{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1769 - 2024/2645<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1769 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/2645<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/241 Esas, 2023/244 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.<br>Dava, otoyoldan ihlalli geçiş nedenine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, davanın  kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, özel işletilen otoyollardan ihlali geçiş yapanların ödemesiz geçiş tarihini izleyen 15 gün içerisinde ödemenin yapılması halinde cezaların uygulanamayacağını, 15 günlük sürenin ihlali geçiş yapılan günü takip eden günden itibaren başlaması gerektiğini, oysa davacı tarafça ihlali geçiş yapılan günden itibaren 15 günlük sürenin başlatılarak erken provizyon sorgusu yaptığını ve  müvekkilinin haksız olarak cezalı duruma düşürüldüğünü, bu sebeple sadece normal geçiş ücretini talep edebileceğini, ayrıca erken provizyon sebebiyle ödeme alınamadığından müvekkili araçlarının kara ve gri listeye alındığını, hesaplarda bakiye olmasına rağmen ödeme alınmadığını, bundan sonraki tüm geçişlerin ihlali geçiş sayıldığını ve zararın artmasına sebep olunduğunu,  ihlali geçiş yapan araçların ağır vasıtalar olduğunu 30 saniye aralıklarla birden fazla yolu kullanmasının mümkün olmadığını, alınan bilirkişi raporlarında bu sürelerde birden fazla ihlali geçiş yapıldığının tespit edildiğini, bu konuda alınan iki bilirkişi raporunda farklılıklar bulunmasına rağmen çelişkinin giderilmediğini, ... Plakalı ihlali geçiş yapan aracın motorlu taşıt olmadığını, çekiciye bağlı olarak hareket ettiğini, zaten çekici üzerinden ücretlendirme yapıldığından ihlali geçiş yapıldığının kabul edilemeyeceğini, ceza bedellerine faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, aksi düşünülse bile yasal faiz işletilmesi gerektiğini, ana para dışında kalan alacaklara KDV işletilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğinden faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, hesaplamaların dosyaya sunulan tablolar üzerinden yapıldığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davanın reddilen kısmı üzerinden icra inkar tazminatı talebinin karşılanmadığını ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Takip konusu alacağın yasal dayanağı olan  6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30/5 maddesi uyarınca, geçiş ücreti ve ihlalli geçiş halinde uygulanacak cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği düzenlenmiştir. <br> 6001 sayılı Kanunun “Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali” başlıklı 30.maddesinin 5.fıkrası “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…)” <br>Aynı maddenin 7.fıkrası ise, “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz.  (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.)  Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.” şeklindedir.\t<br>Dosya kapsamından, davalı şirkete ait araçların çeşitli tarihlerde çok sayıda ihlalli geçiş yaptığı, ihlalli geçiş ücretlerinin 15 gün içerisinde ödenmediği, erken provizyonun söz konusu olmadığı, kısa sürelerle  birden fazla ihlali geçişin yan yollar sebebiyle olduğu, zira geçişlerin görüntülerle ispat edildiği anlaşılmış olup yasa gereği davalının ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrüde düştüğü,  bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faize hükmedilmesinin yerinde olduğu gibi  3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde “ Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler” matraha dâhil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan davalı vekilinin işlemiş faiz  için KDV isteminin reddi talebinin de yersiz olduğu,  dorseler için sanal kayıt oluşturulduğu da iddia ve ispat edilemediği,  dosyada mevcut bilirkişi raporunun, ihlalli geçiş yapan araçların plaka ve sair bilgilerini içeren görüntülü belgeler ve banka provizyon bilgileri esas alınarak hazırlandığı, araçların davalıya ait olmadığının ileri sürülmediği,  bilirkişi raporunun hukuki denetime elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının itirazının iptaline karar verilmesi yerindedir.<br> <br>İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer  koşulların  yanında  takibe  konu  alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi   için   ise   gerçek   tutarın   belli   ve   sabit   olması   veya borçlu tarafından belirlenebilmesi  için  alacağın   tüm  unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. <br>Dosya kapsamından, davalıya ait araçların davacı şirket tarafından işletilen otoyol ve köprülerden ihlalli geçişler yaptığı, geçiş ücretleri ve ihlali halinde uygulanacak ceza miktarı belli olduğundan icra takibine konu alacağın likit olduğunun kabulü  asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının hüküm altına alınması da yerindedir. <br>Mahkemece davanın tam kabulüne karar verildiğinden, davanın reddedilen kısmı için kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği iddiası da yersizdir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi  gereğince; davalı tarafın istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE, <br> 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli  3.275,13TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 820TL harcın mahsubu ile bakiye  2,455,13TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. Maddesi gereğince kesin olmak üzere  11/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imza  <br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Katip<br><br>e-imza  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1d70a138cf0031a","SID":"b53bd6e8782b1308"}}