{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1735 <br>KARAR NO: 2024/1682<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/07/2024<br>NUMARASI: 2024/1264 D.İş  -  2024/1228 Karar<br>TALEP: İhtiyati Haciz (Finans)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi/Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararına konu bononun üzerindeki imzanın müvekkili şirketi temsile yetkili kişisine ait olmadığını, senedin tanzim tarihi olan 10/10/2023 tarihinde, şirketi temsil yetkilisinin ... olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin imzalamadığı bu senetten dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, imzayı kabul anlamına gelmemek üzere alacağın rehinle güvence altına alınmış olduğunu, İİK.nun 257. maddesinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için sayılan şartların geçekleşmemiş olmasına rağmen verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğun belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...İhtiyati haciz kararına itiraz eden senetlerdeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek itiraz etmiş ise de; bu itirazın İİK'nın 265. maddesinde gösterilen ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmadığı, başka davaların konusunu oluşturabileceği, zaten bu konuda İcra Hukuk Mahkemesinde dava açıldığının bildirildiği, rehinle borcun temin edildiği, GKS' lerde ipotek alınacağının yazılı olduğu belirtilmiş ise de; ihtiyati haciz konusunun bonolar olduğu ve bu bonoların GKS borcuna istinaden alındığının bonolarda yazmadığı, buna ilişkin iddianın da başka davaların konusu oluşturabileceği ve ihtiyati hacze itiraz konusu yapılamayacağı ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme heyetinin dosyaya sunulan mübrez deliller olmasına rağmen hiçbir şekilde bu delil, belge ve kayıtları değerlendirilmeksizin gerekli ve özenli araştırma ve hiçbir  değerlendirme yapmaksızın dosya üzerinden hukuka, usule ve hatta emsal sunulan Yargıtay kararlarına aykırı bir karar verdiğini, Yerel Mahkemenin, tek bir alacağa karşılık keşide edilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 17.07.2024 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnameyi yok sayarak ve de teminatlı bir alacak var olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak İcra ve İflas Kanunu'nun 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haczin kanunda tanımlanan şartları oluşmadığı ve de mevcut bir ipotek söz konusu olduğu tüm yazılı delil belge ve kayıtlar ile de sabit ve ispat edilmiş iken red kararı verdiğini, alacaklı olduğunu iddia eden ... bank A.Ş. 'nin  muhataplara keşide etmiş olduğu dosyada mübrez  Beşiktaş .... Noterliği'nin 17.07.2024 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde açıkça yazılı olduğu üzere; söz konusu alacak olan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere; Y/80.000.000,00- TL (...) değerindeki işbu taşınmaz üzerine 1. Dereceden ipotek tesis edildiğini,  tüm kredi borcuna karşılık -\" bu kredilerin teminatı teşkil etmek üzere \" - demek suretiyle de açıkça ihtarnamede de belirttiğini, işbu ihtarname ile toplam borç ihtarı yapıldığını, açık açık da ipotek de bu ihtarnamede yazılmak suretiyle de muhataplara keşide edildiğini, Yerel Mahkemenin ise; tek bir alacağa karşılık keşide edilen bu   ihtarnameyi yok sayarak ve de teminatlı bir alacak var olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak İcra ve İflas Kanunu'nun 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haczin kanunda tanımlanan şartları oluşmadığı ve de mevcut bir ipotek söz konusu olduğu tüm yazılı delil belge ve kayıtlar ile de sabit ve ispat edilmiş iken red kararı verdiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının, hukuka ve usule aykırı, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini, hükmün kaldırılması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse, ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılması ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak müvekkil aleyhine düzenlenen ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, iki adet bonoya dayalı alacağın tahsili amacıyla keşideci hakkında  ihtiyati haciz  talebine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, keşidecinin alacağın rehinle temin edilmiş olması ve bono üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığına yönelik itirazları üzerine 03/10/2024  tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı itiraz eden vekilince istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz  talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların  bulunması gerekir. İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz. Rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse,  müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır. Somut olayda; İhtiyati haciz talebi 2 adet bonoya dayalı olarak istenilmiştir. Bonolar  üzerinde itiraz edenin iddia ettiği kredi sözleşmelerine dayalı olarak verildiğine dair bir kayıt yoktur. Bonoların itiraz edenin iddia ettiği şekliyle bankanın uyuşmazlık dışı ... Tic.Ltd.Şti. nin kullandığı kredi borcu için verildiğinin kabulü ihtimalinde;  ihtiyati hacze itiraz eden  borçlu tarafından verilmiş bir ipotek bulunmadığı gibi,  itiraz edenin iddia ettiği kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olmayıp kefili olduğu, ipoteğin ... adında 3. Bir kişi tarafından verildiği asıl borçlu ... Ltd. Şti.nin kullandığı krediler ve kefaletlerinin teminatı olarak verildiği, ihtiyati hacze itiraz edenin kefalet borcunu teminat altına almadığı anlaşılmaktadır. İhtiyati hacze dayanak bonoların TTK hükümleri uyarınca  bononun tüm unsurlarını taşıdığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 167/1 maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılabilir. Zira, İİK'nın 45. maddesinde  poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuz tutulmuş olup, alacağın rehinle temin edilmiş olması kambiyo takibi yapılmasına veya ihtiyati hacze engel teşkil etmez. Öte yandan senedin, teminat senedi olduğu  ve bono üzerindeki imzaların borçluya ait olmadığı iddiaları   İİK 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenlerinden olmayıp, ancak açılacak bir davada iddia veya açılan bir davada savunma olarak ileri sürülebilecek niteliktedir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2021/2 E. 2023/1 K sayılı kararı ile; Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile hemde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı içtihat edilmiştir. Sözü edilen kararda alacaklının bu yollardan birini tercih etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz isteyenin rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığına ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9434215b573fee8e","SID":"1f5ede34c315a7e4"}}