{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR  <br>ESAS NO\t: 2023/491<br>KARAR NO\t: 2024/509<br><br>...<br><br>DAVA\t: Şirket Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 18/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 13/06/2024<br>K. YAZIM TARİHİ\t: 13/06/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirket Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; ...nin; Özel Eğitim Kurumları Kanunu kapsamına giren her türlü özel eğitim hizmetlerini gerçekleştirmek, bu hizmetleri gerçekleştirmek adına araç ve gereç yahut işletme temini sağlamak amacıyla 01.11.1999 yılında ...'da kurulmuş ve uhdesinde tek bir taşınmaz bulunmakta olup işbu taşınmazın şirketin asli malvarlığı unsuru olduğunu, şirketin bütün gelir kaynağının da söz konusu taşınmazın (...) kiralanması yolu ile elde edildiğini, şirketin dava tarihi itibariyle 4 ortağı bulunmakta ve  şirketin toplam 13.160 (payların toplam itibari değeri 658.000,00TL'dir) payı bulunmakta olup; 3760 pay ...'a 3760 pay ...'e 3760 pay ...'a ve 1880 pay müvekkil ...'e (1/7 oranında) ait olduğunu, ortaklardan ...Olağanüstü Genel Kurul yapılması talebiyle mahkemeye başvurması üzerine ... Esas ...Karar sayılı kararı ile  söz konusu talebin icra edilmesi için kayyım ...’in atandığını, daha sonra Kayyımın çağrısı üzerine 14.07.2023 tarihinde genel kurul olağanüstü toplandığını, buna göre Genel Kurulda görüşülen 2 Numaralı kararda oy çokluğu ile müdürlüğe ortaklardan ....adresinde kain taşınmazın  kiralanmasına ve kira bedeline ilişkin gündem maddesi görüşülerek mevcut kiracı . Hizmetleri Ticaret Ltd Şti'nin kiracı olarak kalmasına ve kira bedelinin 110.000,00 TL + KDV şeklinde devamına yine oy çokluğu ile karar verildiğini, son olarak 4 Numaralı kararda ise kar payı dağıtıma ilişkin gündem maddesi görüşülerek yine oy çokluğu ile kar payı dağıtımı yapılmasına ilişkin karar verildiğini, müvekkilinin 3 karara da gerekçeli bir şekilde muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini; Genel Kurulun 2. Maddesinin İptali Talebine İlişkin olarak ; 14.07.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının 2. Maddesinde \".... da  söz alarak müdürlüğe kendisinin müdür olarak ve ...'nın müdürler kurulu başkanı olacak şekilde aday olduğunu, kendisinin huzur hakkı istemediğini, ... için ise halihazırdaki müdüre ödenen huzur hakkı olan 8500,00 TL aylık net huzur hakkı ödenecek şekilde aday olduğunu beyan etmiştir......'ın ... ile müdürlüğü oya sunuldu, 11280 paylık olumlu oya karşılık ... 1880 payı ile red oyu vermiş, oy çokluğu ile seçilmişlerdir. Oylama sonucunda ... adresinde ikamet eden ....TC Kimlik Numaralı ... müdür,  ....TC Kimlik Numaralı ...  müdürler kurulu başkanı olarak 3 yıllığına ve oy çokluğu ile seçilmişlerdir. Yetki şekilleri münferiden imzaya yetkilidir. Aynı oylama sonucunda Müdürler Kurulu başkanı ...'ya 8500,00 TL net huzur hakkı ödenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir. ...'in müdürlük yetkileri sona ermiştir.\" şeklinde karar alındığını ve  müvekkilinin bu karara şerh düştüğünü, davalı şirketin yalnızca bir taşınmazı bulunmakta ve şirket tek gelirini de söz konusu taşınmazın kiralanmasından elde ettiğini, işbu taşınmazın 01.10.2020 tarihinden beri kiracısı ... tarafından kurulmuş olup, 28.08.2020 tarihinden itibaren ... tek ortak ve müdür konumunda olduğunu, bu genel kurul kararı ile ... hem kiralayan şirketin hem de kiracı şirketin yetkilisi konumuna geldiğini, bu durum hayatın olağan akışına aykırı olup, pozisyonları gereği kiracı şirket ile kiralayan şirket arasında menfaat çatışması bulunduğunu, ...’ın 08.06.2021-08.12.2021 tarihleri arasında davalı şirkette müdürlük görevini icra ettiğini, bu dönemde ... eksik ödenen kiraların tahsiline ilişkin hiçbir işlem yapmadığını, kiracı şirketin işlettiği Yeni Ufuklar Anaokulu'nun çalışanına para çekmesi için muvafakat verip para çektirdiğini, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamama yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin açmış olduğu sorumluluk davasının ... tarafından şüpheli ...'ın muvafakati ile 34.000,00-TL para çekildiğini, 18.06.2021 tarihinde şüpheli ... tarafından 15.000,00-TL para çekildiğini, 22.06.2021 tarihinde ... ıban numaralı banka hesabına şüpheli ... adına \"ortaklık avansı\" adı altında 12.000,00-TL havale yapıldığını, 22.06.2021 tarihinde .... Iban numaralı banka hesabına ... adına \"ortaklık avansı\" adı altında 6.000,00-TL eft yapıldığını tespit ederek davalı şirketin Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Nitelikli Dolandırıcılık suçları sebebiyle şikayette bulunmuş olup,  işbu soruşturmanın  ... Soruşturma numarası üzerinden yürüdüğünü; Davalı şirketin, önceki kiracısı ... Eğitimin de davalı şirkete kira borcu bulunmakta olup icra işlemleri ... Esas sayılı dosya üzerinden devam ettiğini, ancak borçlu şirket adına tahsil kabiliyeti olan bir malvarlığı olmadığı için herhangi bir tahsilat yapılamadığını, ...’ın ise ... Eğitim'in borçlusu ... Eğitim'in mal kaçırmasına yardım ederek ... adlı ticari işletmeyi, markayı, müşteri çevresini üzerine aldığını; Genel Kurulun 3. Maddesinin İptali Talebine İlişkin olarak, davalı şirketin 14.07.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının 3. Maddesinde \"Şirkete ait taşınmazın kiralanmasına ilişkin oylamaya geçildi. Mevcut kiracının devam etmesine mevcut kiranın da 110.000,00 TL + KDV şeklinde olarak devam etmesi oylandı. Ortakların 11280 paylık olumlu oya karşılık Ortak ... 1880 payı ile red oyu vermiş, oy çokluğu ile kabul edilmiştir. \" şeklinde karar alındığını,  müvekkilinin bu karara ilişkin \"... söz alarak muhalefet şerhi düşeceğini beyan etmiştir. Taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi ve kontratın güncellenmesi için, bir önceki müdür ... tarafından görevlendirilen değerleme uzmanı, kiracı ... müdürü tarafından taşınmaza alınmamıştır. Bunun amacı, düşük bedelli kontratla şirketin zarara uğratılmasıdır. Dürüstlük ilkesine ve şirket menfaatine aykırı olan bu karara itiraz ve muhalefet ediyorum, şerhimdir.\" şeklinde muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, müvekkilinin şerh düşmesinin ve söz konusu genel kurul kararının iptalini talep etmesinin sebebinin taşınmazın .... tarafından kiralanması değil, kira bedelinin emsaline göre çok düşük olması olduğunu, 14.07.2023 tarihli genel kuruldan önce müdür olan müvekkil, kira bedelinin hakkaniyetli bir şekilde belirlenmesi adına, SPK lisanslı bir değerleme uzmanına, gayrimenkulün kira ve satış bedellerine ilişkin ekspertiz raporu hazırlaması için talimat vermiş olup, kiracı şirkete de bu durumu bildirdiğini, ancak dilekçe ekinde bulunan yazışmalardan da görüleceği üzere ..., değerleme uzmanını taşınmaza almayarak rapor hazırlanmasını engellediğini, bir gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından belirlenecek bedel üzerinden kira kontratı yapılabilmesi adına genel kurulda alınan 3 no'lu kararın da iptalinin istenilmesi zorunluluğu doğduğunu; Genel Kurulun 4. Maddesinin İptali Talebine İlişkin olarak; 14.07.2023 tarihli genel kurulun 4. Gündem maddesinde \"Mali tablolarda görülen geçmiş yıl ve 2022 dönem net karının ana sözleşme hükümlerine göre dağıtılması yönünde oylamaya geçildi.  3760 paya sahip ... ve 3760 paya sahip ... olumlu oy verirken, 1880 paylı ..., 3760 Paylı ... red oyu verdi. Oy çokluğu ile kabul edilmiştir. \" şeklinde karar verildiğini, müvekkilinin \"... söz aldı, şirketin önceki yönetim dönemlerinde ödenmemiş olma ihtimali bulunan vergi yükü ayrıca şirketin muhattap olduğu mahkeme süreçlerinden kaynaklı, ödeme yükümlülükleri nedeniyle kar dağıtması mümkün değildir. ...in müdürlüğünden önceki dönemlerde kira beyanlarının doğru yapılmamış olması sebebiyle şirketin vergi yükünün ortaya çıkması riski yüksekdir. Bu nedenle kar payı dağıtılamaz.  Şerhimdir.\" şeklinde beyanda bulunarak muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, gerçekten de davalı şirketin bağımsız bir denetmence incelenmemiş olması, müvekkili ...'in kısa süren müdürlük döneminde, önceki dönemlere ilişkin bazı ödemelerin yapılmamış olduğunu fark etmesi ve şirketin kasasında bulunan az miktarda nakdin dağıtılması durumunda şirketin zor duruma düşme ihtimali bulunması sebebiyle 2022 mali yıl bakımından kar payı dağıtımının sakıncalı olduğunun ortada olduğunu, ayrıca müvekkilinin müdürlük dönemine kadar hiç kar payı dağıtımı yapılmadığını, ancak müvekkilinin, şirketin alacaklarının tahsiline ilişkin gerekli işlemleri yaparak, ....nden eksik kira bedellerini icra yoluyla tahsil etmiş olduğu için birlikte hareket etmekte olan ve çoğunluk hisseye sahip ... ve ... kar payı dağıtımı yapılmasını talep ettiğini, şirketin sonradan zor duruma düşmemesi adına kar payı dağıtımına ilişkin alınan bu kararın da iptalini talep ettiklerini belirterek; davalı şirketin 14.07.2023 tarihli Genel Kurul'un 2,3 ve 4 no'lu kararlarının geçmişe etkili olarak iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı cevap dilekçesi ile özetle; Davanın, davacının müvekkili şirketteki 1/7 payı ile 6/7 pay sahibi olan diğer 3 şirket ortağına rağmen şirketi ele geçirme, şirkette huzursuzluk çıkarma, 1 pay ile 6 paya sahip diğer ortaklara hükmetme ve müvekkili şirketten haksız menfaat elde etmeye yönelik olduğunu, davacının müvekkili şirketteki özellikle müdürlük görevi sırasında ortaklar arasında yarattığı huzursuzluk ve haksız girişimleri nedeniyle davacının 6102 sayılı TTK madde Madde 621’deki; “Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması” hususu gündemi ile şirket Genel Kurulunun toplantıya çağrılması ve bu yönde karar alınması halinde bu durum ayrıca dosyaya bildirileceğini,  genel kurulun 2. maddesine olan müdürler kuruluna ... ve ...’ın, müdürler kurulu başkanlığına ise ...’nın seçilmesine ilişkin kararda hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili şirkette nihai karar verme yetkisinin müdür ... değil, müdürler kurulu başkanı ...’da olduğunu, davacının  özellikle müvekkili şirket müdürü iken şirketi zarara uğratan ve kişisel menfaatlerini kollayan bir yaklaşım sergilemesi, olur olmaz dava ve şikayetleri nedeniyle şirkette huzur bırakmaması ve müvekkili şirket Genel Kurulunu talebe rağmen toplamaması, sonunda Mahkemenin atadığı kayyımla  yapılan müvekkili şirket Genel Kurulunun 14.07.2023 tarihli toplantısında davacının müdürlük görevine son verildiğini, diğer iki ortaktan ...’ın devlet memuru olması nedeniyle müdürlük görevi yapmasına yasal olarak imkan olmaması, ...’ün ise istememesi nedeniyle Genel Kurulda ... ve şirket dışından ... müdürler kuruluna seçildiğini,  şirket genel kurulunu toplamayarak kayyımla toplantıya sebep olan davacının müdür ... aleyhine iddialarının doğruyu yansıtmadığını, davacı tarafından dava konusu yapılan 14.07.2023 tarihli Genel Kurulda davacının müdürlük görevine son verilmiş olup, bu tarihten önce davacı davalı müvekkili şirketin müdürü iken müvekkili şirketin bir kısım ortakları tarafından şirket müdür veya müdürlerinin seçimi, kar payının dağıtılıp dağıtılmaması, şirkete ait taşınmazın satışı veya kiralanması, satış veya kira bedelinin tespit edilmesi  ya da tespit usulünün belirlenmesi hususunun görüşülmesi gündemli olarak noter kanalıyla müvekkili şirket Genel Kurulunu toplantıya çağırma talebinde bulunulduğunu, davacının bu talebe olumlu yanıt vermemesi, diğer bir anlatımla şirket Genel Kurulunun anılan gündemle toplantı yapmasını engellemesi üzerine, bir kısım müvekkili şirket ortağı tarafından T.T.K. madde 412 kapsamında ... başvurularak kayyım aracılığıyla Genel Kurulun toplanmasına karar verilmesinin talep edildiğini, ... sayılı kararıyla Genel Kurulun toplanması için kayyım atandığını, kayyım tarafından yaptırılan 14.07.2023 tarihli Genel Kurul toplantısında davacının müdürlüğünün davacı dışındaki ortakların oybirliğiyle kaldırıldığını, müvekkili şirket ortağı ve 14.07.2023 tarihinde şirket müdürlerinden birisi olarak seçilen ...’ın müvekkili şirketin taşınmazın kiracı olan...’nin tek ortağı ve müdürü olduğunu, bu nedenle de menfaat çatışması olduğunu ifade ettiğini, oysa, müvekkili şirket tarafından söz konusu şirketle kira sözleşmesi yapılıp yapılmasına ve yapılan kira sözleşmelerinde bedelin ne olması gerektiğine müvekkili şirket Genel Kurulu tarafından karar verildiğini, bu kira bedellerinde ... belirleyici olmadığını, özetle davacı tarafın  14.07.2023 tarihli Genel Kurulun 2. maddesi olan Müdürler Kuruluna ... ve ..., müdürler kurulu başkanlığına ise ...’nın seçilmesine ilişkin kararda hiçbir hukuka aykırılık söz konusu olmayıp bu talebin reddi gerektiğini, Genel kurulun taşınmazın kirasının 110.000,00 TL + KDV olarak belirlenmesine ilişkin 3. Nolu kararında da d hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, Kasım 2020 tarihli kira sözleşmesinde kira bedelinin aylık 20.000,00 TL + KDV belirlenmesinin nedeninin  pandemi nedeniyle kreş ve anaokullarının kapalı olması ve öğrenci azlığı olduğunu, kaldı ki; 14.03.2022 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağından görüleceği üzere  aylık 20.000,00 TL + KDV olan kira bedelinin KDV dahil aylık 50.000,00 TL olmasına yine Genel Kurulca karar verildiğini, şu andaki kira bedelinin ise aylık 110.000,00 TL + KDV olduğunu, davacının kasten dikkate almadığı hususun  kiracı şirketin 01.11.2020 tarihinden itibaren kiracı olduğu ve kira bedelinde de istendiği gibi artış yapılmayacağına ilişkin 6098 sayılı TBK madde 344  ve Geçici 1. Maddesi hükmü olduğunu, bu  hüküm kapsamında  Kasım 2020- Kasım 2022 arası yasadaki azami artış oranı uygulanarak hesaplama yapıldığında;  Kasım 2021 itibariyle % 17,04 artışla 23.408,00 TL + KDV, Kasım 2022 itibariyle %25 artışla 29.260,00 TL +  KDV olabileceği,  oysa mevcut kiranın bu bedelin kat be kat üstünde 110.000,00 TL +KDV olduğunu, kiralayan müvekkili şirketin her sene değerleme uzmanı getirerek kira parası belirleyemeyeceğine, rayiç kiraya ilişkin müvekkili şirketin ilk tespit isteyebileceği tarihin Kasım 2025 olduğuna da dikkat edildiğinde davacının Genel Kurulun taşınmazın kirasının 110.000,00 TL + KDV olarak belirlenmesine ilişkin 3. nolu kararında ve Genel kurulun kar payı dağıtılmasına ilişkin 4. nolu kararında  hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.<br> DELİLLER: Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davaya konu genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, ana sözleşme, delil olarak dayanılan dosya suretleri getirtilmiştir.<br>MAHKEMENİN GEREKÇESİ:  Dava, davalı ... şirketin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı şirketin 14.07.2023 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan 2, 3 ve 4 no'lu kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili ise, cevap dilekçesi ile özetle, davanın reddini istemiştir.<br>Davacı taraf, davalı şirketin 14.07.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı gündeminin; 2.maddesinde alınan müdürler kurulu seçimine, 3. maddesinde alınan şirket taşınmazının 110.000,00.TL. + KDV bedelle kiraya verilmesine, 4. maddesinde kar payı dağıtılmasına ilişkin genel kurul kararlarının iptali talep edilmiştir. <br>Yargıtay uygulamasında; genel kurul kararı (iptali kabil kararlar yönünden) iptal davalarında sırasıyla;  Öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı; Eğer dava süresinde açılmış ise bu sefer de dava açma hakkı bulunup bulunmadığı, (muhalefet şerhi verip vermediği gibi); Dava açma hakkı bulunması halinde de alınan kararın esas yönünden bir başka deyişle yasa, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususları incelenerek sonuca gidilmesi gerektiği kabul edilmektedir.<br>Süre yönünden; Türk Ticaret Kanunu’nun  TTK’nun 622. Maddesi hükmünün atfıyla TTK 445. Maddesinde;  “(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.”  hükmü düzenlenmiştir. <br>Eldeki  davada,  davalı  şirketin  14.07.2023 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların  iptali  istendiğinden  ve  dava  da  18.07.2023 tarihinde  açıldığından  3  aylık  yasal sürede  açıldığı tespit edilmiştir. <br>Şekil ve usul yönünden; TTK’nun 617.  maddesinde; “(1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir. (3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır…….” hükmü düzenlenmiştir. <br>TTK’nun 617/3. maddesi atfıyla TTK.’nun 414/1. maddesinde “ (1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.” hükmü düzenlenmiştir.<br>İptale konu 14.07.2023 tarihli genel kurula ilişkin, ... Sayılı kararına istinaden kayyım ... tarafından genel kurula çağrı yapılmış olup, genel kurulu tutanağının incelenmesinde; gündem maddelerini içerir genel kurula çağrının  Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 22.06.2023 tarih ve 10858 sayılı nüshasında ilan edildiği ve pay sahiplerine 21.06.2023 tarihinde taahhütlü mektupla da gönderildiği anlaşılmakla genel kurula çağrının yasaya uygun yapıldığı tespit edilmiştir. <br>TTK’nun 622. Maddesinin atfıyla TTK.’nun  ‘İptal davası açabilecek kişiler’  başlıklı  446. Maddesinde ise; “(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,  c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.”  hükmü düzenlenmiştir. <br>Buna göre genel kurula katılan bir  ortağın  genel  kurulda  alınan  kararın  iptalini  talep  edebilmesi  için,  alınan karara  karşı  ret  oyu  kullanıp  muhalefet  şerhini  tutanağa  yazdırması   gerekmektedir. <br>Somut olayda ise, davacı pay sahibinin, iptale konu 14.07.2023 tarihli genel kurul gündeminin 2, 3 ve 4 maddelerinde alınan kararlara  karşı olumsuz oyu kullanarak muhalefet şerhi yazdırdığı, böylece davacının dava açma hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Esas Yönünden; İptale konu  14.07.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 2., 3. ve 4. maddelerinde alınan kararların, yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirilmiştir.<br>Toplantı ve karar nisabı yönünden yapılan incelemede; şirketin itibari değeri 658.000,00.TL. sermayesini temsil eden tüm payların asaleten ve vekaleten katılımı ile oyçokluğu ile kararlar alınmış olmakla toplantı ve karar nisabında yasaya aykırı bir yön olmadığı görülmüştür.<br>Gündemin 2. Maddesinde; Aynen “ ..... söz alarak müdürlüğe aday olduğunu beyan etmiştir. ... da  söz alarak müdürlüğe kendisinin müdür olarak ve ...'nın müdürler kurulu başkanı olacak şekilde aday olduğunu, kendisinin huzur hakkı istemediğini, ... için ise halihazırdaki müdüre ödenen huzur hakkı olan 8500,00 TL aylık net huzur hakkı ödenecek şekilde aday olduğunu beyan etmiştir.  /  ...’in müdürlüğü oya sunuldu. ...’in 1880 payına karşılık diğer ortakların 11280 paylık red oyu ile oy çokluğu ile reddedilmiştir.   /  ...'ın ... ile müdürlüğü oya sunuldu, ... paylık olumlu oya karşılık ... 1880 payı ile red oyu vermiş, oy çokluğu ile seçilmişlerdir. Oylama sonucunda …...adresinde ikamet eden … TC Kimlik Numaralı ... müdür,  …. adresinde ikamet eden … TC Kimlik Numaralı ...  müdürler kurulu başkanı olarak 3 yıllığına ve oy çokluğu ile seçilmişlerdir. Yetki şekilleri münferiden imzaya yetkilidir. Aynı oylama sonucunda Müdürler Kurulu başkanı ...'ya 8500,00 TL net huzur hakkı ödenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir. ...'in müdürlük yetkileri sona ermiştir.\" şeklinde karar alınmıştır.<br>Davacı da \"…. Şirket müdürü olarak seçilmesi kararlaştırılan, ...'ın ve ...'nın seçilmesine muhalefet ediyoruz. Şirket müdürü olarak seçilmesi kararlaştırılan, ... ... Şirketi ile husumet ve menfaat çatışması içerisindedir. ... tarafından kendisine karşı nitelikli güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunulmuştur. ... ayrıca, ... Şirketinin tek mal varlığı olan taşınmazında kiracı olarak bulunan Ümitköy Yeni Ufuklar Limited Şirketinin tek ortağı ve müdürüdür. Kendisinin ... Şirketine müdür olarak atanması ve müdür olması dürüstlük ilkesi ve rekabet yasağına ayrıca kanuna aykırı olacaktır. Şerhimi düşerim. \" şeklinde muhalefet şerhini yazdırmıştır. <br>TTK’nun 623/1 maddesinde; “(1) Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. <br>TTK’nun 624/1 maddesinde ise; “(1) Şirketin birden fazla müdürünün bulunması hâlinde, bunlardan biri, şirketin ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanır.” hükmü düzenlenmiştir. <br>Yukarıda belirtilen, genel kurul kararına göre; müdür seçiminde şirket ortaklarından davacı ile dava dışı ... aday olmuş, ayrıca ..., şirket dışından ...’nın müdürler kurulu başkanı adayı olarak teklif etmiş, yapılan ayrı ayrı oylamada ise ortaklardan ... ile şirket dışı ... müdürler kurulu başkanı olarak oyçokluğuyla müdür seçilmiştir. <br>Davacı taraf ise, müdür seçilen şirket ortağı ...’ın şirketi zarara uğrattığını belirterek müdür seçimine ilişkin kararın iptalini talep etmiştir. <br>Limited şirketlerde en az bir ortağın şirketi yönetim ve temsil yetkisinin bulunmasının zorunlu olması ve dışarıdan da müdür atanması mümkün olmakla ve karar nisabını da taşımakla, ayrıca genel kurul iradesine üstünlük tanınması gerektiğinden müdür seçimi kararında yasaya aykırı bir yön tespit edilmemiş, dürüstlük kuralına aykırılık ta görülmemiştir. <br>Limited şirketlerde müdür seçilen ortağın, geçmiş müdürlük döneminde şirketi zarara uğratması yeniden müdür seçilmesine de engel teşkil etmeyip koşulları oluşması halinde hukuki sorumluluk davasının konusu olabilecektir. Neticede ortaklardan bir tanesinin genel kurulca müdür seçilmesi zorunludur.  <br>Nitekim; Davalı şirket tarafından dava dışı şirket ortağı ve mevcut yetkilisi ... hakkında 2021 yılında işlendiği isnat edilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan soruşturma neticesinde ... Esas sayılı dosyası ile yöneticinin sorumluğundan kaynaklanan tazminat davası açıldığı, davanın derdest olduğu görülmüştür.<br>Dava dışı şirket ortağı ve mevcut yetkilisi ...’ın şirketin mal varlığı üzerinde suç işlediğine dair bir mahkumiyet kararına rastlanmamıştır.  Yine şirket dışından müdür seçilmesinde de yasaya aykırı bir yön tespit edilmemiştir. <br>Gündemin 3. Maddesinde; Aynen \"Şirkete ait taşınmazın satışına ilişkin oylamaya geçildi. Satışa ilişkin oylama oybirliğiyle reddedilmiştir. Şirkete ait taşınmazın kiralanmasına ilişkin oylamaya geçildi. Mevcut kiracının devam etmesine mevcut kiranın da 110.000,00 TL + KDV şeklinde olarak devam etmesi oylandı. Ortakların 11280 paylık olumlu oya karşılık Ortak ... 1880 payı ile red oyu vermiş, oy çokluğu ile kabul edilmiştir. \" şeklinde karar alınmıştır. <br>Davacı da  \"… Taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi ve kontratın güncellenmesi için, bir önceki müdür ... tarafından görevlendirilen değerleme uzmanı, kiracı ... müdürü tarafından taşınmaza alınmamıştır. Bunun amacı, düşük bedelli kontratla şirketin zarara uğratılmasıdır. Dürüstlük ilkesine ve şirket menfaatine aykırı olan bu karara itiraz ve muhalefet ediyorum, şerhimdir. \" şeklinde muhalefet şerhini tutanağa geçirmiştir.<br>Şirket 14.03.2022 tarihli genel kurul gündeminin 7. maddesinde; ... arasında yapılmış olan 20.000,00.TL. +KDV  olan kira sözleşmesinin 2022 yılı Mart ayından itibaren geçerli olmak üzere KDV dahil 50.000,00.TL. olmasına oyçokluğuyla karar verilmiştir. Bu genel kurul kararına davacının olumsuz oy kullandığı tespit edilmekle birlikte bu genel kurul kararının iptal edildiğine dair bir mahkeme kararı bulunmadığı görülmüştür.<br>İşyeri kira bedellerinin artırımına ilişkin TBK’nun 344. Maddesinde;“Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. / Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. / Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. / Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. <br>Bir önceki genel kurulda 2022 yılı Mart ayından geçerli olmak üzere KDV dahil 50.000,00.TL. kararlaştırıldığından ÜFE oranında artırım yapıldığında; 2023 yılı Mart ayında 1 yıllık ÜFE artış oranı %113,73 olduğundan ; azami artışta kira bedeli (KDV dahil) ; 50.000,00.TL. x %113,73 = 106.865,00.TL. olmaktadır. Genel kurulda ise aylık 110.000,00.TL. + KDV olarak kararlaştırıldığından KDV dahil 129.800,00.TL.’dır. Kira bedelleri yenilenme tarihinde yıllık artırılmakla ve İptale konu Genel kurulda hangi tarihten itibaren geçerli olacağı belirtilmediğinden 14.07.2023 genel kurul tarihi itibarıyla artırılması halinde ise; 2022 Mart ayından 2023 Temmuz ayına kadar (2023 Temmuz ayı itibarıyla) ÜFE oranı toplamı %129,92’dir. <br>Genel kurulun yapıldığı 2023 Temmuz itibarıyla ÜFE oranına göre kira bedeli artırıldığında ise;<br>2023 yılı Temmuz ayında (2022 Mart-2023Temmuz) 17 aylık ÜFE artış oranı %129,92 olduğundan ; azami artışta kira bedeli (KDV dahil); 50.000,00.TL. x %129,92 = 114.960,00.TL. olacaktır. \tYukarıda belirtildiği şekilde Genel kurulda ise aylık 110.000,00.TL. + KDV olarak kararlaştırıldığından KDV dahil 129.800,00.TL.’dır. Görüldüğü gibi ÜFE oranının üzerinde artış yapılmıştır. Bu durumda,14.03.2022 tarihli genel kurulda kararlaştırılan kira bedeline nazaran, iptale konu 14.07.2023 tarihli genel kurulda kararlaştırılan kira bedelinde TBK’nun 344. maddesi hükmüne bir aykırılık  bulunmadığı tespit edilmiştir.<br>Davacı ise, kira bedelinin piyasa rayiç kira bedelinin altında kalması nedeniyle iptali gerektiğini iddia etmiş olup; Yasal ÜFE oranının üstünde artış yapılması nedeniyle genel kurulda alınan kararın yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına bir aykırılık bulunmadığı; rayiç bedel husususun değerlendirilmesinin ise genel kurulun iradesine  bağlı olduğu, iptale konu yapılamayacağı kanaatine varılmıştır.<br>Gündemin 4. maddesinde; Aynen \"Mali tablolarda görülen geçmiş yıl ve 2022 dönem net karının ana sözleşme hükümlerine göre dağıtılması yönünde oylamaya geçildi.  3760 paya sahip ...ve 3760 paya sahip ... olumlu oy verirken, 1880 paylı ..., 3760 Paylı ... red oyu verdi. Oy çokluğu ile kabul edilmiştir. \" şeklinde karar alınmıştır.  <br>Davacı ise \"…şirketin önceki yönetim dönemlerinde ödenmemiş olma ihtimali bulunan vergi yükü ayrıca şirketin muhatap olduğu mahkeme süreçlerinden kaynaklı, ödeme yükümlülükleri nedeniyle kar dağıtması mümkün değildir. ...in müdürlüğünden önceki dönemlerde kira beyanlarının doğru yapılmamış olması sebebiyle şirketin vergi yükünün ortaya çıkması riski yüksekdir. Bu nedenle kar payı dağıtılamaz. Şerhimdir.\" şeklinde muhalefet şerhini tutanağa geçirmiştir.<br>Yine TTK’nun 608. maddesinde; “(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir. <br>Kar payı alma hakkı, ortağın en önemli  mali haklarındadır.  Bu nedenle kar payı hakkı nispi müktesep haklardan olup, ortak olunmasından dolayı değil paya malik olunmasından kaynaklanmaktadır. Şirketin amacı da kâr elde etmek ve bu kârı ortaklarına dağıtmaktır. Şirkette asıl olan kâr payı dağıtılması, istisna ise dağıtılmamasıdır. <br>Davacı ise, şirketin önceki yönetim dönemlerinde ödenmemiş olma ihtimali bulunan vergi yükü ayrıca şirketin muhatap olduğu mahkeme süreçlerinden kaynaklı, ödeme yükümlülükleri nedeniyle kar dağıtmasının mümkün olmadığını, önceki dönemlerde kira beyanlarının doğru yapılmamış olması sebebiyle şirketin vergi yükünün ortaya çıkması riskinin yüksek olduğunu, bu nedenle kar payı dağıtılamaması gerektiğini iddia ederek kar payı dağıtımı kararının iptalini talep etmektedir. \tBilirkişi tarafından yapılan mali inceleme sonucunda; Davalı Şirket kayıtlarına göre 31.12.2022 tarihi itibariyle özkaynaklarının toplamı 1.113.423,03 TL, ödenmiş sermaye ve yasal yedekler toplamı ise (658.000+18.000=) 676.000 TL olup, şirket sermayesinin tamamının özvarlıklar içinde karşılandığı tespit edilmiştir. 2022 sonu itibariyle ise şirketin (154.032,73-113102,79+396.493,09=) 437.423,03 TL dağıtılabilir karının olduğu görülmüştür. <br>Bu durumda, kar payı dağıtımında yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık  bulunmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle; İptale konu 14.07.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 2., 3. ve 4. maddelerinde alınan kararlarda, usul ve esas yönünden, yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,<br>Davanın REDDİNE,<br>Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik 157,75 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024\t<br><br>Başkan ...<br>   ¸[e-imza]<br>Üye ...<br>   ¸[e-imza]<br>Üye ...<br>   ¸[e-imza]<br>Katip ...<br>  ¸[e-imza] <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"539ff04a6b578ea9","SID":"a84c7fe16f558632"}}