{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1568 <br>KARAR NO:2024/1677<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/05/2021<br>NUMARASI:2019/296  E. - 2021/416 K. <br>DAVANIN KONUSU\t:Tazminat <br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekillerince ayrı ayrı  istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin ... plakalı, ... marka otomobili 04/07/2019 tarihinde davalı galeri ... AŞ'den satın aldığını, davalı galerinin aracın çok iyi durumda olduğunu, tamir gerektiren bir durumu olmadığını, uzun süre tamir görmeden aracın kullanılabileceğini, istenilmesi durumunda aracın ekspere gösterilebileceğini söyleyerek   davacıyı yanlış yönlendirildiğini,  davacının aracı satın almadan önce aracın gerçek durumunu tespit etmek için aracı  diğer davalı eksper firmasına götürdüğünü, eksper incelemesine soktuğunu, davalı ....Şti.'nin 02/07/2019 tarihli eksper raporunda  ''egzoz genel kontrolünün iyi durumda olduğu...''nun  tespit edildiğini ve araçla ilgili olumlu rapor verildiğini, davalı eksper firmasının ayıplı hizmet sunduğunu, aracın bütün egzoz sistemi arızalı olduğu halde aracın gerçek durumunu yansıtmayan, aracı olduğundan daha iyi durumda göstererek aracın satılmasını kolaylaştıracak ve davalı galerinin işine gelecek şekilde rapor tanzim ettiğini, davacının bu şekilde ciddi mağduriyet yaşadığını, davacı şirketin aracı satın aldıktan sonra ... yetkili servisi olan ...'a götürdüğünü, aracın incelenmesinin yaptırıldığını, araçta katalizatör arızası olduğu ve bu arızanın aracın bilgisayar sisteminde değişiklik yapılarak gizlendiği ve tamir masrafının 26.091,75-TL+KDV olduğunun öğrenildiğini, satış öncesinde davalı eksper şirketi olan... Şti.şirketi tarafından yapılan incelemede bu arızanın tespit edilememesinin mümkün olmayacağı, aracın beynine dışarıdan müdahale edilerek arıza ışığının yanmasının engellendiğinin ... tarafından yapılan incelemede  davacıya  bildirildiğini, Bakırköy .... Noterliğinin 18.07.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, tamir masraflarının istendiğini, ancak davalılar tarafından talebin sonuçsuz bırakıldığını, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla ve alınacak bilirkişi raporuyla tespit edildikten sonra artlırılmak üzere şimdilik davava konu aracın tamir masrafı olan 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 16.091,75 TL arttırarak 26.091,75 TL'nin tahsilini istemiştir.Davalı.... Şti.vekili, savunmasında özetle; davaya konu ... plakalı araçla ilgili ekspertiz raporunun dava dışı ...'ın  talebi üzerine verildiğini, davacı şirketin ekspertiz hizmeti sözleşmesinin tarafı olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca, ... plakalı otomobilin 04.07.2019 tarihinde teslim edildiğinin davanın beyanıyla sabit olduğunu, davacı  şirketin  aracı teslim aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde muayene etmek suretiyle bu muayene sonucunda arızalı olduğunun tespiti durumunda satıcıya bildirmekle yükümlü olduğunu, aksi düşünülse dahi, yani olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan bir ayıp olarak kabulü halinde dahi davalıya derhal bildirim yapılması gerekirken 18.07.2019 tarihli Bakırköy .. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ayıp ihbarı yapıldığını, aracın 09.07.2019 tarihinde yetkili servisten davacıya teslim edildiği hususu da gözetildiğinde yasal süresi içerisinde  muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmediğinin  kabul edilmesi gerektiğini, araç satıcısının, ikinci el araç alım satımı ve tamir/servis hizmeti faaliyetleriyle  iştigal eden bir tacir olduğunu, satış sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğun  diğer davalı...'e ait olduğunu, müvekkili olan davalı şirketin satış sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi garanti ya da üçüncü kişinin fiili taahhüdü de söz konusu olmadığını  belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; davaya konu aracın davacıya satılmadan 1 gün önce 03.07.2019 tarihinde Üsküdar Noterliği'nin ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ...'ten satın alındığını, iddia edilen ayıpların araçta gerçekten mevcut olsa bile arızaya sebep olan ayıpların 1 gün içinde  müvekkili şirket kusuruyla gerçekleştirilmesinin mümkün  olmadığını, davanın bu kişiye ihbarı  gerektiğini,  aracın ticari amaçla satın alındığını, davacıyla yapılan 2. el araç satış sözleşmesinin tarihinin 02.07.2019 olduğu düşünüldüğünde de aracın hiç kullanılmadan satın alındığı gibi davacıya satıldığının açık olduğunu, ileri sürülen ayıpların muhatabının müvekkili olan davalı şirket değil aracın müvekkili olan davalı şirketten önceki maliki olduğunu, bu  davanın ... - ...'e ihbar edilmesi gerektiğini, tacir olan davacının, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, aracın ayıplı olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, araç teslim tutanağında aracın ayıpsız olarak teslim alındığının davacı tarafından kabul edildiğini, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin  3/5 maddesinde \"ALICI işbu sözleşmeyi imzalamadan ve satın alma talebini iletmeden önce, ARAÇ'ı görüp beğenerek, talebiyle birlikte SATICI'ya başvurmuştur. SATICI, ALICI'ya gerekli tüm kontrol ve muayeneleri yapmak üzere süre vermiştir. ALICI, ARAÇ'ın mevcut hali ile tüm ayıp vs. Talep hakkından ari olarak aldığını, aracın satış öncesi ve teslimi sırasında araç üzerinde gerekli tüm kontrol ve muayeneyi yaptığını/yaptırdığını, SATICI'nın ekspertiz ve ilgili raporları alması için kendisine öneride bulunduğunu, ARAÇ'ta ayıp var ise bunları bilerek satın aldığını, ayıp var ise SATICI'nın kendisini tam ve eksiksiz olarak bilgilendirdiğini, buna göre sözleşmeyi imzaladığını ve satın aldığını, ARAÇ'ı mevcut hali ile kabul ettiğini gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder. ALICI'nın gerekli kontrol ve muayeneleri yapmamasından, ekspertiz ve ilgili raporları almamasından dolayı oluşabilecek hiçbir zarar ve ziyandan SATICI sorumlu tutulamaz, tazmin talep edilemez'' hükmü gereği davacının aracı mevcut haliyle bilerek ve görerek satın aldığını,  02.07.2019 tarihli araç teslim belgesinde ise \"Yukarıda bilgileri bulunan 2. El araç yine yukarıda bilgileri verilen evrakları ile her türlü ayıptan ari ve hasarsız olarak teslim alınmış olup aracın satış tarihine kadar olan tüm hukuki ve cezai sorumluluklarının tarafıma ait olduğunu beyan ve taahhüt ederiz.\" ifadelerine yer verildiğini, aracın ayıpsız olarak ve mevcut haliyle satın alınmış olduğunun davacı tarafından bir kez daha kabul edildiğini, davacının isteği üzerine aracın kendisine satıldığını, yine davacının belirlemiş olduğu ... şirketine araç üzerinde inceleme yaptırıldığını, bu süreçte müvekkilinin hiçbir yönlendirmesi olmadığını, davacının basiretli tacir  gibi davranması gerektiğini,  iddia edilen arızaların davacının kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığının, müvekkilinin  sorumluluğunun bulunup bulunmadığının ve aracın  beyni ile oynanarak arızanın giderilmesi işleminin ne zaman gerçekleştirildiğinin bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, araçta ayıp bulunmadığını, müvekkilinin de sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \" ... Dava; ... plaka sayılı aracın davalı ... A.Ş. tarafından ayıplı olarak davacıya satışı, diğer davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacıya ayıplı ekspertiz hizmeti sunulması sebebiyle davacının uğradığı maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir... Dosyaya sunulu bilgi ve belgeler, araç satış sözleşmesi, ekspertiz raporu, rehin sözleşmesi, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kök ve ek raporlar dosya münderecatıyla birlikte kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; Dava konusu edilen ... marka ve modeldeki ... plaka sayılı aracın davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... şirketine Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi ile Kartal Noterliğinde 04/07/2019 tarihinde satışının yapıldığı, işbu satıştan 2 gün önce 02/07/2019 tarihinde dava konusu .... plaka sayılı araç üzerinde davalı ... şirketi tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığı, dava konusu aracın partikül filtresinin bulunduğu alana müdahale edildiğinin ekspertiz şirketince yapılacak basit ve mutad kontrolle anlaşılması gerektiği, davalı ekspertiz şirketinin verdiği hizmet gereği ... sayılı araca yapılan teknik müdahaleyi, araçta mevcut ayıp ve kusuru basit muayene ile tespit edilmesi gereken bir hususu tespit edemediği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davrandığı, verdiği ekspertiz hizmetini ayıplı ve eksik ifa ettiği, ...  ekspertiz şirketinin bu kusurlu işlemi neticesiyle davacının ayıplı bir aracı ... şirketinin düzenlediği ekpsertiz raporu sebebiyle \"ayıpsız bir araç\" zannıyla satın aldığı, oysaki davacının araçta olan ayıbı ekspertiz şirketinin kontrol ve tetkiki ile öğrenme hakkı bulunduğu, ekspertiz şirketinin kusurlu ve hatalı işlemi sebebiyle davacının iradesinin sakatlandığı, bu yönleriyle davalı ... ekspertiz şirketinin hatalı ve kusurlu şekilde hizmet ifa ettiği, zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişilerce tespit edildiği üzere; davalı Maygold Şirketinin sattığı dava konusu aracın partikül filtresinin bulunduğu alana satış öncesinde müdahale edildiğinin belirlendiği, satıcının sattığı malın ayıplı olduğu, teknik personel, ekspertiz şirketi veya teknik servis olmayan alıcının (... şirketi) satılan araçta olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde işbu ayıbın derhal satıcı ...d'a bildirilmesi gerektiği, davacının dosyada mübrez ihtarnameyle ayıp ihbarını makul sürede davalı satıcı ...'a bildirdiği, ayıp ihbarı yönündeki itirazlara itibar etmenin yersiz olduğu, somut olayda da davacı şirketin mutat - olağan gözden geçirmesiyle aracın partikül filtresine müdahale edildiği tespitinin yapılamayacağı, davacının; ekspertiz şirketi, araç teknik personeli, makine mühendisi olmadığı, davacıdan araç satın alırken satın aldığı aracın partikül filtresine müdahale edildiğinin tespitinin davacıdan beklenemeyeceği, nitekim teknik personel istihdam eden, araç muayenesinde güven kuruluşu olarak hizmet veren davalı ekspertiz şirketinin dahi somut olayda dava konusu araçta mevcut kusur ve ayıbı tespit etmediği/edemediği gözetilerek davalı satıcının ayıplı araç (mal) satışından dolayı kusurlu bulunduğu, otomobili satan davalı ... şirketinin sattığı araçta birkaç gün sonra ortaya çıkan teknik arızadan ve teknik kusurdan dolayı sorumlu olduğu, araçtaki ayıbın giderilmesine ilişkin belirlenen onarım - zarar tazmin bedelini davalı ekspertiz şirketi ile birlikte karşılaması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Araç davacı tarafından satın alındıktan sonra davacı şirketçe aracın muayene ettirildiği dava dışı ... servisi olan... Şirketince, 09/07/2019 tarihinde araçta bulunan mevzûbahis arızanın giderilme bedeli iş emri ile birlikte 26.091,75-TL olarak belirlenmiş, işbu tespit ve hesaplamaya dosyamızda görevli bilirkişilerce itibar edilmiş ve rapor tanzim edilmiş olup davanın işbu bedel üzerinden kabulüne karar verilmiş, davacının yasal faiz talebi nazara alınarak arabuluculuk sürecinin başladığı tarihten itibaren alacağa yasal faiz uygulanmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, 26.091,75-TL'nin arabuluculuk sürecinin başladığı 20/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine  karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı .... Şti.vekili ile davalı ... AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... Şti vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün  olmadığını, davacının iddia ettiği zararın belirlenebilir olduğunu, davaya konu ... plakalı araçla ilgili ekspertiz raporunun dava dışı ...'ın  talebi üzerine verildiğini, davacı şirketin ekspertiz hizmeti sözleşmesinin tarafı  olmadığını, bu sebeple müvekkili yönünden davanın husumet yokluğundan  reddi gerektiğini, ayıplı hizmet  kavramının 6502 sayılı Tüketici Haklarının Korunması Kanununda düzenlendiğini, uyuşmazlığı görmeye Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu,  bilirkişi raporunda belirtilen zarardan sorumluluk, kusur dağılımına gidilerek özgülenmesi gerekirken doğrudan müteselsil sorumluluk oluşturulmasının hatalı olduğunu, zira serbest piyasada ekspertiz raporu için müşterilere 200 TL'den  ile  2.000 TL'ye kadar pek çok fiyat ve içerikte rapor temini seçeneği sunulduğunu, fiyat farklılığı karşısında hizmet içeriğinin aynı olmasının beklenemeyeceğini, makul fiyatla hizmet temin etmeye çalışan tarafların temin ettiği ekspertiz raporu ve içerği gözetildiğinde davacının kasten yanıltıldığına, hasarların gizlendiğine dair iddiasının mesnetsiz kaldığını, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğuna ilişkin  hizmet bedeli sınırlanması gerektiğini,  davacının  aracı aktif olarak kullandığı göz önüne alındığında ve aracın sıfır olmadığı göz önüne alındığında  takdiri indirim yapılması gerektiğini,  aracın rapor anındaki, satım anındaki ve  bilirkişi tarafından inceleme anındaki durumu arasında farklılık olup olmadığının değerlendirilmesi yapılamadığını, bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere incelemenin adliye otoparkında yapıldığını, aracın davacı tarafça aktif olarak kullanıldığı gözetildiğinde usul ve  Yargıtay uygulaması gereğince %40 oranında takdiri indirim yapılmasının  elzem olduğunu, ayrıca aracın ikinci el olduğu da göz önüne alındığında aracın sıfır araç gibi tamirinin tamamından sorumlu tutulmasının  hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının araç satıcısı, ikinci el araç alım satımı ve tamir/servis hizmeti faaliyetleriyle  iştigal eden bir tacir olup satış sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğun diğer davalı...'e ait olduğunu, müvekkilinin satış sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi garanti yada üçüncü kişinin fiilini taahhüdü de söz konusu  olmadığını, davacı bildirim külfetini zamanında yerine getiremediğini, TTK'nın 23. maddesinde ticari satış düzenlendiğini, aracın  04.07.2019 tarihinde teslim edildiğini,  davacının aracı teslim aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde muayene etmek suretiyle bu muayene sonucunda arızalı olduğunun tespiti durumunda satıcıya bildirmekle yükümlü olduğunu,  yapılan muayene ile tespitin yapılamaması halinde TBK 223/2. maddesinin uygulanması gerektiğini,  TBK'nın 223/2. maddesinde ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' şeklinde düzenleme yapıldığını,  bir an için aksi düşünülse dahi, yani olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan bir ayıp olarak kabulü halinde dahi satıcı olan davalıya derhal bildirim yapılması gerekirken 18.07.2019 tarihli Bakırköy ... Noterliğinin .... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ayıp ihbarı yapıldığını, aracın 09.07.2019 tarihinde yetkili servisten davacıya teslim edildiği hususu da gözetildiğinde  yasal süresi içerisinde muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine  karar verilmesini istemiştir. Davalı  ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;ıslah  edilen 16.091,75 TL'lik tamirat masrafı nedeni ile maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle ıslah edilen 16.091,75 TL'lik kısım için davacı taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde dava konusu taleplerin 26.091,75 TL servis formu ile tespit edildiğini, ancak davacının davayı 10.000 TL üzerinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ikame ettiğini, davacı tarafın, dava konusu talebini kısmi alacak ya da belirsiz alacak olarak ikame etmesi hukuken mümkün olmadığını, iş bu nedenden dolayı da ıslah edilen 16.091,75 TL'lik kısım için davacı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmekte iken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslah edilen tutar yönünden ancak ve ancak ıslah tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini,  davacının ıslah ile arttırılan tutar yönünden arabuluculuk sürecinin başladığı 20.08.2019 tarihinden itibaren faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerekmekte iken davanın kabulüne karar verilmesinin  hukuka aykırı olduğunu,  tacir olan davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını,  8 günlük ihbar süresi geçtiğini, TTK md. 23/1-c hükmünde ayıbın ihbarına ilişkin olarak 2 ve 8 günlük süreler öngörüldüğünü, aksi halde süresinde ihbarda bulunmayan alıcının malı olduğu gibi kabul etmiş olduğunun varsayılacağını,  somut olayda aracın teslim işleminin yapıldığı 02/07/2019 tarihi ile ihtarnamenin keşide edildiği 18/07/2019 tarihi arasında 16 gün olduğunu,  bu sebeple müvekkiline he hangi bir nedenle kusur isnat edilse bile usule ilişkin yasal zorunluluğun yerine getirilmediğinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini,  davacının aracı yetkili servise 08.07.2019 tarihinde teslim ettiğini,  09.07.2019 tarihinde, yani 1 gün sonra da teslim aldığını, davacı şirketin dava dilekçesi ekinde de yer alan ... yetkili servise ait sunmuş olduğu belgede de  bunun belli olduğunu,  dolayısıyla davacı tarafın, en geç 09.07.2019 tarihinde iddia ettiği ayıptan haberdar olduğunu, ancak  9 gün sonra yani 18.07.2019 tarihinde ihtarname  keşide ederek  ihbarda bulunduğunu,  yani ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı itirazlarının makul sürede ihbarın bildirildiği şeklinde gerekçe ile reddedildiğini, TTK 23'e göre ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı itirazının  mahkemece değerlendirilmediğini, mahkemenin kanunda yer almayan makul süreye dayanarak bu itirazlarının reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında imzalan 02.07.2019 tarihli sözleşmenin 3/5 maddesinde ve  davacının imzaladığı  02.07.2019 tarihli araç teslim belgesinde davacının aracın mevcut haliyle satın aldığını kabul ettiğini, aracın ayıpsız olarak ve mevcut haliyle satın alınmış olduğunun davacı tarafından bir kez daha kabul edildiğini, davacının isteği üzerine aracın kendisine satıldığını, yine davacının belirlemiş olduğu ... şirketine araç üzerinde inceleme yaptırıldığını, bu süreçte müvekkilinin hiçbir yönlendirmesi olmadığını, davacının basiretli tacir gibi davranması gerektiğini,  iddia edilen arızaların davacının kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığının, müvekkilinin  sorumluluğunun bulunup bulunmadığının ve aracın  beyni ile oynanarak arızanın giderilmesi işleminin ne zaman gerçekleştirildiğinin bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, araçta ayıp bulunmadığını, ek ve kök rapora yönelik itirazları karşılanmadan  eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, satın alınan ikinci el araçtaki  ayıp nedeniyle  ödenen tamir masrafının satıcı ve eksper şirketi olan  davalılarca  tazmini  istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı .... Şti. vekili ve  davalı ... Şirketi vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; müvekkilinin ... plakalı, ... marka ikinci el otomobili 04.07.2019 tarihinde davalı ... AŞ'den satın aldığını, aracı satın almadan önce  diğer davalı eksper firmasına götürdüğünü,  02.07.2019 tarihli eksper raporunda  ''egzoz genel kontrolünün iyi durumda olduğu...''nun  tespit edildiğini, bu rapor sonrasında aracı satın aldığını, ancak aracın kısa süre sonra arıza verdiğini, yetkili serviste tamir masrafının 26.091,75-TL+KDV olduğunun belirtildiğini, ayrıca yetkili serviste aracın beynine dışarıdan müdahale edilerek arıza ışığının yanmasının engellendiğinin  tespit edildiğini, bu durumun  18.07.2019 tarihli ihtarname ile davalılara bildirildiğini, davalı eksper şirketinin yanıltıcı rapor düzenlemesi sebebiyle, diğer davalının  sözleşmeye aykırı olarak  ayıplı araç satması sebebiyle davacının ödediği tamir masrafından sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini arttırarak 26.091,75 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dosya kapsamının incelenmesinde; davacının, davalı ... AŞ'den  2011 model, ... plakalı, ... marka ikinci el otomobili 93.115,00 TL bedelle  04.07.2019 tarihli, oto vadeli 2.el  araç satış sözleşmesi ile satın aldığı,  aynı gün aracın davacı adına tescil edildiği, davacı şirketin yetkilisi ...  tarafından araç satın alınmadan önce diğer davalı .... Şti.'nden  araçta bir sorun olup olmadığını tespit etmek için  aracın ekspertiz incelemesinin yapılmasının talep edildiği, bu davalı tarafından  02.07.2019 tarihli ve ... sayılı ekspertiz raporu düzenlendiği,  aracın bir çok kısmının birçok parçasının incelenerek  '' iyi, orjinal, değişmiş, boyalı'' şeklinde tespitler yapıldığı, egzoz  genel kontrolü kapsamında sonucun ''iyi'' olarak belirtildiği,  davacının aracı  04.07.2019 tarihinde satın almasından sonra 08.07.2019 tarihinde arızalanması üzerine aracın  ... yetkili servisine  götürüldüğü,  yetkili servis tarafından düzenlenen  09.07.2019 tarihli iş emrine göre 26.09175 TL karşılığında tamir edilerek 09.07.2019 tarihinde davacıya tekrar teslim edildiği, davacının 18.07.2019 tarihli, Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle bu arızanın davalılara bildirilerek tamir masrafının ödenmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece hükme esas alınan 27.09.2020 tarihli, makine mühendisi ve elektrik mühendisi bilirkişilerce düzenlenen bilirkişi raporunda; aracın partikül filtresinin bulunduğu bölümün açılarak işlem yapıldığı, sonrasında kaynak yapılarak üzerinin kapatılmış olduğunun  açıkça tespit edildiği, yetkili servisçe içerisinde ne yapıldığına ilişkin tespit yapılamadığı, ekspertiz raporunda dava konusu arızaya esas egzos genel kontrol sonucunun iyi olduğu yönünde tespit belirtildiği, yapılan tespit için aracın lift ile kaldırılmasının yeterli olduğu, bu nedenle ekspertiz firmasınca yapılan basit kontrollerde dava konusu partikül filtresinin bulunduğu alana müdahale edilmiş olunduğunun tespit edilebilmesinin gerektiği,  dolayısıyla davalı ekspertiz firmasının kusurlu olduğu, araç üzerinde yapılan incelemelerde ilgili arızanın uyarı işareti olan ... arızasına ilişkin arıza ışığının yanmadığının tespit edildiği, servis form içeriğinde satış sözleşmesi sonrasında yine aynı yetkili servisçe düzenlenen 08.07.2019 tarihli tespitte motorda egr arıza kaydının tespit edilmiş olduğunun sabit olduğu, açıklanan nedenlerle aracın ayıplı olduğu, ...arızasının, sürüş esnasında araç motorunda meydana gelen beklenmedik bir sarsıntı veya motorun çalışmaması, aracının öncekilere nazaran daha çok yakıt tüketmesi, araç ile seyir halindeyken aracın çekiş gücünün düşmesi ya da egzozdan siyah bir duman gelmesi, motor arıza ışığının yanması, emisyon değerlerinde yükselme, motor çalışma sıcaklığında artış, motorda vuruntulu ve sarsıntılı çalışma, düzensiz rolanti devri, performans kaybı ve hızlanmalarda silkeleme, uzun süre bu şekilde kullanılır ise motorda kalıcı hasar şikayetleri ile sürücü tarafından anlaşılabileceği, ... iptali işleminin, yazılımsal olarak aracın... ile ilgili tüm parametlerin silinmesi yolu ile yapılabildiği,  motor beyninin valfın olmadığı şekilde yazılım ile tekrar programlanabileceği   yani arıza ışığının yanmasının teknik olarak önüne geçilebileceği,  02/07/2019 tarihli satış sözleşmesinden 6 gün sonra 08/07/2019 tarihinde aracın davacı tarafça yetkili serviste muayene edilmesi ile ayıbın ortaya çıkmış olduğu,  dosya kapsamına sunulan Bakırköy.... Noterliğinin ... keşide tarihli ihtarname içeriğinden davacı tarafça davalılara 18.07.2019 tarihinde araçtaki arızanın ihbar edildiği, yetkili servis ... tarafından düzenlenen 09/07/2019 tarihli iş emri formunda dava konusu arızanın giderilme bedelinin 26.091,75-TL olarak belirlendiği kanaati bildirilmiştir. Davalı  ... AŞ vekilinin istinaf başvurusu  yönünden yapılan incelemede; Tacir olan davacı ile davalı ... şirketi arasında  araç satım ilişkisi bulunmakta olup  uyuşmazlığın TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. TBK'nın 231. maddesine göre; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşına uğrar. Bu kapsamda satım tarihinin 04.07.2019 olduğu, dava tarihinin 02.10.2019, ıslah tarihinin ise 21.04.2021 olduğu nazara alındığında dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşılmıştır.TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde  bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı).TBK'nın 223/2.maddesi ise '' Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ayrıca TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli talebinde  bulunulamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin  23.11.2015 tarihli ve 2015/5982 Esas, 2015/15327 Karar  sayılı ilamı). Buradaki yazılılık koşulu ispata ilişkindir. Somut olayda araçtaki ayıp her ne kadar bilirkişi raporunda açıkça görülebilecek ayıp olarak belirtilmiş ise de rapor bir bütün olarak incelendiğinde, bilirkişilerin diğer davalı ekspertiz şirketince aracın lift ile kaldırılıp incelenmesi halinde kolaylıkla görülebileceğini ifade  ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda esasında aracın lift ile kaldırılıp  uzmanı tarafından incelenmesi halinde tespit edilecek bir ayıp olduğu, iştigal alanı  araç alım satımı olmayan davacıdan böyle bir inceleme yapmasının beklenemeyeceği,  serviste yapılan inceleme ile tespit edilebildiği dikkate alındığında, bu haliyle ayıbın TBK'nın 223.maddesinde belirtildiği şekilde olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp olduğunun kabulü gerekir. Buna göre araçtaki bu  ayıbın 09.07.2019 tarihinde öğrenildiği ve davacı yanca 18.07.2019 tarihli ihtarnameyle davalılara bildirildiği,  aracın tamir masraflarının ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamelerin 20.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir Yaklaşık 9 gün sonra davalılara yapılan ihbar ayıbın  olağan gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte  olduğu nazara alındığında makul sürede yapılmış bir ihbar olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki aşağıdaki bentte açıklanacağı üzere davalı satıcı ağır kusurlu olduğundan TBK'nın 225/1. maddesi gereği, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Davalı vekili, sözleşmenin 3/5 maddesinde, davacının satılanı ayıpları ile birlikte kabul ettiğinin kararlaştırıldığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Satıcı, satılandaki ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. (6098/TBK.m.219 ve 818/BK.m.194) Satıcı ile alıcı, ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan anlaşma yapabilirler ise de, satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.(BK.196, TBK.221) Somut olayda, bilirkişi raporunda, aracın lift ile kaldırılıp incelenmesinde  partikül filtresinin bulunduğu alana müdahale edilmiş olduğu, partikül filtresinin dizel motorun çalışması  sonrası ortaya çıkan egzoz  gazının susturucudan atılmadan önce geçtiği son filtre olduğunu,  bu bölümün açılarak işlem yapılıp üzerinin kaynakla kapatıldığı, içinde ne işlem yapıldığının tespit edilemediği, araç üzerindeki incelemede  egzoz geri dönüşüm arızasının uyarı işareti olan ... arızasına ilişkin arıza ışığının yanmadığı,  servis kaydında da bunun belirtildiği,  servis kaydında motor ... arızası  tespit ediliği, ... iptal işleminin yazılımsal olarak aracın ... ile ilgili tüm parametrelerinin silinmesi yoluyla yapılabildiği, motor valfının olmadığı şeklinde yazılım ile tekrar programlanabileceği, yani arıza ışığının yanmasının teknik olarak önüne geçilebileceği, sıfırlamanın ne zaman yapıladığının tespit edilemediği kanaati bildirilmiştir. Bu tespitlere göre aracın arıza ışığının yanmasının engellenmiş olması,  partikül filtresinin bulunduğu alanın açılıp kaynakla kapatılması,  aracın satışı tarihinde yaklaşık bir hafta sonra kullanım sırasında arızalanarak servise götürülmesine sebep olan arızanın da kaynakla kapatılan bu alana ilişkin olduğu  hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde  araç satım  ticareti yapan  davalı ...'un tedbirli bir tacir gibi hareket edip dava konusu aracın partikül filtresinin bulunduğu alanın açılıp kaynakla kapatıldığı  hususunu  bilip alıcı davacıyı bilgilendirmesi gerekirken bunu yapmamış olması sebebiyle  ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.TBK'nın 219.maddesi uyarınca  davalı satıcının araçtaki ayıbı bilmese bile budan sorumlu olacağı gibi ağır kusurlu olan davalı satıcının satım sözleşmesinde ayıba karşı sorumluluğu kaldıran 5/2 maddesi,  TBK'nın 221.maddesi uyarınca kesin hükümsüz olduğundan davalı satıcının sorumluluğu bulunmadığı yönündeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Davacı, aracın tamir masrafının  yetkili servis formunda  26.091,75 TL olduğunu belirtmiş ancak fazlaya ilişkin  haklarını  saklı tutarak 10.000,00 TL'nin  tahsilini talep ederek kısmi dava açmıştır. HMK'nın 109.maddesi uyarınca, davacının talep konusunun niteliği itibariyle para alacağı olduğu ve bölünebilir nitelikte olduğu nazara alındığında  kısmi dava açmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak kısmi dava açılması halinde alacağın sonradan artırılan kısmı yönünden de dava dilekçesinde faiz talebi bulunması nedeniyle ıslahla artırılan miktara da ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmesine rağmen mahkemece ıslah edilen kısma da arabulucuya başvuru tarihinden itibaren faiz uygulanması hatalı olmuştur. Bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte  ıslah edilen miktara ilişkin faiz başlangıç tarihi, ıslah tarihi olması gerektiğinden davalı  ... AŞ vekilinin istinaf talebi,  kısmen kabul edilerek hükmün bu yönden düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.Davalı .... Şti vekilinin istinaf başvurusu yönünden  yapılan incelemede;Taraflar tacir olup TTK'nın \"Ticari iş karinesi\" başlıklı 19.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır.  Satım sözleşmesinden kaynaklanan davanın tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması nedeniyle TTK’nın 4. maddesi kapsamında nispi ticari dava olduğu açıktır.Bu durumda uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı, aracın tamir masrafının  yetkili servis formunda  26.091,75 TL olduğunu belirtmiş ancak fazlaya ilişkin  haklarını  saklı tutarak  10.000,00 TL'nin  tahsilini talep ederek kısmi dava açmıştır.Davalı vekilinin belirttiği gibi belirsiz alacak davası açılmamış, davacı yanca bu yönde bir beyanda bulunulmamıştır. HMK'nın 109.maddesi uyarınca, davacının talep konusunun niteliği itibariyle para alacağı olduğu ve bölünebilir nitelikte olduğu nazara alındığında  kısmi dava açmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı,  davalı ... AŞ'den  2011 model,... plakalı, ... marka ikinci el otomobili 93.115,00 TL bedelle  04/07/2019 tarihinde satın almadan önce  davacı şirketin yetkilisi ...  tarafından davalı .... Şti.'nden  araçta bir sorun olup olmadığını tespit etmek için  aracın ekspertiz incelemesinin yapılmasının talep edildiği, bu davalı tarafından   02.07.2019 tarihli ve ... sayılı ekspertiz raporu düzenlendiği,  aracın bir çok kısmının birçok parçasının incelenerek  '' iyi, orjinal, değişmiş, boyalı'' şeklinde tespitler yapıldığı,  egzoz  genel kontrolü kapsamında sonucun ''iyi'' olarak belirtildiği görülmektedir. Davacı şirketin yetkilisince davalıdan eksper incelemesi talep edilmiş olup  davacı bu rapor sebebiyle davalıdan talepte bulunmaktadır. Bu sebeple davalı ... şirketinin  husumet ehliyeti bulunduğundan  aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.13.02.2018 tarihlive 30331 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, satış  ve dava tarihinde yürürlükte olan  İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin, davaya konu ekspertiz raporunun düzenlendiği 02.07.2019 tarihinde yürürlükte bulunan \"Ekspertiz raporu\" başlıklı 14. maddesi, \"(1) Yetki belgesine sahip işletme tarafından ikinci el motorlu kara taşıtı satışından hemen önce ekspertiz raporu alınır ve raporun bir nüshası satış esnasında alıcıya teslim edilir. Ekspertiz raporunun ücreti, satış işleminin alıcıdan kaynaklanan bir nedenle gerçekleşmemesi durumunda alıcı, diğer hallerde yetki belgesine sahip işletme tarafından ödenir. (2) Ekspertiz raporunda ikinci el motorlu kara taşıtının özellikleri, arıza ve hasar durumu ile kilometre bilgilerine yer verilir. ... (4) Ekspertiz raporu, Türk Standartları Enstitüsü tarafından belirlenen standarda göre verilen TSE hizmet yeterlilik belgesi bulunan işletmeler tarafından düzenlenir. (5) Ekspertiz raporunu düzenleyen kişiler ekspertiz raporundaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumludur. ...\" hükümlerini haizdir.Bu bilgilere göre somut olayın davalı ... şirketi yönünden değerlendirilmesinde; davacı, davalı şirketten ekspertiz hizmeti almış, bunun üzerine de   02.07.2019 tarihli ve 09503 sayılı ekspertiz raporu düzenlenmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ''ekspertiz raporunda dava konusu arızaya esas egzos genel kontrol sonucunun iyi olduğu yönünde tespit belirtildiği, yapılan tespit için aracın lift ile kaldırılmasının yeterli olduğu, bu nedenle ekspertiz firmasınca yapılan basit kontrollerde dava konusu partikül filtresinin bulunduğu alana müdahale edilmiş olunduğunun tespit edilebilmesinin gerektiği'' şeklinde tespitte bulunulmuş olup bu davalının aracın egzoz kısmına ilişkin olan partikül filtresinin bulunduğu alana müdahale edildiğini kolayca tespit edebilecek iken bunu yapmadığı ve  eksper raporunda bu kısma ilişkin durumun ''iyi''  olarak rapor edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, aracı   bu eksper raporunu aldıktan sonra satın almış olup davalının eksper hizmetini eksik ve ayıplı ifa ettiği kanaatine ulaşıldığından mahkemece bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.Yine yukarıdaki bentte açıklandığı üzere  araçtaki ayıbın olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp olduğunun kabülü gerektiği, ayıbın 09.07.2019 tarihinde öğrenildiği ve davacı yanca 18.07.2019 tarihli ihtarnameyle davalılara bildirildiği,  aracın tamir masraflarının ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamelerin 20.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Yaklaşık 9 gün sonra davalılara yapılan ihbar ayıbın  olağan gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte  olduğu nazara alındığında makul sürede yapılmış bir ihbardır. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili hakkaniyet indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, davacı ayıplı hizmet sunan davalının verdiği eksper raporu sonrası aracı bu rapora güvenerek satın aldığı nazara alındığında hakkaniyet indirimi yapılması gerektirecek bir durum bulunmaması sebebiyle bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Bu açıklamalara göre, mahkemece davalıların, davacının tamir masraflarından müteselsilen sorumlu olduklarına hükmedilmesi yerinde olmakla birlikte, ıslah edilen miktara ilişkin faiz başlangıç tarihi, ıslah tarihi olması gerektiğinden davalı ... AŞ vekilinin bu  istinaf sebebi yerinde olduğundan  istinaf talebinin kısmen kabul edilerek hükmün bu yönden düzeltilmesine; davalı ... Ltd. Şti.vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine  vermek gerekmiştir.Faiz başlangıç tarihi konusunda ise bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden 20.08.2019 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak aynen muhafaza edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalılar vekillerinin istinaf başvuru nedenleri kapsamında dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı... Şt tarihinden istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine; davalı... AŞ vekilinin istinaf başvurusununa kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı .... Şti.vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile  ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda;1-Davanın kısmen kabulü ile 26.091,75 TL alacağın, 10.000 TL'lik bölümüne  20.08.2019 tarihinden, ıslahla talep edilen 16.091,5 TL'lik bölümüne ıslah tarihi olan 21.04.2021 tarihinden işletilecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi uyarınca hesaplanacak ticari faizi ile  birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar ve ilâm harcı olan 1.782,33-TL harçtan, peşin ve ıslah suretiyle alınan 445,59‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.336,74‬-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 26.091,75 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan  881,29-TL harç ve  2.669,20-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 3.550,49-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacıya verilmesine,7-Kullanılmayan gider avanslarının,  HMK'nın 333/1 hükmü uyarınca, yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönündena-Davalı ... AŞ tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  davalı ... AŞ tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine,b-Davalı ... AŞ tarafından harcanan 162,10 TL istinaf başvuru harcı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, c-Davalı... Şti.tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğundan, davalı... Şti tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine, d-Davalı .... Şti tarafından sarf edilen kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 10-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f2c371b78796064","SID":"714dc1aecc1a68c1"}}