{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1056 Esas<br>KARAR NO:2024/1492<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:24/03/2021<br>NUMARASI:2016/1069 Esas, 2021/243 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalının ... Fabrikasında yapılacak toplantıda kullanılmak üzere ... kiralama ve kurulumu hakkında yaptıkları sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin sözleşme bedelinin yalnızca 5.000 TL sini müvekkiline avans olarak verdiğini, bakiye 6.800,00 TL yi ödemediğini, müvekkili tarafından iş konusu faturanın davalı şirkete götürülmüş olmasına rağmen davalı şirket yetkilileri tarafından teslim alınmadığını, bunun üzerine faturanın Bakırköy .... Noterliğinin 29.06.2016 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ edildiğini, davalının faturayı noter vasıtasıyla müvekkiline geri iade ettiğini, davalının bakiye 6.800,00 TL borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhine ... sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının ödeme emri tebliği ile birlikte takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusunu LED ekranı kiralamada ve kurmada ayıplı ifada bulunduğunu,  kurulum günü getirilecek olan 1 adet 7 mx4m LED ekran 3.8 mm olması gerekirken 5,8 mm LED  ekran kurulduğunu, gerek 3.8 mm ve gerekse 5.8 mm LED ekran farklı ebatlarda olup, kurulumdan bir gün sonra sunum yapılacağından müvekkilinin evsafa uygun olmayan 5.8 mm LED ekranı aynı gün davacıya iade edemeyerek bütün gece çalışarak ekstra ücret ödemek suretiyle 5.8 mm ekran için yeni bir demir pano yaptırdığını,  davacının ayıplı ifası sonucu müvekkilinin faturayı iade etmesine rağmen davacının müvekkili aleyhine takip başlattığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; dava konusu hizmetin, davacı şirket çalışanı ... tarafından gönderilmiş olan 25.05.2016 tarihli mail ile yapılan sipariş ile başladığı, mail içeriğinde 02 Haziranda ... fabrikasında yapılacak olan toplantı için bir adet 7x4 metre LED ve 4 adet 4x2,5 metre LED ekranın 01 Haziran da kurulmasının istendiği, LED ekranın dış mekânda kurulacak olduğunun belirtildiği, 02 Haziranda söküm işinin yapılacağının belirlendiği, LED ekranların piksel aralığına ya da çözünürlüğüne dair herhangi bir koşulun bulunmadığı, davalı taraf kurulumu yapılan ekranların 3,8 mm olarak kurulması gerekirken 5,8 mm olarak kurulduğunu, 5,8 mm ekran boyutlarının panoya uyum sağlamaması sebebiyle çerçevenin yeniden imal edildiğini beyan etmiş ise de Led ekranlarda 3,9 - 4,8 - 5,95 - 6 - 10 gibi rakamlarla ifade edilen özelliğin ekranda bulunan led lambalar arasında bulunan boşluğu yani piksel aralığını ifade ettiği, piksel aralığının küçülmesi ile çözünürlüğün arttığını, bununla birlikte görüntü kalitesinin arttığını, ancak piksel boyutunun ekran boyutuna doğrudan bir etkisinin olmadığını, 250*250 mm boyutunda bir panel modülünün 3,91 mm piksel aralığında sağlanabileceği gibi 4,8 mm ya da başka bir boyutta da sağlanabildiği, somut olayda davacı tarafından kurulan sistemlerin çözünürlüğüne ve boyutlarına ilişkin dosya kapsamında tanık ifadeleri haricinde (davacı tanıkları ifadelerinde 50*50 cm ebadında modüllerin kullanıldığını beyan etmiştir) somut belge bulunmamakla birlikte, davalı tarafın ekran çözünürlüğünün 5,8 mm olması sebebiyle ekranın çerçeveye oturmamış olduğuna ilişkin iddiasının teknik olarak bir karşılığının bulunmadığı, davalı taraf  kurulmuş olan 5,8 mm lik LED ekranın lekeli olması sebebiyle sunum esnasında görüntüde büyük sıkıntı yaşandığını beyan etmiş ise de dava dışı ... firmasından gönderilmiş olan fotoğraflardan ekran lekesi ile ilgili bir durumun saptanamadığı, LED ekran kurulumu yapılan ... firmasınca davacı firma çalışanları ...,..., ...’in montaj amacıyla fabrikalarına giriş yaptıklarına ilişkin giriş çıkış kayıtlarının dosyaya sunulduğu, ... etkinliği esnasında LED ekranların çalıştığına dair fotoğrafların sunulduğu, bunlara göre davacı şirket tarafından LED ekranlarının kurulumunun sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı tarafından ... sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 6.800,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle takdiren asıl alacağın % 30'u oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Davacı ayıplı hizmet verdiğini, konferans sistemleri için kurulum günü getirilecek olan 1 adet 7mx4m.lik LED ekranın eni 3.8 mm olması gerekirken, 5.8 mm. eninde LED ekranın kurulduğunu, istenilen 3.8 mm. Yerine davacının konferanstan bir gün önce kurduğu 5.8 mm.lik LED in ekranı farklı olduğundan,kurulan ekranın önceden 3.8 mm. LED ekran için yaptırdıkları demir çerçeveye sığmadığını, yeniden demir çerçeve yaptırmak zorunda kaldılarını, böylece hem zaman kaybı olduğunu hem de aleyhlerine ek bir maliyet çıktığını, davacı tarafından kurulan 13.8 mm LED ekran lekeli olduğunu, konferans sunumu esnasında görüntü net olmadığından büyük sıkıntı yaşandığını, ortada ayıplı bir hizmet mevcut olduğundan davacının kusur oranına göre hesaplanacak nesafet farkının davacı fatura alacağından düşülmesi gerektiğini, sunulan uzman raporunun bilirkişi raporunda tartışılmadığını, bilirkişi ek raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava; taraflar arasındaki led ekran kiralama ve kurulum hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı, işin ayıplı yapıldığını savunarak ayıp oranında indirim yapılmasını talep etmiştir.Ayıplı eser, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir.Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ve (Kapatılan) 23. HD. 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 E., 2013/129 K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.) Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009  tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda, davalı tarafından işin ayıplı olduğu süresi içerisinde e-mail yolu ile davacıya bildirilmiş olup ayrıca daha sonra davalı tarafından noter yoluyla takibe konu fatura davacıya iade edilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki davacıya gönderilen siparişe ilişkin e-mail içeriği incelendiğinde, led ekranın 3,8 mm olması gerektiğine dair bir ibare mail içeriğinde bulunmamaktadır.Süresi içerisinde ayıp ihbarının bildirildiği mailde led ekranının lekeli olduğuna dair bir bildirim yapılmadığı gibi led ekranın lekeli olduğuna dair dosyada başkaca hiçbir tespit de bulunmamaktadır. Alınan son teknik bilirkişi raporunda, yapılan işin teknik olarak ayıplı olmadığı tespit edilmiştir. Yeminli dinlenen davalı tanığı dahi duruşmadaki beyanında \"biz davacının 3,8 mm getireceğini tahmin ediyorduk.\" şeklinde beyanda bulunmakla davacıya davalının iddia ettiği teknik özelliğin siparişte bildirilmediği sabit hale gelmiştir.Dinlenen tüm tanıklar ledin ekrana sığmamasının nedeni olarak davalının karkası küçük yapması olarak açıklamıştır.Tüm bu tespitler ışığında, davacının kiralamasını ve kurulumunu taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak yaptığı tespit edilmiştir. Ortada ayıplı bir ifa bulunmadığı tespit edildiğinden davacının takibe konu 6.800,00 TL bedelli fatura miktarı kadar davalıdan alacağının bulunduğu davacı tarafından ispatlanmıştır. Faturaya dayalı alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerinde olduğundan ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır.Dosyada fiziken ve Uyap üzerinden yapılan tebligat sorgulamasında davalı vekiline ek raporun tebliğ edilmediği görülmüştür. Ancak son celsede davalı vekili ek rapora karşı beyanında önceki itirazlarının baki olduğu şeklinde beyanda bulunmuştur. Yine son sözü sorulduğunda, sadece davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dolayısıyla davalı vekili ek rapora karşı son celse de beyanda bulunmak üzere ayrıca bir süre talebinde bulunmadığından önceki beyanlarını tekrarla itirazlarını dile getirdiğinden savunma hakkını son celsede kullandığından ve ilk derece aşamasında son celsede de ayrıca rapora beyanda bulunmak üzere süre talep etmediğinden istinaf sebebi olarak bu hususun artık istinaf incelmesinde dikkate alınması mümkün  değildir. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki istinafı  yerinde görülmemiştir.Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. m. 26). Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı talep edilmesine rağmen davacının talebini aşar şekilde davalı aleyhine %30 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1069 Esas, 2021/243 Karar sayılı ve  24/03/2021 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜ ile, davalının ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 6.800,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla DEVAMINA, b)Davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla alacağın %20 si olan 1.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 464,50 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 82,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 382,37‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvuru harcı, 82,13 TL peşin harç, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti, 60,00 TL tanık ücreti, 299,00 TL tebligat giderlerinden oluşan toplam 1.770,33 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davalı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f)Davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 6.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 116,12 TL harcın  mahsubu ile kalan 311,48‬ TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA 4-Davalı tarafından karşılanan 278,22 TL istinaf harçları ile 31,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 309,72 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc7cc8d5e3d56216","SID":"d2ba3aaecb23eb7a"}}