{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2022/843 Esas - 2024/449<br>\tT.C.<br>\tANKARA <br>\t5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br><br>ESAS NO\t: 2022/843<br>KARAR NO\t: 2024/449<br><br>GEREKÇELİ KARAR<br>                                                 T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br><br>...<br>DAVA\t: Menfi tespit ve alacak<br>DAVA TARİHLERİ\t: 05/11/2019 (Asıl dava tarihi)<br>\t  03/12/2019 (Karşı dava tarihi) <br>KARAR TARİHİ\t: 28/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/06/2024<br><br>\tDavacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı tarafından açılan menfi tespit ve alacak davalarının mahkememizde yapılan yargılamaları sonunda ;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP ;<br>Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle müteaahhit olan davacının ...adresinde yapmakta olduğu inşaatta kullanmak üzere davalıya 30/01/2019 tarihli sipariş formu ile ... sac kasa, siyah tekstür, boyalı içi lake kare kol mono kancalı kilit sistemli çelik kapı ile 2 adet acil çıkış kapısı sipariş ettiğini, davalının sözleşmeye uymadığını, kısmen yerine getirdiği edimlerini de gereği gibi getirmediğini, davalının örnek daireye takması gereken 1 adet çelik kapıyı taktığını ancak eksik taktığını, davalının 26/06/2019 tarihinde tüm kapılara takmayarak yalnızca 12 çelik kapı ile 12 acil çıkış kapısını taktığını, davacının sözleşmenin ihlali dolayısı ile zarar uğradığını, davalının teslim ettiği kapılara ilişkin ödemesini aldığını, davacının davalıya ne teslim edilen kapılardan ne de teslim edilmeyen kapılar yönünden bir borcunun bulunmadığını, teslim edilen kapıların sipariş edilen kalitede ve özellikte bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 30/01/2019 tarihli sipariş formu gereğince şimdilik 1.000,00 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının ödeme yapmak durumunda kalması durumunda tahsil edilecek tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatı ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı-karşı davalı vekili 13/11/2020 tarihli dilekçesinde davanın değerini 27.000,00 TL olduğunu bildirmiş ve eksik peşin harcı yatırmıştır.<br>CEVAP ;<br>Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında düzenlenen 30/01/2019 tarihli 2 adet sipariş formu ile 25 adet nitelikleri ve cinsi belirli çelik kapının ve 2 adet acil çıkış kapısının temini, nakliyesi, montajı, işçiliği ve bağlı sistemlerin teslimi için sipariş verildiğini, sipariş formunda belirtildiği şekilde davalı tarafından 1 adet örnek daire kapısının montajının derhal gerçekleştirildiğini, akabinde 12 adet çelik kapı ve 2 adet acil çıkış kapısının tam, eksiksiz ve kullanılır vaziyette 26/09/2019 tarihinde takıldığını, taraflar arasında yapılan anlaşma ve sipariş formu uyarınca davacı-karşı davalının yapması gereken ödemelerden sadece 10.000,00 TL'yi çek ile ödediğini, kalan 27.800,00 TL'yi ödemediğini savunarak davanın reddine, aynı zamanda karşı dava olarak davacının siparişe uygun nitelikte ve özellikte kapı imalatı gerçekleştirmesine karşın davacının teslim alınan ve montajı yapılan 13 adet çelik kapı ile 2 adet acil çıkış kapısı bedelini eksik ödediğini, 12 adet çelik kapının ise teslime hazır olunduğu halde montaj tarihinin davacı tarafından bildirilmediğini, 13 adet çelik kapının teslim formunda 18.408,00 TL, 2 adet çelik kapının bedelinin ise 2.400,00 TL olarak belirlendiğini, davalının davacı tarafından takılan kapılar karşılığında 20.800,00 TL ödeme yapması gerekirken yalnızca 10.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının teslim aldığı üründen dolayı 10.808,00 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.800,00 TL'nin 30/01/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve siparişi verilip teslimi alınmayan 12 adet kapının teslim alınmamasından kaynaklı zarar için şimdilik 1.000,00 TL'nin ihtarla temerrüt tarihi olan 05/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı-karşı davalı vekili 08/12/2023 tarihli dilekçesi ile davacı-karşı davalı tarafından teslim alınan ancak bedeli kısmi olarak ödenen kapı bedellerinden bakiye kalan alacak talebini 72,00 TL ve kar kaybına ilişkin talebini 5.482,04 TL olarak artırarak dava değerini toplamda 17.362,04 TL olarak ıslah ettiğini, bakiye alacak 10.880,00 TL'nin sözleşme tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, kar kaybına ilişkin 6.482,04 TL'nin ihtarla temerrüt tarihi olan 05/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ettiğini, dava dilekçemizin talep ve sonuç kısmını bu şekilde değiştirdiğini bildirmiş ve ıslah ettiği tutarın peşin harcını ödemiştir.\t<br>Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle davalı-karşı davacının eksik, hatalı ve geç teslim etmiş olduğu 13 çelik kapı ile 2 acil çıkış kapısı karşılığında davacı-karşı davalıdan 10.000,00 TL tahsil ettiğinden davalı-karşı davacının alacağının bulunmadığını, davalı-karşı davacı sipariş konusu kapıları süresinde ve gereği gibi hazırlayarak teslim etmemiş olduğundan belirtilen sürede hazır edilip montajı yapılmayan kapılara ilişkin olarak davacı-karşı davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi  davacı-karşı davalının bu kapıları almak zorunda olmadığını savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER ;<br>Mahkememizde yapılan yargılama sonunda mahkememizin 30/03/2021 tarih ve ... Karar nolu kararı ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 10.880,00 TL kapı bedeli ve 6.314,04 TL kar kaybı olmak üzere toplam 17.122,04 TL'nin 03/12/2019 karşı dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Karar nolu kararı ile kısa karar ile gerekçeli karar ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğu, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle açık ayıplı, gizli ayıplı ve eksik işlerin ayrı ayrı belirlenmesi, bunlardan gizli ayıplı ve eksik işlerin giderilme bedellerinin yüklenicinin hak ettiği iş bedelinden mahsup edilmesi ve sonucuna göre asıl ve karşı davada bir hüküm kurulmasının gerektiği, ... Kanununun 26. maddesi de gözetilerek karar verilmesi gerekirken geçerli bir ıslah yapılmış gibi açıklama dilekçesiyle talep edilen miktara göre karar verilmesinin doğru olmadığı, uzmanlık gerektiren bir iş olması sebebiyle konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile açıklanan kesinti yöntemine göre karşı davacı yüklenicinin kâr kaybının hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememiz esas kaydının 2022/843 sırasına kayıt edilmiştir.<br>İnşaat mühendisi bilirkişi ... 14/08/2023 tarihli ek raporunda asıl dava kapsamında istinaf kararının 2 nolu bölümünün son paragrafında belirtilen hususlarla ilgili olarak kök raporunda hesaplanan eksik iş bedellerinin hepsinin sözleşme kapsamında davalı-karşı davacının yapması gereken işlerden olduğunu, bu itibarla istinaf kararında belirtilen kategorilerden (eksik iş, gizli ayıp, açık ayıp) eksik iş kapsamına girdiğini, davalı-karşı davacı tarafın hak ettiği imalat bedelinden kapılardaki eksik değerlendirildiğinde acil çıkış kapılarının 2.400 TL olması durumunda 20.808 TL-1.755 TL=19.053 TL, acil çıkış kapılarının 1.600 TL olması durumunda 20.008 TL-1.755 TL=18.253 TL olacağını, iş bedellerinin mahsup edilerek karşı dava kapsamında istinaf kararının 4 nolu bölümünün ikinci paragrafında belirtilen hususlarla ilgili olarak kar kaybı hesabına esas Türk Borçlar Kanununun 408. maddesinde düzenlenen kesinti yönteminin uzmanlık alanı dışında olduğunu, bu hususta değerlendirme yapılamadığını, söz konusu kar kaybı hesabının yapılabilmesi için dosyanın Türk Borçlar Kanununa hakim nitelikli hesap uzmanına tevdi edilmesi gerektiğini bildirmiştir.<br>İnşaat mühendisi bilirkişi ... ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu 05/12/2023 tarihli raporunda davalı vekilinin 24/08/2023 tarihli dilekçesindeki itirazlarının değerlendirilmesi açısından 24/08/2023 tarihli dilekçesi itirazlarının karşılandığını, davacı-karşı davalının ... delil tespiti yaptırdığını, dosya kapsamında keşifle alınan bilirkişi raporunda ve tarafınca da yerinde tespit ettiği üzere montajı yapılan kapılarda kancalı kilit sistemi, fitiller ile streçleme bulunmadığını, bu eksikliklerin herkes tarafından görülebilecek açık ayıp olduğunu, hukuki tayin ve takdiri mahkemede olmak üzere kaldırma kararının 2. maddesinde belirtildiği üzere açık ayıpların makul sürede bildirilmesi gerektiğini, açık ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarının yapılmadığı hususundaki mahkemenin kabulünün yerinde olduğunu ve süresinde bildirilmemesi halinde iş sahibinin eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağını ve ayıba bağlı haklarının düşeceği belirtilmiş olduğundan asıl dava açısından itirazların da karşılanması suretiyle kaldırma kararı doğrultusunda ayıplı imalata ilişkin bir hesaplama yapılamadığını, nitelikli hesap bilirkişisinden kesinti yöntemini kullanarak rapor hazırlaması açısından ise karşı dava kapsamında istinaf kararının 4 nolu bölümünün ikinci paragrafında belirtilen hususlarla ilgili olarak kar kaybı hesabına esas Türk Borçlar Kanununun 408. maddesinde düzenlenen kesinti yöntemine göre davacının olumlu zarar kapsamındaki kar kaybının sözleşme bedeli olan (12 adet kapıx1.416) 16.992 TL'den, 23.474,04 TL kesinti yapıldığında dava tarihi 13/12/2019 itibariyle 6.482,04 TL olarak hesaplandığını, kaldırma kararına konu olmayan davacı yüklenicinin 13 adet kapı montajından bakiye alacağı ise dava tarihi itibariyle 10.880 TL olduğunu bildirmiştir.<br>Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi 02/03/2024 tarihli ek raporunda kök rapordaki görüşünün değişmediğini bildirmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; <br>Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, karşı dava ise eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.<br>Davacı-karşı davalı dava dilekçesinde davalının kapı teslim ve montajına ilişkin sözleşmeye uymadığını, kapıların bir kısımını süresinde teslim etmediğini, teslim ettiği bir kısmının ise sözleşmeye uygun olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 30/01/2019 tarihli sipariş formu gereğince şimdilik 1.000,00 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine talep etmiş, karşı davaya cevap dilekçesinde ise karşı dava dilekçesindeki vakıaları kabul etmemiştir.<br>Davalı-karşı davacı cevap dilekçesinde dava dilekçesindeki vakıaları kabul etmemiş, 1 adet örnek daire kapısının montajının derhal gerçekleştirildiğini, akabinde 12 adet çelik kapı ve 2 adet acil çıkış kapısının tam, eksiksiz ve kullanılır vaziyette 26/09/2019 tarihinde takıldığını savunmuş, karşı dava olarak davacının takılan kapılar karşılığında 20.800,00 TL ödeme yapması gerekirken yalnızca 10.000,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.800,00 TL ile siparişi verilip teslimi alınmayan 12 adet kapının teslim alınmamasından kaynaklı zarar için şimdilik 1.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 08/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettiği tutarı artırmıştır.<br>Davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi bulunduğu, 30/01/2019 tarihli Sipariş Formu başlıklı formunda dava konusu kapıların özelliklerinin ve ödemelerin düzenlendiği, 25 adet çelik kapının tanesinin 1.416,00 TL'den toplam 35.400,00 TL (Kdv dahil) bedel belirlendiği, davalının 1 adet çelik kapıyı örnek daireye hemen taktığı, 26/06/2019 tarihinde 12 adet çelik kapı ile 2 adet acil çıkış kapısını daha taktığı vakıasına ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacı teslim edilen kapıların ayıplı olduğunu ve teslim edilmeyen kapıların ise sözleşmeye göre zamanında teslim edilmediğini ileri sürmüş, davalı ise karşı dava dilekçesinde davacı tarafından takılan kapılar karşılığında 20.800,00 TL ödeme yapması gerekirken yalnızca 10.000,00 TL ödendiğini ileri sürmüştür.<br>Asıl davada;<br>Kaldırma kararının ek rapor alınmak suretiyle açık ayıplı, gizli ayıplı ve eksik işlerin ayrı ayrı belirlenmesi, bunlardan gizli ayıplı ve eksik işlerin giderilme bedellerinin yüklenicinin hak ettiği iş bedelinden mahsup edilmesi ve sonucuna göre asıl ve karşı davada bir hüküm kurulmasının gerektiği hükmüne göre hazırlanan inşaat mühendisi bilirkişi ...'nın 14/08/2023 tarihli ek raporunda istinaf kararının 2 nolu bölümünün son paragrafında belirtilen hususlarla ilgili olarak kök raporunda hesaplanan eksik iş bedellerinin hepsinin sözleşme kapsamında davalı-karşı davacının yapması gereken işlerden olduğunu, bu itibarla istinaf kararında belirtilen kategorilerden (eksik iş, gizli ayıp, açık ayıp) eksik iş kapsamına girdiğini, davalı-karşı davacı tarafın hak ettiği imalat bedelinden kapılardaki eksik değerlendirildiğinde acil çıkış kapılarının 2.400 TL olması durumunda 20.808 TL-1.755 TL=19.053 TL, acil çıkış kapılarının 1.600 TL olması durumunda 20.008 TL-1.755 TL=18.253 TL olacağını bildirmesi, bilirkişinin 05/12/2023 tarihli ek raporun görüşünün değişmemesi ve davacının mahsuplaşma sonunda alacaklı olması nedenleri ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının dava konusu 30/01/2019 tarihli sipariş formundaki çelik kapı siparişinden dolayı davalıya 18.253,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin davanın ise bilirkişi raporundaki tutarın üzerinde kalması ve ispatlanamaması nedeni ile reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Karşı davada;<br>Karşı davada eksik yapılan ödeme ve kapıların teslim alınmamasından doğan zarar olmak üzere iki ayrı talep bulunulması, ıslahın kaldırma kararından sonra yapılmasının olanaklı olması, kaldırma kararında karşı dava açısından uzmanlık gerektiren bir iş olması sebebiyle konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile açıklanan kesinti yöntemine göre karşı davacı yüklenicinin kâr kaybının hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hükmüne göre inşaat mühendisi bilirkişi ... ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ...'den oluşturulan bilirkişi kurulunun 05/12/2023 tarihli raporunda kar kaybı hesabına esas Türk Borçlar Kanununun 408. maddesinde düzenlenen kesinti yöntemine göre davacının olumlu zarar kapsamındaki kar kaybının sözleşme bedeli olan (12 adet kapıx1.416) 16.992 TL'den, 23.474,04 TL kesinti yapıldığında dava tarihi 13/12/2019 itibariyle 6.482,04 TL olarak hesaplandığını, kaldırma kararına konu olmayan davacı yüklenicinin 13 adet kapı montajından bakiye alacağının ise dava tarihi itibariyle 10.880 TL olduğunu bildirmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde  davalı-karşı davacının 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda kaldırma kararı gereğince göre yapılan kesinti yöntemine göre 6.482,00 TL ve 10.880,00 TL alacaklı olduğunun belirlenmesi, mahsuplaşma sonunda karşı davacının alacağının kalmaması ve karşı davanın başka şekilde ispatlanmaması nedenleri ile karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>A-Asıl davada;<br>1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,<br>Davacının dava konusu 30/01/2019 tarihli sipariş formundaki çelik kapı siparişinden dolayı davalıya 18.253,00 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,<br>Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 1.246,86 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harçtan ve 450,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile alınması gereken 752,46 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, <br>3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 44,40 TL, peşin harç 44,40 TL, tamamlama harcı 450,00 TL, 2 adet vekalet harcı 72,20 TL ve 2 adet vekalet pulu 106,10 TL olmak üzere toplam 717,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>Davacı tarafından yapılan dosya-posta gideri 72,50 TL ve bilirkişi ücreti 800,00 TL olmak üzere toplam 872,50 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 589,81 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,<br>6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 8.747,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>B-Karşı davada;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>Mahkememizin 10/02/2020 tarihli kasa tutanağı ile mahkememiz kasasına alınan belgelerin ibraz edene karar kesinleşince GERİ VERİLMESİNE,<br>2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 205,00 TL peşin harç ve 100,00 TL ıslah harçtan mahsubu ile alınması gereken 122,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE, <br>6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre red edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 17.362,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>Asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin yüzüne karşı, ... Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.28/05/2024  <br><br>...<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1d07eb7669e123d","SID":"fd5001b18c1f3a74"}}