{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 25/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 05/07/2021<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 25/11/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili aleyhine dava dışı ....tarafından kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, takibe esas olan senedin müvekkiline hile ile imzalatıldığını takipte senet altındaki imza müvekkiline ait çıkınca müvekkilinin dosya borcunu haciz tehdidi altında alacaklının vekili ...'ye ödediğini ancak daha sonra bu avukatın bahsi geçen dosya alacağını büro ortağına temlik ettiğini anladıklarını bu süreçte müvekkillerinin dolandırıldıklarından ve baskı gördüklerinden maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek anlaşma kapsamında ödenen bedelin iadesi ile manevi tazminat verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının varılan anlaşma sonrası asliye hukuk ve icra mahkemelerindeki davaları ile savcılık şikayetinden vazgeçtiğini, davacının anlaşma uyarınca ilgili bedeli alacaklının avukatına haricen ödediğini ve bir haciz baskısı altında olmadığını, bu sebeple istirdat davası şartlarının oluşmadığını müvekkilinin borcu anlaşmadan önce temlik aldığını belirtmiş davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davaya konu uyuşmazlığın esası dava dışı senet alacaklısı ...başlattığı icra takibidir. Bu takip imza itirazlarının haksız çıkması sonucu kesinleşmiştir. Bu halde borcun varlığı artık tartışma konusu değildir. Sorun davacının ödemeyi icra tehdidi altında yapıp yapmadığı ve bu süreçte manevi zarara uğrayıp uğramadığıdır. Dinlenen tanık beyanlarına göre borcun kapatılması konusunda davalı alacaklı tarafın bir girişimi olmamış, talep davacı ve ortak arkadaşları vasıtasıyla iletilmiştir. Bu süreçte dosya teminat mektubu sunularak tedbiren durdurulmuştur. Bu halde bir icra tehdidinin varlığından söz edilemez. Diğer yandan davacı borcun kapatılmasına ilişkin anlaşmayı .,.. ile yapmıştır. Her ne kadar hem takibi başlatan ...hem de temlik alan ... vekili aynı ise de anlaşma tutanağının yukarıda zikredilen maddeleri ve davacının dava dilekçesindeki beyanlar göz önüne alındığında borcun kapatılmasına ilişkin anlaşma haricen ....ile yapılmış ve ödeme de haricen yapılmıştır.  Her ne kadar anlaşma tarihi 11.01.2018 görünse de takip talebinin 10.04.2018 oluşu ve dosyadan feragatin de 11.01.2019 oluşu göz önüne alındığında anlaşma tutanağındaki yıl hanesinin 2019 yerine 2018 olarak sehven yanlış yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu tarihte ise yukarıda değinildiği üzere dosya borcu ..,.. temlik edilmiş durumdadır. Yani anlaşma her ne kadar ... ile yapılmış olsa da o tarihte ...dosyada bir alacağı da bulunmamaktadır. Bu halde davacının ödemeyi haciz baskısı altında yaptığını kanıtlayamadığı, ödemenin de dosyamız davalısına değil dava dışı ...yaptığı anlaşılmakla davanın reddi\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senedin hile ile imzalatıldığını, ...savcılıkta verdiği ilk ifadesinde senedi nasıl doldurduklarını ve imzalattıklarını ayrıntılı olarak anlattığını, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, ... vekili Av. ...tarafından vekaletnamedeki yetki ile büro ortağı ve arkadaşı Av. .,..dosya alacağının temlik edildiğini, temlik işleminin dosya borcunun ödenmesi ve bu husustaki anlaşmanın imzalanmasından önce olduğunu, davanın istirdat davası olduğunu, istirdat davasının ise dosyada alacaklı olarak  görülen tarafa açıldığını, dava konusu edilen paranın haciz baskısı altında ödendiğini, yerel mahkemenin manevi tazminat ile ilgili karar vermediğini, vekalet ücreti konusunda hata yapıldığını, dava değeri ve dava konusuna bakılmadan hesaplama yapıldığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  hile ile alınan senedin icra baskısı altında ödendiği iddiasına dayalı istirdat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe konu senedin hile ile alındığını ve icra baskısı altında ödendiğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır.<br>Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, takibe konu senedin hile ile alınıp alınmadığı, ödemenin cebri icra baskısı altında yapılıp yapılmadığı ihtilaflıdır.<br>İİK 72/7. maddesinde \" takibe itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması nedeni ile borçlu olmadığı parayı tamamen ödemek zorunda kalan şahıs ödediği tarihten itibaren 1 sene içerisinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.\" hükmü bulunmaktadır.<br>Antalya 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyaya davacı tarafından 11.01.2019 tarihinde ödemenin yapılarak tahsil harcının yatırıldığı, 10.01.2020 tarihinde arabulucuğa başvuru yapıldığı, 17.02.2020 tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlandığı, eldeki davanın 18.02.2020 tarihinde, yani istirdat davası yönünden, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Senedin hile ile alınıp alınmadığı yönünden yapılan yargılamada ise; senet lehtarı ... Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma sayılı dosyasında 13/09/2019 tarihinde vermiş olduğu ifadede hileyi ikrar eder şekilde \"bu doğrultuda hatırlayabildiğim kadarı ile ...isimli kişiden postacı kılığına girerek belgeler aldım. \" şeklinde beyanda bulunduğu, yine dosyamızda dinlenen tanıklar beyanından da senet lehtarı ...polis kılığına girerek takibe konu senedi hile ile imzalattığı anlaşılmıştır.<br>Türk Borçlar Kanunun 39. Maddesinde hilenin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde sözleşme ile bağlı olunmadığı bildirilmediği takdirde, sözleşmenin onanmış sayılacağı hükmü bulunmaktadır.<br>Somut olayda ise; davacı, hakkında icra takibi başlatıldıktan sonra davacının 05.10.2018 tarihinde Cimer'e başvurarak (bknz Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ...soruşturma sayılı dosyası), iki polisin 2013 yılında yaşanan hırsızlık olayı için geldiğini söylediğini, ardından kendisine belge imzalatıldığını, takibe konu senedin bu şekilde hile yolu ile elde edildiğini beyan ettiği, davacının yine Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas ...Karar sayılı dosyasında da iş bu davamıza konu senedin hile ile alındığı iddiasına ilişkin davayı 23.10.2018 tarihinde açtığı anlaşılmıştır. Eldeki davanın tarihi ise 18.02.2020 tarihlidir. Dava, senedin hile ile alınmasından ötürü borçlu olunmayan paranın 11.01.2019 tarihinde ödenmesi nedeni ile istirdat istemine ilişkin olup, davacının hileyi öğrendiği tarihin üzerinden 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.  Bu nedenle davacının maddi tazminat davasının hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Kaldı ki davacının Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında dava açarak sözleşme ile bağlı olmadığını bildirdiği kabul edilecek olsa dahi; söz  konusu Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin  ... Esas ...,Karar sayılı dosyasında  davacı keşideci, davalı senet lehdarı ...'a hile iddiası ile menfi tespit davası açmış, dosyada mahkemece İİK 72/3. madde uyarınca ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesine rağmen, davacı 11.01.2019 tarihli anlaşma tutanağını imzalayarak, borcu kabul edip, bu tarihte ödemiş, ardından davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilip, aleyhine yargılama giderine hükmedilmesine rağmen,  davacı vekili istinaf isteminde bulunmayarak, 29.01.2019 tarihli dilekçesinde davanın feragat ile sonuçlandığını beyan ederek kararın taraflara tebliğini talep etmiş ve sonrasında da verilen kararı istirdat hususunda talepte bulunmayıp, istinaf etmeyerek kararın bu şekilde sonuçlanmasına rıza göstermiştir. Netice olarak; her iki davanın konusu aynıdır. Diğer dosyadaki davalı ... senet lehdarı ve takip alacağını temlik eden, eldeki dosyadaki davalımız ise diğer dosya alacağını 23.10.2018 tarihinde temlik alandır. Bu noktada menfi tespit davası bulunmasına, bu davada tedbir kararına hükmedilmesine rağmen borcu kabul eder şekilde anlaşma imzalanması, menfi tespit davasının kesinleştirilmesinin sağlanması karşısında artık cebri icra baskısı altında ödeme yapıldığı iddiası da ispat edilememiştir.<br>Manevi tazminat davası yönünden ise; davalı ...'in senedin hile ile alınmasına iştirak ettiğinin ve sonraki süreçte de dava dışı şahıslar ile işbirliği içerisinde olduğunun ispatlanamaması, davalı hakkında bu konuda bir soruşturma dahi bulunmaması karşısında davacının  manevi tazminat davasının reddi gerekmiştir.<br>Davacı vekilinin vekalet ücretinin hatalı belirlendiği iddiası yönünde yapılan değerlendirmede ise: eldeki davada maddi tazminat talebi 60.000 TL, manevi tazminat talebi ise 50.000 TL olup, her iki dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, gerekirken, taleplerin tek dava gibi değerlendirip, davacının durumunu ağırlaştırır şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle istirdat talebinin usulden reddine, manevi tazminat talebinin  reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/07/2021 tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davacının istirdat talebinin USULDEN REDDİNE, <br>Davacının manevi tazminat DAVASININ REDDİNE;<br>a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 100,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 327,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>b- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>c-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320  TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>d-istirdat davası yönünden; aleyhe bozma yasağı gözetilerek Davalı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4080,00 TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>e-Manevi tazminat davası yönünden; usuli müktesep hak gözetilerek, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.080 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 100 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde  davacıya  İADESİNE, <br>b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 73 TL posta masrafı  olmak üzere toplam 235,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, istirdat istemi yönünden; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak, manevi tazminat davası yönünden ise dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e47e98c455d1b6f","SID":"8afb12f7e21aedbc"}}