{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1608 <br>KARAR NO: 2024/1642<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06.09.2024 tarihli ek karar. <br>NUMARASI: 2008/1699 D.İ - 2008/1705 K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın karşı taraflardan 2.130.498,00 TL (1.054.023,66 EURO) alacağı bulunduğunu, borçluların bu borcunu vadesinde ödemediği gibi rehinle de temin olunmadığını iddia ederek, İİK'nın 257. maddesi gereğince borçlunun borca yeterli miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarınıan ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 21.10.2008 tarihli Değişik İş kararında; \"..Dosyaya sunulan genel kredi sözleşmesi,  borcun ödendiğine veya rehin ve temin olunduğuna dair bir kayda rastlanmadığı gerekçesiyle talebin kabulüne, İİK 257 maddesi gereğince ihtiyaten haczine teminat alınmasına...\" karar verilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyasında; temlik veren ... AŞ tarafından, borçlular ... Ltd Şirketi... Antalya Serbest Bölge Şubesi, Tars ... Ltd Şirketi ve ... aleyhinde İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/1699 Değişik İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına istinaden 1.054.023,00 EURO asıl alacak ve ferileri olmak üzere 1.063.983 EURO alacağın tahsili amacıyla 30.10.2008 tarihinde ilamsız icra  takibi başlattığı, dosyanın yetkisizlik kararı üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin devam ettiği, 13.10.2014 tarihinde alacaklı ... Bankası AŞ'ye icra takip dosyasındaki alacak ve ferilerinin ... Bank tarafından temlik edildiği, icra müdürlüğü tarafından dosyanın 20.02.2023 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına gönderildiği, takibin dosya üzerinden devam ettiği, takip borçlularından ...'in 02.12.2020 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçılarından itiraz edilen ...'in kaldığı, itiraz eden mirasçı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 25.05.2021 tarihinde başvuruda bulunarak borçlunun vefat ettiği mirasçı olarak yalnızca ...'in kaldığı belirtilerek dosya kaydının yapılmasının talep edildiği, dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu tarafından 18.03.2024 havale tarihli dilekçeyle itiraz edildiği, icra müdürlüğünün 18.03.2024 tarihli kararı ile borçlunun mirasçısı olduğu, borçlu ... yönünden takibin kesinleştiği, mirasçıya muhtıranın 11.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde reddi mirasa ilişkin evrakın ibraz edilmediği belirtilerek itirazın reddine karar verildiği, itiraz eden vekili tarafından icra müdürlüğünün cevabı üzerine İstanbul İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/171 Esas 2024/187 Karar sayılı dosyasında; 18.03.2024 tarihinde şikayette bulunulduğu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki ödeme emrinin iptalini talep ettiği, mahkeme tarafından takibin döviz olarak başlatıldığı, Türk parası üzerinden icra  takibinde bulunulması gerekirken yabancı para üzerinden icra takibi yapılmasının mümkün olmadığı, icra müdürlüğünün söz konusu düzenlemeye rağmen ödeme emri göndermesinin süresiz şikayete neden olacağı  belirtilerek 29.03.2024 tarihli kararla  şikayetin kabulü ile ödeme emrinin   iptaline  karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edildiği, İstanbul 32. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/357 Esas sayılı dosyasında itiraz eden vekili tarafından 03.06.2024 tarihinde ödeme emrinin iptaline karar verildiği belirtilerek icra dosyasındaki ihtiyati haciz kararlarının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemenin 04.07.2024 tarihli kararı ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/1699 Değişik İş sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararının İstanbul ... İcra Dairesine ibraz edildiği, aynı tarihte alacaklı tarafından genel haciz yolu ile takibe geçildiği, ödeme emrine ilk tebligatın gerçekleştirildiği, İstanbul 32. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/171 Esas, 2024/197 Karar sayılı ilamı ile borçluya gönderilen ödeme emrinin iptaline ve yeniden ödeme emrinin gönderilmesine karar verildiği, ihtiyati hacze ilişkin teminatın iade edildiği, işlemden kaldırılan dosyanın şikayetçi açısından kesinleşmediği, diğer borçlular açısından kesinleştiği, borçlu mirasçı şikayeti kapsamında ödeme emrinin iptaline karar verilmiş olup verilen kararın kesin olmadığı, ödeme emrine itiraz edilmesi ya da ödeme emrinin iptal edilerek yeniden ödeme emri gönderilmesine karar verilmesinin kendiliğinden ihtiyati haciz kararının hükümsüz kalmasını gerektirmeyeceği, ihtiyati haczin düşme sonucunu doğurmayacağı, alacaklı tarafından alınan ihtiyati haciz kararından sonra süresi içerisinde esas takibe geçildiğinden ödeme emrinin iptal kararının ihtiyati haczin düşme sonucunu doğurmayacağını, alınan ihtiyati haciz kararının ifasının yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yargı çevresi içerisinde istenildiği, 7 günlük süre içerisinde icra takibine geçildiği gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiştir. İtiraz  eden vekili tarafından ihtiyati haciz kararı verilen 2008/1699 Değişik İş sayılı dosyasıyla ilgili olarak; 05.08.2024 tarihli dilekçesiyle; ihtiyati hacze itirazlarının kabulüyle ihtiyatin haczin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazın değerlendirdiği 01.08.2024 tarihli ara kararında; talep eden banka tarafından ihtiyati hacze ilişkin dosya kayıtlarının incelenmesinden ilgili dosyanın yasal süresinde imha edildiği, defter kayıtlarından da teminatın vekil tarafından 02.02.2010 tarihinde iade edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek ihtiyati hacze itiraz talebine  dair karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm oluşturulmuştur.  İtiraz eden vekili tarafından 25.08.2024 tarihli dilekçeyle ilk derece mahkemesinin 01.08.2024 tarihli ara kararına karşı istinaf talebinde bulunulmuştur. Söz konusu dilekçe yerel mahkeme tarafından 2024/195 istinaf defteri sırasına 26.08.2024 tarihinde kaydedilmiştir. İtiraz eden vekili, istinaf dilekçesinde özetle;  Dosyanın imha olmasının hakkın özüne kavuşturulmasına engel teşkil edemeyeceğine, ihtiyati haciz kararına ilişkin olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerektiğini, icra dosyasının içerisinde ihtiyati haciz kararının mevcut olduğunu, teminatın iade alındığının defter kayıtlarından anlaşıldığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece, ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen ara karara karşı yapılan istinaf dilekçesi hakkında bu kez istinafa konu olan 06.09.2024 tarihli ek karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 06.09.2024 tarihli ek kararıyla; \"...Mahkememizin ihtiyati haciz kararının İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, dosyanın yenilenerek ... Esas numarasını aldığı, ilgili icra müdürlüğünden alınan cevapta takibin kesinleşmediğinin bildirildiği, mahkememizin daha önce vermiş olduğu ihtiyati haciz kararından dönülmesine olanak sağlayacak somut bir delil ya da yeni bir durum bulunduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmış olmakla, ... vekili Av....'in ihtiyati hacze itirazının reddine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle ... vekili Av....'in ihtiyati hacze itirazının reddine, karar vermiştir. Bu ek kararına karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. (06.09.2024 tarihli ek karara karşı yapılan istinaf talebi de istinaf defterinin bir önceki ara karara karşı yapılan itiraz gibi 2024/195 sırasına kayıt yapılmıştır.)<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İtiraz eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İİK'nın 265/3 maddesi gereğince mahkemenin gösterilen sebeplere tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceğinin hükme bağlandığını, duruşma açılmadığını, talepleri hakkında usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, taleplerinin ihtiyati haciz kararına teminat yönünden itiraz niteliğinde olduğunu, ihtiyati haciz karar şartı olan teminatın iade edildiğini, İİK'nın 259/1 maddesi uyarınca ihtiyati hacizde teminat gösterilmesinin zorunlu olduğunu, teminatın iade edildiğinin değişik iş defterinden tespit edildiğini, müteveffanın ihtiyati hacze itiraz hakkı bulunduğundan müvekkilinin itiraz hakkının bulunduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraza  ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen itirazın reddine dair ek karara karşı, borçlu vekili  tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca  borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Somut olayda, itiraz edenin mirasçısınında borçlular arasında  yer aldığı ihtiyati haciz karar tarihi 21.10.2008 dir. Borçlulardan ... 02.12.2020 tarihinde vefat etmiştir. Bu tarih ihtiyati haciz kararının verilmesinden yaklaşık  2 yıl sonraki bir tarihtir. İhtiyati haciz kararı ile birlikte alacaklı vekili 30.10.2008 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatmıştır. İtiraz eden tarafça miras bırakanın vefatı üzerine 25.05.2021 tarihinde söz konusu icra dosyası için vekili ile başvuruda bulunarak, dosyaya kaydın ve vekil olarak kaydını talep etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numarasını alan dosyada borçlu vekilinin 18.03.2024 havale tarihli dilekçesiyle yaptığı itirazı üzerine icra müdürlüğü tarafından 18.03.2024 tarihli karar verilmiştir. İcra müdürlüğü kararında, takibin, mirasçısı olduğu borçlu yönünden kesinleştiği, mirasçıya muhtıranın 11.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde reddi mirasa ilişkin evrakın ibraz edilmediği ve takibin kesinleştiği belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir.  Açıklanan nedenlerle, mirasın intikali sonucunda borçlu konumuna gelen itiraz edenin murisi tarafından ihtiyati haciz kararına herhangi bir itirazda bulunulmadığı hatta takip yönünden de itirazda bulunulmadığı ve takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar icra müdürlüğünün 18.03.2024 tarihli kararı yönünden şikayet başvuru neticesinde İstanbul 32. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/171 Esas sayılı dosyasında 29.03.2024 tarihli kararı ile yabancı para üzerinden takibin başlatıldığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de söz konusu karar ihtiyati haciz kararı yönünden mevcut durumu değiştirmeyeceğinden ve  itiraz eden tarafın ihtiyati hacze karşı yapmış olduğu itirazının yasanın belirlemiş olduğu yedi günlük süre sonrasında gerçekleştirilmiş olduğundan, itirazın süre yönünden reddi gerekir. Süre dikkate alındığında, duruşma açılmadan karar verilmesi sonuca etkili görülmemiş ise de ilk derece mahkemesince itirazın esasa ilişkin nedenlerle reddedilmesi yerinde görülmediğinden, kararın bu şekilde resen düzeltilmesi ve itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 33, 355, 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, itiraz eden borçlunun itiraz nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesi kararının resen düzeltilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının yukarıda açıklandığı şekilde düzeltilmek üzere kaldırılmasına, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  HMK'nın 33, 355, 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, itiraz eden borçlunun itiraz nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesi kararının resen düzeltilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 06.09.2024 tarihli ek kararının yukarıda açıklandığı şekilde düzeltilmek üzere kaldırılmasına, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazının süre yönünden reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Kanun yoluna başvuran itiraz eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 427,60 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, itiraz eden borçluya iadesine,b-İtiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avanslarının yatırana iadesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;  HMK'nın 33, 355, 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 21.11.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b17f3bdc27cfca90","SID":"0b55d0de3d301a30"}}