{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/865 <br>KARAR NO:2024/1126<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/09/2020<br>NUMARASI:2017/936 Esas, 2020/400 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava;  ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesine göre iptali ve icra-inkar tazminatına ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili, davacı ile davalı şirket arasında 10.06.2013 tarihinde,  yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme ile müvekkilinin ... projesiyle ilgili; prefabrik şantiye kurulumu, temel hafriyatı yapılması, etrafının tuğla ile örülmesi işlerini, ...projesiyle ilgili olarak da, spor kompleksinin kaba inşaat işinin yapılması işlerini üstlendiğini, sözleşmenin devam ettiği süreçte, müvekkilinin yüklendiği işleri yerine getirmiş olmasına rağmen, müvekkiline  ödenmesi gereken hak edişler, kereste bedeli, davalı şirket için tuttuğu bekçilere davalı şirket adına verdiği 4 aylık maaş ve yemek ücreti  ödenmediğini ve davalı müvekkiline, 30.09.2013 tarihinde  Bakırköy .... Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ihtarnamesini çekerek sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, bu ihtarname üzerine 16.10.2013 de iş fiilen davacı müvekkili tarafından bırakıldığını ve 25.10.2013 tarihinde de Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/67 D.İş dosyasından bilirkişi tespiti yaptırıldığını, bunun üzerine, müvekkiline ödenmesi gereken bu alacakların  tahsili için,  davalı aleyhine,  ... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini,  haksız itiraz sebeplerinin reddi ve  itirazının iptali ile takibin devamına ve icra takibine konu alacağın avans faizi ile birlikte ödenmesine, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili;  Müvekkili davalı şirketin, davacı şirkete borcu bulunmadığını, taraflar arasında 10.06.2013 tarihli Yüklenici sözleşmesi akdediliğini, ancak davacı firma hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yüklendiği edimi yerine getirmediği gibi işi yapmaması nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, davacı firmanın işe zamanında başlayamaması, işin başında olmaması, şantiyeye uğramaması ve gerek teknik gerekse inşaat için gerekli ekibi temin edememesi nedenleriyle davacı firma defalarca uyarıldığını, müvekkili şirket tarafından temin edilen inşaat ekibiyle geçte olsa işe başlanabildiğini, ancak bu defada davacı şirket yetkililerinin ve kontrolörünün işin başında olmaması nedeniyle hatalı imalatlar yapıldığını, aynı imalatlar yeniden yapılmak zorunda kaldığını, bu imalatların bedelleri de müvekkili tarafından ödendiğini,bu hususlar tutanaklar, şirket kayıtları ve ihtarnamelerle sabit olduğunu, nitekim davacı hiçbir işçilik vb... Ödeme yapmadığını işi de yürütmediğini, tüm ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, haksız davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 30/09/2020 tarihli kararı ile; dava konusu edilen ... Şantiyesinde görülen dava konusu edilen işler ve haricen başkaca işler hakkında daha önce İstanbul 2.Asliye Ticaret mahkemesinin 2014/993 esas sayılı dosyasında inceleme yapıldığı ve bilirkişi raporu alındığı ve 2015/398 karar sayısı ile  karar verildiği, mahkemece, mahkememize dava konusu edilen işlerin, yapıldığı tespit edilmekle birlikte, icra takibinde sadece \"...\" ile ilgili olarak talepte bulunulduğundan, mahkememiz dosyasında dava konusu edilen alacağın kabul edilmediği ve bu kararın Yargıtay denetimden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla birlikte,  mahkememizce de dava konusu edilen işlerin sözleşme kapsamında ifa edilip edilmediği ve ifa edildi isemiktarının tespiti açısından dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen 10/06/2013 tarihli yüklenici sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 3. Maddesine konu edimlerin (inşaat işçilik imalatlarının-kaba inşaat işinin) davacı tarafından yerine getirilmesine karşın davacı tarafından ödenmesi gereken sözleşme bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı, gerek Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda, gerekse İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/993 esas ve 2015/398 karar sayılı dosyasında verilen kararın gerekçesinde ... projesi kapsamında davacının temele hafriyatı açılması, etrafının tuğla ile örülmesi gibi işlerin yapıldığının tespit edildiği ve bu tespitin denetimden geçerek kesinleştiği,  iş bu davaya konu hizmetin davacı tarafından görüldüğü yönünde  maddi tespitte bulunulduğu dikkate alındığında, yeni bir keşif yapma imkanı da ortadan kalktığı için yapılan maddi tespit uyarınca davacının eser sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirdiği mahkememizce de kabul edilmiş ve bu durumda davacının Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasındaki bilirkişi raporu ve 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bilirkişi raporları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde, hesaplandığı üzere 2 adet temel hafriyatı açılması ve etrafının tuğla ile örülmesi işi için KDV dahil 17.700,00 TL ücret alacağına hak kazandığı ancak  davacı, 17.700,00 TL  asıl alacak ve 6.652,00 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, takip öncesi davalının temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile ... sayılı dosyası takip dosyasına yapılan davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 17.700,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 3.540,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle,  borçlu şirket dava konusu asıl alacak yönünden,  daha önce 09.12.2013 tarihinde başlatılan ... sayılı dosyası ile temerrüde düşürüldüğünden, huzurdaki takibe konu borca ödeme emrinde  09.12.2013  tarihinden itibaren faiz işletilmesi hukuka uygun olduğunu, borçlunun temerrüdü ilk takibin açıldığı tarihte gerçekleşmiş olduğundan huzurdaki davaya konu takipte işlemiş faizin de kabul edilmesi gerekeceğini, yerel Mahkemenin asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği bu sebeple takip öncesi faize ilişkin itirazın iptali talebimizi red etmesi yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, yerel Mahkeme ilamının işlemiş faiz yönünden verdiği hükmün kaldırılarak, asıl alacağa 09.12.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu ,eksik istinaf  harcının tamamlanması için davalı vekiline ihtarat içerir muhtara gönderildiği ,eksik harcın tamamlanmaması üzerine 08/02/2021 tarihli ek kararla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ,kararın tebliğ edildiği ancak süresinde ek karara karşı istinaf talebinde bulunulmadığı görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava dilekçesinde özetle taraflar arasında imzalanan 10/06/2013 tarihli eser sözleşmesi kapsamında yapıldığı iddia edilen temel harfiyat açılması ve etrafının tuğla ile örülmesi işi bedelinin tahsili amacıyla takip başlatıldığı ,takibe karşı yapılan haksız itirazın iptalinin talep edildiği belirtilmiştir.Davaya  konu İstanbul Anadolu İcra Dairesi 2017/20126 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde 17.700,00 TL asıl alacak ,6.652,65TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.352,65 TL üzerinden takip başlatıldığı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlamaktadır...Şantiyesinde görülen dava konusu edilen  temel harfiyat açılması ve etrafının tuğla ile örülmesi işi ve haricen başkaca işler hakkında daha önce İstanbul 2.Asliye Ticaret mahkemesinin 2014/993 esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında inceleme yapıldığı ve bilirkişi raporu alındığı ve 2015/398 karar sayısı ile  karar verildiği, mahkemece, mahkememize dava konusu edilen işlerin, yapıldığı tespit edilmekle birlikte, icra takibinde bu iş kalemleri yönünden talepte bulunulmadığından bu iki iş kalemi yönünden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetimden geçerek kesinleştiği gerek Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda, gerekse İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/993 esas ve 2015/398 karar sayılı dosyasında verilen kararın gerekçesinde ... projesi kapsamında davacının temele hafriyatı açılması, etrafının tuğla ile örülmesi gibi işlerin yapıldığının tespit edildiği ve bu tespitin denetimden geçerek kesinleştiği, bu durumda davacının Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasındaki bilirkişi raporu ve 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bilirkişi raporları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı yüklenicinin  2 adet temel hafriyatı açılması ve etrafının tuğla ile örülmesi işi için KDV dahil 17.700,00 TL ücret alacağına hak kazandığı ancak  davacı, 17.700,00 TL  asıl alacak ve 6.652,00 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, takip öncesi davalının temerrüde düşürülmediği  davalıya karşı 09/02/2013 tarihinde yapılan ilk takibe bu davaya konu iş kalemlerinin dahil edilmediği  davaya konu alacak kalemleri yönünden ilk icra takibiyle davalının temerrüte düşürüldüğünün kabulünün mümkün olmadığı faizin takip tarihinden itibaren istenebileceği mahkemece faiz yönünden ret kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılkaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/09/2020 tarih ve 2017/936 Esas, 2020/400 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf5fc3a3239c9da7","SID":"28f63a51feaab7b5"}}