{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1704 - 2024/1835<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1704 <br>KARAR NO\t: 2024/1835<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                 K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/209 E.  -  2022/112 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2022 tarih ve 2021/209 E. - 2022/112 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ve “... ...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, “...” ibaresi ile müvekkili adına çok sayıda marka tescilinin bulunduğunu, bu markalar mesnet gösterilerek davalı şirkete ait 2020/74535 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın diğer davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin tanınmış markası ile dava konusu markanın SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dava konusu markanın SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkilinin uzun yıllardır “...” ibaresini kullanmak suretiyle tüketiciler nezdinde ayırt edici hale getirdiğini, dava konusu markada vurgunun “...” kelimesi üzerinde olduğunu, “...” ibaresinin tescili talep edilen emtialar açısından doğrudan tanımlayıcı olmadığını, kaldı ki müvekkilinin markalarını uzun yıllardır kullanarak zaten ayırt edici hale getirdiğini, davalı markasının müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yarar sağlayacağını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, SMK'nın 6/3, 6/6, 6/7 ve 6/8 maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, ileri sürerek, 2021-M-4786 sayılı YİDK kararının iptali ile 2020/74535 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin uzun yıllardır süt ürünleri imalatı konusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkili markasının görsel olarak farklı olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” kelimesinin tanınmış marka algısı yaratmadığını, davacıyı çağrıştırmadığını, peynir ürünleri için cins bildirir bir niteliğinin bulunduğunu, davacı yanın “...” ibaresi üzerinde tekel hakkı oluşturmaya çalıştığını, bunun kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yana ait markaların tamamının dava konusu marka başvurusuna konu 29. sınıftaki mallar ile aynı, aynı tür veya benzer olduğu, taraf markaları arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi koşullarının oluşmadığı; dava konusu markanın sekiz harf ve tek kelimeden oluşan bir sözcük markası olduğu, “...” ve “...” kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulan markada kelimelerin bağımsız anlamlarından uzaklamadığı, markanın “...” gibi bir algıyı ilk anda oluşturduğu; davacının “...” ibaresini sabit kılarak bu ibare etrafında oluşturmaya çalıştığı seri markalarının bulunduğu, zira davacı yanın “...+...” şeklinde oluşturulduğu görülen markalarında, “...” ibaresinin davacı yanın çatı/lider markası olduğu, gerek dava konusu markada, gerekse de davalı taraf markalarında “...” ibaresinin bağımsız ayırt edici varlığını koruduğu, davacı markalarındaki “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu emtialarda vasıf belirtmediği, kesinleşmiş yargı kararları  ile de sabit olduğu gibi anılan ibarenin yoğun ve uzun süreli kullanımla kazandığı anlaşılan ayırt edicilik karşısında, marka olarak davacı tekeline verilemeyeceği hususunda bu aşamada bir yorumda bulunulması da mümkün olmadığı, davacı yan tarafından dosya kapsamına sunulan muhtelif tarihli ve muhtelif mahkemelerce verilmiş çok sayıda kararda “...” ibaresinin, davacı tarafa ait ayırt ediciliği bulunan bir marka olduğunun tespit edildiği, somut olayda davacı yan markalarının, özellikle “süt ve süt ürünleri” emtiaları açısından tanınmışlık korumasından da yararlanabileceği ve bu durumun işaretler arasındaki iltibas ihtimalini kuvvetlendirebileceği, davacı yanın fiili kullanımlarının, dava konusu emtialar açısından davacı lehine SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca ekstra bir koruma sağlamayacağı, zira taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında zaten aynı, aynı tür, benzer malları kapsadıkları ve yine işaretler arasında benzerlik kurulduğu, benzer bir değerlendirmenin SMK'nın 6/6. maddesi kapsamında ileri sürülen itirazlar açısından ise yapılması mümkün olmayıp davacı yanın anılan madde kapsamında değerlendirilebilecek bir hakkının bulunmadığı, SMK'nın 6/7, 6/8 şartlarının oluşmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2021-M-4786 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/74535 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar benzer olmadığından SMK'nın 6/5. maddesinin davaya etkisinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının davacı markalarından farklılaştığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  \"...\" ibareli başvuru ile davacının itiraza mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira anılan davacı markalarının asli unsurunu, yerleşik mahkeme kararlarıyla ayırt edici nitelik taşıdığı kabul edilen \"...\" ibaresi oluşturmakta iken dava konusu başvurunun asli unsurunun da \"...\" ibaresinden oluştuğu, bu haliyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı ve dava konusu başvurunun, anılan davacının seri markalarından biri olarak algılanacağı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.10.2024 tarih ve 2023/5021 E.-2024/7092 K. sayılı kararında \"...\", 20.03.2024 tarih ve 2022/5826 E.-2024/2308 K. sayılı kararında \"... ...\", 14.02.2024 tarih ve 2022/4705 E.-2024/1054 K. sayılı kararında \"... ...\" ibarelerinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunduğu, sektör bilirkişisinin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve  hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının itiraza mesnet markasının \"süt ve süt ürünleri\" emtiası bakımından tanınmış olduğu, bu durumda söz konusu emtia bakımından SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının da oluşacağı anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı şirket ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 15/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d74e720b5bc7b44b","SID":"b67ca3bb190e7115"}}