{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1525 <br>KARAR NO:2024/2043<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/06/2021<br>NUMARASI:2020/615 Esas -  2021/458 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı  sigortalı ...'a ait ... plakalı aracın 29/05/2019 tarihinde davalılardan ... AŞ.nin sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü ve maliki davalı ...'in kusurlu kullanımı neticesinde meydana gelen kaza sonucunda hasar gördüğünü, aracın onarımını gerçekleştiren servis tarafından iskonto uygulanmak suretiyle hesap edilen hasar bedeli olan 35.602,68 TL'nin 25/07/2019 tarihinde ilgilisine ödendiğini, belgeler ışığında ödenen tazminattan %50 oranında davalıların sorumlu olduğunun ortaya çıktığı ve davaya konu hasar bedelinin ödenmesi akabinde davalı sigortacıya rücu edildiğini ancak davalı sigorta şirketi tarafından taleplerinin reddedildiğini, davalılar hakkında yasal süre içerisinde ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... AŞ. cevap dilekçesinde özetle; davacının halefiyet ilkesi gereği,  yerine geçtiği kişiye, haksız fiilden dolayı ödediği (rücuen) tazminat isteminin ticari bir dava olmadığından öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafça tek taraflı olarak belirlenen kusur ve hasar oranlarının ve iddialarının kabul etmediklerini, takibe konu edilen alacağa işletilen faiz başlangıç, oran ve miktarı  da usul ve yasaya aykırı olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"Davacı sigorta şirketinin ... Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç ile davalı ...'in maliki olduğu ve davalı ... Anonim Şirketi'nin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğu ... plakalı aracın 29/05/2019 tarihinde çarpışması sonucu meydana gelen zarar için davacı sigorta şirketinin 35.602,68-TL ödeme yaptığı, araç sürücülerinin yüzde elli yüzde elli kusurlu olmaları sebebiyle davalılar hakkında 17.801,34-TL üzerinden icra takibi başlattığı, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu araç sürücülerinin yüzde elli yüzde elli kusurlu bulundukları, davacı taraf aracında meydana gelen hasarın 35.602,68-TL olduğu ve davalıların ... plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında 17.801,34-TL verilen zarardan müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne, davalılarca likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir. \" gerekçesiyle, Davanın kabulü ile,Davalıların ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,  Asıl alacak 17.801,34 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Özel İhtisas Kurulu'nca yapılacak inceleme sonucu ile kusur ve zarar oranının tespitinin gerektiğini, ancak bu yönde yapılan itirazlar dikkate alınmadan verilen yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, alacağın likit olduğundan bahsedilemeyeceğinden, mahkemece icra inkar tazminatı yönünden kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... adına vekil olarak gerek icra takibine itiraz edilmiş olunmasına, gerekse arabuluculuk aşamasında vekil olarak bulunulmasına rağmen, yerel mahkeme tarafından itirazın iptali davasında dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edildiğini, vekil varken tüm işlemlerin vekile tebliğinin zorunlu olduğunu, vekile tebliğ yapılmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kazanın olduğu yerde keşif yapılmadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, kasko poliçesi kapsamında dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın zarar sorumlularından rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle yargılama sırasında trafik kusur uzmanı, sigorta eksperi ve öğretim üyesi ve hasar uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlendiği anlaşılan 25/04/2021 teslim tarihli bilirkişi raporunun, kusura dair tespitinin, kaza tespit tutanağına, kazanın oluşuna uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle bu rapora itibar edilerek karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı aleyhine hüküm altına alınan hasar bedelinin; dosyadaki bilgi ve belgeler ile eksper raporuna uygun hazırlanan bilirkişi raporu gereğince kadri maruf olmasına, davacı sigorta şirketinin  rücu hakkının bulunmasına, davalı ... vekili ile Davalı ... AŞ vekilinin bu yöndeki istinaf başvuru sebeplerinin reddine, davalı ... adına çıkartılan davetiyelerin usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına ancak davalı vekilince yargılama süresince usulüne uygun bir vekaletname sunulmamış olmasına ve davalı sigorta şirketinin adresine göre yetki itirazının yerinde olmamasına göre göre davalı ... vekilinin bu hususlara temas eden istinaf talebinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir. Ne var ki, davalılar tarafından icra takibine ve davaya karşı konulduğu, zarar ve kusur durumunun da bilirkişi marifetiyle tespit edildiği gözetildiğinde, davalıların sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (-belirli) olmayıp, gerçek alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden, mahkemece davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış, davalı ... AŞ vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür. Ancak; açıklanan husustaki hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,  ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ile  istinaf edenler aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğine ilişkin ilke gözetilerek, hükmün diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece yanılgılı olduğu sonucuna varılan hususun istinaf eden davalılar yararına düzeltilmesi suretiyle, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih ve 2020/615 Esas 2021/458  Karar sayılı kararına karşı davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde davalılara iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendileri üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih ve 2020/615 Esas- 2021/458 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, a/Davanın KABULÜ ile,b/Davalıların ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, c/Alacak likit olmayıp yargılama gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, ç/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.287,47-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 227,63-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.059,84-TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, d/Arabulucu Ücret Kararı gereği Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00.-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, e/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.080,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,f/Davacı tarafından yapılan 227,63-TL peşin harç, 54,40-TL başvuru harcı, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 127,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.659,03-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,g/HMK.nun 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79d1e4c4aefaa0f7","SID":"d13310e5c49df6e1"}}