{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/94 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2020/608<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 17/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 24/11/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı vekil eden arasındaki ticari ilişkiye göre vekil edenin davalıdan fatura ve muavin defter alacağı gereği ...-TL alacaklı durumda olduğunu, alacaklı oldukları miktarın müteaddit defalar talep etmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın borcun aslına ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, vekil edenin davalı tarafa  faturalarda yazılı muhtelif malzeme sattığını, yapılan satış karşılığında davaya konu dayanak faturalar kesildiğini, teslim alınan mallara ilişkin de süresinde hiçbir itirazda bulunulmadığını, davalı tarafın vekil edene borçlu olmasına rağmen takibe itiraz ederek kötü niyetli hareket ettiğini belirterek davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,  karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.<br>Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kanun ve kuruluş tüzel kişiliği haiz belli esas ve usuller çerçevesinde yöneltilen bir kurum olup, ticari nitelikte bir faaliyetinin olmadığını, dolayısıyla görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davacıdan aldığı herhangi bir mal ve hizmetin bulunmadığını, sunulan mütabakat mektubundaki imzanın müvekkili kurumu temsile yetkili kişi veya kişilere ait olmadığını, fatura bedellerinin fahiş olduğunu, ticari faiz istenemeyeceğini,  belirterek  davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, mal alım satımından kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir. <br>01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede  ticari davalara Ticaret Mahkemelerince  bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan Mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.<br>Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması  gerekir.<br>TTK'nun 5 maddesine göre 4. maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek işlere ticaret mahkemesinde bakılır. 6102 Sayılı TTK'nun 19/1 maddesinde; bir tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olduğu ancak gerçek kişi olan tacirin işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesi ile ilgisinin olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borcunun adi sayılacağı, 19/2 maddede taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 4. maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanundan ve  4. Maddede tek tek belirtilen kanunlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiştir. Her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır.<br>Üniversitesi Rektörlüğü'nün davalı olarak yer aldığı bir davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... Karar sayılı ilamında; Davacı ile davalı arasında yazılı her hangi bir sözleşme düzenlenmemiştir.  Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335  sayılı  Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 18.08.2014 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygundur. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/06/2016 tarih ve 2016/5380 Esas, 2016/7404 Karar), (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 03/10/2017 tarih ve 2015/28456 Esas, 2017/8889 Karar), (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 19/04/2017 tarih ve 2016/26918 Esas, 2017/4770 Karar)\" gerekçeleriyle görevsizlik kararı veren ticaret mahkemesinin kararını doğru bulmuştur. <br>Somut olayda davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalının tacir olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığı dolayısıyla mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, bu nedenle göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:<br>a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, <br>b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,<br>Dair, tarafların yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.  24/11/2020<br><br><br>Katip ...<br> (e-imzalıdır)<br> <br> <br>Hakim ...<br> (e-imzalıdır)<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3cbad37504ed95b5","SID":"542879e4699cde3a"}}