{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/284 <br>KARAR NO:2024/1718<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/06/2021<br>NUMARASI:2018/766 Esas - 2021/548 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/11/2024<br>Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili tarafından sigortalısı.... Şti.'ye ait emtianın, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin sigortalısına ait laboratuvar cihaz ve sarf malzemeleri emtiasının, Belçika'dan İstanbul'a taşınmak üzere ve 142 koli olacak şekilde ... - ... plakalı araca yüklendiğini, 10.10.2017 tarihinde nakliye aracının Erenköy Gümrüğüne bağlı ...'ya vardığını, burada emtianın tahliyesi esnasında, 126 kabın eksik olduğunun tespit edildiğini, CMR Belgesi üzerine bu hususta şerh düşüldüğünü ve tutanak tutulduğunu, navlun faturasında emtianın toplamda 142 kap olduğunun açıkça yazıldığını, emtianın 142 koli olacak şekilde yüklendiğinin çeki listesinden anlaşıldığını, eksiklik sonrasında müvekkilinin sigortalısına hasar bedeli ödediğini, ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine takibin Çatalca İcra Dairesi'nin 2018/778 E. Sayılı dosyasında devam ettiğini, hasarın davalının hakimiyeti sırasında meydana geldiğinden davalının hasardan sorumlu olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; emtianın 142 koli olarak tanımlandığını, ancak dosyaya ibraz edilen faturalar ve Türkçe çevirileri incelendiğinde taşımaya konu ürünlerin karşısında yer alan İngilizce “...” kısaltmasının Türkçe çevirilerinde de aynı şekilde yer almakta olduğunu, “EA” kısaltmasının İngilizce “...” kelimesini tanımladığını, Türkçe karşılığının ise \"...\" demek olduğunu, yine davacı delilleri arasında yer alan faturalar incelendiğinde her bir faturada paketleme biçiminin tanımlandığını, faturadaki açıklamalarla çeki listeleri birlikte incelendiğinde yükün 4 palet ve 1 koliden oluştuğunun anlaşıldığını, yüke ve taşımaya ilişkin belgelerin tanziminde beher/adet kavramı ile koli/karton/palet kavramlarının birbirine karıştırıldığını, kaybolduğu iddia edilen emtianın koli içinde yer alan ürün/adet olduğunu, bu noktada taşıyıcıya kapalı olarak teslim edilen koli veya paletin içeriğini taşıyıcının, şoförün görmesinin ve denetlemesinin mümkün olmadığını, öte yandan yükleme alanında tır sürücüsüne nezaret için izin verilmediğini, gerek TTK gerek CMR Konvansiyonu hükümleri kapsamında taşıyıcının kusurundan söz etmenin mümkün olmadığını, çeki listesinde yer alan ancak mal faturası bulunmayan emtianın da mevcut olduğunu, davacı delileri arasında yer alan yüke ilişkin evraklarda çelişki bulunduğunu, sigorta ekspertiz raporunun 3. sayfasında da vurgulandığı üzere sayımın sigortalı firma tarafından fatura ve çeki listesi üzerinden yapıldığının anlaşıldığını, bu açıdan ekspertiz raporunun denetime elverişli olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine, müvekkili lehine kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; sigortalı ile davalı arasında, laboratuvar cihaz ve sarf malzemelerinin Belçika'dan Türkiye'ye taşınması için anlaşma yapıldığı, davalı tarafından ürünlerin taşındığı, taşınan 142 kap üründen 126 kap ürünün eksik teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, kap olarak ifade edilenin miktar veya adet olup olmadığı, kap olarak ifade edilenin ne olduğu, bu itibarla davalının sınırlı veya tam sorumluluk hükümleri uyarınca sorumlu olmasının gerekip gerekmediği, davacı tarafın rücu edebileceği zararın miktarı hususunda uyuşmazlık bulunduğu, taşımanın uluslararası nitelikte olması nedeni ile CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, çeki listesinin incelenmesinde sevk edilen ürünlerin adet/ paket olarak ifade edildiği, ekspertiz raporunda koli olarak ifade edildiği, eksik teslim edilen ürünlerin miktarı da göz önüne alındığında, davalının taşıma işinin yerine getirilmesinde sınırlı sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, davalı tarafın taşıma işinin yerine getirilmesinde ağır kusurlu olduğundan gerçekleşen zararın tamamından sorumlu olduğu, sigortalı tarafından davalıya, tebliğ edildiği bildirilen ihtarnamenin tebliğine dair belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 34.333,88-TL asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazla talebin ve icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacı vekili; davanın taleplerinin tamamı yönünden kabulüne karar verildiği halde kısmen kabul kısmen ret hükmü kurulmasının hatalı olduğunu, alacak likit olduğu halde icra inkar tazminatı talebinin reddinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; taşıyanın iddia ettiği eksikliğin eşyanın ambalajlanması ile göndericinin düzenlediği çeki listesinde yer alan paket, karton ve adeti konusunda taşıyıcıya yapılan hatalı beyandan kaynaklandığını, dava konusu ürünlerin 4 palet 1 karton olarak paketlendiğini, taşıma senedinde eşyanın paketlenmiş hali ile değil paket içeriğinde yer alan ürünlerin sayısının belirtildiğini, eksik olduğu tespit edilen emtiaların diğer emtialarla aynı palet içinde ambalajlanan ... nolu kolinin içerisindeki eşyalar olduğunu, gönderici tarafından tek bir palet olarak istiflenip ambalajlanan eşyadaki eksikliğin taşıyıcı tarafından kontrol etme imkanı bulunmadığını,müvekkilinin ağır kusurlu kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sınırlı sorumluluktan yararlandırılması gerektiğini, kaybolduğu iddia edilen emtianın gerek ağırlık gerekse hacim olarak taşınan emtianın %10'una tekabül ettiğini, davacı şirketin sigortalısına ödediği ilave bedeli müvekkilinden talep etme hakkı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava; davacı tarafından emtia nakliyat sigortası ile sigortalanan emtianın kısmen zayii nedeniyle, davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Belçika-Türkiye arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda; dava dışı sigortalı ... Şti'nin Belçika'da yerleşik satıcıdan satın aldığı emtianın, davacı tarafından emtia nakliyat sigortası ile nakliye rizikolarına karşı sigortalandığı,emtianın antrepoya tahliyesi sırasında 142 kap emtiadan 126 kap emtianın eksik olduğunun tespit edildiği, bu hususun CMR belgesine şerh düşülerek Gümrük Müdürlüğünce tutanak altına alındığı, bu hususta düzenlenen 09/10/2017 tarihli tutanağın davalı taşıyıcının araç şoförü tarafından imzalandığı, eksik emtianın gümrük muayene memuru imzasını taşıyan tutanak ile de tespit edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda; eksik emtia bedelinin 7.414,10-Euro olduğu, 741,41-Euro %10 ilave bedel ile birlikte 8.155,51-Euro karşılığı 34.333,88-TL'nin davacı tarafından 17/01/2018 tarihinde sigortalısına ödendiği, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında olduğu, tazminat makbuzu ve ibraname dikkate alındığında, davacının halefiyet kuralları gereğince sigortalıya ödediği hasar bedeli bakımından taşıyıcı olan davalıya rücu hakkının bulunduğu belirlenmektedir.CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. Yine CMR'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde  ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Somut olayda emtianın gümrükte boşaltılması sırasında, Gümrük Memuru ve ayrıca davalı taşıyıcının araç şoförünün de imzasının bulunduğu tutanaklar ile emtianın eksik olduğu tespit edilmiştir. Hasar tespit tutanakları karşısında, davalıya süresinde hasar ihbarının yapıldığı açıktır. Bu doğrultuda emtianın teslim anında ambalajının yırtık ve içeriği ürünlerin eksik olduğu, ispat yükü üzerinde olan davalının emtiadaki eksiklikten sorumlu tutulamayacağını gösteren bir delil ibraz edilmediği gibi bu duruma bir açıklama da getiremediği anlaşılmakla, davalının oluşan kısmi kayıptan sorumlu olduğundan mahkemece oluşan zarardan davalı taşıyıcının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur.Her ne kadar davacı emtianın kap cinsinden belirtilmesine itiraz etmekte ise de dava konusu emtianın kap ya da başka bir muhafaza türünden olması değil, emtianın eksik olup olmadığı önem arz etmektedir. Kayıp emtia kap cinsinden de ifade edilse, adet cinsinden de ifade edilse kayıp emtianın ağırlığı ve adedi belli olup, çeki listesinde ve faturalarda belirtilmiştir. CMR'nin 29. maddesinde, \"hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz\" denilerek taşımacının sınırsız sorumluluk halleri sayılmıştır. Bu kapsamda somut olayda; davalının taşıyıcı olarak emtianın kısmen zayi olmasından sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle halefiyet kuralları gereği uğradığı zararın tazminini talep hakkı bulunduğu anlaşılmış olup; emtianın kısmen zayi edildiği, davalı taşıyıcı tarafından olaya ve nedenine ilişkin olarak makul hiç bir açıklama getirilemediği, dolayısıyla emtianın kısmen zayi edilmesinin davalının ağır kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla, davalının CMR'nin 23. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanması mümkün görülmemiştir.Bununla birlikte mahkemece hasar bedeli yanında sigorta şirketi tarafından ödenen ilave bedele de hükmedilmiş ise de rücu istemli davada ancak gerçek zarar talep edilebilecek olup, sigortalı ile sigortacı arasındaki sigorta sözleşmesinde kararlaştırılan ve sözleşmenin nispiliği kuralı gereğince, sözleşmeye taraf olmayan davalıyı bağlayıcı niteliği bulunmayan sözleşme hükmü gereği, sigortalıya ödenen %10 ilave bedelin davalıdan talep edilemeyeceğinden(Yargıtay 11. HD 29.11.2016 tarih 2015/11896 esas 2016/9213 karra) davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni haklı bulunmuştur. Bu durumda davalının itirazının eksik emtia bedeli 7.414,10-Euro karşılığı 31.212,61-TL yönünden iptali gerekirken, davalının ilave bedelden sorumlu tutulması doğru olmamıştır.Dava dilekçesinde davacı;icra takibini 34.333,88-TL asıl alacak ve 1.109,74-TL işlemiş faiz olmak üzere 35.443,62-TL alacak için başlatmış ise de dava değerini 34.333,88-TL olarak göstererek itirazın iptalini talep etmiştir.Dava konusu edilmeyen işlemiş faiz bakımından dava red edilerek davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklıdır.Buna karşılık takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı hasar bedeli istemine ilişkin  tazminat niteliğinde olduğundan, likit sayılamayacağından icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı taşıyanın % 10 ilave bedelden sorumlu tutulması mümkün olmadığı halde davalının bu miktardan sorumlu tutulması , dava konusu edilmeyen işlemiş faiz bakımndan dava red edilerek davalı yararına vekalet ücreti hükmedilmesi doğru değil ise de  yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 31.212,61-TL asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazla talebin reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2021 Tarih 2018/766 Esas  2021/548  Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kısmen kabulüne, Çatalca İcra Dairesi'nin 2018/778 Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 31.212,61-TL asıl alacak yönünden kısmen  iptali ile takibin 31.212,61-TL asıl alacak  üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, fazla talebin reddine,  Davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine,\" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;\"Alınması gereken 2.132,13-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 409,12-TL ve icra veznesine 177,22-TL olmak üzere toplam ‬586,34‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.545,79‬-TL'nin  davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 622,24‬‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.950-TL bilirkişi ücreti ve 126-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.076-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.887-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 5.150,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine takdir olunan 3.121,27-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı 80,70-TL, davalı 586,33‬-TL) istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafından yapılan 66,30-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 78,30-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 7-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısımın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8fdb2f9624cdddc","SID":"33d755c0078d8494"}}