{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1134 Esas<br>KARAR NO:2024/1430<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/12/2020<br>NUMARASI:2019/355 Esas, 2020/819 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden  Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin düzenlediği ... Fuarına katılım için davalının 20.09.2013 tarihinde katılım sözleşmesini imzaladığını, davalının fuara katılmasına rağmen 03.10.2013 tarihli fuar katılımına ilişkin 6.932,50 TL ve 31.10.2013 tarihli fuarda kullanılan elektrik bedeline ilişkin 324,50 TL tutarında faturanın katılım bedeline ilişkin 4.319,50 TL'sini ödememesi üzerine ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; davalı tarafından hizmetin eksik verildiği iddiasında bulunulduğu, ancak fuarın 24-27/10/2013 tarihlerinde olduğu dikkate alındığında bu hususta süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı ve faturaların iade edilmediği, bilirkişi raporu ile taraflara ait incelenen ticari defter ve kayıtlarında davalının 4.319,50 TL borç kaydının bulunduğunun tespit edildiği, 1.371,44 TL faiz alacağı olduğu hesaplanmış ise de, taleple bağlılık ilkesi gereği 1.075,86 TL faiz alacağı olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin aynen devamına, ayrıca alacağın likit ve muaccel olduğundan bahisle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında 24-27/10/2013 tarihleri arasındaki fuar için katılım sözleşmesi imzalandığını, ancak müvekkilinin hizmetin ağır kusurlu şekilde verilmesi sebebiyle ciddi zarara uğradığını, TKHK'nun 16. maddesi uyarınca, ayıplı hizmet halinde karşı tarafa ayıbı ihbar etmenin, hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, müvekkilinin süresinde sözlü ve yazılı (mail yoluyla)  ayıp ihbarında bulunduğunu, buna rağmen kusursuz bir hizmet verilmiş gibi tüm fatura bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ayıp ihbarı şekle tabi olmayıp her türlü delille ispat edilebildiğini, ayrıca taraflar arasındaki alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında ... sayılı dosyasında 4.319,50 TL asıl alacak ve 1.075,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.395,36 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, Mahkemece yapılan yazışmaya ödeme emrinin tebliğine yönelik mazbatanın bulunamadığından bahisle cevap verilmesi sebebiyle itirazın süresinde olduğunu değerlendirmek gerektiği, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 08/09/2020 tarihli raporda;  davacı ve davalı şirketin 2013 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, her iki tarafın incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 4.319,50 TL alacaklı olduğu, ayrıca takip tarihi itibariyle davacının 1.371,44 TL faiz alacağının olduğunun hesaplandığı, buna göre davacının, davalıdan toplam 5,690,94 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Somut olayda, yasal cevap verme süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı 6100 sayılı HMK'nun 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.Davalının istinaf başvurusunun da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Davalı ödeme emrine itirazında ve bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde hizmetin ayıplı olduğu iddiasında bulunmuştur. Ayıp iddiasında bulunan davalı TKHK'nun 16. maddesi uyarınca ayıp ihbarının 2 yıllık süreye tabi olduğunu ileri sürse de her iki taraf tacir olduğundan uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesine göre, hizmet alan tacir, açık ayıplarda 2 gün, açıkça belli olmayan ayıplarda ise 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Buna göre davalı tarafından gönderilen mail içeriğinden iddia edilen ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmakla fuar tarihinden yaklaşık 5 ay sonra yapılan ayıp ihbarı süresinde değildir. Her iki tarafın incelenen usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 4.319,50 TL alacaklı olduğu sabit olup süresi içinde itiraz etmediği faturayı iade etmeyerek defterlerine kaydeden davalı fatura nedeniyle borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlayamadığı gibi davalının ödeme yapıldığına yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının icra takibine konu bakiye fatura bedeline hak kazandığı anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen karar isabetli olmuştur. Ayrıca yasal süresinde cevap dilekçesi sunulmaması sebebiyle davalının istinaf başvurusunda ileri sürdüğü zamanaşımı itirazlarının incelenmesi de mümkün değildir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/355 Esas, 2020/819 Karar sayılı ve 11/12/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 92,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 335,46 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01b156d6c24d70b1","SID":"56fdfcdf4fe77620"}}