{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/2416 <br>KARAR NO:2024/2308<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/06/2024<br>NUMARASI:2024/353 Esas - 2024/459 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak <br>KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2024 tarihli, 2024/353 Esas, 2024/459 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Müvekkil, \"...\" olarak bilinen zincir spor salonlarının işleteni ve sahibi konumda bir tüzel kişilik olduğunu, ilgili spor salonlarında kendi nam ve hesabına çalışmak üzere bu alanda lisans ve diplomalar ile uzmanlık eğitimlerini tamamlamış eğitmenler ile sözleşme kapsamında anlaşmalar yapılarak spor salonuna kayıtlı müşterilere hizmet verildiğini, eğitmenler kendi vergi açılışlarına sahip ve kendi nam ve hesabına çalışan tacir sıfatına haiz kişiler olduğunu, eğitim verdikleri müşterilere yönelik müşterilerinden eğitim ücreti almakta, davacıya ait olan spor salonunun kullanımı karşılığında kullanım bedelini davacı spor salonu işletenine ödemekte olduğunu, davalının tacir sıfatına haiz profesyonel bir spor eğitmeni olduğunu, davacı ile davalı arasında 18.02.2023 tarihli \"Bağımsız Eğitmen Sözleşmesi\" ve sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası niteliğinde \"Bağımsız Eğitmen Gizlilik Sözleşmesi\" akdedildiğini, sözleşmenin mali hükümleri 5. maddesi içerisinde düzenlenmiş olup davalının ders ücretlerinin 2023 tarifesine göre saatlik 300,00.-TL üzerinden müşterilerden tahsil edileceğini, müvekkile karşı ödeme yükümlülüğünün ise spor salonunda alanı kullanması sebebiyle ortaya çıkan kullanım bedeli olacak şekilde gerçekleştirileceğini, sözleşmeye aykırı olarak gerçekleştirilen fesihten kaynaklı olarak şimdilik kısmi alacakları olan 100,00.-TL cezai şart bedelinin 18.02.2023 sözleşme tarihinden faiz hususunda aksi kanaatte olunması halinde arabuluculuk sürecinin anlaşmama neticesinde sona erdiği 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca, ihbar önellerine aykırı ve haksız feshi gerçekleştiren davalı için yapılan eğitim bedeli masrafı olarak şimdilik kısmi alacakları olan 100,00.-TL eğitim bedelinin 18.02.2023 sözleşme tarihinden faiz hususunda aksi kanaatte olunması halinde arabuluculuk sürecinin anlaşmama neticesinde sona erdiği 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstinafa konu karar, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2024 tarihli 2024/353 Esas, 2024/459 Karar sayılı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik kararıdır.Davacı vekili, mahkemenin İş Mahkemesine verdiği görevsizlik kararının yerinde olmadığını, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.<br>GEREKÇE:İlk derece mahkemesi yapılan yargılama sonucunda davacı ile davalı arasında hizmet ilişkisi bulunduğunu, davacının davalıdan hizmet akdine aykırı davranışları nedeniyle alacak talep ettiğini, bu nedenle uyuşmazlığın İş Mahkemesinin görev alanında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. İlk derece mahkemesince \" .... davacı ile davalı arasında hizmet akdi ilişkisi bulunduğu ve davacının davalıdan, davalının hizmet akdine aykırı davranışları nedeniyle alacak talep ettiği anlaşılmakla; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/116-9420 EK sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2020/857-726 EK sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2021/1681-1488 EK emsal ilamı göz önüne alınarak açılan dava konusunun İş Mahkemesi nin görev alanında kaldığı...\" gerekçeleriyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.İncelenen dosyada taraflar arasında uyuşmazlık konusu olamayan sözleşme kapsamında, davacı şirketin özel ders ihtiyacının  karşılaması amacıyla davalıya spor salonunu kullanması konusunda bağımsız eğitmen sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır.7036 sayılı Yasanın İş Mahkemelerinin görevine ilişkin olan 5/1/a maddesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 2. Kısmının altıncı bölümünde düzenlenen, hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır, yasanın 38. maddesinde de, yasanın görevi düzenleyen 5. maddesinin yayın tarihinden itibaren  yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.Yapılan değişiklik ile birlikte 25/10/2017 tarihinden itibaren  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işverenler arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, 7036 sayılı Yasa'nın 5/1/a ve 38. maddeleri gereğince mahkeme iş mahkemeleri görevlidir.Dairemizce inceleme konusu yapılan davanın hizmet sözleşmesinden kaynaklanmış olması ve dava tarihi 11&06/2024 olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Dairemizin 2021/1681 Esas, 2021/1488 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17f64a2043478bf1","SID":"8fb175d1f273f75a"}}