{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Maddi- Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 11/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 18/12/2024<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı .... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde davalı .... A.Ş.'ye ait, diğer davalı .... Şirketi nezdinde ZMMS ve İMMS poliçesi bulunan ve davalı ... in idaresindeki .... plakalı otobüsün kucağında küçük çocuğu ile yolun karşısına geçmeye çalışan davacı yayaya çarpması sonucu çocuğu elinden fırlayan davacının iş göremezliğe maruz kalacak şekilde yaralandığı, kazanın vukunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının uzun süre tedavi gördüğü, daimi iş göremezliğinden dolayı efor kaybından dolayı ekonomik geleceğinin sarsıldığı, kazaya bağlı yaralanmasının davacının vücudunda sabit eser bıraktığı, ayrıca davacının çocuğunun da bu kazada basit şekilde yaralandığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra 16/09/2019 günlü ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 5.113,56 TL geçici ve 95.005,09 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 100.118,65 TL'ye yükseltmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı .... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin trafik sigorta poliçesi, zorunlu karayolu taşımacılık sigorta poliçesi, kasko sigorta poliçesi ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı, ayrıca müvekkili firmanın faaliyet merkezinin Bursa ilinde olduğundan yetkisiz mahkemede davanın açıldığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı, yaya geçici olmayan yerden karşıya geçmeye çalışan ve aniden yola fırlayan davacının kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, fahiş miktarda manevi tazminat istendiğini beyanla davanın reddini ve ayrıca davanın karayolu taşımacılık zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olan .... Şirketine ihbar edilmesini istemiştir. <br>Davalı .... Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde dayanak evrakların tebliğ edilmediği, kaza yapan otobüsün müvekkili şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığından olay tarihinden faiz talebinin haksız ve yersiz olduğu, uyuşmazlık haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından ancak yasal faiz istenebileceği, manevi tazminatın fahiş talep edildiği, davacıya iş göremezliğinden kaynaklı olarak SGK tarafından ödeme yapıldığının tespiti gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ....davaya cevap dilekçesinde özetle; haksız fiile dayalı olaydan kaynaklı tazminat istendiği, ticari bir uyuşmazlık bulunmadığı, mahkemenin görevsiz olduğu, olayın otobüs terminali içerisinde ve yaya trafiğine yasak bölgede vuku bulduğu, davacının yarlanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede olduğu, tedavisinin ayakta yapıldığı, davacının kendi dalgınlığından dolayı olayın meydana geldiğini açıkça ikrar ettiği ve kendisinin bir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. <br>DELİLLER                                :<br>Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2016 gün ve ... esas, ...sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağı, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; talimat yolu ile İTÜ öğretim üyelerinden müteşekkil heyetten temin edilen kusur raporunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı yayanın ise olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu eyleminden dolayı davalı sürücünün yargılanıp ceza aldığı, ATK 3. İhtisas Kurul raporunda davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden faydalanılarak davacının %12/,2 oranında sürekli iş göremez sayılacağı ve iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, itiraz üzerine tazminat bilirkişisinden alınan raporunda davalı yanın tam kusur durumu, davacının saptanan maluliyet oranı ile geçici iş göremezlik süresi ve PMF 1931 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi, asgari ücret düzeyindeki geliri dikkate alınarak davacı için 5.113,56 TL geçici ve 95.005,09 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu ve tazminat bilirkişisi kök raporunun benimsendiği ve maddi zararın ispatlandığı, uyuşmazlığa konu haksız eylemin aynı zamanda cezaya mucip taksirle yaralama fiiline vücut verdiği, TCK 66/e madde ve bendinin tatbiki gerektiği, buna göre de davanın uzamış ceza zamanaşımı süresinde açıldığı, davalı sigorta şirketi yönünden davanın sigorta poliçesinden kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu, ihtiyari dava arkadaşı konumunda olan birden çok davalılara karşı birlikte dava açılması durumunda bir kısım davalılara genel mahkemelerin, bir kısım davalılara ise özel mahkemenin görevli olması durumunda tüm davalılar için özel mahkemenin ortak görevli olacağı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden olay tarihinden temerrüt oluştuğu, diğer davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ispatlanamadığından bu davalı yönünden temerrütün dava tarihinde oluştuğu, yine tazminatlara yasal faiz işletilmesi gerektiği, olay tarihi, davacının uğradığı cismani zararın boyutu, davalı yanın tam kusurlu oluşu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile diğer etmenlere göre manevi tazminat talebinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile 94.640,13 TL sürekli ve 5.113,56 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 99.753,69 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminata davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 21/07/2015 dava tarihinden; diğer davalılar .... ile .... A.Ş. yönünden ise .... kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar .... ile .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yaralanmasına neden olan aracın şehirler arası sefer yapan ve ticari amaçla işletilen otobüs olduğunu, tazminatlar için avans faizi uygulanması istendiği halde mahkemece usule ve kanuna aykırı olarak yasal faiz işletildiğini, tüm davalılar bakımından avans faizi uygulanması ve olay tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, tazminat bilirkişi raporuna itiraz üzerine yeni alınan rapordaki hesaplamaya itibarla ıslah yapılsa da mahkemece ilk raporun hükme esas alındığını, Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda davacının arızına bağlı maluliyetinin daha yüksek hesaplandığı halde ATK 3. İhtisas kurulunca düşük maluliyet oranı tayin edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin başka bir adli tıp kurumundan temin edilecek rapor ile giderilmediğini, davacıya daha az maluliyet oranı verilen raporun hesaplamada kullanıldığını, manevi tazminat bakımından ise davalı yanla anlaşma sağlandığından bu yönden hükme herhangi bir itirazlarının bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının maddi tazminat kısmı yönünden kaldırılmasını ve talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı .... A.Ş. vekili istinafa cevap ve istinaf dilekçesinde özetle; davalı sürücüye tam kusur veren raporun kabulünün mümkün olmadığını, zira davacının yayanın otogara giriş yapan otobüsün aniden önüne fırlaması sonucu olayın meydana geldiğini, kazanın vuku tarzına göre davalı sürücünün kazanın olmasını engellemeyemediği, tüm kusurun davacı yanda olduğunu, kazadan sonra davacının .... tarihinde taburcu edildiği, başka bir hastaneye başvuru da yapılmadığını, kazaya bağlı yaralanma sonucu oluştuğu iddia edilen arazın ve geçici iş göremezlik süresinin gerçeği yansıtmadığını, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı kurulmadığını, kaza öncesi davacının gelir getirici bir işte çalıştığını gösterir resmi bir kayıt bulunmadığı halde maddi zarar hesabı yapıldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalılar .... Şirketi ile .... istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Somut olayla ilgili Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2016 gün ve .... esas, .... sayılı kararı ile davalı ... in davacıya karşı işlediği taksirle yaralamaya neden olma suçundan TCK.'nun 89/4. cümle ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. HAGB kararı itiraz edilmeksizin 20/06/2016 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Davacı, yaya vaziyette yolun karşısına geçtiği esnada kendisine otobüsün çarptığını ve bu kaza sonucu yaralandığını, iş göremezliğe maruz kaldığını, tedavi sürecinde acı ve elem duyduğunu, yine oluşan sürekli iş göremezlik halinden dolayı da üzüntü yaşadığını belirterek iş göremezlikten kaynaklı maddi zararın ve bir miktar manevi tazminatın karşı aracın sürücüsü, kayıt maliki ve hem trafik hem de ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı .... A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-)Somut olayda kazanın, davalı sürücünün sağa dönüş sırasında yaya geçinden geçen ve öncelikli geçiş hakkı bulunan davacıya çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle tam kusurlu olduğu, bu nedenle somut dosyada alınan ve olayın oluş şekli, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasındaki soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan iki ayrı bilirkişi raporu ile uyumlu olan kusura ilişkin trafik bilirkişisi (makine mühendisi) raporunda belirlenen kusur oranına itibar edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle, davalı .... A.Ş. vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.<br>2-)Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Somut olayda davacının maluliyetine ilişkin Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine düzenlenen raporda, davacının % 22,2 sürekli, 2 ay geçici malul kaldığının bildirildiği, sonrasında  ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan ve aynı mevzuata göre düzenlenen raporda ise, davacının % 12,2 oranında kalıcı, 6 ay geçici maluliyeti oluştuğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Raporlara itiraz edilmesi üzerine, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK İkinci Üst Kurulundan alınan raporda da, davacının  % 12,2 oranında kalıcı, 6 ay geçici maluliyeti oluştuğunun bildirildiği anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK ikinci Üst Kurulu maluliyet raporunun dosya içerisindeki hastane evraklarıyla uyumlu olması, raporun ayrıntılı ve gerekçeli olarak ve kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmiş olması, bu raporun daha önce düzenlenen iki ayrı maluliyet raporundaki çelişkiyi gidermek amacıyla alınmış olması ve çelişkiyi giderecek şekilde rapor sunulması nedeniyle bu raporun hükme esas alınmasında her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu haliyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin  maluliyet raporuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.<br>3-)Sürekli maluliyet tazminatına ilişkin davada, bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken zarar görenin gelirinin en az asgari ücret seviyesinde kabul edilmek suretiyle tazminat hesabı yapılması gerekir. Yerleşik Yargıtay içtihatları ve Dairemizin uygulamalarına göre, ev hanımının gelirinin asgari ücret seviyesinde kabul edilmek suretiyle tazminat hesabı yapılması gerekir.<br> Somut dosyada, aktüer bilirkişi tarafından bu kurala uygun olarak ev hanımı olan davacının geliri asgari ücret olarak belirlenip buna göre tazminat hesabı yapıldığından bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda, davalının  davacının gelirine yönelen istinaf sebepleri yersizdir.<br>Buna karşın;<br>4-)Trafik kazasına sebebiyet veren davalı plaka sayılı aracın kayıtlı maliki davalı .... A.Ş.'dir. Aynı zamanda davalı araç ticari amaçla kullanılan otobüstür.<br>Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/05/2022 gün ve 2020/(17) 4-170 esas, 2022/698 karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu, keza aracın kullanım amacı itibariyle ticari nitelikte olması nedeniyle de avans faizi talep edilmesinin mümkün olduğu, bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği, eldeki davada kazaya karışan davalı araç sermaye şirketine ait olup, ticari amaçla kullanıldığının açık olduğu, davacı vekili dava dilekçesiyle reeskont faizi talep ettiğinden, ilk derece mahkemesince Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin faiz türüne yönelen istinaf talebinin kabulü gerekir.<br>5-)Somut dosyada iki ayrı aktüer bilirkişiden rapor alındığı, son alınan bilirkişi raporunda güncel veriler kullanılarak usulüne uygun şekilde hesaplamalar yapıldığı, bu haliyle, .... tarihli bilirkişi raporunun en güncel veriler kullanılarak düzenlenmek suretiyle karar tarihine en yakın şekilde tazminat hesabı yapılmasından dolayı hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmış, ancak ilk derece mahkemesince gerekçesi açıklanmaksızın son alınan aktüer bilirkişi raporuna itibar edilmediği görülmüştür. Bu durumda, karar tarihine en yakın şekilde sürekli maluliyet tazminat hesabını içeren bilirkişi raporu mevcut olmasına rağmen ilk derece mahkemesince .... aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna yönelen istinaf talebinin kabulü ile .... tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 95.005,09 TL sürekli maluliyet tazminatına hükmedilmesi gerekir.<br>6-)Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı .... A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri ve davacı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf nedenleri yukarıda 1, 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen sebeplerle yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin faizin türüne ve maddi tazminat miktarına yönlen istinaf talebinin ise yukarıda 4 ve 5 nolu bentlerde gösterilen sebeplerle kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm tesis edilerek; maddi tazminat davasının kabulü ile 95.005,09 TL sürekli iş göremezlik zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak üzere dava tarihi olan .... tarihinden itibaren, diğer davalılar .... ile .... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 05/12/2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 5.113,56 TL geçici iş göremezlik zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak üzere dava tarihi olan 07/07/2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar .... ile .... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 05/12/2014 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... ile .... A.Ş.'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu ile davacı vekilinin maluliyete yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin maddi tazminat miktarına ve uygulanan faizin türüne yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,<br>3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas - ... Karar sayılı, 14/01/2020 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile 5.113,56 TL geçici iş göremezlik zararı ve 95.005,09 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 100.118,65 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak üzere 07/07/2015 dava tarihinden, diğer davalılar .... ile .... A.Ş. yönünden ise .... kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, <br>b)Davacının açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile  15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile .... A.Ş.'den 07/07/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>c)Davacının peşin ve ıslah ile ödediği (71,33 TL + 335,13 TL) 406,86 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 7.456,90 TL karar ve ilam harcının; 6.839,10 TL tutarındaki kısmın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; 617,79 TL tutarındaki kısmın davalılar .... ve .... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,<br>ç)Davacı tarafından yapılan peşin harç dahil 149,13 TL ilk masraf, 335,13 TL ıslah harcı ve 3.403,40 TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.887,66 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 3.725,83 TL tutarındaki kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>d)Davalı .... A.Ş. tarafından yapılan 189,20 TL yargılama giderinin kabul-red oranı nazara alınarak hesaplanan 7,90 TL sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>e)Davacı maddi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>f)Davacı manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddeleri gereğince belirlenen 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ...ve .... A.Ş.'den  alınarak davacıya verilmesine,<br>g)Davalılar .... ve .... A.Ş., manevi tazminat davasında kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, ret edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddeleri gereğince belirlenen 3.400,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>ğ)Artan gider avansının ilgililerine iadesine, <br>5-Davacı ve davalı .... A.Ş. tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 148,60 TL ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harçlarının ve davalı .... A.Ş.'nin ödediği 1.959,71 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 54,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5.879,11 TL bakiye istinaf karar harcının davalı ....A.Ş.'den alınarak Hazineye verilmesine,  <br>6-Davalı .... A.Ş. tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında davacının sarf ettiği 164,00 TL istinafa dosya gönderme posta masrafı ile 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti olmak üzere toplam 312,60 TL istinaf giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, <br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda hükmedilen tazminat miktarı itibariyle istinaf eden davalı yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca KESİN, davacı yönünden ise ileri sürdüğü istinaf nedenlerine göre 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, davacı tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması halinde davalılar yönüyle temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 366 ve 348/1 maddeleri uyarınca 2 hafta süre içerisinde KATILMA YOLUYLA TEMYİZ yolu açık olmak 11/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54f62cd9b6c722b0","SID":"70cfed106bb6aab3"}}