{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1260 <br>KARAR NO:2024/2005<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİH:22/03/2022<br>NUMARASI:2021/26Esas - 2022/200 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  .. plakalı 2016 ... marka ve model, dizel aracın maliki olduğunu,  ... bulunan müvekkil yakıtını sürekli olarak ... istasyonlarından aldığını, müvekkili yakınları ile birlikte 19/08/2020 tarihinde Bodrum'a gitmek üzere ... plakalı aracıyla İzmir'den yola çıktığını, yol üzerinde Söke'de bulunan ... istasyonundan müvekkilinin   yakıt aldığını,  müvekkilinin Bodrum'a gidip işlerini hallettikten sonra İstanbul'a dönmek üzere 21/08/2020 tarihinde hareket ettiğini,  müvekkilinin  aynı gün yol güzergahında .... Şti.'ye ait ... istasyonundan yakıt aldığını,  bir gün Akçay'da mola veren müvekkilinin  22/08/2020 tarihinde yeniden yola çıktığını,  Edremit'te müvekkilinin arabasının arızalandığını,  arabanın gaz yemediğini  ve arabadan dumanlar çıkmaya başladığını, müvekkilinin çekici çağırarak aracını Erdemit'te sanayiye götürdüğünü,  ancak hafta sonu olması sebebiyle sanayide bulunan dükkanlar kapalı olduğunu ve  aracını çekici ile ...'in İstanbul'daki servisine götürdüğünü, yapılan kontrolde aracın yakıt cinsi dizel olduğu halde araca benzin konulduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin  ... plakalı aracı servis taşımacılığında kullandığını ve bu işten kazandığı para ile geçimini sağladığını, davalıların kusuru sebebiyle müvekkil tamir için yetkili servise ve çekicilere ödemede bulunmak zorunda kaldığını  ve bu şekilde zarara uğradığını, tamir süresince aracın kullanılamaması sebebi ile zarar ortaya çıktığını belirterek  araçta oluşan hasarların tamiri nedeniyle ödenen malzeme ve işçilik bedelleri için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin  19/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile ödenmesine,  servis taşımacılığı yapan müvekkilin aracını kullanamadığı dönem için uğradığı kazanç kaybından doğan maddi zarar bakımından  fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin 19/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile ödenmesine,  aracın Edremit'te bulunan sanayiye götürülmesi için ödenen 250,00 TL, Edremi'teki Sanayi'den İstanbul'da bulunan .... yetkili servisine getirilmesi için ödenen 3.540,00 TL,  İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/72 D.İş sayılı dosyasında yapılan 847,40 TL tutarındaki yargılama gideri ve  hatalı olarak depoya konulan benzine ilişkin 322,00 TL olmak üzere toplam 4.959,40 TL'nin 19/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile ödenmesine,  yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi değil tüketici mahkemesi olduğunu, davanın kötüniyetli olduğunu, davacının söz konusu yol istikametinde kendi iddiasına göre sadece 2 defa yakıt ikmali yaptığını ve   işbu davada yakıt aldığı diğer istasyon olan.... Şti'yi değil yalnızca müvekkil tarafı ve ... ... A.Ş.'yi  husumet olarak gösterdiğini, ayrıca davacının katettiği yolun (İstanbul-Bodrum-İzmir-Balıkesir) mesafe bakımından oldukça uzun olduğunu  ve sadece 2 defa yakıt ikmali yapmanın söz konusu araç için yeterli olmayacağını  ve farklı bir yerden de yakıt ikmali yapılmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının müvekkil şirketten 21.08.2020 günü yakıt ikmali yapmış ve aracın 22.01.2020 tarihinde bozulmuş olduğunu,  davacının aracı .... olduğu göz önüne alınırsa yüksek modelli araçlarda arıza lambalarının mevcut olduğunu ve bu lambaların araçta bir sorun olduğu an ikaz vermeye başladığını  devamında aracı otomatik olarak kullanım dışı duruma getireceğini,   dizel bir araca benzin konulması halinde, geç tutuşması gereken yakıtın erken tutuşacağını  ve düzensizliğe neden olacağını , bu düzensizliğin sürücü tarafından genellikle derhal fark edileceğini  ve aracın arıza vereceğini , fakat davacının iddiasına göre aracın yakıt ikmalinden 1 gün sonra arıza verdiğini, Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'nun (EPDK) anlık tank, stok kontrolü kapsamında tanklardaki yakıt azalmaları ve eklemeleri anlık izlenmekte ve EPDK'ya raporlanmakta olduğunu, bu kapsamda depodaki bir yakıt türünün pompa fişine farklı bir şekilde yansımasına olanak olmadığını belirterek davanın görev ve yetki yönünden reddine, davanın husumet yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile diğer davalı arasındaki ticari ilişkinin niteliği, içeriği  ve olayın oluş şekli açısından müvekkil yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığını,  davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile işbu davaya konu olan somut olaydaki işlem ayıplı bir maldan kaynaklanmadığını, EPDK’nın oluşturduğu...’ne göre tüm pompa ve yakıt tankı hareketleri anlık zaman damgalı Otomasyon Sisteminde takip edildiğini  ve EPDK'ya raporlanmakta olduğunu,  müvekkili ...'nin  dünya standartlarında ileri teknolojiyle üretilen ürünlerini tüketiciye sunmakta olduğunu,...’nin üretim ve dağığımın her aşaması akredite bağımsız kuruluşlarla denetlenmekte ve ürünlerin ancak bu denetimler sonrası tüketiciye sunulmakta olduğunu,  müvekkil ürün kalitesi, ileri standartları uygulama, depolama ve tank kalitesi açısından Türkiye’nin öncü dağıtıcılarından birisi olduğunu,  olaya konu aracın münhasıran müvekkil ...’den yakıt alıp almadığının veya araçta başka bir arıza olup olmadığının bilinmesine olanak olmadığını, davacının kötüniyetle hareket edip etmediğinin ve aracın yakıt tankına başkaca katkılar katılıp katılmadığının da belirsiz olduğunu,  davacının yakıt aldığı istasyonda olaya konu tarihte binlerce müşteri yakıt aldığını,müvekkil şirkete herhangi bir şikayet iletilmediğini belirterek davanın husumet yokluğundan reddine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  22/03/2022  tarih ve  2021/26 Esas - 2022/200 Karar sayılı kararında;''...Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, yakıt fişi, servis kayıtları, Araç Tescil Bilgileri, delil tespiti dosyası, bilirkişi raporu,  iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plakalı araca davalı .. A.Ş tarafından 21/08/2020 tarihli yakıt fişine göre 51,52 litre motorin cinsi yakıt ikmali yapıldığı, davacı tarafça aracın yakıt ikmalinden sonra arızalanması sonucu götürüldüğü yetkili serviste yapılan kontrollerde aracın yakıt deposundan farklı bir madde olduğu yönünde tespit yapıldığı ve araçta oluşan hasar nedeni ile yetkili servis tarafından tamirin gerçekleştiği, davacı tarafça delil tespiti yaptırılarak alınan bilirkişi raporuna göre davacı aracına dizel yakıt özelliğine aykırı olarak benzin konulduğu şeklinde tespit yapıldığı, araçta oluşan arızanın da bundan kaynaklandığı yönünde rapor düzenlendiği işbu rapora davalı tarafça itiraz edildiği bu nedenle hükme esas alınmasının mümkün olmadığı,  mahkememizce tarafların tüm delilleri celp olunarak alınan bilirkişi raporunun somut , denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve işbu rapora göre   davacıya ait ... plakalı araç arızasının davalı tarafça sağlanan akaryakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti için yasal düzenlemeler uyarınca yakıtın alındığı istasyondaki tanktan , araca yakıt verilen pompadan ve arızalanan aracın deposundan uygun numune alınarak akredite laboratuvarlarında test edilmesi gerektiği, davacı tarafça  bu şekilde uygun numune alınarak testler yaptırılmadığı, davalı ... Şirketi'nin davacı aracında yanlış yakıt ikmalinden kaynaklı olduğu iddia olunan hasardan ve zarardan sorumlu olabilmesi için zararın davalının aracına yanlış yakıt doldurulmuş olmasından kaynaklanmış olması gerektiği, dosyada mevcut yakın fişinde de aracın yakıt cinsine uygun şekilde motorin cinsi yakıt ikmali yapıldığı bunun aksinin yani araca motorin yerine benzin konulduğu iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı gibi  araçta oluşan hasarın davalı tarafça sağlanan yakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığının da ispatlanamadığı , davalının zarardan sorumlu olması için araçta oluşan hasarın yanlış yakıt doldurmuş olmasından kaynaklanmış olması yani nedensellik bağının bulunması gerekli olup tüm dosya kapsamına göre hasarın davalıdan temin edilen yakıttan kaynaklandığı hususu ispat edilememiş olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  ...\"gerekçesi ile,''  Davanın REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,Delillerin kaybolmaması amacı ile de İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/72 D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ile de davacıya  ait dizel araca benzin konulduğu ve arızanın bundan kaynaklandığının belirlendiği, davalı benzin istasyonu şirketin dizel ile çalışan araca dizel yakıt ikmal ederek arızalanmasına neden olmasının  açık bir hizmet kusuru olduğunu,Davalıların gerek satış sözleşmesine  gerekse  istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin yasal sorumluluğunun söz konusu olduğunu,Mahkemece  yakıtın davalılardan alındığının ispat edilmediği gerekçesi ile davanın reddedildiği, oysa dosyada  mübrez yakıt makbuzu ile ... ŞİRKETİ'nden YAKIT alındığı, arac arızalanmadan önce son yakıt temin edilen yerin davalı olduğuna ilişkin tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporunda  yakıt verilen pompadan ve araç deposundan numune alınarak akredite laboratuvarlarda test edilerek incelenmesi gerektiğinden bahsedilmişse de raporda dosya içerisindeki delil tespit dosyası ve diğer delilller dikkate alınmaksızın  \" temini mümkün olmayan bir delil\" olarak numune teminin  münhasır delil kabul edilmesi açıkça HMK'Nun 27. maddesinde yer verilen hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, Söz konusu delil tespiti dosyasında gerçekleştirilen bilirkişi incelemesinde depodan numune alınmak sureti ile tespit yapılmış olup, gerek ilgili bilirkişi raporu, gerekse dosyaya mübrez servis raporlarında araca hatalı yakıt tedarik edilmiş olduğunun sabit olduğunu,İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, davacıya ait araca motorin (dizel) akaryakıt yerine yanlışlıkla benzin satışı yapıldığı iddiasıyla araçta meydana gelen hasarın ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemece, taraf delilleri toplanmak suretiyle kimya mühendisi, makine mühendisi ve hukukçu bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. Davacı taraf, davalı ... Şti. çalışanının dizel aracına benzin ikmali yapmak suretiyle ayıplı hizmette bulunduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise  yanlış yakıt ikmal edildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişdir.Davacı tarafça ibraz edilen davalı ... alınan yakıta ait yakıt fişi incelendiğinde, davacıya ait ... Plakalı araca 21/08/2020 tarihinde saat 11.45 de 08 nolu pompa,03 nolu tab  motorin motorin dolumu yapıldığının görüldüğü, davalı tarafça ibraz edilen davacının yakıt aldığı tanka ilişkin kayıtlara göre de, davacıya ait ... Plakalı araca 21/08/2020 tarihinde 4 nolu tank, 8 nolu pompa ve 3 nolu tabancadan saat 11: 44.02 - 11: 46.28 saatleri aralığında motorin dolumu yapıldığının görüldüğü, bu durumda  ayıplı akaryakıt satışı yapıldığını ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı taraf, son yakıt temin edilen yerin davalı olduğuna ilişkin tanık deliline dayandığını,mahkemece bu talebin ret edildiğini istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, yazılı delile karşı iddianın aynı kuvvette delil ile ispat edilmesi gerektiği, tanıkla ispat edilemeyeceğinden davacı vekilinin tanıklarının dinlenilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bunun dışında araçtaki arızanın akaryakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığının sağlıklı bir şekilde tespiti için araçtaki akaryakıt numunesinin araya zaman girmeden bir an önce alınması gerekmekte olup;  numuneyi alan kişi ve numunenin alındığı tarihin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti mümkün kılınmalıdır. Arızanın meydana geldiği ... plaka sayılı araca davalı ...Şirketinden  21/08/2020 tarihinde yakıt alındığı halde  delil tespiti dosyasında atanan bilirkişi tarafından mahkemece verilen yerinde inceleme yetkisine istinadan tespit isteyen davacının katılımıyla, davalıların yokluğunda 01/09/2020 tarihinde tespit konusu ... plakalı aracın yakıt borusundan yakıt alınıp incelendiği, aradan 10 günlük süre geçtikten sonra bilirkişi tarafından akaryakıt numunesinin alındığı gözetildiğinde, alınan numunenin  davalı şirketten alınan akaryakıt olup olmadığı belirsizdir, davalı tarafça da yokluklarında yapılan delil tespitini ve alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirttiklerinden bu raporun tek başına  karar vermeye elverişli olmadığından, davacı tarafın tespit raporu ile araca hatalı yakıt tedarik edilmiş olduğunun sabit olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 282. maddesinde, hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendireceği düzenlenmiştir. Bilirkişi raporu takdiri delil olup, mahkemece konusunda uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan alının rapordaki tespitler de dikkate alınıp, gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacı vekilinin delil tespit dosyası ve diğer delilller dikkate alınmaksızın  \" temini mümkün olmayan bir delil\" olarak numune teminin  münhasır delil kabul edilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller,  bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde; davalı tarafça, davacıya ait  aracın yakıt cinsine uygun şekilde motorin cinsi yakıt ikmali yapıldığı, bunun aksinin yani araca motorin yerine benzin konulduğu iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı ve davacıya ait araçta meydana gelen arızanın davalıya ait akaryakıt bayisinden alınan yakıt nedeniyle oluştuğu ispat edilemediğinden mahkemece davanın reddine dair kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬ TL harcın davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  12/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24c0dab14fcf5731","SID":"852c84eee07d56f8"}}