{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/403 <br>KARAR NO: 2024/1490 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/12/2023<br>NUMARASI: 2023/216 (E) - 2023/1037 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücüsü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobil 22/5/2020 günü seyir halinde iken, müvekkili davacı ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobile çarparak adı geçen davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 250 TL bakıcı gideri, 250 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından kesin hükümle sonuçlandırıldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-i maddesi ile 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarıca usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla yönetimindeki araçla davacıya ait ... plakalı araca çarparak maddi hasar görmesine neden olduğunu, dava şartı yokluğundan usulden reddedilen davanın eksik dava şartı tamamlandıktan sonra yeniden açılabileceğini, bu yeni davaya karşı kesin hüküm itirazında bulunulamayacağını, çünkü ilk kararın davanın esası hakkında verilmiş olmayıp belli bir dava şartı yokluğuna ilişkin olduğunu, daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen usulden ret kararı nedeniyle, yeniden davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  HMK'nin 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de davanın görülmekte olmasıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir çıkarı bulunmamaktadır.Dava şartlarını düzenleyen HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde \"Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması\" biçiminde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz. Buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir. Öte yandan dava konusu uyuşmazlığın, daha önce kesin bir hüküm ile çözümlenmemiş olması da dava şartlarındandır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ve verilen hüküm kesinleşmiş ise, artık o dava konusu hakkında kesin hüküm vardır. Aynı dava (uyuşmazlık) yeni bir dava konusu yapılamaz; yapılırsa, mahkemenin kesin hüküm varlığını kendiliğinden gözeterek davayı esasa girmeden (usulden) reddetmesi gerekir. HMK'nin 303'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca bir davaya şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için; her iki davanın taraflarının, her iki davanın dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması zorunludur. Bu nedenle maddi anlamda kesin hükmün varlığının belirlenmesi bakımından eski (ilk) dava ile yeni (ikinci) davanın, konularının aynı olup olmadığını anlamak için hâkimin, eski (ilk) davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni (ikinci) davanın talep sonucunun karşılaştırılması gerekir. İkisi aynı ise dava konularının aynı olduğu sonucuna ulaşılacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının \"i\" bendinde belirtilen dava şartlarından olan aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması koşulunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi için eski (ilk) davanın biçimsel anlamda da kesinleşmiş olması da gerekmektedir. Diğer yandan HMK'nin 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından gönderilen Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının incelenmesinden; talep eden ... vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna sunulan dilekçeyle, ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın  22/5/2020 günü sürücüsü ...ın yönetiminde iken müvekkili davacı ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu adı geçen davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 4.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep etmiş; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2/6/2022 gün ve 2022/24021 (E) - 2022/130531 (K) sayılı kararıyla,  davalı ... şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı ...plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 1/8/2022 gün ve 2022/İ.31493 - 2022/İHK-38540 sayılı kararıyla, itirazın reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyetinin anılan kararının başvuran ... vekili ile ... Sigorta AŞ vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun Sigorta Tahkim Komisyonu  Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2/6/2022 gün ve 2022/24021 (E) - 2022/130531 (K) sayılı kararının maddi anlamda kesin hüküm oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Yukarıda da açıklandığı gibi davacı vekilinin, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2/6/2022 gün ve 2022/24021 (E) - 2022/130531 (K) sayılı kararına yönelik itirazının  Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 1/8/2022 gün ve 2022/İ.31493 - 2022/İHK-38540 sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve bu kararın taraflara tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin  1/8/2022 gün ve 2022/İ.31493 - 2022/İHK-38540 sayılı kararının kesinleştiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Eldeki davada da, davacı ... vekili, davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün tam kusuruyla müvekkili davacının yönetimindeki ... plakalı araca çarparak, davacının yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası niteliğinde, ZMSS'nin   sürekli sakatlık teminatı kapsamında olan  1.000 TL sürekli iş göremezlik; ZMSS'nin sağlık giderleri teminatı kapsımında kalan 500 TL geçici iş göremezlik, 250 TL bakıcı gideri, 250 TL tedavi gideri talebinde bulunmuş;  Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 24021 (E) sayılı davasında ise  ZMSS'nin sağlık giderleri teminatı kapsımında kalan geçici iş göremezlik ve  ZMSS'nin   sürekli sakatlık teminatı kapsamında olan sürekli iş göremezlik tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. Bu itibarla Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 24021 (E) sayılı davası ile eldeki tarafları (davacısı, davalısı) davanın sebebi ve konusu aynı olmakla birlikte konusu farklıdır. Zira davacı eldeki davada davacı, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen davadan farklı olarak  ZMSS'nin sağlık giderleri teminatı kapsımında kalan bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı talebinde bulunmuştur. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde,   Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2/6/2022 gün ve 2022/24021 (E) - 2022/130531 (K) sayılı kararı geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden kesin hüküm niteliğinde  ise de, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talebi yönünden kesin hüküm niteliğinde olmadığı; böylece eldeki davanın konusunu oluşturan  bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talepleri yönünden, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının \"i\" bendinde öngörülen aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasına ilişkin dava şartı oluştuğu gözetilerek, yargılamaya devam edilerek nihai karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle, davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7c8151bf76a2c83","SID":"152ce1f9483fbd31"}}