{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1000 Esas<br>KARAR NO:2024/1425<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından ... ile sigortalanan ...isimli işyerinde 28/07/2019 tarihinde yangın hasarı gerçekleştiğini ve  birçok emtianın hasar gördüğünü, sigorta eksperleri tarafından hazırlanan raporlarda, yangının üst katta bulunan klima cihazının güç kontrol biriminde meydana gelen kısa devre sonucu gerçekleştiğinin tespit edildiğini, güç kontrol birimi cihazın ayrılmaz bir parçası olduğundan cihazın bütün olarak kusurlu olduğunu, davalının üretici, tasarımcı ve imal eden olarak meydana gelen yangından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 79.968,06 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 11/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Batman Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünün 28/07/2019 tarihli yangın raporuna göre, yangının elektrik kontağından çıktığı, yangının, klimanın güç kontrol biriminde meydana gelen kısa devreye bağlı aşırı ısınma ve tutuşma ile olabileceğinin tespitine yönelik 28/07/2019 tarihli uzman raporu ve 16/08/2019 tarihli kesin raporu kabul etmediklerini, zira tüketicinin yangından sonra müvekkiline başvurmadığını, sigorta şirketi tarafından yaptırılan inceleme ve düzenlenen rapora ilişkin müvekkilinin bir bilgi ve dahlinin olmadığını, söz konusu yerde tüm tadilat işleri tamamlanarak klimanın da atıldığını, bu nedenlerle hasarın klimadan meydana gelip gelmediğinin taraflarınca tespitinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin teknoloji departmanının, klimanın herhangi bir montaj hatasının bulunmadığını tespit ettiğini, bu nedenle müvekkiline bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, B tipi sigortalar daha güvenli olup bunun aksine uzman raporunda, kullanılan sigorta tipi ile ilgili yapılan tespitin tamamen hatalı olduğunu, davaya konu yangının cihaz kaynaklı olmayıp elektrik tesisatı kaynaklı olarak meydana geldiğini, inceleme raporu ve ekli fotoğrafların yaşanan hadisenin direkt cihaz kaynaklı olmadığını gösterdiğini, ayrıca fahiş hasar tespit bedellerine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davalının kusura ilişkin yapılan savunmalarının cevap dilekçesi ve beyan dilekçelerindeki çelişkili ifadeler de göz önünde bulundurulduğunda sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, yangın raporu ve olay inceleme tutanağında, yanan işyerinde zarara uğrayan eşya ve adetlerinin yazılarak zararın miktarının tahmini olarak 300.000,00 TL olarak belirlendiği, ancak zarar görenin gerçek zararının dosyaya sunulan bilgi, belgeler uyarınca 79.968,06 TL olduğu ve bu ödemenin davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödendiğinin anlaşıldığı, buna göre halefiyet şartlarının somut olayda gerçekleştiği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile 79.968,06 TL'nin 11/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada keşif veya yerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, zira müvekkilince olayın öğrenildiği tarihte yangının meydana geldiği yerdeki tüm hasarın giderildiğini ve yangının kaynaklandığı iddia edilen klima cihazının çöpe atıldığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya üzerinden yapılan incelemeye dayandığını, bu nedenle dosya üzerinden yapılan incelemeye dayalı müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, ürünü ve olay mahallini inceleme ve tespit yapma fırsatının verilmediği bu halde sigorta şirketi tarafından alınan yanlı raporun objektif delil olarak değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki itfaiye tarafından düzenlenen yangın raporunda, yangının çıkış sebebinin elektrik kontağı olarak tespit edildiğini, Mahkemenin kararında bahsi geçen çelişkinin cevap dilekçesinde yapılan ve fark edilmeyen bir maddi hatadan ileri geldiğini, cevap dilekçesinde kullanılan sigorta tipinin B tipi sigorta olduğu bildirilmişse de kullanılan sigortanın C tipi sigorta olduğunu, dava konusu cihazda indüktüf yük sınıfına giren motor ve fanlar bulunması nedeniyle montajlarda C tipi sigorta kullanıldığını, bu nedenle bilirkişi raporunda belirtilen \"üç-faz 25 amperlik B tipi sigorta doğrudan bağlantı\" ifadesinin kesinlikle hatalı olduğunu, ayrıca cihazın bağlı bulunacağı sigortanın amper değeri seçimi, klima cihazının dış ünitesi içerisinde yer alan kontaktör parçasına bağlı olarak yapıldığından normal çalışma değeri 20A olan bu eleman için seçilecek 20A'lık bir sigortanın ise sürekli olarak atacağı düşünüldüğünde, 25A'ik bir sigortanın seçilmesi gerektiğini, dolayısıyla bilirkişi raporunda geçen 20 A'lık önermenin de hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ekinde sundukları ekran görüntüsü ve fotoğraftan da anlaşılacağı üzere davaya konu klima üzerine müvekkili tarafından 25 amper C tipi sigorta takılı olsa da, takılan sigorta sıcağın etkisi ile eridiği için bilirkişiler tarafından tespit edilemediğini, Mahkemenin varsayımsal olarak müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmettiğini, somut olayda müvekkili şirkete kusur atfedilebilecek, zararın ne şekilde meydana geldiğini açıkça ortaya koyabilecek kesin ve objektif bir delil bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı sigorta şirketi ve dava dışı sigortalı ... arasında 13/11/2018-13/11/2019 tarihleri arasında geçerli ... Poliçesi akdedildiği, riziko adresinin \"...\" olduğu, 28/07/2019 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde hasar oluştuğundan bahisle davacı tarafından sigortalısına 11/09/2019 tarihinde 79.968,06 TL ödendiği ve ödenen bedelin rücuen tazminine yönelik işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 28/07/2019 tarihli yangın raporunda, yangının çıkış nedeni elektrik kontağı olarak gösterilmiştir.14/08/2019 tarihli uzman raporunda, \"yangının iş yerini iklimlendirmek için kullanılan, üst kattaki salonun girişe göre sol tarafındaki duvar üzerine yerleştirilmiş klima cihazından başlamış ve genişlemiş olduğu, yangının başladığı noktada klima cihazından başka yanabilecek mahiyette başkaca eşya/cihaz/malzemenin bulunmadığı, buna bağlı olarak da yangının klima cihazının güç kontrol biriminden başka bir nedenden dolayı ortaya çıkmış olamayacağı, yangının odak noktasının burası olduğuna bakılarak, başlangıç noktasının cihazın güç kontrol biriminde meydana gelen kısa devre sonucu ortaya çıkmış olmasının yüksek olasılık olduğu, cihazın bir bütün olduğu ve güç kontrol biriminin bu cihazın içinde ve onun ayrılmaz bir parçası olduğu, buna bağlı olarak da cihazın tümünün kusurlu olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, inceleme konusu yangına yol açan klima cihazını kusurlu şekilde tasarımlayan/imal/yerine tesis eden üretici firma olan ... markasını bünyesinde barındıran... AŞ'nin inceleme konusu yangının meydana gelmesinde asli oranda %100 oranında kusur, katkı ve sorumluluğunun olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, inceleme konusu yangının meydana geldiği iş yerinde ticari faaliyet yürüten ... yetkililerinin ve çalışanlarının; inceleme konusu klima cihazının montajında/tesis edilmesini yetkili servis aracılığı ile yaptırmış olmaları nedeni ile, bu bakımdan herhangi bir kusur, katkı ve sorumluluklarının olmadığı, inceleme konusu klima cihazının kendisine, kablolarına, elektrik/elektronik aksamına kendileri veya (yetkili/yetkisiz) üçüncü bir şahıs yardımı ile herhangi bir gerekçe ile müdahale etmiş olmadıkları, inceleme konusu klima cihazını kullanım kılavuzu, kural, tüzük ve yönetmeliklere aykırı bir şekilde kullanmış olmadıkları, tüm bunlara bağlı olarak da, kendilerinin inceleme konusu yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusur, katkı ve sorumluluklarının olmadığı\" şeklinde görüş bidirilmiştir. 16/08/2019 tarihli eksper raporunda, sigortalı mağazanın asma katında bulunan ve 3-4 yıllık olduğu beyan edilen ...marka ... klima iç ünitesinin yanması ile yangın hadisesinin çıktığı ve konu yangından dolayı oluşan duman ve isin asma kat geneline yayılarak buradaki ürünlerde hasara sebep olduğunun belirlendiği, yerinde yapılan inceleme neticesinde konu yangının işyerinde bulunan ... marka klimadan dolayı meydana geldiğinin düşünüldüğü,  konu hasara neden olan klima firmasına rücu edilebileceğinin kanaatine varıldığı, toplam hasar bedelinin 79.968,06 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.3'lü bilirkişi heyeti tarafından sunulan 04/01/2021 tarihli raporda; sigortalı işyerinin zemin ve 1. kattan oluştuğu, dosya kapsamına sunulan belge, bilgi ve fotoğrafların incelenmesi netcesinde, 1. kat salonundaki klimanın içindeki güç kontrol biriminin yangında en çok yanan ve eriyen kısım olduğu, klima cihazını besleyen kablonun ... olduğu, söz konusu kablonun kısa devre akımının oluşturduğu aşırı yüksek akımdan dolayı eriyip tamamen yandığı, besleme hattı kılıfının bakır iletkenden ayrıldığı, tüm bu hususların klimayı besleyen kablodan kısa devre akımının geçtiğinin kanıtının olduğu, teknik olarak klima cihazı ile elektrik panosu arasında W otomatik sigortanın tesis edilmesinin gerektiği, söz konusu sigortanın anma akımının 20 Amper ve C veya G tipi kullanılması gerekirken klima cihazının montajının yapılmasında dosya bilgileri ve fotoğraflara göre söz konusu sigortanın 25 Amper ve B tipi sigorta olduğu, bu tespitler karşısında yangının başlangıç noktasının 1. kattaki klima cihazından başlayarak genişlediği, yangına yol açan klima cihazının üretici firması olan ... markasını bünyesinde barındıran ... AŞ'nin meydana gelen yangından tamamen sorumlu olmasının gerektiği, davacının, sigortalısına ödediği  79,968,06 TL tutarı davalıdan rücuen talep ve tanzim etme hakkı olduğu bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Somut olayda, ispat yükü üzerinde olan davacı, iddia ettiği üzere yangının, klimanın güç kontrol biriminde meydana gelen kısa devre sonucu gerçekleştiğini ispatlaması gerekir. 6100 sayılı HMK'nun 293. maddesi uyarınca, tarafların, dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilecekleri düzenlenmiş olup buna göre özel ve teknik konularda tarafların uzman görüşünden yararlanmaları, iddia ve savunmalarını bu görüşlerle desteklemeleri mümkün olmakla birlikte Mahkeme, uzman görüşü ile bağlı olmasa da delil olarak değerlendirmeye tabi tutmak zorundadır.Dava konusu olaya ilişkin düzenlenen 14/08/2019 tarihli uzman raporunda, klimanın güç kontrol biriminin yangında en fazla yanan ve ergiyen kısım olduğundan bahisle yangının, bu birimde meydana gelen bir kısa devre arızasından çıkmış olmasının son derece yüksek bir ihtimal olduğu mütalaa edilmiştir. Bu durumda yangının çıkış sebebine yönelik kesin bir tespit içermeyen ihtimale dayalı bu görüşe göre davalı kusurlu ve sorumlu kabul edilemez. Ayrıca İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 28/07/2019 tarihli yangın raporunda, yangının çıkış nedeninin elektrik kontağı olarak gösterilmesi ve davalının da yangının elektrik tesisatından kaynaklı bir arızadan çıktığını ileri sürmesi karşısında uzman görüşü raporunda, inceleme sadece klima üzerinde gerçekleştirilmiş olup belirtilen kısa devre arızasının elektrik tesisatından kaynaklanıp kaynaklanmadığına yönelik bir tespit de bulunmamaktadır. Olay sebebiyle düzenlenen eksper raporu ile yargılama aşamasında Mahkemece aldırılan ve dosya kapsamında yer alan bilgi, belge ve fotoğraflara göre düzenlendiği anlaşılan bilirkişi heyeti raporu ise farklı bir görüş ve tespit içermemekte olup uzman görüşünde yer verilen değerlendirmeler nazara alınarak hazırlanmıştır. O halde dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle meydana gelen yangın sebebiyle davalının kusurlu olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle davalı vekili istinaf başvurusunda haklıdır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/839 Esas, 2021/140 Karar sayılı ve 18/02/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.365,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 938,06 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18-A/11-13 fıkrası gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.365,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 938,05 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 589,7‬0 TL istinaf harçları ve yapılan 48,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 638,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28/11/2024 \t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f4e0962cd88ac62","SID":"ca685712b5f8d529"}}