{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/659 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/956<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/08/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle : davaya konu Selçuk İcra Müdürlüğü...Esas  sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, bu icra takibinde müvekkili kooperatifin aslında borçlu olmadığını,  İİK 89 ihbarnamesine itiraz edilemediğinden borçlu duruma düştüğünü,  alacaklı tarafın müvekkilinin borçlu olmadığını çok iyi bildiğini, zira alacaklı görünen ...'ın  müvekkili kooperatifin eski başkan yardımcısı olduğunu, kendisinin de katılmış olduğu genel kurul toplantısında sahte imzalar ile genel kurul yaptığınıve tasfiye kararı aldığını, kooperatif başkanı  ...n yani ...'ın dosyasının asıl borçlusu olduğunu, kooperatif başkanı ...'in kooperatifin kasasını boşalttığını ve kayıplara karıştığını, bunun üzerine kooperatif üyelerinin ...'in kaçtığı ve kasayı boşalttığı söylentileri üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, şüphelilerin başında gelenlerin ... ve ... olduğunu, davalı ...'ın, koperatif üyelerinin, icra dosyasındaki asıl alacaklısı olan ... tarafından dolandırıldığını ve mağdur edildiğini, kendisinin de aynı savcılık dosyasında şüpheli olduğunu çok iyi bilmekte olduğunu, davalı ...'ın, 2014 yılında başlattığı takipten çok uzun bir süre sonra ...'in dolandırdığı kooperatife,  üstelik kendilerinin sahte genel kurul toplantısında tasfiye kurulu adresi oalrak ticaret sicil müdürlüğüne bildirdikleri adrese tebligat yaptırıp iç kapı numarası da yazılmadan tebligat çıkarılarak müvekkillerinin tebligattan haberi olmamasından yararlanıp 89/1, 89/2 ve 89/3 göndermek suretiyle müvekkillerini borçlu durumuna düşürdüğünü ve bundan yararlanarak müvekkili kooperatifin üyelerinin mağduriyetini bir nebze olsun giderebilmek amacıyla ellerinde kalan tek gayrimenkule haciz koyarak müvekkillerini mağdur ettiğini, usulsüz tebligat şikayeti yapılmış hakim şikayeti ciddi görüp takibin durdurulmasına karar verdiğini, ancak tayin dönemi olması hakimin tayininin çıkması yargılama sürecinin uzamasına sebep olacağını,  ... ve savcılık dosyasında onun suç ortağı durumunda olan davalı alacaklı ...  tarafından mağdur edilen üyelerin, ellerinde kalan son malvarlığı olan gayrimenkulü müteahhit firmaya vermiş ve yapılan daireler satılıp parası paylaştırılarak mağduriyetlerinin bir kısmının giderileceğini, ancak müteaahhit firmanın gayrimenkul üzerindeki davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak konulan haciz nedeniyle daireleri satamamakta hem müteahhit firma hemde  üyelerin mağdur olduğundan bahisle davanın kabulü ile müvekkilinin Selçuk İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle ; davacının 3.şahıs takip borçlusu olmadığından İİK 72.maddeye göre menfi tespit davası açamayacağını, davacının, 3.şahıs olarak ancak İİK 89.maddesine göre 15 günlük yasal süresi içerisinde menfi tespit davası açabileceğini, ancak 15 günlük yasal süresi içinde menfi tespit davası açılmadığını, davanın süre  yönünden reddinin gerektiğini, yine davacının davasını ve iddialarını ispat ile mükellef olduğunu, açılan iş bu davada hukuki yarar ve dava şartının bulunmadığını, icra takip dosyasının esas borçlusunun ... olduğunu, ilgili şahsın davacı kooperatifin üyesi ve eski başkanı olduğundan bahisle açılan davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davanın ;  İİK 89.maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğu,<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5228 E. ve 2023/6468 K.  sayılı kararında, \"Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulüne\" şeklinde karar verildiği,  bu karar gereğince, iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla, iş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından  davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk  Mahkemesi olduğuna, HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar  süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından  davanın usulden REDDİNE, <br>Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk  Mahkemesi olduğuna, <br>HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar  süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, <br>Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,<br>Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi  nezdinde istinaf kanun  yolu açık olmak üzere dosya üzerinden  yapılan inceleme sonucunda  karar verildi. 22/11/2024<br><br>Katip ...<br> e-imza<br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imza<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b30494219e8ce446","SID":"b1b4f70bfd45a2e3"}}