{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 29/06/2021<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 13/11/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Denizli 1.İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasından .... tanzim, .... vade tarihli 115.000,00 TL bedelli bono nedeniyle 125.622,53 TL alacak istemini içeren takip talebi ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davacı yurt dışında iken tebliğ edildiğini, tebliğ şerhine muhtar tarafından borçlunun yurt dışında olduğu şerh edildiğini, icra takip dosyasından 16/04/2008 günü haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, haciz tutanağına borçlunun takip dayanağı senet üzerinde ismi yazılı şahısları tanımadığı, emekli olduğu, kesinlikle takip dayanağı senet üzerinde ismi yazılı kişilerle bir alışverişinin olmadığı, bu hususta Denizli C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu ve dava açtığı yönündeki beyanının yazıldığını ancak ... Mah. ... Sokak no:... .... adresinde bulunan evinde haciz ve muhafaza işlemi yapılmış evdeki bütün eşyaları haczedilerek muhafaza altına alındığını, ilerleyen yaşı ve haksız icra takibi nedeniyle evindeki tüm malları muhafaza altına alınan davacının haciz işlemi sonrası fenalaştığını ve hastaneye kaldırıldığını, davacının evinden haczedilen ve muhafaza altına alınan malların satılarak paraya çevrildiğini icra dosyasından haksız tahsilat yapıldığını ve borçlunun taşınmaz malları, araçları, tüm bankalardaki hesapları üzerine haciz konulduğunu, bütün bu gelişmelerden sonra Denizli C.Başsavcılığı'nın .... sor. Sayılı  dosyası ile şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığını, davalı alacaklının da aralarında bulunduğu şahıslar hakkında Denizli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin .... Esas sırasına kayıtlı dosya ile kamu  davası açıldığını, anılan ceza dosyasında davalı ...'nun diğer sanıklar ile birlikte hareket ederek takip dayanağı bonoda sahtecilik yaptıkları, bu suretle davalıyı dolandırdıklarının ortaya çıktığını, gerçekten de takip dayanağı bononun sahte olarak düzenlendiğini, senet lehdarı olarak gözüken .... isimli şahsın hayali bir kişi olarak senet üzerine yazılmış ve senet takip alacaklısı ...'na ciro edilmiş gibi gösterilerek icra takibi başlatıldığını belirterek davacının haksız icra takibi nedeniyle davalı-alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, takip dayanağı bononun iptaline, davalı tarafından takip dosyasından haksız tahsil edilen paranın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine,  ayrıca sahtecilik ve dolandırıcılık suretiyle elde edilen bononun kötü niyetli olarak takibe konulması nedeniyle davalı aleyhine %40 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  davalı adına davacı aleyhine Denizli 1. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve bu icra dosyası kapsamında davacının ödeme emrini tebliğ aldığını ve bu tebliğ yapılalı yaklaşık 2 sene olduğunu, fakat davacının söz konusu ödeme emrini tebliğ aldıktan iki sene sonra menfi tespit davası açmasının garip olduğunu, takibe konu bono incelendiğinde söz konusu bononun davalıya üçüncü bir şahsın cirosu neticesinde geçtiğini, bu nedenle davalının her hangi bir kötü niyetinden veya kusurundan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile lehlerine %40 dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Davacı takibe konu edilen senedin sahte olarak düzenlendiğini iddia ederek bu hususta Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş, bunun üzerine soruşturma başlatılmış ve  Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapılmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/1509 esas, 2020/3883 karar sayılı ilamında; \" 818 sayılı BK 53 maddesi (6098 sayılı TBK 74.md.) gereğince, kural olarak, ceza mahkemesince verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de; verilecek mahkumiyet kararı ve belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır. \"  denmektedir. İş bu Yargıtay kararı ve Borçlar Kanunu'nun 74. Maddesine göre ve maddi vakıanın çekişmeli olması halinde maddi gerçeği araştıran ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiği kanaatine varılarak Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin  .... esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış, yapılan yargılama neticesinde  Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dosyamız davacısının katılan, dosyamız davalısının sanık olarak yargılandığı davada, davalının resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Buna göre davacının takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığı ve bononun iptaline karar vermek gerektiği hususu, Ağır Ceza Mahkemesince maddi vakıa olarak tespit ve kabul edildiğinden, hukuk hakiminin ceza yargılamasında tespit edilen maddi vakıalarla bağlı olduğu hususu göz önüne alınarak, ceza dosyası içeriği doğrultusunda davanın kabulüne Denizli 1. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve 20/11/2007 ödeme tarihli 115.000,00 TL bedelli keşidecisi ..., Lehdarı .... olan 20/09/2007 keşide tarihli bononun iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacının istirdat talebine ilişkin ise; Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyasında 16/04/2008 tarihinde davacının evinde yapılan haciz sırasında bir kısım ev eşyalarının haczedildiği ve bu eşyalarından satışından dolayı dosyaya yatan 570,50 TL'nin 05/08/2008 tarihinde makbuz karşılığı davalının vekiline ödendiği tespit edilmiş olup, davacının harcını tamamladığı 570,50 TL'nin istirdatına ilişkin bu talebinin kesinleşen ceza mahkumiyet kararı ve Mahkememizin davacının borçlu olmadığına ilişkin tespit kararı ile haklılığının sabit olduğu anlaşıldığından, 570,50 TL nin davalıya ödendiği tarih olan 05/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TBK nun 58.maddesinin \"Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.\" hükmü gereğince davacının manevi tazminat talebi değerlendirildiğinde; davacının,  sahte olduğu kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olan senet nedeniyle başlatılan takipte haksız olarak evinde haciz yapılması ve bir kısım ev eşyalarının haczedilerek satılması, dolayısıyla haksız haciz yapılmasının davacının kişisel haklarından ekonomik özgürlüğünün ihlal edildiği kanaatine varıldığından, davacının manevi yönden zarara uğradığı ve takip alacaklısından manevi tazminat talep edebileceği kanaatine varılmıştır. ( Emsal, Yargıtay \t11. Hukuk Dairesi  2020/2804 E.  2021/1281 K. ) Manevi tazminat miktarının, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek oranda ve amaca göre belirlenmesi, hakimin takdir hakkını kullanırken hakkaniyete uygun ve manevi acıyı bir oranda gidermek, bozulan ruhsal dengeyi onarmaya yönelik hak ve nefasetle takdir edilmesi, bir taraf için zenginleştirici, diğer taraf için fakirleştirici oranda olmaması gerekmektedir. Tüm bu ilkeler ile  davacı ve davalının sosyal ekonomik durumları, bulundukları sosyal çevre, dinlenen tanık beyanları, davacının davalı tarafından sahte bono düzenlenerek dolandırılmış olması, olayın gerçekleştiği tarih, paranın alım gücü birlikte değerlendirildiğinde  takdiren 7.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. İİK 72/5 maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, davacı borçlunun talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline hükmedilir, takdir edilen zarar, alacağın %20’sinden aşağı olamaz. Davalının takibe koyduğu senede ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmasına göre, davalı aleyhine kötü niyet koşulları oluşması sebebiyle, senet bedeli olan 115.000,00 TL nin %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13 yıldır borç ve icra tehdidi altında yaşamını sürdürdüğünü, bu süre içerisinde birden fazla haciz ve muhafaza işlemine maruz kaldığını, ev eşyalarının haczedilerek muhafaza altına alındığını, tüm eşyalarının icradan satıldığını, haciz esnasında fenalaştığını, hastaneye kaldırıldığını, davalının elde ettiği bono senedini haksız ve kötüniyetli olarak icraya koyduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm altına alınan 7.000,00 TL manevi tazminatın dava konusu olayın şartlarına göre oldukça düşük takdir edildiğini, dinlenen tanık beyanları ile davacının, davalının sahte bono senedi ile başlattığı icra dosyasından yapılan haciz ve muhafaza işlemi sonucu maddi ve manevi açıdan içine düştükleri sıkıntı, sağlık açısından yaşadığı sorunlar ve kişilik hakları ile onuru ve saygınlığının zedelenmesinin ispat edildiğini, mahkemece manevi tazminata hükmederken davacının içinde bulunduğu durumu, özellikle sağlık açısından yaşadığı sorunları yeterince gözetip, değerlendirmediğini, düşük tazminata hükmettiğini, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin tümden kabul edilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit, istirdat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ve .... Karar sayılı ilamı ile davalının resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlemiş olduğu sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davalının  20/09/2007 düzenleme, 20/11/2007 vade tarihli ve 115.000,00 TL bedelli bonoyu  sahte olarak düzenleyip icra takibi gerçekleştirdiği, bu takipte davacıya ait taşınırların 16/04/2008 tarihinde haczedilerek muhafaza altına alındığı ve satıldığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda, davalının davacıya yönelik haksız eylemi sabittir. Manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerekmektedir. Manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına diğer tarafın zenginleşmesine neden olmamalıdır. Mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, zararın miktarı, davacının maruz kaldığı haksız durum sıkıntı gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığı, bu itibarla davacı için takdiren 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2021 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,   <br>-Denizli 1. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, <br>.... ödeme tarihli 115.000,00 TL bedelli keşidecisi ..., Lehdarı .... olan .... keşide tarihli bononun iptaline, <br>-Takip konusu 115.000,00 TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>-570,50 TL nin davalıya ödendiği tarih olan 05/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>-15.000,00 TL manevi tazminat talebinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>b-Alınması gerekli 8.880,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL harcın ve 351,29 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye kalan 6.821,26 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2021 tarih ve .... Esas - ....Karar sayılı, ....Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>c-Davacı tarafından yapılan peşin harç dahil 1.727,65 TL ilk masraf, 351,29 TL tamamlama harcı, 47,00 TL tebligat, müzekkere vs. ücreti olmak üzere toplam 2.125,94 TL yargılama giderinin kabul-red oranı nazara alınarak hesaplanan 2.047,20 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>d-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.333 madde gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra iadesine,<br>e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 14.875,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜYLE,<br>f-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 15.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>g-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde  davacıya İADESİNE, <br>b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 51,60 TL posta masrafı, 16,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 230,20 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-2. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/11/2024      <br>\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d17e3f7a4eb5d511","SID":"f375e16d0dd7637b"}}