{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1681 <br>KARAR NO\t: 2024/1831<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/367 E.  -  2022/192 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 tarih ve 2021/367 E. - 2022/192 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili firmaya ait 2020/54587 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin \"...\" ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu \"...\" kelimesi ile aidiyet eki “s” takısı birleşerek oluşturulmuş iken, davalılara ait markanın “ada” kelimesinden türediğini, iki ibarenin kelime kökleri ve aldıkları ekler birbirinden farklı olup aynı zamanda fonetik olarak da birbirine benzemediğini, müvekkili firmanın bir pizzacı olarak davalıların ise tantunici olarak hizmetlerini sürdürdüğü, tüketicilerin markaları bütün olarak değerlendireceğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-8688 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıslar vekili, taraf markalarının benzer olduğunu, başvurunun seri marka algısı oluşturacağını ve iltibasa sebebiyet vereceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markada yer alan “...” ve “...” ibarelerinin dava konusu hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf ibareler olması nedeniyle, dava konusu markanın esas unsurunun “...’S” ibaresi olduğu, davalının redde gerekçe markasında yer alan “...” ibaresinin dava konusu hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf ibare olması nedeniyle, davalının redde gerekçe markasının esas unsurunu “...” ibaresinin oluşturduğu; davacının \"...’S\" unsurlu markalarıyla davalı firmanın \"...\" ibareli markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markanın ilk dört harfinin aynı olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının \"...’S\" esas unsurlu başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının “...” markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, dava konusu markada yer alan “s” harfinin bu keyfiyeti değiştirmeyeceği, öte yandan, hem dava konusu markada hem davalının redde gerekçe markasındaki kesme işaretlerinin mevcudiyetinin markalar arasındaki benzerliği arttırdığı, başvuru kapsamındaki hizmetlerin de redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili markasının \"...\", davalı markasının ise \"ada\" kökünden türetildiğini, markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...'S\" esas unsurlu başvuru ile davalı şirketin \"...\" ibareli markası arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı, taraf markaları arasında emtia benzerliği de gerçekleşmiş olup, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/12/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95ccc06fd427ab8b","SID":"13dc74b46bc4bdfa"}}