{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1315 <br>KARAR NO:2024/2041<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/02/2021<br>NUMARASI:2019/307 Esas -  2021/52 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili, müvekkilinin alışveriş çıkışı sonrasında ...'ın maliki olduğu ... plakalı ... marka ... aracına müvekkilinin kızı ... sevk ve idaresinde iken, davalılara ait ... plakalı araca yandan çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, araçta ciddi hasar meydana geldiğini belirterek değer kaybı tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekili;, davacının aracının hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurunu kabul etmediklerini, davacının faiz başlangıcının ve faiz oranına ilişkin talebin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;\"Davalılardan ... şirketine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan KTK'nın 97. maddesine göre başvuru dava şartı olup müracaat edilmediği anlaşılmakla davalı sigortacı yönünden dava usulden reddedilmiştir. Kusur yönünden yapılan araştırma ve inceleme neticesinde, davalı sürücü ..'ın taraflar arasında imzalanan ve oluş biçimi ihtilafsız olan tutanak içeriğine nazaran seyir halindeyken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, olay yeri kavşak mahallinde sağ tarafından gelerek kavşağa giren dava konusu araç sürücüsüne geçiş hakkı vermediğinden dikkatsiz ve özensizlik nedeniyle %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Dava konusu aracın kaza tarihi 29/10/2016 tarihinden önce hasar kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kazanın meydana geldiği tarih ve Yargıtay uygulamaları gözetildiğinde; araçta meydana gelen değer kaybı, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmelidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E., 2017/6752 K sayılı kararı) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre alınan 22/01/2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca ... plakalı aracın kazadan önceki ikinci el hasarsız rayiç bedelinin denetime elverişli olacak şekilde 124.000,00-TL olarak tespit edildiği,  kazadan sonraki hasarlı rayiç bedelinin ise 108.700,00-TL olarak tespit edildiği, böylelikle talep edilebilir  değer kaybı zararının 15.300,00-TL olduğu anlaşılmaktadır.Davacı vekili tarafından önceki rapor içeriğine göre 18/02/2020 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ettiği görülmüşse de yasal süresi içerisinde davalılar ... ile ... vekillerinin ıslaha karşı zaman aşımı def'i ileri sürdüğü görülmektedir.Kaza tarihi 29/10/2016 ıslah tarihi ise 18/02/2020 tarihidir. Davacının zararını sonradan öğrendiğine dair herhangi bir belge ve delil olmadığı gibi, kendi kaskosundan ekspertiz incelemesi yaptırdığı dosyada sabittir. Dolayısıyla iki yıllık zaman aşımının ıslah tarihi itibariyle dolmuş olduğu belirgindir. Bu nedenle ilk dava dilekçesinde ki miktarı aşan ve ıslah edilen kısım yönünden zaman aşımı savunması yerinde görülmüştür.\" şeklindeki gerekçeyle;-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Değer kaybı zararı 10.000,00-TL'nin dava tarihi 03/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin ıslaha karşı dermeyan olunan zaman aşımı def'i nedeniyle reddine,-Davalılardan ... A.Ş. Yönünden davadan evvel usulüne uygun başvuru yapılmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalılar vekilinin istinaf nedenleri; davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, yetkili mahkemelerin Diyarbakır Mahkemeleri olması gerektiği, bilirkişi ek raporunun kendilerine tebliğ edildiği  ancak itiraz süresi dolmadan Mahkemece karar verildiği bu nedenle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, karar celsesinde sunulan gerekçeli mazeret dilekçesi dikkate alınmadan karar verildiği, raporda müvekkiline atfedilen %100 kusur oranı değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığı, kaza tespit tutanağının tarafların beyanlarına aykırı olarak düzenlendiği, değer kaybına ilişkin hesabın gerçek zarar ilkesine uyulmadan hesap edildiği, oluşan hasar ile değer kaybında hesaplanan parçalar arasında uyumsuzluk bulunduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarına uyularak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kendi lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT hükümlerine aykırı şekilde eksik hesaplandığı hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle yargılama sırasında makine mühendisi hasar ve kusur tespit uzmanı bilirkişi tarafından düzenlendiği anlaşılan 09/12/2019 tarihli bilirkişi raporunun, kusura ve değer kaybına dair tespitinin, kaza tespit tutanağına, kazanın oluşuna uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle bu rapora itibar edilerek davalı sürücünün tam kusurlu olarak kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, İstanbul Mahkemelerinin yetkili bulunmasına, AAÜT md. 7/2 uyarınca davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata bulunmayışına göre, davalı vekilinin tüm istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılardan alınması gereken 683,1‬0-TL harçtan peşin yatırılan 172,00-TL harcın düşümü ile bakiye 511,10-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"202bcd6725f92e7e","SID":"978ec212da912414"}}