{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3329 <br>KARAR NO:2024/3188<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/10/2024<br>NUMARASI:2022/436 E -<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit -İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:26/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İlk derece mahkemesinde birleştirilerek yürütülen menfi tesbit ve itirazın iptali davasında ,yargılama sırasında mahkemece  30/06/2022 tarihli ara karar ile  \"Dava konusu 27/06/2022 tarihli 65.592,93 TL ve 79.572,69 TL bedelli kaçak faturalarına ilişkin münhasır olmak üzere toplam 145.165,62 TL üzerinden %15 teminat karşılığında elektriğin kesilmemesine...\" karar verilmiştir.Birleşen dosya davacısı-davalı ... vekilince ;ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin itirazları ve ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin talepleri mahkemenin 10/10/2024 ve 11/10/2024 tarihli kararları ile reddedilmiştir.Mahkemece verilen ara  kararı, davacı -davalı ... vekili istinaf etmiştir.Davacı-davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların  gerçekleşmediği, hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya imkansız hale gelme ihtimali söz konusu olmadığı gibi ciddi bir zarar doğma endişesi de bulunmadığı,ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulunun  da somut olayda gerçekleşmediği, müvekkili şirket tarafından ilgili hükümler ışığında yapılan tespit ve tahakkukta hata bulunmadığı, bu durumun 23/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile de kanıtlandığı,  ayrıca tedbirin %15 teminat mukabilinde verilmiş olmasının  da hukuka aykırı olduğu gibi ,davacı tarafından her ne kadar ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş olsa da ihtiyati tedbir kararının uygulanması için şart koşulan teminat miktarı HMK 393. madde kapsamında tedbirin tebliği tarihinden itibaren bir haftalık süresi içinde yatırılmamış ve ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edilmediği,<br>İhtiyati Haciz Yönünden:taraflarınca  \"yaklaşık ispat\" koşulunun gerçekleştirilmiş olup, yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının  usul ve yasaya aykırı olduğu, 23.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda \" ilgili mevzuatta sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılmasının kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği hususları tümüyle değerlendirildiğinde; Davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiş olduğunun anlaşıldığı\" kanaatlerine varılmış olup, karşı yanca gerçekleştirilen fiilin mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olduğu alanında uzman bilirkişice teyit edilmiş, kesinlik kazanmış olduğu, İlgili Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı  İlamında \"Yapılan bu açıklamalar ışığında başvuru incelendiğinde; abonenin kaçak elektrik kullandığı yönündeki tutanaklar, Yönetmelik’in “Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci” başlıklı 43 üncü maddesinde belirtilen hallerin tespiti durumunda ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından düzenlenmektedir. Diğer bir anlatımla kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörülmüştür. Bu nedenle, her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir.\" denildiğini,Bu sebeplerle ; yerel mahkemenin tedbirin kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi yönündeki taleplerinin reddine dair vermiş olduğu 10/10/2024 ve 11/10/2024 tarihli kararlarının hukuka aykırı olup, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, teminat yatırılmadığından tedbirin kendiliğinden kalktığına karar verilmesini, tedbirin devamına karar verilmesi halinde karşı tarafın  ödeme kuvvetinin bulunduğu, dava sürecinde borçtan kurtulmak adına bu kurumdan yararlandığı ihtimali göz önünde bulundurularak, müvekkil şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine, ihtiyati haciz talebinin  kabulüne karar verilmesi  istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; derdest  davalar , itirazın iptali ve  menfi tesbit  talebine ilişkindir. Taraflardan ...'ça sunulan 15.06.2022 tarihli ... seri no.lu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında ;  kullanıcının ... hizmet bağlantı noktasında Kaleplast Plastik Ve Ambalaj Ürünleri olduğu, tesisat adresinin \"...” olduğu, sayacın Kayıtlı olduğunun belirtildiği, “İlgili mahalde yapılan kontrolde S Fazına ait olan akım trafosu gerilim ucunun sayaç klemensinin T fazına bağlı olduğu, ve T fazına ait olan akım trafosu gerilim ucunun S fazına bağlı olduğu görülüp, gerilim bağlantılarının ters bağlantı yapıldığı tespit edilmiştir. Video mevcut” ibaresine yer verildiği, tutanağın Bedaş çalışanları tarafından imzalandığı, karşı taraf  şirket kaşesinin tutanakta yer aldığı görülmüştür. Sözkonusu tespit tutanağına istinaden düzenlenmiş 27.06.2022 son ödeme tarihli 79.572,69 TL tutarlı faturanın, 27.06.2022 son ödeme tarihli 65.592,93 TL tutarlı faturanın, kaçak tahakkuk hesap bültenini,  KW ekstresini sunulduğu görülmüştür. Yargılamada alınan bilirkişi raporlarında ;tespit esnasında çekilen video görüntülerinin dosya içerisinde mevcut olduğu ve tespit esnasında sayaç bağlantısının tutanakta belirtildiği şekilde olduğunun  video görüntülerinden anlaşıldığı, hesaplama yönünden bir kısım belge ibrazının gerektiğinin beyan edildiği ,ek rapor alınmadığı ,birleştirme öncesinde alınan bilirkişi kurul raporu kök ve ek raporlarının bulunduğu görülmüştür.(önceki heyet ek raporunda ;Yapılan hesaplamalar sonucunda ... kurumunun davacı firmadan her iki faturada alacağı olan; Toplam Tutar : 63.545,72 TL ve  59.909,44 TL  olmak üzere toplam  123.455,16 TL olduğu,davacının ödemiş olduğunu iddia ettiği, fakat ödeme dekontlarının dosya kapsamında bulunmadığı dikkate alındığında ;145.165,62 TL nin eğer ödenmiş olduğu ispat edilebilirse davacının davalıdan 145.165,62 TL- 123.455,16 TL = 21.710,46 TL alacağının olduğu şeklindedir) Menfi tesbit konulu davada ,ihtiyati tedbir ile ilgili olarak 28/06/2022 tarihinde 29.034,40 TL  teminat yatırıldığına ilişkin makbuzun dosya içinde mevcut olduğu görülmüştür.Bu durumda ,mahkemece verilen  30/06/2022 tarihli ara karar ile ilgili olarak ,ihtiyati tedbir koşullarının somut olayda mevcut olduğu ,bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu karara itirazın reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2-İhtiyati hacze yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesi sonucunda; İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden  tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Buna göre yapılan değerlendirmede;kaçak tesbit tutanağının mahallinde tutulduğu kaçak elektrik tespit tutanağında; dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak enerji tüketildiği tesbitinin ve hat üzerindeki cihazların neler olduğunun  yazıldığı,tutanak altının davacı şirket görevlilerince imzalandığı, tutanak altında \"...\" kısmının altında  karşı tarafın  isminin yazılı olduğu ve imzadan imtina ettiğinin belirtildiği  görülmektedir. Dosyaya  sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre, talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği,  bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının  somut olayda gerçekleştiği değerlendirilmiş olup, ihtiyati haciz talebinin  kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, talep edenin  istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesinin ara  kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, tarafların hak ve menfaat dengesi ve  ölçülülük ilkesi de gözetilerek , yargılamada sübut konusu  ve ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre  varsa borç ve miktarı  tesbit edileceğinden (ileride verilecek karara etkili olmamak koşuluyla)  yaklaşık ispat gözetilerek  faturalarla ilgili olarak  ve %15   teminat karşılığında  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalı ...'ın asıl davada tedbire  itirazının reddine ilişkin karara yönelik istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, B- Birleşen davada davacı ...'ın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karara yönelik istinaf talebinin kabulü ile ,ara karar  HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden ;1-Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ,icra takibine konu edilen faturalar yönünden  123.455,16 TL ile sınırlı olarak ,bu miktar üzerinden %15 oranında teminatın davacı tarafça iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde yatırılması halinde ,davalının menkul ve gayrımenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarını üzerine kayden  ihtiyati haciz konulmasına, Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, İstinaf incelemesi ile ilgili olarak ; Birleşen davada  davacı ...  tarafından  peşin olarak yatırılan  istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Asıl davada davalı ... 'tan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  26/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d51353fbbdb4b93","SID":"2969fff520ee9d64"}}