{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1289 <br>KARAR NO:2024/2006<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/04/2022<br>NUMARASI:2021/859 Esas - 2022/345 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket... A.Ş ile davalı arasında 14/02/2019 tarihli  \"İşbirliği Sözleşmesi'' nin  akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davalı tarafından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan kişiler müvekkili ...'nın bağlarının bulunduğu şirketler tarafından geliştirilen projelerden gayrimenkul satışı yapılmasının hedeflendiğini,  bu kapsamda...’nın grup şirketlerinden .... A.Ş. (\"Yeni Unvan: .. A.Ş.\") ile dava dışı ... numaralı bağımsız bölüm için Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Satışlar İçin Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu Satış Vaadi Sözleşmesi neticesinde müvekkilinin İkitelli tarafından davalıya ...'e yapılan satışın komisyon bedeli olarak 25.02.2019 tarihinde 92.040,00 TL ödeme yapıldığını, ancak dava dışı ... ile akdedilmiş olan Satış Vaadi Sözleşmesi'ne göre ödemelerin vaktinde yapılmamış olması sebebi ile Beyoğlu .... Noterliği'nin 13.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğünü,, işbu temerrüt ile kendisine 581.250,00 TL vadesi geçmiş anapara borcu ile temerrüt faizlerinin ödenmesi için 30 günlük süre verildiğini, işbu ihtarname ile aynı zamanda ödemeleri süresinde gerçekleştirmemesi halinde Satış Vaadi Sözleşmesi'nin müvekkili şirket İkitelli tarafından haklı nedenle fesih edileceği de bildirildiğini, dava dışı ...'e gönderilmiş olan ihtarname ile tanınan sürenin dolmuş olması sebebi ile bu kez Beyoğlu... Noterliği'nin 08.02.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek Satış Vaadi Sözleşmesi'nin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle fesih edildiği bildirildiğini, ancak sözleşmenin açık hükmüne rağmen davalı tarafından bu bedel müvekkil şirkete süresi içerisinde iade edilmediğini, davalıy ödenen acente komisyon bedellerinin ihtarname ile talep edilen süre içerisinde iade edilmemesine istinaden müvekkili şirketler tarafından ... sayılı dosyası ile acente komisyon bedelinin iadesi, ihtarname masrafı ve temerrüt faizi talepli olarak ilamsız icra takibi ikame edildiğini, davalı tarafından takibe 30.03.2021 tarihinde haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazına istinaden müvekkili şirketler tarafından ticari dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk faaliyetinde de anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, alacağın varlığı ve miktarı yaklaşık ispat kuralına ispat edildiğinden teminatsız olarak ihtiyati haciz talebimizin kabulüne, ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki dava  acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olarak ikame edildiğini, davacı ile müvekkili arasında acentelik ilişkisi bulunmamakta olduğunu, müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin 3 maddesinde '' işbu sözleşme taraflar arasında herhangi bir ortaklık, müvekkili, temsil,acentelik veya çalışan/işveren ilişkisi olduğu şeklinde yorumlanamaz.'' hükmünün mevcut olduğunu, dolayısıyla davanın öncelikle usulden reddi gerekmekte olduğunu, huzurdaki davaya konu olayda davacı şirket ile dava dışı 3. Kişi ... ile yapılan Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi adi yazılı şekil ile yapılmış olup şekil şartına aykırı olduğunu, müşteri ile davacı arasında akdedilen sözleşmede, Tüketici Kanunu Hükümleri' in uygulanmasının gerektiğini, dolayısıyla akdedilen sözleşmede belirtilen cezai şartlar, faiz ve faiz oranları Tüketici kanununa aykırılık teşkil etmekte olup hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından müşteriden fazlaca para alındığını, davacı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme her ne kadar iş birliği sözleşmesi olarak zikredilse de aradaki sözleşme esas itibariyle simsarlık sözleşmesi olduğunu, iş bu sözleşme ile müvekkilinin tarafları bir araya getirdiğiğni, dolayısıyla ücrete hak kazandığını, TBK’ da açıkça düzenlendiği üzere, simsarın ücrete hak kazanması için sözleşmenin kurulması yeterlidir ayrıca kurulmasına aracılık edilen sözleşmenin icrasına gereğinin olmadığını, kurulmasına aracılık edilen sözleşmenin icra edilmemiş olması simsarın ücreti hak etmemesini gerektirmeyeceğini, davacı ile 3. Kişi müşteri arasında olmasına rağmen aleyhlerine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin, davacı şirket gibi bir çok ... şirketine müşteri getiren, getirilen müşterilere, hemen hemen tüm projeleri gösteren, taşınmaz alımından sonra dahi müşterilerin sorunlarıyla ilgilenen, müşterilerle birebir ilgilenen, bu alanda ciddi reklam ve tanıtım faaliyetinde bulunan ve çok ciddi harcamalar yapan bir şirkettir. Sadece sosyal medya üzerinden yapılan reklamlar için bile aylık 100.000,00 TL gibi ücret ödemekte olduğunu, müşterilerin hava limanından alınması, projelerin gezdirilmesi vb. Harcamaları da dikkate alındığında çok ciddi emek ve paraya tekabül etmekte olduğunu, dolayısıyla işbu haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin aşikar olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı/ alacaklı hakkında, takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin, davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  05/04/2022 tarih ve  2021/859 Esas - 2022/345 Karar sayılı kararında;\"...Davacı ile dava dışı alıcı arasında imzalanan ön ödemeli satışlarda gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin davacı şirket tarafından, alıcının temerrüdü nedeni ile feshedildiği sabit olup, davacı tarafından sunulan delillerden dava dışı alıcının  sözleşme bedelini ülkesinde yaşanan karışılık nedeni ile temin edemediği, sözleşmeyi devam ettirme iradesi taşıdığı anlaşılmakta olup, bu halde  davacının  alıcının cayma veya dönme hakkını kullanması halinde ücret iadesini düzenleyen sözleşme  hükmüne  göre davalıdan komisyon ücretin  iadesini  talep etmesi  mümkün değildir.Yargılama sırasında  taraflar arasında, davacı ile dava dışı 3. kişi arasında imzalanan sözleşmenin kanunda aranan şekil şartını taşımaması nedeni ile geçerli olmadığı bu sebeple davalının ücrete hak kazanmadığı gündeme gelmiş ise de; davalının üzerine düşen edimi yerine getirerek taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmasını sağladığı, asıl sözleşmenin geçerli şekilde yapılmadığı iddiasının davalıya karşı ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesi ile düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağı, davacı tarafından dava dilekçesi ile dayanılan nedenin ücretin iadesi için geçerli bin neden olmadığı, taraflar arasında ki sözleşme ile asıl sözleşmenin satıcı tarafından haklı nedenle feshi halinde ücretin iade edileceğine dair bir düzenleme içermediği, davalının kanunen ücrete hak kazandığı anlaşılmış olmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun  67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, takip haksız olmakla birlikte, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir....\"gerekçesi ile,''  Davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, '' Davalı taraf vekille temsil olunduğundan  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği  hesap olunan 12.895,65-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya  ödenmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;Ön inceleme aşamasında tarafların muvaffakati olmaksızın tahkikat aşamasına geçilmiş ve sözlü yargılama yapılmaksızın, yeterli araştırma olmadan usule aykırı şekilde karar verilmiş olmasının  kararın kaldırılmasını gerektirtiğini,Yerel mahkeme tarafından tarafların tahkikat aşamasına geçmesine muvafakatinin olup olmadığının sorulmadan, tahkikatın sona erdiği bildirilmeden, sözlü yargılama için gün istenilip istenilmediği sorulamadan, taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmiş olması kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, yerel mahkemenin kararının doğru olması halinde dahi ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce karar verilmiş olması sebebi ile nispi vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesinin gerektiğini,Dava dışı üçüncü kişinin ödediği bedelleri kesintisiz talep etmiş olması dahi sözleşmeyi devam ettirme iradesi olmadığını gösterirken, yerel mahkeme tarafından davaya taraf olmayan kişinin iradesini tahmin yolu ile davalı lehine yorumlayarak karar verilmiş olmasının  hukuken hatalı olduğunu,Yerel mahkeme tarafından hiçbir inceleme yapılmadan karar verilmiş olması sebebi ile HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini,Davacı şirketin haklı nedenle feshinin komisyon bedeli iadesini gerektireceğine dair sözleşmede hüküm olmaması sebebi ile davanın reddedilmesinin hukuken hatalı olduğunu,Davalının yapmış olduğu simsarlıktaki hak edişi bozucu şarta bağlandığını,  davalının komisyon ücretini hak edebilmesi için bozucu şartın gerçekleşmemiş olmasının gerektiğini, davalı ile akdedilen sözleşme gereğince bozucu şart gerçekleşmiş olduğundan komisyon bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine karar vermiş olmasının hukuken hatalı olduğunu , istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan iş birliği (tellalık) sözleşmesi uyarınca davalı tarafa yapılan komisyon ücretinin iadesi talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı  davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı ile akdedilen İşbirliği Sözleşmesi’nin 6 Maddesinde;''… Hiçbir şüpheye mahal vermemek üzere, MÜŞTERİ’nin cayma ve/veya dönme hakkını kullanması durumunda TEMSİLCİ ilgili satış dolayısıyla kendisine ödenen bedeli ŞİRKET’in ilk talebi ile nakden ve defaten iade etmeyi gayri kabili rücu beyan, kabul ve taahhüt eder...,”  Hükmü düzenlenmiş olup davacı tarafça bu düzenleme uyarınca, davalı tarafa ödenen hizmet bedelinin istirdadını talep etmektedir.Somut olayda davacı taraf, dava dilekçesi ekinde dava dışı alıcı ile davacı taraf arasında yapılan yabancı dildeki mail yazışmalarını ibraz ettiği halde mahkemece bu mail yazışmalarının yeminli tercümelerinin ibrazının sağlanarak incelenmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesi ekinde dava dışı alıcı ile davacı taraf arasında yapılan yabancı dildeki mail yazışmalarının yeminli Türkçe tercümelerini ibraz etmesi için davacı tarafa süre verilip dosyaya ibrazı sağlanıp, bu mail yazışmaları incelendikten sonra dava dışı alıcı tarafından davacı tarafa gönderilen mail içeriğinde dava dışı alıcının  cayma ve/veya dönme iradesi olup olmadığı ve dosya kapsamına göre sözleşmeden kim tarafından cayıldığı/ dönüldüğü kesin olarak tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,  dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  05/04/2022 tarih ve  2021/859 Esas - 2022/345Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacılara  iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c52cd11d47287a77","SID":"ec99ac90b3b7ccfc"}}