı düzenlenmiştir.\" şeklinde beyanda bulunarak yapılan borca itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından, 04.10.2021 tarihinde ... Plakalı aracın onarım ve tamiratının yapılması için işyerine getirilmesi neticesinde araç için toplam 27.258,00 TL bedelli mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından, tamir ve onarımı gerçekleştirilen aracın davalı Bankaya ait olması ve aracı getiren şahıslar tarafından da herhangi bir finansal kiralama sözleşmesinin varlığının bildirilmemiş olması sebebiyle verilen mal ve hizmete ilişkin fatura davalı banka adına keşide edildiğini, müvekkili şirket tarafından tamire ve faturaya konu araca ilişkin bir Finansal Kiralama Sözleşmesinin bilgisini harici olarak öğrenilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket itiraza konu sözleşmeden ancak icra takibine yapılan itiraz ile haberdar olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinin tarafı olmayan ve sözleşme kendisine bildirilmeyen müvekkili şirketin fatura bedelinin davalı banka tarafından ödenmesi gerektiğini, finansal kira sözleşmesinden kaynaklanan olası rücu hakkı davalı banka ile aracı kiralayan arasındaki ilişkiden kaynaklandığını, müvekkili şirket açısından bağlayıcılığı bulunmadığını, somut olayda  müvekkili şirket tarafından düzenlenen 14.10.2021 tarihli e-faturaya davalı yanın  sistem üzerinden ve harici yöntemler de dahil olmak üzere hiçbir şekilde süresinde itiraz etmediğini, davalı yanın banka olması nedeniyle basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü ve ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün uyarınca uyuşmazlık konusu faturayı ticari defterlerine işleme ve ticari defterlerini yasal gerekliliklere uygun tutma zorunluluğu bulunduğunu, bankanın fatura bedelini ödemekten kaçınamayacağı gibi aksini iddia ediyor ise ispat külfetinin davalı banka üzerinde olduğunun kabulü gerektiğini, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu  itirazın iptaline ve icra takibinin takip tarihindeki koşullarla devamına,  davalı aleyhine asıl alacağın %20’ den aşağı olmamak üzere  inkar tazminatına   karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; husumetin dava dışı ... Otomotiv Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine yöneltilmesi  gerektiğini, davalı Bankanın uyuşmazlık konusu makineye ilişkin tek sorumluluğunun finansını sağlamak olduğunu , davacı ile davalı banka arasında finansal kiralamaya konu taşınırın onarımına ilişkin herhangi bir ilişki ya da iletişimin bulunmadığını, Finansal Kiralama Sözleşmesinin  tescil edilmiş olup davacının söz konusu sözleşme ilişkisinden haberdar olmadığı iddiasının kabul edilemez olduğunu, davalı Bankaya tebliğ edilen faturaya itiraz edilmemiş olması açılan takibine itiraz edilemeyeceği ya da borcun kabul edildiği anlamına gelmediğini, davalı bankaya karşı açılmış davanın husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini, davanın ihbarını, davanın esasına girilmesi halinde hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini ve davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen İPTALİNE, takibin, 27.258,00TL asıl alacak, 500,35TL işlemiş faiz üzerinden  takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 5.451,60TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,  karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki husumete ilişkin itiraz ve beyanlar aynen tekrar edilerek , müvekkili  Bankanın uyuşmazlık konusu makineye ilişkin tek sorumluluğunun finansını sağlamak olduğunu , davacı ile davalı banka arasında finansal kiralamaya konu taşınırın onarımına ilişkin herhangi bir ilişki ya da iletişimin bulunmadığını,  söz konusu aracın onarımı ve parça satışına ilişkin olarak aracı onarıma getiren firmaya fatura düzenlenmesi ve fatura bedelinin firmadan talep edilmesi gerekirken doğrudan müvekkil Bankanın onarım ve parça satış bedelinden sorumlu tutulmasının anlaşılır olmadığını, Finansal Kiralama Sözleşmesi tescil edilmiş olup, davacının söz konusu sözleşme ilişkisinden haberdar olmadığı iddiası kabul edilemeyeceği, müvekkili bankaya tebliğ edilen faturaya itiraz edilmemiş olmasının açılan haksız takibe itiraz edilemeyeceği ya da haksız ve hukuka aykırı borcun kabul edildiği anlamına gelmediğini, 05.04.2023 tarihli bilirkişi raporu yetersiz olup hükme esas alınabilir nitelikte  olmadığı,  mahkeme tarafından hükme esas alınan 05.04.2023 tarihli Bilirkişi Raporunun, bir SMMM tarafından tanzim edilmiş olup, huzurdaki davanın özünü oluşturan Finansal Kiralama ilişkisinin söz konusu bilirkişice değerlendirilebilmesinin  mümkün olmadığı ,bu sebeplerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava ,Finansal Kiralama Sözleşmesine konu aracın hasara uğramasından dolayı onarım bedelinin ödenmemesi nedeniyle aracın malikinden tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan İstanbul ... İcra Dairesine ait ... Esas sayılı takip dosyası nda, davalı borçlu hakkında  27/12/2021 tarihinde  27.258,00TL faturadan kaynaklı asıl alacak ve 888,13TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun süresi içinde (04/01/2022) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, ilamsız  takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davalı Banka ile  dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ arasında 02.09.2021 tarihli, 97269367-300 Sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedilmiştir. Somut olayda ,davacı davalı ile aralarında eser sözleşmesi bulunduğunu,davalı işsahibinin ücret ödeme borcunu yerine getirmediğini, fatura bedelinin tahsili için yapılan takipte davalının borca itiraz ettiğini ve itirazın iptalini talep etmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanacak mevzuatın TBK 470.maddedik eser sözleşmesine ilişkin hükümler mi ,yoksa aracın Finansal kiralamaya konu olması sebebiyle Finansal Kiralama Kanunun mu uygulanacağı hususlarının tesbiti gereklidir. Davacı tarafça ,mülkiyeti davalı Banka'ya ait olan ve dava dışı şirkete Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiralanan ve kiracının tasarrufunda bulunan aracın ,davacı şirketçe parça satışı ve tamirinin yapıldığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı Banka ,davacı ile kendisi arasında bir eser sözleşmesi bulunmadığı gibi ,sorumluluğun ilgili özel yasa uyarınca dava dışı kiracıya ait olduğunu savunmaktadır. Finansal Kiralama Kanununun 13. maddesi \"Kiracının Hak ve Borçlarını\" düzenlemiştir. Kiracı, finansal kiralama konusu malı sözleşmede öngörülen şart ve hükümlere göre itinayla kullanmak zorundadır. Sözleşmede aksine hüküm yoksa kiracı, malın her türlü bakımından ve korunmasından sorumlu olup, bakım ve onarım masrafları kiracıya aittir.  Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; dava  konusu aracın  niteliği itibari ile beton pompasını haiz,hareketli iş makinesi sınıfında olup,  02.09.2021 tarih, 97269367-300 numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesine konu olduğu ,aracın bu sözleşme gereğince dava dışı-kiracı  ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin kullanımında olduğu anlaşılmaktadır. Finansal Kiralama Kanununun 14. maddesi, malın sözleşme süresi içinde hasar ve zayi sorumluluğunun da kiracıya ait olduğunu belirtmektedir. Yine aynı kanunun 17. maddesinde finansal kiralama konusu malın kiralayan şirketin mülkiyetinde olacağı, onun tarafından sigorta ettirileceği ve kiracının sigorta dışında kalan yeni sigorta miktarının karşılamadığı zarardan sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece yargılamada mali müşavir bilirkişi raporu alınmış,bilirkişi defter incelemesi sonucu alacak miktarı yönünden görüş bildirmiştir.Davalı tarafça ,yapılan tamir işlemleri ve bedelleri yönünden bir itirazı bulunmamaktadır.Bilirkişinin sözleşmenin hukuki niteliğini değerlendirme konusunda yetersiz olacağı yönünde itiraz ileri sürülmüştür. Finansal Kiralama Kanununun 14. maddesi, malın sözleşme süresi içinde hasar ve zayi sorumluluğunun da kiracıya ait olduğunu belirtmektedir. Yine aynı kanunun 17. maddesinde finansal kiralama konusu malın kiralayan şirketin mülkiyetinde olacağı, onun tarafından sigorta ettirileceği ve kiracının sigorta dışında kalan yeni sigorta miktarının karşılamadığı zarardan sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda ,aracın maliki olan kiralayan davalının da yapılan araç tamir masrafından sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiştir. Bu sebeplerle ;davalının borca itirazı haksız olmakla ,mahkemece itirazın iptaline ilişkin verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ,davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 1.896,17 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 474,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.422,13 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf  giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"145390773106cd72","SID":"652c85b8b9f4132e"}}