{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1017 Esas<br>KARAR NO:2024/1497<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:09/03/2021<br>NUMARASI:2020/266 Esas, 2021/227 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı  arasında akdedilen sözleşme gereği müvekkilinin davalıya, davalının yüklenicisi olduğu Gebze-Halkalı banliyö hatlarının yenilenmesi ve ... inşaat işlerinin yapımı işindeki faaliyetleri kapsamında vinç, hidrolik platform ve diğer hizmetler sağladığını, buna ilişkin faturalar düzenlendiğini, bu işlerden toplam 153.062,00 TL alacağı olduğunu,  ancak davalı tarafından  ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın dayanağı olan faturalar incelendiğinde kira ilişkisinden kaynaklanan bir alacak iddiası olduğundan görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemeleri olduğunu ve davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ispat külfeti altında öncelikle kiralanan mala ilişkin bir kira sözleşmesi olması ve  bu kira sözleşmesine uygun faturaların müvekkili şirkete tebliğ ettirmesi gerektiğini, böyle bir tebliğ belgesi olmadan sadece vergi kayıtları üzerinden davanın kabulü mümkün olmadığını belirterek   davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; taraflar arasındaki vinç kiralama sözleşmesinden doğan kira alacaklarının tahsili amacıyla yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında; davacı ile davalı arasında düzenlenen Vinç Çalışma Sözleşmesinin kira sözleşmesi kapsamında yazılı kira sözleşmesi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeği, uyuşmazlığın anılan sözleşme kapsamında  olup olmadığını  araştırıp  değerlendirme görevi kira uyuşmazlıklarında münhasır yetkili sulh hukuk mahkemelerine ait bulunduğundan mahkememenin görevsizliği ile dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizin 2019/2612 E-2020/1013 K sayılı 10.06.2020 tarihli kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmadığı, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu,  bu davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi görevli olduğu halde, hukuki ilişkinin ve maddi olayın tespitinde yanılgıya düşülerek, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenlerle kabulü ile HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kesin olarak kaldırılmasına, dosyanın usulünce delillerin toplanarak yargılama yapılması ve karar verilmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Mahkemece; davacı ve davalı şirket arasında ticari ilişki gereği davacı şirketin davalı şirkete vinç, hidrolik platform ve diğer hizmetler sağladığını, buna ilişkin faturalar düzenlendiğini, söz konusu işler sebebiyle davalıdan toplam 153.062,00 TL alacağı olduğunu beyan ettiği, tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede; davacı defterlerine göre, 12.09.2018 takip tarihi itibari ile davalı borcunun 153.062,00 TL olduğu, davalı defterlerine göre, 12.09.2018 takip tarihi itibari ile davalı borcunun 111.408,00 TL olduğu, davacı tarafın yevmiye defterinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil ettiği, aynı şekilde davalı tarafın da yasal defterlerinin usule ve yasaya uygun olarak tutulduğu, tarafların defterleri arasındaki farka ilişkin olarak her ne kadar bilirkişice 6.254,00 TL'lik hizmet bedelinin de takip bedeline eklenmesi gerektiği belirtilmişse de, salt çalışma sözleşmesine göre davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan hizmet bedelinin kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne davalı borçlunun ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 111.408,00  TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle avans faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece 17.05.2021 tarihli tashih şerhi ile hükümdeki... yerine sehven ... yazıldığı belirtilerek hükümdeki icra dairesinin ... olarak tashih edildiği anlaşılmıştır.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; kararda reddedilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin davalıya verdiği hizmetlere karşılık düzenlenen faturaların iş bitine kadar davalı tarafından deftere kaydedildiğini, ancak iş bittikten sonra son dönem işler için düzenlenen faturaların kötüniyetli olarak davalı tarafından defterlerine kaydedilmediğini, müvekkilinin davalının defterlerine kaydetmediği faturalara karşılığında davalıya hizmet verdiğini, faturaları keşide  ve teslim ettiğini, davalının müvekkiline yaptırılacak işi kalmadığından kasıtlı olarak defterlerine faturaları kaydetmediğini, yerel Mahkemenin bu hususu görmezden geldiğini, taraflar arasındaki uygulama ve yapılan işleri gösterir belgeleri dikkate almadan kısmen ret kararı verildiğini, müvekkili şirketin defterlerinin HMK 222.maddesi uyarınca lehine delil teşkil ettiği halde defterlerdeki alacaktan çok daha düşük bir miktarın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporu eksik olsa da, bir kısım tespit edilen alacakların kanuna ve usule aykırı olacak şekilde reddine karar verildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen 6.254,00 TL alacağın her halükarda kabul edilmesi gerektiği halde reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece davalının defterlerine göre karar verildiği halde icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun  hüküm kurmaya elverişli olmadığını, zira bilirkişinin davalının defterinde kayıtlı olmayan alacaklar için düzenlenen faturaları eksik ve hatalı değerlendirdiğini, taraflar arasındaki süreç içinde devam eden uygulamayı değerlendirmediğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne ve davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için yapılan takibin itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının ... çalışma bedeli  olarak düzenlediği faturaların bakiye kısmının  ödenmediği iddiasıyla  davalı aleyhine ...'nin ...sayılı dosyasında 153.062,00 TL nin tahsili amacıyla takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü sürede takibe itirazın iptali ve takibin devamını talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili hükmü reddedilen kısım yönünden istinaf etmiştir.Davacı şirketin davalı şirkete vinç, hidrolik platform ve diğer hizmetler sağladığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık,  davacının davalı kayıtlarında yer almayan 01.09.2018 tarihli 39.294,00 TL bedelli ve 15.08.2018 tarihli ve 2.360,00 TL bedelli toplam 41.654,00 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde mali müşavir bilirkişiden alınan raporda; tarafların 2018 yılı ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların düzenli olduğu ve sahiplerine lehine delil teşkil ettiği, takip tarihi itibariyle davacının defterlerine göre 153.062,00 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre takip tarihi itibariyle 111.408,00 TL davacının alacağının olduğu, taraf defterlerindeki farkın 41.654,00 TL olduğu ve nedeninin ise 01.09.2018 tarihli 39.294,00 TL bedelli ve 15.08.2018 tarihli ve 2.360,00 TL bedelli iki adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, bu faturaların dayanakların sepetli platform çalışma sözleşmeleri olduğu, iş bu iki faturanın bedeli ile çalışma sözleşme içeriğinin ve önceki faturalardaki günlük fiyatın birbiri ile uyumlu olmadığı, davacının önceki faturalarında günlük fiyatın 1.100,00 TL+KDV olduğu düşünüldüğünde, iş bu faturanın 3.894,00 TL olacağı,  davacı tarafça tanzim edilen ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 41.654,00 TL'lik faturaların 35.400,00 TL'lik kısmını ispat edemediği ancak çalışma sözleşmeleri içeriğine göre davacının iş bu hizmetlerden dolayı alacağının 6.254,00 TL olacağının hesap edildiği, tarafların defterleri ile birlikte mutabakatsızlık konusu faturaların içerikleri ile ilgili yapılan değerlendirme ve hesaplamalar dikkate alındığında; davalı defterlerindeki davacı alacağının 111.408,00 TL olduğu, yapılan değerlendirmede kabul edilen alacağın 6.254,00 TL olduğu, davacının takip tarihi itibariyle alacağının 117.662,00 TL olduğu hesap edilmiştir.Tarafların dosyaya gönderilen BA-BS formunda davacının 6 adet toplam 148.900,00 TL faturayı beyan ettiği, davalının ise 5 adet toplam 115.600,00 TL faturayı beyan ettiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalının beyan ettiği miktara KDV eklendiğinde davalının toplam 136.408,00 TL bedelli faturaları beyan ettiği anlaşılmış bu bedelinin kendi ticari kayıtları ile de uyumlu olduğu görülmüştür.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).İncelenen davacı ve davalı defterleri 111.408,00 TL miktar yönünden uyumludur. Davacı kendi defterlerine göre 41.654,00-TL daha alacağı olduğunu, bu iki faturanın davalıya  tebliğ edildiğini, süresi içinde itiraz edilmediği ve fatura konusu hizmeti sunduğunu ve neticede bu iki fatura tutarı kadar alacağının bulunduğunu ispat etmelidir.Uyuşmazlık konusu  01.09.2018 tarihli 39.294,00 TL bedelli ve 15.08.2018 tarihli ve 2.360,00 TL bedelli iki adet faturanın dayanağı olan 0510 ve 5880 sayılı Sepetli Çalışma sözleşmesinde kiralayan kısmında Şehmus isimli bir çalışanın isim soy isim ve  imzanın yer aldığı görülmüştür. Davalının defterlerine kayıtlı faturaların bir kısmına dayanak Sepetli Çalışma sözleşmelerinde de aynı kişinin ismi ve imzası yer almıştır.Davalının  Sepetli Çalışma Sözleşmelerinde kiralayan kısımda yer alan isim ve imzalara açık bir itirazı bulunmamaktadır. Bu nedenle  0510 ve 5880 sayılı Sepetli Çalışma sözleşmesine konu hizmetlerin  davacı tarafından davalıya verildiğini  kabul etmek gerekmiştir.Davacı, uyuşmazlık konusu  01.09.2018 tarihli 39.294,00 TL bedelli ve 15.08.2018 tarihli ve 2.360,00 TL bedelli olmak üzere toplam 41.654,00 TL bedelli iki adet faturanın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu iki fatura davalı defterinde de kayıtlı değildir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, iş bu iki faturanın bedeli ile çalışma sözleşme içeriğinin ve önceki faturalardaki günlük fiyatın birbiri ile uyumlu olmadığı, önceki  çalışma sözleşmeleri içeriğine göre davacının iş bu hizmetlerden dolayı alacağının 6.254,00 TL olacağı hesap edilmiştir.  Bilirkişinin taraflar arasındaki sözleşme içeriği ve önceki hizmet faturaları kapsamında yaptığı hesaplama dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Bu nedenle davacının davaya konu toplam 41.654,00 TL bedelli iki adet faturadan dolayı 6.254,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı bu miktarın üzerinde alacağı olduğunu ispat edememiştir.Sonuç olarak, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle icra takibine konu fatura alacağının,  davalının defterlerinde kayıtlı olan 111.408,00 TL ile  bilirkişi raporu ile hesap edilen 6.254,00 TL  olmak üzeri toplam 117.662,00 TL'si  yönünden ispat edildiği anlaşılmıştır.Davalı ise, icra takibine konu bu miktar yönünden borcu olmadığını dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil ile ispat edememiştir. Bu nedenle Mahkemece 117.662,00 TL üzerinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.Diğer taraftan, davalının ticari defterlere kayıtlı alacak likit olduğundan, davacı lehine asıl alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına hükmedilmesi gerekirken icra inkar tazminatının reddedilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurularının  kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/266 Esas, 2021/227 Karar sayılı ve 09/03/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, Davalı borçlunun ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 117.662,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle avans faiz işletilmesine, b)Kabul edilen 117.662,00 TL'nin %20'si oranında hesaplanan  23.532,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 8.037,49 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.848,89 TL peşin harç ile bakiye 6.188,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından karşılanan 1.848,89 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 832,20 TL'den kabul ve ret oranına göre hesaplanan 639,73 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,  f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, g)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,ğ)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 59,30 TL istinaf karar harcı ile 59,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 280,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05/12/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9374956fc1c7d014","SID":"d251fa8fef43a7aa"}}