{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2024/2293 <br>KARAR NO:2024/1637 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:17/10/2024 tarihli ara karar <br>NUMARASI:2024/538 (E)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ:25/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/12/2023 tarihinde, davalıların maliki, ZMS sigortacısı ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın yolun karşısına geçmekte olan yaya davacıya çarpması sonucu yaralanmasına neden olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalı ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu  belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50 TL geçici iş göremezlik ve 50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 100 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; 200.000 TL manevi tazminatın davalılar Hikmet ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...'ın malvarlığı ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 17/10/2024 tarihli ara karar ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; dosya kapsamında ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü  şahısta  olan  taşınır  ve  taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten  haczettirebilir. Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin (trafik kazasının meydana geldiği) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki \"...\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil tarihi itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir.Maddi tazminat davasına ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden, davacının maddi tazminat alacağı kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla istenebilir hale gelmiş olmakla birlikte, bu aşamada maddi zararın miktarı belli değildir.Bu itibarla yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak dosyada bulunan Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin  2023/344 E. Sayılı dosyası içeriği, bu kapsamda Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/6279 Soruşturma numaralı dosyasından alınan davacı yayanın tali, davalı sürücünün kusurlu olduğunu tespit eden bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün  davacının yaralanmasının  yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğunu belirten 09/02/2024 tarihli raporu, ortopedi servisi epikriz raporları manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu gözetilerek bu aşamada  davacının manevi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davacı vekilinin, yukarıda esas numarası yazılı ilk derece mahkemesinin,  maddi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 17/10/2024 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, B-Davacı vekilinin manevi tazminat davası yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin yukarıda esas numarası belirtilen ihtiyati haciz talebinin manevi tazminat talebi yönünden reddine ilişkin 17/10/2024 tarihli ara kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,Buna göre;1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin manevi tazminat davası yönünden kabulüne, davacının manevi tazminat davası yönünden 100.000 TL manevi tazminat alacağını karşılayacak biçimde (mahkemenin 18/09/2024 tarihli adli yardım talebinin reddine dair kararına karşı davacı tarafça yapılan itirazın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/442 D. İş sayılı ara kararı ile kabulüne karar verildiğinden) teminatsız olarak davalılar ... ve ...'ın taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, araçlar üzerinde muhafaza ve yakalama tedbiri uygulanmaksızın, İİK'nin 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, 2-İhtiyati haciz kararına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından; <br>1-Adli yardım talebinin kabulüne karar verilen davacı tarafından istinaf kanun yolu başvuru ve istinaf karar ve ilam harcı yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0e7dbf563360274","SID":"7b72df0e9c73056e"}}