{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2021/750 <br>KARAR NO\t: 2024/1628<br><br>\t\t\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\t                       İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...(...)<br>ÜYE \t: ... (...)<br>ÜYE\t: ... (...)<br>KATİP\t: ... (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/01/2021<br>NUMARASI\t: ... Esas -  ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... Reklamcılık Organizasyon Pazarlama İnş. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Eser, Hizmet ve Mal Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 21/11/2018\t<br>İSTİNAF TALEP TARİHİ\t: 22/02/2021<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>KARARIN YAZIM TARİHİ\t: 17/12/2024<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili ile borçlu şirketin yaklaşık 4 yıllık bir ticari geçmişlerinin olduğunu, ilk yıllarda borçlu şirkete yapılan işlerin ... Reklam Ajansı isimli firma üzerinden müvekkili şirkete verildiğini, yapılan iş hacminin artması neticesinde her 3 şirketin anlaşması sonucu son bir yıldır işlerin direkt olarak borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete verilerek yaptırıldığını, davalı borçlu şirketin yaptığı işin niteliği gereği sürekli olarak iş yerinde zemin kaplama, boyama, pano, levha yapımı, çevre düzenlemesi, reklam faaliyetleri, afiş bayrak v.s tedariklerin sağlanması gibi iş ve işlemlerin yapılması gerektiğini, bu iş ve işlemlerin davacı şirket tarafından yapıldığını, borçlu şirketin özel okul işletmesi sebebiyle şirkete yapılan işlerin dönemsel olarak sürekli yapılan işler olduğunu, bu yapılan işler için faturalandırmaların ve ödemelerin de peyder pey gerçekleştirildiği, son dönemlerde müvekkili şirketçe teslim edilen malların ve yapılan işlerin bedellerinin davalı borçlu şirketçe ödenmemesi nedeniyle iş bu davanın açılması zarureti doğduğunu, müvekkili şirketçe 347.792,79-TL bedelli iş ve işlem yapıldığını, bütün işlerin de okul açılmadan önce 01/09/2017 tarihi itibari ile eksiksiz olarak teslim edildiğini, davalı şirketin 19.01.2018 tarih ... nolu, 147.700,00 TL bedelli faturayı itirazsız olarak ödediğini, 19.01.2018 tarih ... ve ... numaralı, 200.092,79 bedelli faturaya ise mesnetten ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde, .... Noterliği'nin 01/02/2018 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ederek faturayı iade ettiğini, haksız olarak yapılan bu itirazın kabulünün mümkün olmadığını, taraflarınca süresi içerisinde ihtarnameye karşı cevaplarını ve ödeme yapılmamasına itirazlarını içeren .... Noterliği'nin 07/02/2018 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı taraf gönderildiğini, dava konusu alacağın dayanağı faturanın tek taraflı düzenlenmiş bir fatura olmadığını, dava dilekçesi ekinde  sundukları belgelerden anlaşılacağı üzere fatura edilen malların tesliminin borçlu şirkete yapıldığı ve ilgili mallara ilişkin düzenlenen faturaların müvekkili şirketin ticari defterlerine usulüne uygun olarak işlendiğini belirterek, 19/01/2018 tarih, ... ve ... numaralı 200.092,79-TL bedelli faturaya dayanan şirketin, davalı şirkete yapmış olduğu iş ve satmış olduğu maldan kaynaklı alacağının 19/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket ile, reklamcılık faaliyetleriyle ilgilenen davacı taraf arasında bir süre hizmet ilişkisinin söz konusu olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete verilen hizmet karşılığının gecikmeye mahal vermeksizin ödendiğini, davacı tarafından gönderilmiş olan son fatura öncesinde verilen tüm hizmet bedellerinin gecikmeye yer verilmeksizin ödendiği hususunun davacı tarafça da ikrar edildiğini, davacı tarafın yapmış olduğunu iddia ettiği hizmet bedeline ilişkin 19.01.2018 tarihli, toplamda 200.094,70 TL bedelli ... ile ... numaralı faturaların müvekkil şirket tarafından, .... Noterliği'nin 01.02.2018 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa gönderilerek, gerçeği yansıtmayan faturaların iadesinin sağlandığını, davacı tarafça ikame olunan alacak davası açılarak hiçbir şekilde gerçeği yansıtmayan fatura bedellerinin tahsilinin talep edildiğinin, davacı tarafın faturaya konu ürünleri müvekkili şirkete teslim ettiğini, faturada belirtilen birim fiyatı üzerinden anlaşma sağlandığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, faturaya konu edilen ürünlerin müvekkili şirkete fatura tarihi itibariyle teslim edildiği veyahut bunlara ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir yazılı talebinin/siparişinin var olup olmadığını ispat etmek zorunda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: \" Davacı taraf defter kayıtları itibari ile davacı tarafça davalı tarafa 2 adet fatura karşılığı 347.792,79-TL tutarında mal hizmet satışında bulunduğunu ve karşılığında davalı tarafın davacı tarafa 147.700,00-TL ödeme yaptığı, davacının 31/12/2018 tarihi itibari ile davalıdan 19/01/2018 tarih ... seri numaralı faturadan bakiye 200.092,79-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı taraf defter kayıtları itibari ile davacı tarafça davalı tarafa 1 adet fatura karşılığı 147.698,03-TL tutarında mal hizmet satışından bulunduğu ve karşılığında davalı tarafın davacı tarafa 187.700,00-TL ödeme yaptığı, davalının 31/12/2018 tarihi itibari ile davacıdan 40.001,97-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu tespit edilmiş olup tarafların defter kayıtları birbirini doğrulamadığı görülmüştür. Davacı tarafça işçilere dair tutulmuş puantaj kayıtları da davalıya verildiği iddia edilen mal ve hizmete ilişkin delil niteliğinde olmadığı göz önünde bulundurularak davacının davasını ispat edemediği,\" gerekçesiyle, \"Davanın REDDİNE\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili 22/02/2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle:<br>İş bu dava dosyasının, dava konusu fatura bedelinin fahiş olup olmadığına yönelikken, yanlış değerlendirme ile malların teslimine ilişkin irdeleme yapıldığını, faturaya yapılan itirazın, fatura bedelinin, yapılan hizmete ve anlaşmaya göre fahiş ve gerçeğe aykırı olduğuna yönelik olup, malın teslimine ilişkin olmadığını, <br> Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/1014 E.-2020/4488 K. numaralı 10.06.2020 tarihli kararıyla mail ve diğer elektronik ortamlarda yapılan yazışmaların alacak davalarında belge ve delil niteliğinde olduğuna hükmedildiğini, hakeza delil başlangıcının, tam ispatı sağlayan değil hukuki ilişkiyi muhtemel gösteren belge olduğunu, davalı tarafça gönderildiği belli olan, yüklü bir şipariş verildiği açık olup, hukuki ilişkiyi gösteren email kayıtlarının delil başlangıcı dahi kabul edilmemesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, <br>Fatura bedelinin, yapılan hizmete ve anlaşmaya uygun olduğunu,<br>Müvekkili şirket çalışanlarına ait puantaj ve fazla mesai kayıtlarından anlaşılacağı üzere; borçlu şirkete yapılan birçok işin şirket tarafından acil iş olarak talep edilmesi sonucunda, işlerin istenilen süreye yetiştirilmesi için 24 saat usulü üretim ve çalışma yapıldığını, <br>Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmiş olduğunu,<br>Sonuç itibariyle: İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanında özetle: Davacı tarafın faturaya konu ürün ve hizmetleri müvekkili şirkete teslim ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğunu, nitekim yerel mahkemenin de 13/01/2021 tarihli gerekçeli kararının değerlendirme ve kabul bölümünde iddialarını doğrular şekilde dava konusu faturanın irsaliyeli fatura olmadığı, teslime ilişkin davalı tarafın imzasının bulunmadığı yönünde bir karar tanzim ettiğini, mail yazışmalarının incelenmesinde davacı taraf ile davalı taraf arasında birtakım ürünlere ilişkin yalnızca sipariş bilgilerinin yer aldığı görülmüş olup söz konusu mal ve hizmetin davalıya teslimini gösterir bir yazışma olmadığı gibi dava konusu faturadan bahsedilmediği ve ürün bedellerine ilişkin bir mutabakatın da bulunmadığının görüldüğünü, <br>Davacı tarafın istinaf dilekçesinde, taraflarınca faturaya konu ürün ve hizmetlerin kabul edildiği hususuna değindiğini, taraflarınca böyle bir kabulün söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu faturada belirtilen ürün ve hizmetleri teslim almadığını, <br>Davacı taraf ile müvekkili kurum arasında tek bir iş yapılmış olup yapılan işe ilişkin  147,700,00 TL ödendiği ve aralarında alacak verecek kalmadığını, <br>belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER : İstinaf incelemesine esas:<br>Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>Dava, hukuki niteliği itibariyle eser, hizmet ve mal satım sözleşmesi nedeniyle faturadan kaynaklanan alacak isteğidir.<br>Davacı taraf, davalı şirketin yaptığı işin niteliği gereği sürekli olarak iş yerinde zemin kaplama, boyama, pano, levha yapımı, çevre düzenlemesi, reklam faaliyetleri, afiş bayrak v.s tedariklerin sağlanması gibi iş ve işlemlerin kendileri tarafından yapıldığını, cari hesap özeti ve ticari defter kayıtlarına göre, müvekkili şirketçe toplam 347.792,79 TL bedelli iş yapıldığını, bunun 147.700,00 TL'sinin 19.01.2018 tarih ve ... numaralı fatura karşılığı olarak ödendiğini, geriye kalan 200.092,79 TL için 19.01.2018 tarih, ... ve ... numaralı faturaların düzenlendiğini, davalı tarafın bu fatura bedelini, faturadaki bedelin fahiş olduğunu ileri sürmek suretiyle ödemekten imtina ederek faturayı iade ettiğini, fatura bedelinin yapılan anlaşmaya ve hizmete uygun olduğunu ileri sürmüştür. <br>Davalı taraf ise, reklamcılık faaliyetleriyle ilgilenen davacı tarafla aralarında bir süre hizmet ilişkisinin söz konusu olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete verilen hizmet karşılığının gecikmeye mahal vermeksizin ödendiğini, davacı tarafından gönderilmiş olan son fatura öncesinde, verilen tüm hizmet bedellerinin gecikmeye yer verilmeksizin ödendiği hususunun davacı tarafın da kabulünde olduğunu, davacı tarafın yapmış olduğunu iddia ettiği hizmet bedeline ilişkin 19.01.2018 tarihli, toplamda 200.094,70 TL bedelli ... ile ... numaralı faturaların müvekkili şirket tarafından, .... Noterliği'nin 01.02.2018 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa gönderilerek, gerçeği yansıtmayan faturaların iadesinin sağlandığını, davacı tarafça, gerçeği yansıtmayan fatura bedellerinin tahsilinin talep edildiğini iddia etmiştir. <br>Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmıştır.<br>S.M.M.M bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19/08/2019 tarihli raporda özetle: Davaya konu olan 19/01/2018 tarih ve ... ve 19/01/2018 tarih ... numaralı faturalarda abartılı bir bedelin yazılmadığının tespit edildiğini, davacı firma ... Reklamcılık... Ltd. Şti. kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı ... Özel Eğitim... Ltd. Şti'den 200.092,79 TL alacaklı olduğu, davalı ... Özel Eğitim... Ltd. Şti'nin de .... Ltd. Şti'den 40.001,97-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, aralarında 160.092,79-TL fark oluştuğunu, davalı firmanın kayıtlarında olup davacı firmanın kayıtlarında olmayanların, 21/07/2017 tarih, ... numaralı, 30.000,00-TL çek, 01/12/2017 tarih, ... numaralı, 10.000,00-TL EFT olduğu, 30.000,00-TL değerindeki ... numaralı 29/03/2018 vadeli çekin ve 01/12/2017 tarihinde yapılan EFT tutarı olan 10.000,00-TL toplamı 40.000,00-TL değerindeki ödemelerin davacı firma .... Ltd Şti kayıtlarında sehven yer almadığının tespit edildiğini, ayrıca 147.700,00-TL tutarındaki ödemelere karşılık 1,97-TL eksik fatura kesildiğini, davacı firma .... Ltd. Şti'nin kesmiş olduğu, davaya konu olan 19/01/2018 tarih ve ...-... numaralı faturaların toplam bedeli olan 200.094,76-TL'yi, davalı ... Özel Eğitim... Ltd. Şti'nin, bu faturaya itiraz ederek kayıtlarına almadığının tespit edildiğini, kayıtlarda yer almayan faturaların bedelinin 200..094,76-TL, eksik kesilen fatura tutarının -1,97-TL, kayıtlarda yer almayan çek ve EFT tutarı bedelinin -40.000,00-TL, farkın ise 160.092,79-TL olduğunu, davacı firma ... Reklam... Ltd. Şti'nin 160.092,79-TL alacaklı olduğunu tespit ettiğini bildirmiştir. <br>Bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince farklı bir bilirkişiden yeniden rapor alınmıştır.<br> SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/10/2020 tarihli raporda özetle: Taraf defterlerinin HMK 222-2 maddesindeki niteliklere haiz olduğu, davacı ile davalı taraf defterlerinin ispat kuvvetlerinin eşit ve aynı olduğu,<br>Davacı tarafın defter kayıtları itibari ile, davacı tarafça davalı tarafa 2 adet fatura karşılığı 347.792,79-TL tutarında mal hizmet satışında bulunduğu ve karşılığında davalı tarafın davacı tarafa 147.700,00-TL ödeme yaptığı, davacının 31/12/2018 tarihi itibari ile davalıdan 19/01/2018 tarih ... seri numaralı faturadan bakiye 200.092,79-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, <br>Davalı taraf defter kayıtları itibari ile, davacı tarafça davalı tarafa 1 adet fatura karşılığı 147.698,03-TL tutarında mal hizmet satışında bulunulduğu ve davalı tarafın davacı tarafa 187.700,00-TL ödeme yaptığı, davalının 31/12/2018 tarihi itibari ile davacıdan 40.001,97-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu tespit ettiğini,<br> Davacı ve davalı taraf defterlerinin ispat kuvvetlerinin eşit ve aynı olduğu, davalının davacı tarafa 187.700,00 TL ödeme yaptığının tarafından tespit edildiği, 19/01/2018 tarihli ... seri numaralı 147.698,03 TL'lik fatura nedeni ile taraflar arasında husumet bulunmadığı ve her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, dolayısıyla davacı tarafça davalıya 147.698,03 TL tutarında mal hizmet satışı yapıldığı hususunun sabit olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında husumet konusunun 19/01/2018 tarih ... seri numaralı 200.092,79 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, 19/01/2018 tarih, ... seri numaralı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı taraf defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, husumete konu olan fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olabilmesi için fatura içeriğinin karışı tarafa tesliminin ve teslim edilen işin anlaşılan tutardan yapılmış olduğu, anlaşma yok ise piyasa rayicine oranla fahiş tutar içermediğinin davacı tarafça ispatının gerektiği, dava dosyası içerisinde mevcut davacı tarafça sunulan bir takım mail yazışmaları, günlük işçi puantaj kayıtlarının davacı tarafça tek taraflı tutulmuş kayıtlar olduğu, davacı tarafça alınan emtiaya ilişkin mal alış faturalarının davalı tarafa verilen hizmette kullanılan mallara ait olduğu iddia edilen alış faturaları v.b belgelerin değerlendirilerek bahse konu belgelerin delil niteliği taşıyıp taşımadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, delil olma niteliğine haiz olduğunun takdiri halinde, konunun reklam sektöründe uzman bir bilirkişi tarafından incelenerek behse konu fatura içeriğindeki hangi işlerin davacı tarafından davalı tarafa yapıldığı, yapılan işlerin piyasa rayiç tutarlarının ne olduğunun ve fatura edilmiş ise fatura edilen tutarın fahiş olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerektiğini rapor etmiştir. <br>Davacı tarafça, defter ve kayıtların yanı sıra davalı şirket yetkilileriyle yapıldığı iddia edilen mail yazışmaları ve tanık beyanı delil olarak gösterilmiş, dinletilmek istenen tanık ismi bildirilmiştir. <br> Mahkemece, mail yazışmalarının incelenmesinde, davacı taraf ile davalı taraf arasında birtakım ürünlere ilişkin yalnızca sipariş bilgilerinin yer aldığı görülmüş olup söz konusu mal ve hizmetin davalıya teslimini gösterir bir yazışma olmadığı gibi dava konusu faturadan bahsedilmediği ve ürün bedellerine ilişkin bir mutabakatın da bulunmadığı, davalının dava konusu faturaya süresinde itiraz ettiği de nazara alınarak mail yazışmaları yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmemiş, 6100 sayılı HMK madde 200 vd. uyarınca davacının tanık dinletme talebinin de reddine karar verilmiştir.<br>Ticari defterlerin delil olarak kabul edilmesi için aranan şartlardan birinin de defter kayıtlarının birbirini doğrulaması olduğu, tarafların defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, davacı tarafça işçilere dair tutulmuş puantaj kayıtlarının da, davalıya verildiği iddia edilen mal ve hizmete ilişkin delil niteliğinde olmadığı göz önünde bulundurularak davacının davasını ispat edemediğine kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Davalı tarafça, davaya konu faturanın iadesini içerir .... Noterliği'nin 01/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesi sonucu: davacı ile davalı şirket arasındaki ticari iş ve faaliyetler sebebi ile davacı tarafça bir takım hizmetlerin yerine getirildiği, davalı şirketçe bu hizmetin karşılığı olarak anlaşılan tutar üzerinden ödeme yapılacağının kabul edildiği, yapılan anlaşma hükümlerine ve anlaşılan tutara davacı tarafça riayet edilmediğinin görüldüğü, davaya konu 200.094,70 TL bedelli fatura bedeline konu ürünlere, karşılığı olan tutara tümüyle itiraz ettiklerini, davacı tarafça kesilen bu faturanın, yapmış oldukları hizmet ve anlaşılan tutardan çok daha fazlasını içermekte olup fahiş tutarlı olduğu ve gerçeği yansıtmadığının bildirilerek faturanın iade edildiği görülmüştür.<br>Yukarıda yer verilen ihtarnamede, taraflar arasındaki hukuki ilişki inkar edilmemiş, aksine, hukuki ilişkinin varlığı kabul edilerek, fatura içeriğinin hukuki ilişkiye aykırı olduğu ve bedelinin, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak fahiş olduğu iddia edilmiştir.<br>Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoktur. Dava konusu yapılan faturaya konu işler dışında da taraflar arasında hukuki ilişki mevcut olup, buna ilişkin olarak öncesinde 147.700,00 TL ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir.<br>Somut olayda davacı, yapmış olduğunu iddia ettiği işe ilişkin iş bedeli ile ilgili fatura düzenlemiş ve davalıya göndermiştir. Davalı ise faturanın fahiş bedelli olduğu ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye aykırı olduğu iddiasıyla faturanın içeriğine itiraz etmiş, faturayı ihtarname ile davalıya iade etmiş ve ticari defterlerine  kaydetmemiştir. <br>Taraflar arasında eser, satın alma ve hizmet sözleşmesi niteliğinde yazılı olmayan bir sözleşmenin varlığı taraf beyanları ve ihtarname içeriğiyle sabittir. Sözleşmenin niteliği itibariyle yazılı olması şartı yoktur. <br>“Taraflar arasında yazılı sözleşme yoktur. İş bedeli de çekişmelidir.  Davacının sözlü anlaşma ile üstlendiği işi 2012 yılı içinde bitirip davalıya teslim ettiği düzenlenen fatura içeriklerinden anlaşılmaktadır. İşin bedeli somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 366. maddesine göre yapıldığı yılın mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekirken, davalı defterlerine kaydedildiği anlaşılan fatura bedelinin iş bedeli olarak kabul edilmesi de yasal düzenleme ve Dairemiz uygulamalarına aykırı olmuştur.” (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarih ve 2015/4897 E.-2016/520 K. sayılı kararı)<br>“Eser sözleşmesinde yüklenici eseri tamamlayıp teslim ettiğini, iş sahibi ise bedeli ödediğini ispat ile yükümlüdür. ” (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 23.03.2016 tarih ve 2015/5543 E.-2016/1833 K. sayılı kararı)<br>\"...Taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı gibi, iş bedeli konusunda da uzlaşma bulunmamaktadır. Bu nedenle işin bedeli, TBK 481. maddesine göre; Yargıtay uygulamalarında da benimsendiği gibi, yapıldığı yıl mahalli piyasa fiyatlarına göre hesaplanmalıdır. Mahkemece işe ait projelerin de getirtilmesi suretiyle, HMK 281/2. maddesi uyarınca bilirkişiden alınacak ek raporla işin bedeli (KDV dahil olacak şekilde) yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılıp, davacının kabulünde olan veya kanıtlanan ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan şekilde yapılmayan hesaplamalara göre düzenlenen bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir...\" ( Yargıtay 15.H.D.'nin 21/11/2019 tarih ve 2019/2210 Esas- 2019/4750 Karar sayılı kararı)<br>Taraflar arasında sözleşmenin varlığı sabit olmakla, davacının fatura konusu mal ve hizmetleri yerine getirip davacıya tesliminin yapıldığını ispat açısından tanık dinletmesinde hukuki açıdan engel yoktur. <br>Mahkemece, faturaya konu iş ve işlemler konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti  marifetiyle, işin teslimine ilişkin davacının dosyaya sunmuş olduğu delillerin mahallinde yapılacak keşifte değerlendirilerek ve davacı tanığı dinlenerek, taraflar arasında yazılı olarak kararlaştırılmış bir bedel de olmadığından, fatura kapsamında yer alan işlerin hangilerinin yapılmış olduğunun tespiti ile, yapıldığı tarih itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre değerinin tespit edilmek suretiyle davacının davalıdan, davaya konu fatura kapsamında talep edebileceği bir alacağın bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tutarının belirlenerek elde edilecek hukuki sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.  <br>Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerindedir.<br>Sonuç olarak: 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca davacı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,<br>4-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,<br>5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile  54,50 TL posta masrafı toplamı 216,60 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından  TARAFLARA TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a ve 362/1-g bendi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/12/2024<br><br><br>...<br>Başkan<br>...<br>*e-imzalıdır.* <br>...<br>Üye<br>...<br>*e-imzalıdır.* <br>...<br>Üye<br>...<br>*e-imzalıdır.* <br>...<br>Katip<br>...<br>*e-imzalıdır.* <br><br><br><br><br><br><br><br>\" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.\"<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95d770de0a636022","SID":"068a9145e39dc81e"}}