{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1804 - 2024/2060<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1804 <br>KARAR NO\t: 2024/2060<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/241 E.  -  2022/163 K.<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/06/2022 tarih ve 2021/241 E. - 2022/163 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı ...'ye ait 35. sınıftaki 2019/106627 numaralı \"...” ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkiline ait \"V\" esas unsurlu seri markalarıyla iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, müvekkiline ait \"V” ibareli seri markaların neredeyse tamamı 35. sınıf emtialar bakımından tescilli bulunduğunu, bu anlamda markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik yanında tüm mal ve hizmetler yönünden sınıfsal olarak da benzerliğin mevcut olduğunu,  müvekkilinin çok eski tarihli markalarında dahi \"V” ibaresini esas unsur şeklinde kullandığını, müvekkilinin tanınmış \"...\" markası ile birlikte kullandığı \"V\" ibaresini de bilinen, tanınan bir marka haline getirdiğini, dava konusu markayı gören tüketicinin işbu \"...\" markasını ...'in \"V” esas unsurlu markaları ile karıştıracağını, tanınmış \"...\" markası ile birlikte satışa sunuIan \"V\" esas unsurlu markalarında da ayırt ediciliğinin yüksek ve tanınmış bir marka olduğunun kabulünün gerektiğini davalının marka başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirilmiş olduğunu, buna rağmen başvuruya itirazlarının YİDK'nın 2021-M-4344 sayılı kararı ile haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davalının \"...\" markasında \"V\" ibaresinin, davacıya ait \"V\" ibaresinden farklı olarak düz ve standart bir şekilde iken; davacıya ait markalarda işbu \"V\" harfinin üç boyutlu bir biçimde oluşturulduğunu,  bütüncül açıdan bakıldığında markalar arasında görsel, sesçil ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı ..., alfabede bulunan 29 harften birinin sadece bir şirket veya markaya özgülenemeyeceğini, yazılım sektöründeki firmasında uzun süredir hizmet verdiğini, bu amaçla da marka tescilini aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru ve muteriz markalarının ortak olarak \"V” harfini ve kırmızı rengi içerdikleri; davacının markalarında \"V” harfinden oluşan logonun üç boyutlu bir çizimi içerdiği, davalının başvurusunda ise standart bir \"V\" harfinin kırmızı-beyaz renkleri kullanılarak logo haline getirildiği, davalının \"Şekil+...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \" V” ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve özellikle markanın bütünselliği ilkesi kapsamında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; tek harften oluşan logoların yanında kullanılan ibareler ile tüketici algısında farklılaştığı, bu itibarla markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, yine SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, mahkeme kararının aksine, davalının marka başvurusunun müvekkili şirket markaları ile iltibasa sebep olduğunu, yerel mahkeme kararında ve mahkemece karara dayanak alınan bilirkişi raporunda seri marka iddiasının incelenmediğini, müvekkiline ait markaların tamamında \"V\" ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığını ve \"V\" ibaresi baz alınarak bir seri marka ailesi oluşturulduğunu, bu seri markaların neredeyse tamamında \"V\" ibaresinin kırmızı renkli olduğunu, davalının kırmızı-tasarımlı \"V\" ibaresiyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olup SMK m.6/5 uyarınca da hükümsüzlüğünün gerektiğini, ayrıca davaya konu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, Yerel Mahkeme tarafından verilen hükmün kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ve \"V\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira harflerin tek başına ayırt edicilikleri olmadığı gibi kimsenin tekeline de bırakılamayacakları, biçim, renk, kaligrafi, tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılan harflerin marka olarak tescil edilebileceği ve marka korumasının da bu unsurlarla sınırlı olacağı, somut olayda taraf  markalarında bulunan \"V\" harflerinin, biçimlendirme, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, Yargıtay 11. H.D.'nin \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ve \"V\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer görmeyen 06.06.2024 tarih ve 2023/2120 E.- 2024/4776 K. sayılı kararı ile \"V\" ibareli markayı davacının \"V\" asıl unsurlu markaları ile benzer görmeyen 11.09.2018 tarih ve 2016/14397 E.- 2018/5166 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024\t<br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de06a93cba92f4b3","SID":"4c66f6aa2e3e0a6c"}}