{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:....<br>KARAR TARİHİ\t:...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN      \t: ...     MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ... <br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı .... 11/08/2021 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalı olan ... plakalı aracın arka kısmında yolcu olarak seyir halindeyken, karşıdan gelen araç ... plakalı ... sevk ve idaresinde olan aracın motosiklete çarpması sonucunda, davacının sağ ayak serçe parmağı koptuğunu, dizinde meydana gelen kırık sonucunda diz bölgesinde ve  ayrıca alnında 8 cmlik ve yanağında 3 cm lik kalıcı yara izi oluştuğunu, kazadan sonra 4 aylık süre boyunca kemik kırıklarının tedavisi nedeniyle ayağa kalkamadığını, davacının yüzünde ve ayaklarında sabit yara izi kaldığını, ayrıca ayak serçe parmağının kopmuş olması sebebiyle de kazanç kaybına uğradığını, kaza sonucu vücudunda oluşan kemik kırıkları nedeniyle 5 aydan uzun süre hiç çalışamadığını ve gelirinden yoksun kaldığını, kaza sonucunda davacı için istenen maddi ve manevi tazminat talepli dava ... Mahkemesi ... Esasında görüldüğünü, Mahkeme tarafından trafik kazasına ilişkin yapılan keşif sonucunda alınan ... tarihli kusur bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan araç sürücüsü davalı... tarafından sigortalı olan araç sürücüsü ... %75 asli kusurlu ve karşı yan araç sürücüsü ... %25  tali kusurlu olduğu tespit edildiğini,... sevk ve idaresindeki aracın sigortacısı olan ... şirketine karşı açılan ... Mahkemesi ... tarihli ... Esas - ... sayılı  dosyasından ... yönünden taraflar sulh olunduğundan sulhen ödeme üzerine ... aleyhine açılan bu davadan feragat edildiğini, .... Mahkemesi ... Esas - ... Karar sayılı dosyasından kazaya ilişkin alınan Adli Tıp Bilirkişi Kurulu tarafından hazırlandığını... tarihli raporda davacının tıbbı muayene detayları açıklandığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını beyan ederek  trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek şimdilik 200.000,00 TL tazminatın, sigortacı ... yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek ticari avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle ; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarı gerektiğini, davacı taraf herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde  tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, soruşturma ya da ceza davasında uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat, eski halin iadesi veya diğer bir tazminat davası açılamayacağını, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağını, davacı yanın da tarafı olduğu ceza dosyası evraklarının müzekkere yoluyla celbine, ceza dosyasında uzlaşma bulunuyor ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  kaza ile sakatlık söz konusu ise kaza ile meydana gelen sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için mahkemece dosyanın ... Adli Tıp Kurumu ....ihtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonraki süreç için talep edilen bakıcı giderleri talep edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, talep edilen 412.026,33 TL kalıcı maluliyet tazminatına yapılan %20 hatır ve %20 müterafik kusur indiriminden sonra kalan 263.696,85 TL'nin temerrüt tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili  istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporu usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, davalı sigorta şirketi araç sürücüsü kendisinden beklenebilecek dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranmış olduğunu, bunun yanı sıra gerekli uyarıları da davacıya karşı yapmış olduğu halde davacının asli ve tam kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bu kapsamda itirazları doğrultusunda çelişkiyi ortadan kaldıracak nitelikte rapor alınmadan karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunun usulüne uygun tanzim edilmediğini, yani hükme esas alınan maluliyet ve kusur raporları davalı şirketin itiraz ve beyanları dikkate alınmaksızın düzenlendiğini, iddia edilen kazanın iş kazası olup olmadığı tespit edilmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacı vekili  istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı .... 11/08/2021 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalı olan ... plakalı aracın arka kısmında yolcu olarak seyir halindeyken, karşıdan gelen araç ... plakalı ...i'nin sevk ve idaresinde olan aracın motosiklete çarpması sonucunda, davacının sağ ayak serçe parmağı koptuğunu, dizinde meydana gelen kırık sonucunda diz bölgesinde ve  ayrıca alnında 8 cmlik ve yanağında 3 cm lik kalıcı yara izi oluşması sebebiyle, bedensel iş gücü kaybı tazminatı ödenmesi istemi ile açtıkları davada tespit edilen tazminat miktarından Mahkeme tarafından %20 hatır taşıması indirimi ve  % 20 müterafik kusur indirimi yapılarak tazminat talebinin kısmen reddine karar verildiğini, mahkemenin davanın kısmen reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunu, davacının, davalının araç sürdüğü esnada alkol etkisinde olup olmadığını bilmediğini, araç sürücüsünün de alkol etkisi altında olduğunu davacıya söylemediğinden, davacıya müterafik kusur yüklenerek tazminat miktarından indirim yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek  davanın kısmen reddine dair kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dava trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.<br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ....  sevk ve idaresindeki motosikletin arka kısmında  yolcu olarak bulunduğunu, motosiklet  ile  dava dışı...i'ye ait ve sürücüsü ... olan aracın 11/08/2021 tarihinde  çarpışması  sonucu davacının serçe parmağının koptuğunu, yüzünde ve ayaklarında sabit iz meydana geldiğini, kaza sonucu davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davanın ... Mahkemesinde görülüp sulh ile sonuçlandığını, belirtilen davada alınan kusur raporunda iş bu davada davalı olan sigorta şirketi tarafından sigortalı olan araç sürücüsü...n % 75, karşı taraf araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğunun, yine aynı dosyada alınan Adli Tıp raporuna göre iş göremezlik oranının belirlendiğini beyan ederek tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı sigorta şirketi davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı taraf vekilleri  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>...t Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki  trafik bilirkişisi raporuna göre; motosiklet sürücüsü ... 2918 sayılı kanun 57/1 maddesindeki geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiği, bu şekilde % 75 asli kusurlu olduğu, karşı taraf sürücüsünün ise 52. Maddeyi ihlal ederek %25 tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir. ... Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki maluliyete ilişkin Adli Tıp raporuna göre; sürekli iş göremezlik oranını % 5 olduğu, geçici işgöremezlik süresinin 180 güne kadar uzayabileceği, bu sürenin 60 gününde kişinin başkasının bakımına muhtaç olduğu, iyileşme giderlerinin 12.000 TL kabul edilmesinin yerinde olduğu rapor edilmiştir. Mahkemece aldırılan aktüerya raporuna göre;  hesaplamanın kusur oranlarına göre yapıldığı belirtilerek rapor sunulmuş, mahkemece rapora göre davanın kısmen  kabul kararı verilmiştir.<br>Savunma hakkı Anayasa’mızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde \"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.\" düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.<br>İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın \"açıklama ve ispat hakkı\"nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan  hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.<br>Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil  yargılamanın  her  aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar.<br>Yapılan açıklamalar kapsamında somut olayın tetkikinde; Mahkemece  ... Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporları hükme esas alınmış ise de; eldeki davada davalı konumunda olan sigorta şirketinin belirtilen dosyada taraf olmadığı, bu suretle davalının taraf olmadığı dosyadaki bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı anlaşılmıştır.<br>Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; usulünce bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporlarının taraflara tebliği ile beyanda bulunmak üzere süre ve imkan tanınması ile  tüm deliller toplandıktan sonra esas  hakkında bir karar verilmesinden ibarettir. <br>Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Taraf vekillerinin  istinaf başvurularının  KABULÜ İLE; ... Mahkemesi tarafından verilen.... Esas, ... Karar sayılı 26/09/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>                         3-)İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf karar harcının  talep halinde   İADESİNE, <br>4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA, <br>5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/12/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b3532f69fcd61b4","SID":"a010a372cfd1a3a4"}}